İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14527 E. 2018/6283 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ihtarı↗ hesap mutabakatı↗ ipotek akit tablosu↗ prim alacağı↗ kesin delil↗ akdi faiz↗ acentelik sözleşmesi↗ mutabakat↗ davanın konusu↗ acente↗ acentelik↗ ek prim↗ ipotek↗ fesih↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı acentenin prim tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın kesin delil kabul edilen defterleri ile sabit olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, fesih ve temerrüt ihtarı ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren temerrüt faizi ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen ipotek akit tablosunda yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki akdi faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının 31.221,25 TL prim alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, davacı tarafa, davanın konusu borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, resjistro kayıtları, hesap mutabakat formalarını dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğu beyan edilmiştir. Buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı defter ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapılmıştır. Davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye elverişli görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı defterlerin, rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4511 E. 2023/7328 K.
Ortak:temerrüt ihtarı · hesap mutabakatı · ipotek akit tablosu · kesin delil · akdi faiz · acentelik sözleşmesi · mutabakat · davanın konusu
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile sabit olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, davacı tarafa, «davanın konusu» borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, resjistro kayıtları, «hesap mutabakat» formalarını dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğu beyan edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı «defterlerin», rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2016/14527 E. ve 2018/6283 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacı tarafa, «davanın konusu» borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formalarını dosyaya sunması için süre verildiği, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğunun beyan edildiği, buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı «defter» ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapıldığı, davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye …
… ıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap mutabakatı · cari hesap ekstresi · itirazın iptali davası · cari hesap · ispat yükü · iptal davası · bilirkişi incelemesi · ihtarname
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı «acente» arasındaki «cari hesap» özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı «acenteye» tebliğ edildiğini, acente tarafından da «cari hesap mutabakatına» itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge «ibraz» etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından «cari hesap ekstrelerine» itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro «defterlerin» tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar …
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı «acente» şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, acenteye «ihtarnamenin» tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve «itirazın iptali davası» için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürer …
… ıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8386 E. 2017/7075 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · fesih · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile sabit olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının 31.221,25 TL «prim alacağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı «defterlerin», rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede «hasar/prim oranının» belli bir oranda tutulması gerektiği, bu oranın sağlanamaması halinde davalının sözleşmeyi feshedebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle davalının «sözleşmeyi feshinin» haklı «sebebe» dayanmadığı, belirsiz süreli «acentelik sözleşmelerinde» «fesih» «ihbarının» 3 ay önceden yapılması gerektiği halde davalının bu süreye uymadığı, davacının usulüne uygun tutulan «defterlerine» göre davalıya bir borcunun bulunmadığı, davalı defterlerine göre ise davalı 1.207 TL alacaklı ise de bu alacağına ilişkin detay sunmadığı gerekçesiyle 2.500 TL'nin 06.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesi» uyarınca davalıya verilen «teminatın» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı «defterlerin», rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar/prim oranı · sözleşmenin feshi · ihbar · dava sebebi · hasar · avans faizi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede «hasar/prim oranının» belli bir oranda tutulması gerektiği, bu oranın sağlanamaması halinde davalının sözleşmeyi feshedebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle davalının «sözleşmeyi feshinin» haklı «sebebe» dayanmadığı, belirsiz süreli «acentelik sözleşmelerinde» «fesih» «ihbarının» 3 ay önceden yapılması gerektiği halde davalının bu süreye uymadığı, davacının usulüne uygun tutulan «defterlerine» göre davalıya bir borcunun bulunmadığı, davalı defterlerine göre ise davalı 1.207 TL alacaklı ise de bu alacağına ilişkin detay sunmadığı gerekçesiyle 2.500 TL'nin 06.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesi» uyarınca davalıya verilen «teminatın» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3910 E. 2019/5439 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz kararda2- Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının 31.221,25 TL «prim alacağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile sabit olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/605 E. 2019/8222 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · ek prim · ipotek · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile sabit olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının 31.221,25 TL «prim alacağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, davacı tarafa, «davanın konusu» borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, resjistro kayıtları, «hesap mutabakat» formalarını dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğu beyan edilmiştir.
Benzer bu kararda… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davacı tarafa rejistro «defterinin» «ibrazı» için 15/05/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, verilen kesin sürede rejistro defterinin ibraz edilmediği, 10/07/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı, bu nedenle rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik davacının beyanı dikkate alınarak, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · ipoteğin paraya çevrilmesi · ispat külfeti · ticari defter kayıtları · sözleşmenin feshi · kesin süre · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaBu durumda, davacı tarafça rejistro «defterlerinin» sunulmaması karşısında, davalının «aleyhine delil» teşkil eden kendi «ticari defterlerindeki kayıtlara» göre 95.818,64 TL «prim» borcu bulunduğunun kabulüyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davacı tarafa rejistro «defterinin» «ibrazı» için 15/05/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, verilen kesin sürede rejistro defterinin ibraz edilmediği, 10/07/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı, bu nedenle rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik davacının beyanı dikkate alınarak, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14527 E. , 2018/6283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2016 tarih ve 2014/411-2016/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 23.01.2003 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan borcun teminatı için diğer davalının taşınmazındaki hissesi üzerine müvekkili lehine birinci dereceden 50.000,00 TL'ye kadar ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle 14.07.2004 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davalı acenteye 13.04.2004 tarihi itibariyle 78.596,34 TL olan cari hesap borcunu 10 gün içerisinde ödemesi için 15.07.2004 tarihli ihtarnamenin tebliğine rağmen borcunu ödemediğini, davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattıklarını, ancak itiraz üzerine açtıkları davanın reddine karar verildiğini, bunun üzerine usul eksikliğinin giderilmesi için müvekkilinin davalı ...’ye ihtarname göndererek borcun ipotek limiti tutarı olan kısmının ödenmesini ihtar ettiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, tekrar borçlulara ödeme emri gönderildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazların iptalini ve takibin devamını, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının sözleşmeyi ihtarnameden önceki bir tarihte müvekkili şirketin ekranlarını açıklama yapmadan kapatarak fiili olarak sonlandırıldığını, yaklaşık bir ay sonra fesih ihbarnamesi gönderdiğini, feshe ilişkin haklı bir neden belirtilmediğini, iddia edilen alacakların hangi poliçelerden kaynaklandığının belirtilmesi gerektiğini, mükerrer ödemeler ve iptal edilen poliçe bedelleri ortaya çıktığında borçlarının olmadığının anlaşılacağını, icra takibindeki talep edilen faiz miktarının kanuna uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı acentenin prim tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın kesin delil kabul edilen defterleri ile sabit olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, fesih ve temerrüt ihtarı ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren temerrüt faizi ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen ipotek akit tablosunda yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki akdi faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının 31.221,25 TL prim alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, davacı tarafa, davanın konusu borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, resjistro kayıtları, hesap mutabakat formalarını dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğu beyan edilmiştir. Buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı defter ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapılmıştır. Davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye elverişli görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı defterlerin, rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462720000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz