Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3910 E. 2019/5439 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi↗ bozma sonrası karar↗ acentelik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bozma sonrası alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 22/01/2015 tarihli bozma ilamında, davacının sunduğu delil ve belgeler ile birlikte rejistro kayıtlarında da inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında rejistro kayıtlarının değerlendirilmediği ve yalnızca üretim raporları üzerinde yapılan incelemeyle yetinildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, davacının sunduğu delil ve belgeler ile birlikte sigorta kayıtları karşılıklı olarak incelenerek, rejistro kayıtları da getirtilip davacının hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına yönelik ciddi itirazları üzerinde de durularak, neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1944 E. 2015/899 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik · Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece acentelik sözleşmesinin 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, davalı şirket kayıtlarında ödemelerin kayıt altına alındığı, davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · ek prim · mahsup · komisyon · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaTaraflar arasında «delil sözleşmesinin» bulunması davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez.
… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
Davacı taraf ise sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, «prim» borçlarını zamanında sigortaya intikal ettirdiklerini, davalı tarafından iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, prim üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğunu, uyuşmazlığın buradan kaynaklandığını ileri sürmüş, bilirkişi raporlarına itirazı …
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının itirazında belirttiği gibi rejistro kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığı gibi, iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, «prim» üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğuna ilişkin itirazı üzerinde yeterince durulmamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/605 E. 2019/8222 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · ipoteğin paraya çevrilmesi · ispat külfeti · acente · ticari defter kayıtları · sözleşmenin feshi · ek prim · ipotek
Benzer bu karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacı tarafça rejistro «defterlerinin» sunulmaması karşısında, davalının «aleyhine delil» teşkil eden kendi «ticari defterlerindeki kayıtlara» göre 95.818,64 TL «prim» borcu bulunduğunun kabulüyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davacı tarafa rejistro «defterinin» «ibrazı» için 15/05/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, verilen kesin sürede rejistro defterinin ibraz edilmediği, 10/07/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı, bu nedenle rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik davacının beyanı dikkate alınarak, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8437 E. 2018/2380 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01/08/2005 tarihinde akdedilen tali «acentelik sözleşmesinin» dava konusu alacakların ait oldukları dönemde de devam ettiği, bu sözleşme uyarınca davalının tahsil ettiği tüm sigorta üretimi bedelini davacıya ödemesi gerektiği, bu kapsamda talep edilen dönemlere ilişkin olarak 15.853,40 TL tutarında sigorta üretim bedelini davalının uhdesinde tutularak davacıya ödenmediği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» davalıya 27.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihte davalının «temerrüde» düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.853,40 TL'nin 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıy …
Dava, tali «acentelik sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu edilen alacakların doğduğu dönemde de «acentelik ilişkisinin» devam ettiği, davalının düzenlediği sigortalar nedeniyle tahsil ettiği bedelleri davacıya ödemesi gerektiği, davacının 15.853,40 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · imzaya itiraz · imza incelemesi · acente · ihtarname · eksik inceleme · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, davalının bilirkişi ek raporuna karşı sunduğu ciddi itirazların karşılanması, davacı tarafından iddialarına dayanak yaptığı poliçe asıllarının dosyaya sunulması, poliçelerin hangi tali «acente» tarafından düzenlenmiş olduğunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde gerekirse «imza incelemesi» yapılarak tespit edilmesi, aynı zamanda davacının rejistro kayıtlarının incelenmesi ve davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığının tespiti ile bir sonuca va …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01/08/2005 tarihinde akdedilen tali «acentelik sözleşmesinin» dava konusu alacakların ait oldukları dönemde de devam ettiği, bu sözleşme uyarınca davalının tahsil ettiği tüm sigorta üretimi bedelini davacıya ödemesi gerektiği, bu kapsamda talep edilen dönemlere ilişkin olarak 15.853,40 TL tutarında sigorta üretim bedelini davalının uhdesinde tutularak davacıya ödenmediği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» davalıya 27.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihte davalının «temerrüde» düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.853,40 TL'nin 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıy …
Davalı vekili, «acentelik» faaliyetlerine 31.08.2006 tarihinde «son» verdiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan poliçelerin müvekkili tarafından düzenlenmediğini ve üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği bakiye borç belgelerinin dayanaklarının araştırılması gerektiğini savunmuş, dosyaya yalnız fotokopileri sunulan poliçelerin asıllarının sunularak «imza incelemesi» yapılması ve hatta davacının rejistro kayıtlarının incelenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu edilen alacakların doğduğu dönemde de «acentelik ilişkisinin» devam ettiği, davalının düzenlediği sigortalar nedeniyle tahsil ettiği bedelleri davacıya ödemesi gerektiği, davacının 15.853,40 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3910 E. , 2019/5439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davanın İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 01/06/2017 tarih ve 2017/433 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 23.06.2003 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, 23.08.2010 tarihinde tahsil edilen primlerin davalıya intikal ettirilmediği, kanun, yönetmelik ve sözleşmeye uyulmadığı gerekçesiyle sözleşme feshedilip, teminat mektubunun nakde çevrildiğini, oysa davalıya borçları olmadığı gibi 9.770,21 TL alacaklı olduklarını, 20.000 TL teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ve sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ileri sürerek, 29.770,21 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, Üretim Raporları (Acenta Partajı) da incelenmek suretiyle teminat mektubunun davalı borcuna karşılık nakde çevrildiği, bu nakde çevrilme sonrasında da davacının davalıdan sadece 1,46 TL.’lik alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve davacının 1,46 TL’ lik kısma ilişkin talebinin 15/09/2010 tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek davalıdan alınıp davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bozma sonrası alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 22/01/2015 tarihli bozma ilamında, davacının sunduğu delil ve belgeler ile birlikte rejistro kayıtlarında da inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında rejistro kayıtlarının değerlendirilmediği ve yalnızca üretim raporları üzerinde yapılan incelemeyle yetinildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, davacının sunduğu delil ve belgeler ile birlikte sigorta kayıtları karşılıklı olarak incelenerek, rejistro kayıtları da getirtilip davacının hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına yönelik ciddi itirazları üzerinde de durularak, neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/530740600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz