İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6317 E. 2017/6785 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üst sınır (limit) ipoteği↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ acentelik sözleşmesi↗ tahsilde tekerrür↗ acente↗ ba formu↗ sözleşmenin feshi↗ acentelik↗ ipotek↗ reeskont faizi↗ üçüncü kişi↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı acentenin ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, ipotek borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek
borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten tahsilde tekerrüre meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra masraflarının tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin feshi kaynaklı alacağın davalı acente ... ile ipotek borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında ''.. Ancak; davalı taraf davaya konu bir kısım alacaklarının zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklandığını, araç satışları nedeniyle bu poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da üçüncü kişiler ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem acentenin hem de sigorta şirketinin ... defterlerinin karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal edilen poliçelerin tespiti için tarafların ... kayıtları üzerinde karşılıklı bir inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; heyet raporunda, davacı vekilinin rejistro kayıtlarını CD ortamında sunduğunu, davalılar vekilinin ise 28.05.2014 tarihli 3. celsede acente sözleşmesi sonlandırıldıktan sonra müvekkilinin ekranının kapatıldığını, bu sebeple rejistro kayıtlarının bulunmadığını belirttiğini, davalılar vekili tarafından sunulan kredi kartı ile poliçe ödeme formu gibi dokümanların ise rejistro kayıtları sunulmadan münferiden değerlendirilemeyeceğini, Yargıtay bozma ilamına uygun bir değerlendirme yapılamadığını belirtmiştir. Bu rapor üzerine davalılar vekili tarafından ibraz edilen kayıtlar incelenmek üzere dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet ek raporunda davacı vekilinin rejistro kayıtlarını CD ortamında sunduğunu, davalılar vekilinin ise Ocak 2007-Haziran 2007 dönemine ilişkin ... kayıtlarını ibraz ettiğini, Temmuz 2007-Aralık 2007 dönemi ile 2008 yılına ilişkin kayıtların ibraz edilmediğini, ilk yarıyıla ait kayıtlar nazara alınarak ihtilaflı dönemde iptal edilen poliçelerin tespitinin mümkün olmadığını, tüm kayıtlar sunulmadan davacı kayıtları ile bir karşılaştırma yapılamayacağını, yine Yargıtay bozma ilamına uygun bir değerlendirme yapılamadığını mütaala etmiştir.
Bu rapora davalılar vekili tarafından, yapılan arşiv çalışması neticesinde Ocak 2007- Ekim 2007 dönemine ilişkin rejistro kayıtlarının bulunduğu ve bu kayıtların dosyaya ibraz edildiği, bilirkişi heyeti tarafından kayıtların eksik olduğu yönündeki değerlendirmenin isabetli olmadığı, davacı tarafça da kayıtların CD ortamında değil fiziki olarak sunulması gerektiği, kaldı ki davacı tarafından sunulan CD'de uyuşmazlığın çözümü içim gerekli birtakım bilgilerin de yer almadığı belirtilerek ciddi itirazlarda bulunulmuş olup, yapılan incelemede davalılar vekilinin Ocak 2007-Aralık 2007 dönemine ait rejistro kayıtlarını ibraz ettiği görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece davacı tarafça CD ortamında sunulan kayıtların fiziki olarak dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra, davalılar vekili tarafından sunulan rejistro kayıtları ile karşılaştırılmak suretiyle Dairemiz bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/605 E. 2019/8222 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acente · sözleşmenin feshi · acentelik · ipotek · ıslah · ibraz · e-defter · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
Benzer bu karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davacı tarafa rejistro «defterinin» «ibrazı» için 15/05/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, verilen kesin sürede rejistro defterinin ibraz edilmediği, 10/07/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı, bu nedenle rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik davacının beyanı dikkate alınarak, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · ipoteğin paraya çevrilmesi · ispat külfeti · ticari defter kayıtları · ek prim · kesin süre · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaBu durumda, davacı tarafça rejistro «defterlerinin» sunulmaması karşısında, davalının «aleyhine delil» teşkil eden kendi «ticari defterlerindeki kayıtlara» göre 95.818,64 TL «prim» borcu bulunduğunun kabulüyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davacı tarafa rejistro «defterinin» «ibrazı» için 15/05/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, verilen kesin sürede rejistro defterinin ibraz edilmediği, 10/07/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı, bu nedenle rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik davacının beyanı dikkate alınarak, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Ancak, mahkemece bozma ilamı öncesinde davacı sigorta şirketine ait «ticari defterler» ile dayanağı belgeler üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, davalı ...'in davacıya 97.004,49 TL borcu olduğu tespit edilmiştir.
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3910 E. 2019/5439 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4726 E. 2013/21202 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · acentelik · ipotek · üçüncü kişi · ıslah · e-defter · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alanması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kaytlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hemde sigorta şirketinin rejistro «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «rehin» alacalısı olan davacının ilam ile yalnızca «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla ilamlı takipte bulunabileceği, tahsil istemi içerisinde tespit isteminin de yer aldığı, bu nedenle davalı «ipotek» borçlusu Durkadın yönünden alacağın tespitine karar verildiği, davalının sigorta şirketine 97.004,49 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın k …
3- Öte yandan, kabule göre 09.06.2011 tarihli «ıslah» dilekçesiyle, talep alacak davasına dönüştürüldüğü, 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep edildiği halde, dava tarihinde yürürlükte olan HUMK 74. ve sonradan yürürlüge giren HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak talebi aşar şekilde takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «rehin» alacalısı olan davacının ilam ile yalnızca «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla ilamlı takipte bulunabileceği, tahsil istemi içerisinde tespit isteminin de yer aldığı, bu nedenle davalı «ipotek» borçlusu Durkadın yönünden alacağın tespitine karar verildiği, davalının sigorta şirketine 97.004,49 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın k …
3 benzer karar daha
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1944 E. 2015/899 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece acentelik sözleşmesinin 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, davalı şirket kayıtlarında ödemelerin kayıt altına alındığı, davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında «delil sözleşmesinin» bulunması davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · ek prim · mahsup · komisyon · ticari defter
Benzer bu karardaDavacı taraf ise sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, «prim» borçlarını zamanında sigortaya intikal ettirdiklerini, davalı tarafından iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, prim üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğunu, uyuşmazlığın buradan kaynaklandığını ileri sürmüş, bilirkişi raporlarına itirazı …
Taraflar arasında «delil sözleşmesinin» bulunması davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez.
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının itirazında belirttiği gibi rejistro kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığı gibi, iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, «prim» üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğuna ilişkin itirazı üzerinde yeterince durulmamıştır.
… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8437 E. 2018/2380 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01/08/2005 tarihinde akdedilen tali «acentelik sözleşmesinin» dava konusu alacakların ait oldukları dönemde de devam ettiği, bu sözleşme uyarınca davalının tahsil ettiği tüm sigorta üretimi bedelini davacıya ödemesi gerektiği, bu kapsamda talep edilen dönemlere ilişkin olarak 15.853,40 TL tutarında sigorta üretim bedelini davalının uhdesinde tutularak davacıya ödenmediği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» davalıya 27.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihte davalının «temerrüde» düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.853,40 TL'nin 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıy …
Dava, tali «acentelik sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, davalının bilirkişi ek raporuna karşı sunduğu ciddi itirazların karşılanması, davacı tarafından iddialarına dayanak yaptığı poliçe asıllarının dosyaya sunulması, poliçelerin hangi tali «acente» tarafından düzenlenmiş olduğunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde gerekirse «imza incelemesi» yapılarak tespit edilmesi, aynı zamanda davacının rejistro kayıtlarının incelenmesi ve davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığının tespiti ile bir sonuca va …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · imzaya itiraz · imza incelemesi · ihtarname · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01/08/2005 tarihinde akdedilen tali «acentelik sözleşmesinin» dava konusu alacakların ait oldukları dönemde de devam ettiği, bu sözleşme uyarınca davalının tahsil ettiği tüm sigorta üretimi bedelini davacıya ödemesi gerektiği, bu kapsamda talep edilen dönemlere ilişkin olarak 15.853,40 TL tutarında sigorta üretim bedelini davalının uhdesinde tutularak davacıya ödenmediği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» davalıya 27.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihte davalının «temerrüde» düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.853,40 TL'nin 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıy …
Davalı vekili, «acentelik» faaliyetlerine 31.08.2006 tarihinde «son» verdiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan poliçelerin müvekkili tarafından düzenlenmediğini ve üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği bakiye borç belgelerinin dayanaklarının araştırılması gerektiğini savunmuş, dosyaya yalnız fotokopileri sunulan poliçelerin asıllarının sunularak «imza incelemesi» yapılması ve hatta davacının rejistro kayıtlarının incelenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu edilen alacakların doğduğu dönemde de «acentelik ilişkisinin» devam ettiği, davalının düzenlediği sigortalar nedeniyle tahsil ettiği bedelleri davacıya ödemesi gerektiği, davacının 15.853,40 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece davalının, dosyaya fotokopileri sunulan davacının iddialarına dayanak yaptığı poliçe asıllarının sunulması, «imza itirazı» ve davacının rejistro kayıtlarının incelenmesi talebine yönelik bir araştırma yapılmadığı gibi davalının ciddi itirazlarına rağmen bilirkişi heyetince düzenlenen ek rapor hükme esas alınmıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4511 E. 2023/7328 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · ipotek · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı «acente» arasındaki «cari hesap» özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı «acenteye» tebliğ edildiğini, acente tarafından da «cari hesap mutabakatına» itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge «ibraz» etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından «cari hesap ekstrelerine» itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro «defterlerin» tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar …
Mahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı «acente» şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, acenteye «ihtarnamenin» tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve «itirazın iptali davası» için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürer …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap mutabakatı · temerrüt ihtarı · hesap mutabakatı · cari hesap ekstresi · ipotek akit tablosu · kesin delil · akdi faiz · mutabakat
Benzer bu karardaMahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı «acente» arasındaki «cari hesap» özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı «acenteye» tebliğ edildiğini, acente tarafından da «cari hesap mutabakatına» itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge «ibraz» etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından «cari hesap ekstrelerine» itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro «defterlerin» tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar …
Bozma Kararı Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2016/14527 E. ve 2018/6283 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacı tarafa, «davanın konusu» borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formalarını dosyaya sunması için süre verildiği, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğunun beyan edildiği, buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı «defter» ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapıldığı, davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye …
… ıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6317 E. , 2017/6785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/19-2015/1112 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/11/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya ipotek edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, İİK'nın 149/b maddesi uyarınca takip yapılabilmesi için alacağın muaccel olması gerektiğini, takipten önce müvekkillerine ihtarname gönderilmediğini, davacıya herhangi bir borçları olmadığını, bir kısım tahsilatların kredi kartıyla yapıldığını, poliçe kredi kartı ödeme formlarının davacıya gönderildiğini, davacının primleri kredi kartıyla tahsil ettiğini, belirlenen miktardan acente komisyonlarının mahsup edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı acentenin ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ...
yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, ipotek borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek
borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten tahsilde tekerrüre meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra masraflarının tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin feshi kaynaklı alacağın davalı acente ... ile ipotek borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında ''.. Ancak; davalı taraf davaya konu bir kısım alacaklarının zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklandığını, araç satışları nedeniyle bu poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da üçüncü kişiler ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem acentenin hem de sigorta şirketinin ... defterlerinin karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal edilen poliçelerin tespiti için tarafların ...
kayıtları üzerinde karşılıklı bir inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; heyet raporunda, davacı vekilinin rejistro kayıtlarını CD ortamında sunduğunu, davalılar vekilinin ise 28.05.2014 tarihli 3. celsede acente sözleşmesi sonlandırıldıktan sonra müvekkilinin ekranının kapatıldığını, bu sebeple rejistro kayıtlarının bulunmadığını belirttiğini, davalılar vekili tarafından sunulan kredi kartı ile poliçe ödeme formu gibi dokümanların ise rejistro kayıtları sunulmadan münferiden değerlendirilemeyeceğini, Yargıtay bozma ilamına uygun bir değerlendirme yapılamadığını belirtmiştir. Bu rapor üzerine davalılar vekili tarafından ibraz edilen kayıtlar incelenmek üzere dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet ek raporunda davacı vekilinin rejistro kayıtlarını CD ortamında sunduğunu, davalılar vekilinin ise Ocak 2007-Haziran 2007 dönemine ilişkin ...
kayıtlarını ibraz ettiğini, Temmuz 2007-Aralık 2007 dönemi ile 2008 yılına ilişkin kayıtların ibraz edilmediğini, ilk yarıyıla ait kayıtlar nazara alınarak ihtilaflı dönemde iptal edilen poliçelerin tespitinin mümkün olmadığını, tüm kayıtlar sunulmadan davacı kayıtları ile bir karşılaştırma yapılamayacağını, yine Yargıtay bozma ilamına uygun bir değerlendirme yapılamadığını mütaala etmiştir.
Bu rapora davalılar vekili tarafından, yapılan arşiv çalışması neticesinde Ocak 2007- Ekim 2007 dönemine ilişkin rejistro kayıtlarının bulunduğu ve bu kayıtların dosyaya ibraz edildiği, bilirkişi heyeti tarafından kayıtların eksik olduğu yönündeki değerlendirmenin isabetli olmadığı, davacı tarafça da kayıtların CD ortamında değil fiziki olarak sunulması gerektiği, kaldı ki davacı tarafından sunulan CD'de uyuşmazlığın çözümü içim gerekli birtakım bilgilerin de yer almadığı belirtilerek ciddi itirazlarda bulunulmuş olup, yapılan incelemede davalılar vekilinin Ocak 2007-Aralık 2007 dönemine ait rejistro kayıtlarını ibraz ettiği görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece davacı tarafça CD ortamında sunulan kayıtların fiziki olarak dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra, davalılar vekili tarafından sunulan rejistro kayıtları ile karşılaştırılmak suretiyle Dairemiz bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384807700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz