6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/144 E. 2023/3353 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyumu kanuni temsilci menfaat çatışması çağrısız genel kurul fiil ehliyeti kayyum atanması kayyım tayini pay devri pay sahipliği kayyım ticaret sicili müdürlüğü hisse devri yargılama giderleri mirasçılık kaldırma ve yeniden hüküm anonim şirket taraf ehliyeti kâr payı ticaret sicili yönetim kurulu kararı ilk derece kararının kaldırılması ilan kusur vekalet ücreti temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TMK · TTK — TTK 32TTK 34

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/2596 E., 2018/945 K.

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin hissedarlarından...ın 28.02.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat nedeniyle şirketin noter onaylı, şirket yönetim kurulu 04.08.2017 tarih ve 1 nolu karar ile; vefat eden hissedarın payının, eşi ... ile çocukları..., ...ve ...’a miras yolu ile intikaline, miras yolu ile intikalle hissedar olan ...’ın hissesinin Hatay 3. Noterliği 04.08.2017 tarih ve 13352 yevmiye nolu hisse devir senedine istinaden ...’a devredilmesine, bu şekilde şirket ortaklarının ..., ..., ..., ..., ...ve ...’tan oluşmasına karar verildiğini, miras yolu ile intikalle hissedar olan ... hissesinin ...’a devrine ilişkin tescil taleplerinin davalı ... 24511 sayı ve 15.09.2017 tarihli karar ile bir takım şekli eksikliklerin olduğunu, 4721 Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 352 nci maddesi gereği veliye çocuk mallarını açıkça yönetme hakkı tanıdığından belirtilen çocukların hisselerinin yönetilmesi için kayyum atanmasına gerek bulunmadığı gerekçesi ile reddolundu ileri sürerek, davalının 15.09.2017 tarih, 24511 sayılı tescil red kararının kayyum atanmasına ilişkin 8 numaralı bendinin iptali ile ... hissesinin ...’a devrine ilişkin tescilin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların tescil taleplerinin reddine ilişkin işlem için kanun ve yönetmelik gereğince kanuni prosedür uygulandığını, usul ve yasaya uygun olmayan şekilde alınan karar için müvekkili tarafından davacıların tescil talebinin reddedilmesi işleminin mevzuata uygun olduğunu, açılan davada haklılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ölüm nedeni ile hissedarı olan mirasçılar anne ... ile velayet altındaki... ...ve ... arasında hisse devri ile ilgili menfaat çatışmasının bulunduğu ve velayet altındaki hissedarlara kayyum tayini ile işlem yapılması gerektiği, zira pay devri kararı tarihi itibarı ile mirasçılar anne ve velayet altındaki çocukların birlikte olarak şirkette hissedar oldukları anlaşılması karşısında ticaret sicil müdürlüğünün kararına yapılan itirazın reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve her ne kadar davacı vekilince dava sırasında belirtilen eksikliklerin giderildiğine dair belge sunulmuş ise de, davanın açılış ve Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15.09.2017 gün ve 24511 kararının alındığı tarih itibari ile kararın doğru ve yerinde olarak alındığı, taleplerin sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; annenin hissesinin noterden devredip hissedarlığının sona ermesi ve çocuklarını velisi olması hususlarının yasal veya kanuna aykırı olmadığını, mahkeme gerekçesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesine aykırı olduğunu, annenin hissedarlıktan çıkmış olması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının mümkün bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirkete ait 04.08.2017 tarih ve 1 nuamaralı genel kurul kararının 2 numaralı bendinde belirtilen "Miras yolu ile intikal olan T.C. ...kimlik numaralı ...'a ait toplam 5.000,00.TL pay karşılığı hissenin Hatay 3. Noterliği'nin 04.08.2017 tarih ve 13353 yevmiye nolu hisse devir senedine istinaden şirketin ortağı olacak olan 20.07.1969 Antakya doğumlu ... T.C. kimlik numaralı ...'a devir etmesine" karar verilmiş olup, hisse devir işlemine konu çocuklar..., ...ve ...'ın değil, anne olan ...'a ait hisse olduğu, anne ...'ın reşit olup fiil ehliyetine sahip olduğu, kendi hissesi ile ilgili her zaman tasarruf hakkı bulunduğu, yasa gereği velisi bulunduğu çocuklar..., ...ve ...'ın hissesi ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmadığından veli ile çocukları arasında 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinciıfıkras kapsamında bir menfaat çatışması da bulunmadığı, bu nedenle davalı ... tarafından, davacı şirkete ait genel kurul kararında alınan kararının tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle red edilmesinin ve aynı gerekçeyle ilk derece mahkemesince de davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, her ne kadar davacı tarafından, davalı ... tarafından verilen tescil talebinin reddine dair kararın kaldırılması yanında, genel kurul tarafından alınan kararın tescil ve ilanı da talep edilmiş ise de, anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilan işlemi Ticaret Sicil Müdürlüğünün idari görevleri kapsamında olduğundan, mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü yerine geçilerek idari nitelikli tescil ve ilan kararı verilemeyecek, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünce verilen kararın yasal mevzuata uygunluğunun denetlenebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulünü, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacı şirketin 04.08.2017 tarih ve 1 numaralı genel kurul kararının 2 numaralı bendinde yer alan kararın tescil edilmesine yönelik talebinin, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünce reddine ilişkin kararının itirazının kabulüne, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15.09.2017 tarih ve 24511 sayılı tescil talebinin reddi kararının kayyum atanmasına ilişkin 8 numaralı bendinin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 04.08.2017 tarih ve 1 numaralı kararın yönetim kurulu kararı olmadığı gibi, geçerli bir genel kurul kararı niteliğini de taşımadığını, Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde dava konusu kararın çağrısız genel kurul kararı olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararda ortaklardan ...’ın velayeten imza attığı ve kendisi adına imza atmadığı görülmekte olup ...'ın kendi adına toplantıya katılmadığını, eksik paydaş ile toplanıldığını, yönetim kurulu üyeleri tarafından usulüne uygun alınmış bir yönetim kurulu kararı da bulunmadığından tescil talebini reddeden müvekkil kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, karar tarihi itibariyle pay devri işlemi henüz gerçekleşmediğinden; veli anne ile çocuklar aynı şirkette pay sahibi durumunda olup aynı şirkette kanuni temsilci anne ile çocukların, menfaatinin çatışmakta olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince çocukların paylarını temsil etmek üzere bir kayyım tayin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasında kusuru bulunmadığından dolayı yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince açılmış ticaret sicil memurunun kararına itiraz talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.

2.4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

Davacı şirkete ait 04.08.2017 tarih ve 1 numaralı genel kurul kararının 2 numaralı bendinde belirtilen pay devri kararının tescil talebi, davalı tarafından pay sahipleri arasında hisse devri ile ilgili menfaat çatışmasının bulunduğu ve velayet altındaki hissedarlara kayyum tayini yapılması gerektiği gerekçesi ile reddedilmiştir. Anılan genel kurul kararı tarihi itibari ile pay devri işlemi henüz gerçekleşmediğinden veli anne ... ile çocuklar..., ...ve ... aynı şirkette pay sahibi durumundadır. O halde, aynı şirkette pay sahibi olan kanuni temsilci anne ile çocuklarının menfaatlerinin çatışmakta olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4987 E. 2021/2902 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4225 E. 2010/4745 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Vekaletname eksikliği

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3356 E. 2014/9659 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Kayyım Atanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11335 E. 2018/3458 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15299 E. 2017/1766 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/144 E.  ,  2023/3353 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1919 Esas, 2021/1072 Karar

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/2596 E., 2018/945 K.

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin hissedarlarından...ın 28.02.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat nedeniyle şirketin noter onaylı, şirket yönetim kurulu 04.08.2017 tarih ve 1 nolu karar ile; vefat eden hissedarın payının, eşi ... ile çocukları..., ...ve ...’a miras yolu ile intikaline, miras yolu ile intikalle hissedar olan ...’ın hissesinin Hatay 3. Noterliği 04.08.2017 tarih ve 13352 yevmiye nolu hisse devir senedine istinaden ...’a devredilmesine, bu şekilde şirket ortaklarının ..., ..., ..., ..., ...ve ...’tan oluşmasına karar verildiğini, miras yolu ile intikalle hissedar olan ... hissesinin ...’a devrine ilişkin tescil taleplerinin davalı ... 24511 sayı ve 15.09.2017 tarihli karar ile bir takım şekli eksikliklerin olduğunu, 4721 Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 352 nci maddesi gereği veliye çocuk mallarını açıkça yönetme hakkı tanıdığından belirtilen çocukların hisselerinin yönetilmesi için kayyum atanmasına gerek bulunmadığı gerekçesi ile reddolundu ileri sürerek, davalının 15.09.2017 tarih, 24511 sayılı tescil red kararının kayyum atanmasına ilişkin 8 numaralı bendinin iptali ile ...

hissesinin ...’a devrine ilişkin tescilin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların tescil taleplerinin reddine ilişkin işlem için kanun ve yönetmelik gereğince kanuni prosedür uygulandığını, usul ve yasaya uygun olmayan şekilde alınan karar için müvekkili tarafından davacıların tescil talebinin reddedilmesi işleminin mevzuata uygun olduğunu, açılan davada haklılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ölüm nedeni ile hissedarı olan mirasçılar anne ... ile velayet altındaki... ...ve ... arasında hisse devri ile ilgili menfaat çatışmasının bulunduğu ve velayet altındaki hissedarlara kayyum tayini ile işlem yapılması gerektiği, zira pay devri kararı tarihi itibarı ile mirasçılar anne ve velayet altındaki çocukların birlikte olarak şirkette hissedar oldukları anlaşılması karşısında ticaret sicil müdürlüğünün kararına yapılan itirazın reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve her ne kadar davacı vekilince dava sırasında belirtilen eksikliklerin giderildiğine dair belge sunulmuş ise de, davanın açılış ve Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15.09.2017 gün ve 24511 kararının alındığı tarih itibari ile kararın doğru ve yerinde olarak alındığı, taleplerin sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; annenin hissesinin noterden devredip hissedarlığının sona ermesi ve çocuklarını velisi olması hususlarının yasal veya kanuna aykırı olmadığını, mahkeme gerekçesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesine aykırı olduğunu, annenin hissedarlıktan çıkmış olması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının mümkün bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirkete ait 04.08.2017 tarih ve 1 nuamaralı genel kurul kararının 2 numaralı bendinde belirtilen "Miras yolu ile intikal olan T.C. ...kimlik numaralı ...'a ait toplam 5.000,00.TL pay karşılığı hissenin Hatay 3. Noterliği'nin 04.08.2017 tarih ve 13353 yevmiye nolu hisse devir senedine istinaden şirketin ortağı olacak olan 20.07.1969 Antakya doğumlu ... T.C. kimlik numaralı ...'a devir etmesine" karar verilmiş olup, hisse devir işlemine konu çocuklar..., ...ve ...'ın değil, anne olan ...'a ait hisse olduğu, anne ...'ın reşit olup fiil ehliyetine sahip olduğu, kendi hissesi ile ilgili her zaman tasarruf hakkı bulunduğu, yasa gereği velisi bulunduğu çocuklar..., ...ve ...'ın hissesi ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmadığından veli ile çocukları arasında 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinciıfıkras kapsamında bir menfaat çatışması da bulunmadığı, bu nedenle davalı ...

tarafından, davacı şirkete ait genel kurul kararında alınan kararının tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle red edilmesinin ve aynı gerekçeyle ilk derece mahkemesince de davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, her ne kadar davacı tarafından, davalı ... tarafından verilen tescil talebinin reddine dair kararın kaldırılması yanında, genel kurul tarafından alınan kararın tescil ve ilanı da talep edilmiş ise de, anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilan işlemi Ticaret Sicil Müdürlüğünün idari görevleri kapsamında olduğundan, mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü yerine geçilerek idari nitelikli tescil ve ilan kararı verilemeyecek, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünce verilen kararın yasal mevzuata uygunluğunun denetlenebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulünü, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacı şirketin 04.08.2017 tarih ve 1 numaralı genel kurul kararının 2 numaralı bendinde yer alan kararın tescil edilmesine yönelik talebinin, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünce reddine ilişkin kararının itirazının kabulüne, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15.09.2017 tarih ve 24511 sayılı tescil talebinin reddi kararının kayyum atanmasına ilişkin 8 numaralı bendinin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 04.08.2017 tarih ve 1 numaralı kararın yönetim kurulu kararı olmadığı gibi, geçerli bir genel kurul kararı niteliğini de taşımadığını, Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde dava konusu kararın çağrısız genel kurul kararı olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararda ortaklardan ...’ın velayeten imza attığı ve kendisi adına imza atmadığı görülmekte olup ...'ın kendi adına toplantıya katılmadığını, eksik paydaş ile toplanıldığını, yönetim kurulu üyeleri tarafından usulüne uygun alınmış bir yönetim kurulu kararı da bulunmadığından tescil talebini reddeden müvekkil kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, karar tarihi itibariyle pay devri işlemi henüz gerçekleşmediğinden;

veli anne ile çocuklar aynı şirkette pay sahibi durumunda olup aynı şirkette kanuni temsilci anne ile çocukların, menfaatinin çatışmakta olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince çocukların paylarını temsil etmek üzere bir kayyım tayin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasında kusuru bulunmadığından dolayı yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince açılmış ticaret sicil memurunun kararına itiraz talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.

2.4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

Davacı şirkete ait 04.08.2017 tarih ve 1 numaralı genel kurul kararının 2 numaralı bendinde belirtilen pay devri kararının tescil talebi, davalı tarafından pay sahipleri arasında hisse devri ile ilgili menfaat çatışmasının bulunduğu ve velayet altındaki hissedarlara kayyum tayini yapılması gerektiği gerekçesi ile reddedilmiştir. Anılan genel kurul kararı tarihi itibari ile pay devri işlemi henüz gerçekleşmediğinden veli anne ... ile çocuklar..., ...ve ... aynı şirkette pay sahibi durumundadır. O halde, aynı şirkette pay sahibi olan kanuni temsilci anne ile çocuklarının menfaatlerinin çatışmakta olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940571900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.