Vekaletname eksikliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3356 E. 2014/9659 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletname eksikliği↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ menfaat çatışması↗ hmk 115/3↗ kayyım atanması↗ tefrik↗ şirketin feshi↗ kayyım↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anonim şirket ortağının açtığı şirketin feshi talepli davada husumetin şirket tüzel kişiliğine karşı yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacı C.. K.. kendi adına ve diğer ortaklar M.. K.., A.. K.. ve M.. K.. adına da velayeten davayı açmış ise de, M.. K..'ın davanın açıldığı tarih itibari ile 18 yaşını doldurmuş olduğu, yine velayeten adlarına dava açılan A.. K.. ve M.. K.. şirketin ortağı olup davacı C.. K.. ile aralarında menfaat çatışması olduğu mutlak olduğundan ve bu nedenle davayı bu kişilere atanacak kayyumun açması ve huzurunda davanın görülmesi gerektiği gerekçeleriyle M.. K.., A.. K.. ve M.. K.. yönünden açılan davanın dava ehliyetleri olmadığından HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı S.. K.., İ.. K.., C.. K.., H.. K.. yönünden açılan davanın 114/1-d ve 115/2 gereğince husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı C.. K.. ve davalı S.. Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasındaki davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davacılardan M.. K.. yönünden dava ehliyetinin bulunmadığı, davacılar A.. K.. ve M.. K.. yönünden de husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 114/1-f maddesi uyarınca vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak kabul edilmiş, aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca da mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Ancak, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği ve bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacı M.. K.. yönünden tespit edilen vekaletname eksikliğinin tamamlanması için kesin süre verilip, bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, vekaletname eksikliğinin giderilmesi için kesin süre verilmeden davacı M.. K.. yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
[…]. K.. ve M.. K.. yönünden verilen ret kararının incelemesine gelince, davacılar..diğer davacı C.. K..'ın çocukları olup, davacılar birlikte davalı şirketin ortakları durumundadır. Mahkemece, şirket feshi davasının niteliği gereği davacılar arasında menfaat çatışması bulunduğu kanaatine varıldığına göre, davacılar A.. K.. ve M.. K.. için bu davada temsil edilmeleri yönünden kayyım atanması konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması yönündeki eksikliğin tamamlanması yönünde bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bu nedenlerle hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11412 E. 2018/3665 K.
Ortak:menfaat çatışması · kayyım atanması · kayyım · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaK.. için bu davada «temsil» edilmeleri yönünden «kayyım atanması» konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması yönündeki eksikliğin tamamlanması yönünde bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bu nedenlerle hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «anonim şirket» ortağının açtığı «şirketin feshi» talepli davada «husumetin» şirket «tüzel kişiliğine» karşı yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacı C..
K.. ile aralarında «menfaat çatışması» olduğu mutlak olduğundan ve bu nedenle davayı bu kişilere atanacak kayyumun açması ve huzurunda davanın görülmesi gerektiği gerekçeleriyle M..
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Dava «limited şirket» «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/94 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı şirkete «kayyım tayini» için süre verildiği, şirket ile davacı arasında «menfaat çatışmasının» doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · kayyım tayini · şirketin tasfiyesi · pasif husumet · limited şirket
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Dava «limited şirket» «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/94 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı şirkete «kayyım tayini» için süre verildiği, şirket ile davacı arasında «menfaat çatışmasının» doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Mimarlık Turizm İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ni «temsil» etmesi için Av. ....'nin «temsilci kayyım» olarak atanmasına, kayyım için 500,00 TL ücret taktirine, kayyımlık ücretini şirketten tahsil edilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4621 E. 2019/1294 K.
Ortak:kayyım atanması · kayyım · kesin süre · temsil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaK.. için bu davada «temsil» edilmeleri yönünden «kayyım atanması» konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması yönündeki eksikliğin tamamlanması yönünde bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bu nedenlerle hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verileceği ve bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
K.. yönünden tespit edilen «vekaletname eksikliğinin» tamamlanması için «kesin süre» verilip, bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, vekaletname eksikliğinin giderilmesi için kesin süre verilmeden davacı M..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıyla davalı şirket arasında menfaat çıkar çatışması bulunduğundan davalı şirketin bu davada «temsil» edilebilmesi için davalı şirkete «temsil kayyımı atanması» konusunda ... haftalık «kesin süre» verilmiş, verilen süre içerisinde temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıyla davalı şirket arasında menfaat çıkar çatışması bulunduğundan davalı şirketin bu davada «temsil» edilebilmesi için davalı şirkete «temsil kayyımı atanması» konusunda ... haftalık «kesin süre» verilmiş, verilen süre içerisinde temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/931 E. 2012/8830 K.
Ortak:menfaat çatışması · kayyım atanması · şirketin feshi · kayyım · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «anonim şirket» ortağının açtığı «şirketin feshi» talepli davada «husumetin» şirket «tüzel kişiliğine» karşı yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacı C..
Mahkemece, «şirket feshi» davasının niteliği gereği davacılar arasında «menfaat çatışması» bulunduğu kanaatine varıldığına göre, davacılar A..
K.. için bu davada «temsil» edilmeleri yönünden «kayyım atanması» konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması yönündeki eksikliğin tamamlanması yönünde bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bu nedenlerle hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa «limited şirketin feshini» talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile «menfaat çatışması» olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli «ıslah» dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere «görevlendirilmesine» karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin «anonim şirket» olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · limited şirket · ıslah · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa «limited şirketin feshini» talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile «menfaat çatışması» olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli «ıslah» dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere «görevlendirilmesine» karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin «anonim şirket» olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.
Ortak:usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaK.. yönünden tespit edilen «vekaletname eksikliğinin» tamamlanması için «kesin süre» verilip, bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, vekaletname eksikliğinin giderilmesi için kesin süre verilmeden davacı M..
K.. yönünden açılan davanın dava «ehliyetleri» olmadığından HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», davalı S..
HMK'nın 114/1-f maddesi uyarınca vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak kabul edilmiş, aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca da mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın «usulden reddine» karar verileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3356 E. , 2014/9659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BULANCAK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 06/12/2013
NUMARASI 2013/143-2013/744
Taraflar arasında görülen davada Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2013 tarih ve 2013/143-2013/744 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı anonim şirketin feshi için haklı nedenler bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin TTK'nın 531. maddesi uyarınca feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. K.., İ.. K.. ve S.. Turizm A.Ş. vekili, davada husumetin yanlış yönetildiğini, davacıların bir kısmının da dava ehliyetinin olmadığını, esasa ilişkin olarak da ileri sürülen iddiaların yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anonim şirket ortağının açtığı şirketin feshi talepli davada husumetin şirket tüzel kişiliğine karşı yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacı C.. K.. kendi adına ve diğer ortaklar M.. K.., A.. K.. ve M.. K.. adına da velayeten davayı açmış ise de, M.. K..'ın davanın açıldığı tarih itibari ile 18 yaşını doldurmuş olduğu, yine velayeten adlarına dava açılan A.. K.. ve M.. K.. şirketin ortağı olup davacı C.. K.. ile aralarında menfaat çatışması olduğu mutlak olduğundan ve bu nedenle davayı bu kişilere atanacak kayyumun açması ve huzurunda davanın görülmesi gerektiği gerekçeleriyle M.. K.., A.. K.. ve M.. K.. yönünden açılan davanın dava ehliyetleri olmadığından HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı S..
K.., İ.. K.., C.. K.., H.. K.. yönünden açılan davanın 114/1-d ve 115/2 gereğince husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı C.. K.. ve davalı S.. Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasındaki davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davacılardan M.. K.. yönünden dava ehliyetinin bulunmadığı, davacılar A.. K.. ve M.. K.. yönünden de husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 114/1-f maddesi uyarınca vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak kabul edilmiş, aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca da mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Ancak, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği ve bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacı M.. K.. yönünden tespit edilen vekaletname eksikliğinin tamamlanması için kesin süre verilip, bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, vekaletname eksikliğinin giderilmesi için kesin süre verilmeden davacı M.. K.. yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
[…]. K.. ve M.. K.. yönünden verilen ret kararının incelemesine gelince, davacılar..diğer davacı C.. K..'ın çocukları olup, davacılar birlikte davalı şirketin ortakları durumundadır. Mahkemece, şirket feshi davasının niteliği gereği davacılar arasında menfaat çatışması bulunduğu kanaatine varıldığına göre, davacılar A.. K.. ve M.. K.. için bu davada temsil edilmeleri yönünden kayyım atanması konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması yönündeki eksikliğin tamamlanması yönünde bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bu nedenlerle hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101690600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz