Sınırlı ihya
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8300 E. 2022/2150 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı ihya↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ re'sen terkin↗ hukuki menfaat↗ malvarlığına ilişkin dava↗ dava şartı yokluğu↗ ihya↗ hak düşürücü süre↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin kaydının 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenilen Brimap Holiday Homes Emlak İnşaat Turz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 06/03/2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca re'sen silindiği, eldeki davanın 28/09/2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği tespiti doğru ise de; beş yıllık hak düşürücü sürenin dava şartı olmayıp, davanın esası ile ilgili olduğu, yani davacının bir daha eldeki davayı açamayacağı ve mahkemenin kararının kesin hüküm teşkil edeceği gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğinden yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz malvarlığının tasfiyesinin sağlanması amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirketin eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararında ve bu kararı kaldırarak esasa yönelik aynı gerekçe ile davanın reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4919 E. 2022/2250 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hak düşürücü süre · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirketin eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararında ve bu kararı kaldırarak esasa yönelik aynı gerekçe ile dav …
Benzer bu karardaDava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5869 E. 2022/2253 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hak düşürücü süre · usulden reddi · hukuki yarar · ek tasfiye · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK Geçici 7/15.maddesi gereğince «hukuki menfaatleri» bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «sicilden terkin» tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürenin «hak düşürücü süre» olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekli olduğu, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2387 E. 2021/6034 K.
Ortak:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaDairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirketin eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararında ve bu kararı kaldırarak esasa yönelik aynı gerekçe ile dav …
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · ticaret sicilinden terkin · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/267 E. 2023/632 K.
Ortak:hukuki menfaat · ihya · hak düşürücü süre · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… e ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında sicil «kaydının» 12.08.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği, şirket adına kayıtlı araç bulunduğu, geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrasında «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlendiği, ilgili fıkranın «son» cümlesinde ise ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerinin belirtildiği, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih 2021/2387 E. ve 2021/6034 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 15 inci fıkrasında 5 yıllık «hak düşürücü süre» yanında terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlenmesi karşısında terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde şirket ortaklarının şirkete ait mal varlığı üzerinde mülkiyet hakkının devam ettiği, bu süre içinde talepte bulunmaları halinde mal varlıklarının tasfiyesi için «ihya davası» açmaya hakları bulunmasına göre hak düşürücü sürenin 10 yıl olarak uygulanması gerektiği, somut olayda şirketin 12.08.2014 tarihinde terkin edilip dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü süre sona ermediğinden davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu şirketin sermayesinin kanunen zorunlu tutara çıkarılmadığından terkin işleminin yapıldığı, şirketi «temsile» yetkili kişilere «ihtar» gönderilmeden terkin işleminin gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararda herhangi bir usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, usulsüz terkin işlemi yapmak suretiyle davanın açılmasına sebebiyet veren davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı Kurum temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirkete gerekli bildirimler yapılarak sicil «kaydı» 12.08.2014 tarihinde silindiğinden davanın süresi içerisinde açılmadığını, söz konusu şirkete «usulüne uygun tebligat» yapıldığından «ihya» kararının yerinde olmadığını, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu bulunmadıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile usulsüz «terkin» işlemi nedeni ile şirketin ihyasına, davalının usulsüz terkin işlemi yaparak dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeni ile «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihtar · yargılama gideri
Benzer bu kararda… e ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında sicil «kaydının» 12.08.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği, şirket adına kayıtlı araç bulunduğu, geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrasında «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlendiği, ilgili fıkranın «son» cümlesinde ise ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerinin belirtildiği, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih 2021/2387 E. ve 2021/6034 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 15 inci fıkrasında 5 yıllık «hak düşürücü süre» yanında terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlenmesi karşısında terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde şirket ortaklarının şirkete ait mal varlığı üzerinde mülkiyet hakkının devam ettiği, bu süre içinde talepte bulunmaları halinde mal varlıklarının tasfiyesi için «ihya davası» açmaya hakları bulunmasına göre hak düşürücü sürenin 10 yıl olarak uygulanması gerektiği, somut olayda şirketin 12.08.2014 tarihinde terkin edilip dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü süre sona ermediğinden davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu şirketin sermayesinin kanunen zorunlu tutara çıkarılmadığından terkin işleminin yapıldığı, şirketi «temsile» yetkili kişilere «ihtar» gönderilmeden terkin işleminin gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararda herhangi bir usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, usulsüz terkin işlemi yapmak suretiyle davanın açılmasına sebebiyet veren davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı Kurum temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile usulsüz «terkin» işlemi nedeni ile şirketin ihyasına, davalının usulsüz terkin işlemi yaparak dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeni ile «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirkete gerekli bildirimler yapılarak sicil «kaydı» 12.08.2014 tarihinde silindiğinden davanın süresi içerisinde açılmadığını, söz konusu şirkete «usulüne uygun tebligat» yapıldığından «ihya» kararının yerinde olmadığını, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu bulunmadıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirket ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3229 E. 2022/4533 K.
Ortak:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hak düşürücü süre · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirketin eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararında ve bu kararı kaldırarak esasa yönelik aynı gerekçe ile dav …
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak «terkin» tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta «terkin» edilen şirket hakkında paylı malik olduğu taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkilinin sağlanması için bu davanın açılmasına ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmamasına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesine yönelik ortaklığın giderilmesi davasıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenilen şirketin 31/07/2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen «ticaret sicil» «kaydının» silindiği, 11/10/2021 tarihinde ise ihya davasının açıldığı, davanın TTK'nın geçici 7/15. bendinde belirtilen 5 yıllık süre içerisinde açılmadığı, mahkemece «hak düşürücü sürenin» geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili
Benzer bu karardaİstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenilen şirketin 31/07/2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen «ticaret sicil» «kaydının» silindiği, 11/10/2021 tarihinde ise ihya davasının açıldığı, davanın TTK'nın geçici 7/15. bendinde belirtilen 5 yıllık süre içerisinde açılmadığı, mahkemece «hak düşürücü sürenin» geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4424 E. 2019/1037 K.
Ortak:ihya · hukuki yarar · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirketin eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararında ve bu kararı kaldırarak esasa yönelik aynı gerekçe ile dav …
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, «ihyası» istenilen Brimap Holiday Homes Emlak İnşaat Turz.
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Kaydı silinen şirket hakkında devam eden davalar bulunması nedeniyle şirketin, 6102 sayılı Yasa’nın Geçici 7/.... maddesi uyarınca Geçici 7. maddeye dayalı olarak bir şirketin «kaydının» silinmesi işlemi hukuka uygun olmadığından ve silinme işleminin iptali halinde şirketin varlığı devam edeceğinden davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · ticaret sicili
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/71 E. 2015/1261 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · usulden reddi · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Benzer bu karardaBu durumda, şirket hakkında re'«sen terkin» işlemi uygulanması nedeniyle «ihya» davasının sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «husumet» yöneltilmek suretiyle açılabileceği nazara alınmaksızın, husumetin «tasfiye» memuruna yöneltilmesi gerektiği halde doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltildiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair yanılgılı değerlendirme ile, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısında «ihyası» istenilen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 24.9.2013 tarihinde re'«sen terkin» edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · şirketin ihyası · pasif husumet yokluğu · tasfiye memuru · pasif husumet · husumet yokluğu · limited şirket · husumet
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davada «husumetin» borçlu şirketin «tasfiye» memuruna karşı yöneltilmesi gerektiği halde, borçlu şirketin «tasfiye memuru» hasım olarak gösterilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı dava açıldığı, husumetin dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetileceği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1 ve 115/2 maddeleri uyarınca «pasif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, şirket hakkında re'«sen terkin» işlemi uygulanması nedeniyle «ihya» davasının sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «husumet» yöneltilmek suretiyle açılabileceği nazara alınmaksızın, husumetin «tasfiye» memuruna yöneltilmesi gerektiği halde doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltildiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair yanılgılı değerlendirme ile, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında ''Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve «esas sözleşmelerde» öngörülen usullere göre hareket edilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8300 E. , 2022/2150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.02.2021 tarih ve 2020/280 E- 2021/105 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.06.2021 tarih ve 2021/666 E- 2021/561 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Fethiye Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 6136 sicil numarasıyla kayıtlı Brimap Holiday Homes Emlak İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin ortağı olduğunu, söz konusu şirketin 13/11/2006 yılında kurulduğunu, şirket ortaklarının yurt dışında olması nedeniyle yapılan bildirimlerden haberdar olmamalarından dolayı süresinde gerekli işlemleri yapamadıklarından TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca şirketin sicilden re’sen silindiğini, Kanun’un geçici 7/15 maddesindeki düzenlemenin şirket ortaklarına değil 3. kişilere yönelik bir düzenleme olduğunu, ihyası istenilen şirketin üzerine kayıtlı bir adet taşınmaz bulunduğunu, şirket münfesih olduğundan taşınmazla ilgili işlem yapılamadığını, ihyaya karar verilmediği takdirde Hazineye intikal edeceğini, bunun mülkiyet hakkına aykırı olduğunu ileri sürerek Brimap Holiday Homes Emlak İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu işleme ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya sunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin kaydının 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenilen Brimap Holiday Homes Emlak İnşaat Turz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 06/03/2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca re'sen silindiği, eldeki davanın 28/09/2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği tespiti doğru ise de; beş yıllık hak düşürücü sürenin dava şartı olmayıp, davanın esası ile ilgili olduğu, yani davacının bir daha eldeki davayı açamayacağı ve mahkemenin kararının kesin hüküm teşkil edeceği gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğinden yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz malvarlığının tasfiyesinin sağlanması amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirketin eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararında ve bu kararı kaldırarak esasa yönelik aynı gerekçe ile davanın reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/780308200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz