Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2387 E. 2021/6034 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'beş yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ sınırlı ihya↗ resen terkin↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ihya↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ticaret sicilinden terkin edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin kaydının 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenilen şirketin kaydının 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, dolayısıyla davanın süresinde açılmadığı, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz malvarlığının tasfiyesinin sağlanması amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2017/363 E. - 2017/814 K. Sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4919 E. 2022/2250 K.
Ortak:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu kararda… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · hak düşürücü süre · temsil
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesine göre silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasının istenebileceği, işbu davada ise «ihya» isteminin 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5869 E. 2022/2253 K.
Ortak:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu kararda… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı tarafından, şirkete ait taşınmaz ve araçların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin · hak düşürücü süre · usulden reddi
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK Geçici 7/15.maddesi gereğince «hukuki menfaatleri» bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «sicilden terkin» tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürenin «hak düşürücü süre» olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekli olduğu, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı …
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8300 E. 2022/2150 K.
Ortak:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu karardaDairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirketin eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararında ve bu kararı kaldırarak esasa yönelik aynı gerekçe ile dav …
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · dava şartı yokluğu · hak düşürücü süre · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… i.'nin 06/03/2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca re'sen silindiği, eldeki davanın 28/09/2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla beş yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği tespiti doğru ise de; beş yıllık hak düşürücü sürenin dava şartı olmayıp, davanın esası ile ilgili olduğu, yani davacının bir daha eldeki davayı açamayacağı ve mahkemenin kararının «kesin» hüküm teşkil edeceği gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğinden yeniden yargılama y …
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3229 E. 2022/4533 K.
Ortak:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak «terkin» tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta «terkin» edilen şirket hakkında paylı malik olduğu taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkilinin sağlanması için bu davanın açılmasına ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmamasına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesine yönelik ortaklığın giderilmesi davasıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenilen şirketin 31/07/2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen «ticaret sicil» «kaydının» silindiği, 11/10/2021 tarihinde ise ihya davasının açıldığı, davanın TTK'nın geçici 7/15. bendinde belirtilen 5 yıllık süre içerisinde açılmadığı, mahkemece «hak düşürücü sürenin» geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · ticaret sicili
Benzer bu karardaİstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenilen şirketin 31/07/2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen «ticaret sicil» «kaydının» silindiği, 11/10/2021 tarihinde ise ihya davasının açıldığı, davanın TTK'nın geçici 7/15. bendinde belirtilen 5 yıllık süre içerisinde açılmadığı, mahkemece «hak düşürücü sürenin» geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilm …
A.Ş.'nin «terkin» işleminin yapıldığı 31/07/2013 tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle davanın «hak düşürücü sürenin» geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2387 E. , 2021/6034 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
VEKİLİ AV. ...
VEKİLİ AV. ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.06.2020 tarih ve 2019-559/173 sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.01.2021 tarih ve 2021-112/166 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Tokat Arma Gıda Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin temsil ve ilzama yetkili kişisi iken adı geçen şirketin 10/03/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silinmesine karar verildiğini, söz konusu şirketin tasfiye ve terkin işlemlerinin tam olarak usulüne uygun yapılmadığını, sicilden silinen şirket adına Tokat Tapu Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre tasfiyesi yapılmayan iki adet gayrimenkulün bulunduğunu, yasal olarak ticaret şirketlerinin sicilden silinmesi işlemleri sırasında tasfiyeye tabi olan mal varlıklarının da usulüne uygun şekli ile tasfiyesinin yapılması, tasfiyeye tabi mal, hak, alacak ve borçları sonlandırıldıktan sonra sicilden silinmesi işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ticaret sicilinden terkin edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin kaydının 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenilen şirketin kaydının 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, dolayısıyla davanın süresinde açılmadığı, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz malvarlığının tasfiyesinin sağlanması amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2017/363 E. - 2017/814 K. Sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/708341400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz