Sınırlı ihya
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5869 E. 2022/2253 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıl', 'kanun': ['6102/-7', '6102/15']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı ihya↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ re'sen terkin↗ hukuki menfaat↗ malvarlığına ilişkin dava↗ sicilden terkin↗ ihya↗ hak düşürücü süre↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; ihyası istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiği, davacının dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK Geçici 7/15.maddesi gereğince hukuki menfaatleri bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde şirketin ihyasını isteyebilecekleri, sicilden terkin tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürenin hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekli olduğu, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin adına kayıtlı malvarlığının tasfiyesinin sağlanması amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2017/363 E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirket ortağı tarafından, şirkete ait taşınmaz ve araçların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sınırlı ihya 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4919 E. 2022/2250 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hak düşürücü süre · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK Geçici 7/15.maddesi gereğince «hukuki menfaatleri» bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «sicilden terkin» tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürenin «hak düşürücü süre» olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekli olduğu, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı …
Benzer bu karardaDava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı ve «temsilcisi» tarafından, şirkete ait aracın tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8300 E. 2022/2150 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hak düşürücü süre · usulden reddi · hukuki yarar · ek tasfiye · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; dava konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında 06/03/2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın 28/09/2020’de açıldığı ve Kanunun geçici 7.maddesinin 15.bendinde yer alan "Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket ve kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket ve kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü birlikte dikkate alındığında silinme tarihinden dava açılma tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’«sen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2387 – 2021/6034 sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu kararda… i.'nin 06/03/2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca re'sen silindiği, eldeki davanın 28/09/2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla beş yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği tespiti doğru ise de; beş yıllık hak düşürücü sürenin dava şartı olmayıp, davanın esası ile ilgili olduğu, yani davacının bir daha eldeki davayı açamayacağı ve mahkemenin kararının «kesin» hüküm teşkil edeceği gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğinden yeniden yargılama y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2387 E. 2021/6034 K.
Ortak:hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket ortağı tarafından, şirkete ait taşınmaz ve araçların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiği, davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta sicil «kaydı» silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket «malvarlığının» tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · ticaret sicilinden terkin · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicilinden terkin» edilen sermaye şirketleri ile kooperatiflerin üzerinde herhangi bir mal varlığının olduğunun sonradan anlaşılması veya ilgili şirket veya kooperatifin faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmek istemesi durumlarında ya da şirketten veya kooperatiften kişinin alacağının bulunması halinde ticaret sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ihya» yoluna gidilmesi gerektiğini, ihyası istenilen şirketin «kaydının» 10/03/2014 tarihinde sicilden resen silindiği ve huzurdaki davanın beş yıllık sürenin bitiminde 04/11/2019 tarihinde açılmış olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen şirketin adına kayıtlı taşınmaz «malvarlığının» tasfiyesinin sağlanması amacıyla «ihyası» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5869 E. , 2022/2253 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.12.2020 tarih ve 2020/37 E- 2020/343 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2021/576 E- 2021/776 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, terkin edilen ve geçici ihyasını talep ettikleri Balkanoğlu Tarım Orman Ürünleri İnşaat Sanayi Turizm Yatırım ve Pazarlama Limited Şirketi'nde pay sahibi olduğunu, şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 2013 yılında re'sen terkin edildiğini, ancak terkinden önce şirket hakkında icra takipleri yapılmış olduğunu, şirket adına kayıtlı taşınmazlar ve araçlar bulunduğunu, şirketin ve ortaklarının vergi borçları, sigorta borçları nedeniyle şirket adına kayıtlı taşınmazlara icraen haciz konulduğunu, şirketin vergi borçları ve sosyal sigorta borçlarının 2018 yılında müvekkili ve eşi Ahmet Balkanoğlu tarafından ödendiğini, yapılan bu öedemlerin şirketten tahsil edilemediğini ileri sürerek söz konusu şirketin geçici ihyası ile tasfiye memuru atanmasına ve karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, dava konusu şirketin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan 28/04/2011 tarihinde kaydı silindiği için 22/07/2013 tarihi itibariyle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'sen terkin edildiğini, silinme işleminin usulüne uygun olduğundan müdürlüklerinin bu hususta herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; ihyası istenen şirketin 22/07/2013 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiği, davacının dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca 2013 yılında re'sen terkin yapılan şirket hakkında 5 yıl geçtikten sonra 2020 yılında ikame edilen davanın 6102 sayılı Kanunun Geçici 7/15. maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK Geçici 7/15.maddesi gereğince hukuki menfaatleri bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde şirketin ihyasını isteyebilecekleri, sicilden terkin tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürenin hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekli olduğu, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin adına kayıtlı malvarlığının tasfiyesinin sağlanması amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2017/363 E. - 2017/814 K. ve 14/10/2021 tarih ve 2021/2387 E. - 2021/6034 K. sayılı ilamlarında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirket ortağı tarafından, şirkete ait taşınmaz ve araçların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,23/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755355400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz