6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6242 E. 2013/5079 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyan yükümlülüğü uygun illiyet bağı hayat sigortası bozma sonrası karar sigorta teminatı davanın konusu illiyet bağı lehtar sigorta sözleşmesi riziko muacceliyet zamanaşımı def'i mirasçılık def'i temlik ihbar dava sebebi zamanaşımı teminat temsil

Atıf yapılan mevzuat: Sigortacılık K.

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2010 gün ve 2010/4100-7861 E.K sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizce reddedilmiştir.

Bozma sonrası açılan birleşen davada davacı vekili, dava konusu poliçede dava dışı ... (...)'ın dain mürtein olduğunu, bu bankadan kullanılan konut kredisinin poliçe ile teminat altına alındığını, 228.000.00 TL kredi borcunun asıl davanın davacısı tarafından ödenerek, tüm mirasçıları temsilen poliçe kapsamı ve olaydan doğan tazminat haklarının müvekkiline temlik edildiğini, asıl davada sadece dava tarihine kadar olan 22.841.30 TL'nin dava konusu edildiğini ve kredi bedelinin temlik edence yatırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 205.158.70 TL tazminatın, tazminat lehtarının davalı şirkete başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, birleşen davada ...'nın 1268. maddesi hükmüne göre zamanaşımı def'inde bulunmuş, temlik alan davacının talebinin sigorta teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bilirkişi raporuna göre, sigortalının ölüm sebebi ile beyan edilmediği belirtilen koroner kalp hastalığı ve tansiyon hastalığı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı ve beyan yükümlülüğünün ihlal edilmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 22.841,30 TL'nin davalıdan tahsili ile temlik alana ödenmesine; birleşen davanın ise, dava tarihinde ... yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, temlik alan vekili temyiz etmiştir.

Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, dava konusu sigorta sözleşmesi 02.....2006 başlangıç tarihli ve on yıl süreli olup, sigorta süresi 02.....2016 tarihinde sona ermektedir. Sigortalı muris, 03.06.2007 tarihinde vefat etmiş, gerçekleşen riziko davalı sigorta şirketine süresinde ihbar edilerek sigorta bedeli muaccel hale gelmiştir. Zamanaşımı süresinin hangi kanuna tabi bulunduğu dava tarihine göre değil, zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihe göre belirlenmelidir. 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nu değiştiren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ise 14.06.2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, riziko tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesinde belirtilen on yıllık zamanaşımı süresinin somut olaya uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13122 E. 2011/14830 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12487 E. 2011/5612 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1852 E. 2010/8120 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14354 E. 2011/7190 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Can sigortası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3971 E. 2011/15644 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1886 E. 2010/8196 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6850 E. 2012/13671 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/6242 E.  ,  2013/5079 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2011/105-2012/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigortası ile sigortalı olan müvekkillerinin babası ...'ın 03.06.2007 tarihinde kalp hastalığı nedeniyle vefat ettiğini, sözleşme yapılırken bu rahatsızlığın gizlenildiği gerekçesiyle davalı tarafından tazminatın ödenmediğini, oysa ölüm nedeninin ince bağırsak tümörü olduğunu ileri sürerek, şimdilik 22.841,31 YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2010 gün ve 2010/4100-7861 E.K sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizce reddedilmiştir.

Bozma sonrası açılan birleşen davada davacı vekili, dava konusu poliçede dava dışı ... (...)'ın dain mürtein olduğunu, bu bankadan kullanılan konut kredisinin poliçe ile teminat altına alındığını, 228.000.00 TL kredi borcunun asıl davanın davacısı tarafından ödenerek, tüm mirasçıları temsilen poliçe kapsamı ve olaydan doğan tazminat haklarının müvekkiline temlik edildiğini, asıl davada sadece dava tarihine kadar olan 22.841.30 TL'nin dava konusu edildiğini ve kredi bedelinin temlik edence yatırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 205.158.70 TL tazminatın, tazminat lehtarının davalı şirkete başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, birleşen davada ...'nın 1268. maddesi hükmüne göre zamanaşımı def'inde bulunmuş, temlik alan davacının talebinin sigorta teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bilirkişi raporuna göre, sigortalının ölüm sebebi ile beyan edilmediği belirtilen koroner kalp hastalığı ve tansiyon hastalığı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı ve beyan yükümlülüğünün ihlal edilmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 22.841,30 TL'nin davalıdan tahsili ile temlik alana ödenmesine; birleşen davanın ise, dava tarihinde ... yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, temlik alan vekili temyiz etmiştir.

Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, dava konusu sigorta sözleşmesi 02.....2006 başlangıç tarihli ve on yıl süreli olup, sigorta süresi 02.....2016 tarihinde sona ermektedir. Sigortalı muris, 03.06.2007 tarihinde vefat etmiş, gerçekleşen riziko davalı sigorta şirketine süresinde ihbar edilerek sigorta bedeli muaccel hale gelmiştir. Zamanaşımı süresinin hangi kanuna tabi bulunduğu dava tarihine göre değil, zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihe göre belirlenmelidir. 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nu değiştiren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ise 14.06.2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, riziko tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesinde belirtilen on yıllık zamanaşımı süresinin somut olaya uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temlik alan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden temlik alana iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453813800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.