Can sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3971 E. 2011/15644 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
can sigortası↗ hayat sigortası↗ zamanaşımı defi↗ ek tasfiye↗ iflas↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, can sigortası niteliğinde bulunan ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı can sigortalarında ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, tasfiye ve iflas işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, son bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı emrine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tevdi olunacağı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına yatırılan bu paraların iki sene içinde sahipleri tarafından aranmadığı takdirde Devlete intikal edeceği düzenlenmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu, 14.06.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de, davaya konu poliçenin düzenlendiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkinin 7397 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hayat sigortasından kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14354 E. 2011/7190 K.
Ortak:can sigortası · hayat sigortası · zamanaşımı defi · ek tasfiye · iflas · sigorta poliçesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Dava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
… ndiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği «primi» geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi …
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1852 E. 2010/8120 K.
Ortak:can sigortası · hayat sigortası · zamanaşımı defi · ek tasfiye · iflas · sigorta poliçesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Dava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
… tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin «vade tarihi» ve davanın açıldığı 27.10.2006 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan sözkonusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · vade tarihi · muacceliyet · vade
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 1332 nci maddesinde sigorta bedelini «muacceliyetine» ilişkin «mal sigortalarına» yollama yapıldığı TTK’nun 1268 nci maddesinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin öngörüldüğü, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmuş oldu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin «vade tarihi» ve davanın açıldığı 27.10.2006 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan sözkonusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1886 E. 2010/8196 K.
Ortak:can sigortası · hayat sigortası · sigorta poliçesi · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaDava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık «zamanaşımı» süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · def'i · eksik inceleme · teminat
Benzer bu kararda… mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından «denetime elverişli» bir şekilde tartışılması, davalının «zamanaşımı def»'inin bu bağlamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu hükme göre, «hayat sigortalarında» ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani «muaccel» hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paraların sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6727 E. 2011/295 K.
Ortak:can sigortası · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı şekilde TTK’nun 1268. maddesi dayanak yapılarak, «zamanaşımı» yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK.nun 1268. maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesinde «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesi hükmünün «can sigortalarının» bir türü olan ferdi kaza «sigorta sözleşmesine» dayalı istem yönünden tartışılması ve değerlendirilmesi gerekirken, bu nokta üzerinde durulmayarak yazılı şekilde «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 1268. maddesi gereğince 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · muacceliyet
Benzer bu karardaDava, ferdi kaza «sigorta sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu hükme göre, «can sigortalarında» ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani «muaccel» hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paralar sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesi hükmünün «can sigortalarının» bir türü olan ferdi kaza «sigorta sözleşmesine» dayalı istem yönünden tartışılması ve değerlendirilmesi gerekirken, bu nokta üzerinde durulmayarak yazılı şekilde «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12487 E. 2011/5612 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta poliçesi · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaAnılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hayat «sigortası sözleşmelerinden doğan» tüm talep haklarının iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, taraflar arasında düzenlenen haya …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortası Genel Şartları uyarınca «sigorta sözleşmesinden doğan» tüm talep haklarının iki yılda «zamanaşımına» uğrayacağı, «zamanaşımı başlangıcının» sigorta alacağının «muaccel» hale gelmesi gereken gün olduğu ve bu sürenin 05.08.2008 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir başka anlatımla davaya konu alacağın istenebilir hale geldiği tarih itibari ile dava 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı başlangıcı · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · muacceliyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortası Genel Şartları uyarınca «sigorta sözleşmesinden doğan» tüm talep haklarının iki yılda «zamanaşımına» uğrayacağı, «zamanaşımı başlangıcının» sigorta alacağının «muaccel» hale gelmesi gereken gün olduğu ve bu sürenin 05.08.2008 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hayat «sigortası sözleşmelerinden doğan» tüm talep haklarının iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, taraflar arasında düzenlenen haya …
-
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13122 E. 2011/14830 K.
Ortak:hayat sigortası · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaAnılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasında 09.01.1974 başlangıç tarihli 30 yıl süreli hayat Sigortası Sözleşmesi bulunduğu, TTK'nun 1268 ve 1332/ «son» maddeleri uyarınca «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tüm taleplerin 2 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı ve sigortalının «rizikonun» gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmek zorunda olduğu, sigorta bedelinin bu sürenin sonuda «muaccel» olacağı, somut uyuşmazlıkta ise riziko gerçekleşmeden poliçenin 09.01.2004 tarihinde sona erdiği, davacının 24.11.2006 tarihinde davalı kayıtlarına giren 21.11.200 …
1- Dava, «hayat sigortası sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla sigorta bedelinin tahsili istemi yönünden «zamanaşımı» süresi 09.01.2004 tarihinde işlemeye başlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · riziko · muacceliyet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasında 09.01.1974 başlangıç tarihli 30 yıl süreli hayat Sigortası Sözleşmesi bulunduğu, TTK'nun 1268 ve 1332/ «son» maddeleri uyarınca «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tüm taleplerin 2 yılda «zamanaşımına» uğrayacağı ve sigortalının «rizikonun» gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu sigortacıya bildirmek zorunda olduğu, sigorta bedelinin bu sürenin sonuda «muaccel» olacağı, somut uyuşmazlıkta ise riziko gerçekleşmeden poliçenin 09.01.2004 tarihinde sona erdiği, davacının 24.11.2006 tarihinde davalı kayıtlarına giren 21.11.200 …
Somut olayda gerçekleşen bir «riziko» söz konusu olmadığından, sigorta bedelinin «muaccel» hale gelmesi için sigortacıya her hangi bir bildirimde bulunmaya da gerek yoktur.
1- Dava, «hayat sigortası sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Oysa dava konusu «sigorta sözleşmesi» 09.01.1974 başlangıç tarihli ve otuz yıl süreli olup, sigorta süresi 09.01.2004 tarihinde sona ermekte, davacı da poliçede süre sonu sigorta bedeli olarak belirtilen (72.460) TL.’nın tahsilini talep etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6014 E. 2011/8990 K.
Ortak:can sigortası · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Benzer bu kararda… e, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, «ıslah» talebinin «zamanaşımına» uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden «maddi tazminat» talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden davanın atiye «terke» bırakılması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi «masrafı» olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir.
Oysa, davacı ile davalı ... arasındaki ilişki taşıma ilişkisi olduğundan TTK’nun 806. maddesi ile aynı Yasa'nın 767. maddesinin 5.bendi hükümlerine göre «zamanaşımı» süresi Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıldır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · def'i · bilirkişi incelemesi · ıslah · terkin · dosya masrafı
Benzer bu kararda… taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi «masrafı» olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir.
… mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından «denetime elverişli» bir şekilde tartışılması, davalı Genel Sigorta A.Ş.'nin «zamanaşımı def»'inin bu bağlamda değerlendirilmesi, yine davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden de BK’nun 125. maddesi hükmü nazara alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «ıslah» edilen miktarla ilgili yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
… e, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, «ıslah» talebinin «zamanaşımına» uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden «maddi tazminat» talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden davanın atiye «terke» bırakılması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3971 E. , 2011/15644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2008/280-2009/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu olan ...'in 11.07.2006 tarihinde geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybettiğini, muris ...'in davalı şirket nezdinde 24.10.2005 başlangıç tarihli kaza sigortası yaptırdığını, müvekkillerinin bu poliçeye dayalı olarak davalı şirkete müracaat ettiklerini ve sigorta bedelinin ödenmesini talep ettiklerini, sigorta primlerinin ödenmediği gerekçesiyle müvekkillerinin taleplerinin kabul edilmediğini, ancak davalı şirketin TTK'nun 1297. maddesinde öngörülen şekilde hareket etmediğini, bu nedenle davalının sigorta bedelini ödeme k zorunda olduğunu ileri sürerek, 35.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ferdi kaza sigortası genel şartlarının 20. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, somut olayda bu sürenin geçtiğini, prim ödemeleri yapılmadığı için sigorta poliçesinin iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, can sigortası niteliğinde bulunan ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı can sigortalarında ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, tasfiye ve iflas işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, son bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı emrine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tevdi olunacağı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına yatırılan bu paraların iki sene içinde sahipleri tarafından aranmadığı takdirde Devlete intikal edeceği düzenlenmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu, 14.06.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de, davaya konu poliçenin düzenlendiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkinin 7397 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hayat sigortasından kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034232100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz