Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1886 E. 2010/8196 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
can sigortası↗ hayat sigortası↗ muacceliyet↗ zamanaşımı def'i↗ denetime elverişlilik↗ def'i↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının maluliyete dayalı olarak davalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin teminat dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olaya etkisi üzerinde durulmamış olup, dava salt TTK.nun 1268 nci maddesi dayanak yapılarak, zamanaşımı yönünden reddedilmiştir. TTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve can sigortalarında ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir. Bu hükme göre, hayat sigortalarında ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani muaccel hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paraların sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C. Merkez Bankası’na tevdi edilecektir. Doktrinde, bu madde hükmünün uyuşmazlığın sigorta bedeline inhisar etmesi halinde, TTK.nun 1268 nci maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresini uzattığı görüşü hakimdir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından denetime elverişli bir şekilde tartışılması, davalının zamanaşımı def'inin bu bağlamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6727 E. 2011/295 K.
Ortak:can sigortası · muacceliyet · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık «zamanaşımı» süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı şekilde TTK’nun 1268. maddesi dayanak yapılarak, «zamanaşımı» yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK.nun 1268. maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesinde «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
Bu hükme göre, «can sigortalarında» ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani «muaccel» hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paralar sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesi hükmünün «can sigortalarının» bir türü olan ferdi kaza «sigorta sözleşmesine» dayalı istem yönünden tartışılması ve değerlendirilmesi gerekirken, bu nokta üzerinde durulmayarak yazılı şekilde «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, ferdi kaza «sigorta sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesi hükmünün «can sigortalarının» bir türü olan ferdi kaza «sigorta sözleşmesine» dayalı istem yönünden tartışılması ve değerlendirilmesi gerekirken, bu nokta üzerinde durulmayarak yazılı şekilde «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1852 E. 2010/8120 K.
Ortak:can sigortası · hayat sigortası · muacceliyet · sigorta poliçesi · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık «zamanaşımı» süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
Bu hükme göre, «hayat sigortalarında» ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani «muaccel» hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paraların sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 1332 nci maddesinde sigorta bedelini «muacceliyetine» ilişkin «mal sigortalarına» yollama yapıldığı TTK’nun 1268 nci maddesinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin öngörüldüğü, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmuş oldu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin «vade tarihi» ve davanın açıldığı 27.10.2006 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan sözkonusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · vade tarihi · zamanaşımı defi · vade · ek tasfiye · iflas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
… tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin «vade tarihi» ve davanın açıldığı 27.10.2006 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan sözkonusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 1332 nci maddesinde sigorta bedelini «muacceliyetine» ilişkin «mal sigortalarına» yollama yapıldığı TTK’nun 1268 nci maddesinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin öngörüldüğü, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmuş oldu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14354 E. 2011/7190 K.
Ortak:can sigortası · hayat sigortası · sigorta poliçesi · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık «zamanaşımı» süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
… ndiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği «primi» geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · ek prim · ek tasfiye · iflas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği «primi» geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi …
… ndiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3971 E. 2011/15644 K.
Ortak:can sigortası · hayat sigortası · sigorta poliçesi · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık «zamanaşımı» süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · ek tasfiye · iflas · ihtarname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6850 E. 2012/13671 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta poliçesi · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olaya etkisi üzerinde durulmamış olup, dava salt TTK.nun 1268 nci maddesi dayanak yapılarak, «zamanaşımı» yönünden reddedilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sözü geçen kanunun 19. maddesinde, 6762 sayılı TTK ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunundan farklı olarak «hayat sigortaları» için 10 yıllık «zamanaşımı» süresi öngörülmüş olup, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, söz konusu sürenin sigorta bedeline ilişkin uyuşmazlıklar yönünden cari olduğu kabul edilmektedir.
… n yaşa bağlı olarak ortaya çıktığı ve daha önce mevcut bir rahatsızlığına dayalı bulunmadığı ancak davacının maluliyetine ilişkin riskin 02/05/2006 tarihli teşhiste «kesin» biçimde belirlendiği, davacının da bu rapora dayandığı, TTK’nun 1268 inci maddesinde belirtilen iki yıllık zaman aşımı süresinin «ıslah» tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL’nın 17/11/2006 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile arttırılan tutara ilişkin talebin ise «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · ıslah · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n yaşa bağlı olarak ortaya çıktığı ve daha önce mevcut bir rahatsızlığına dayalı bulunmadığı ancak davacının maluliyetine ilişkin riskin 02/05/2006 tarihli teşhiste «kesin» biçimde belirlendiği, davacının da bu rapora dayandığı, TTK’nun 1268 inci maddesinde belirtilen iki yıllık zaman aşımı süresinin «ıslah» tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL’nın 17/11/2006 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile arttırılan tutara ilişkin talebin ise «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Bir başka anlatımla somut uyuşmazlıkta uygulanacak olan «zamanaşımı» süresi 6762 Sayılı TTK’nun 1268. maddesi uyarınca 2 yıl değil, mülga Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi olup, davacı tarafça yapılan «ıslah» tarihi itibari ile «rizikonun» meydana gelmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı göz önüne alınmaksızın davanın ıslah edilen kısmının reddine karar verilmesi doğru görü …
Taraflar arasında düzenlenen poliçe, «hayat sigortasına» ilişkin olup, gerek poliçe tanzim tarihi, gerekse «rizikonun» meydana geldiği tarih itibari ile uyuşmazlığa mülga Sigorta Murakabe Kanunu'nun uygulanması gerektiği açıktır.
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12321 E. 2011/396 K.
Ortak:zamanaşımı · teminat · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olaya etkisi üzerinde durulmamış olup, dava salt TTK.nun 1268 nci maddesi dayanak yapılarak, «zamanaşımı» yönünden reddedilmiştir.
Benzer bu kararda… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar kararın davacı vekilince temyizi üzerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1886 E. , 2010/8196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.09.2008 tarih ve 2007/316-2008/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, Türkiye'nin değişik bölgelerinde askeri birliklerde subay olarak görev yaptığını, görev yaptığı yerlerde gördüğü usulsüzlük ve yolsuzluklarla mücadele ettiğini, bu yüzden dayanaksız cezalara çarptırıldığını, kendisine yaşatılan sorunlar nedeniyle ve içine düştüğü bunalım sonucunda emekli edildiğini, TSK Mehmetçik Vakfına Malüliyet Teminatını almak için 22.03.2004'de başvuruda bulunduğunu, davalı ... tarafından evraklarının incelenmesi sonucu rahatsızlığının bir kaza sonucunda oluşmadığının tespit edildiği belirtirerek mehmetçik ferdi kaza ve maluliyet sigortası kapsamında ödenmesi gereken tazminat isteminin reddedildiğini ileri sürerek, 12.000,00 YTL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı isteminin 15.04.2004 tarihli yazıyla reddedildiğini, esasen talep edilen tazminatın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının maluliyete dayalı olarak davalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin teminat dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, “Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine” dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olaya etkisi üzerinde durulmamış olup, dava salt TTK.nun 1268 nci maddesi dayanak yapılarak, zamanaşımı yönünden reddedilmiştir. TTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve can sigortalarında ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir. Bu hükme göre, hayat sigortalarında ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani muaccel hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paraların sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C.
Merkez Bankası’na tevdi edilecektir. Doktrinde, bu madde hükmünün uyuşmazlığın sigorta bedeline inhisar etmesi halinde, TTK.nun 1268 nci maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresini uzattığı görüşü hakimdir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından denetime elverişli bir şekilde tartışılması, davalının zamanaşımı def'inin bu bağlamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026205100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz