6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12487 E. 2011/5612 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı başlangıcı hayat sigortası sözleşmeden doğan dava sigorta sözleşmesi muacceliyet sigorta poliçesi zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: Sigortacılık K.

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan tüm talep haklarının iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımı başlangıcının sigorta alacağının muaccel hale gelmesi gereken gün olduğu ve bu sürenin 05.08.2008 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hayat sigortası sözleşmelerinden doğan tüm talep haklarının iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, taraflar arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesinin 05.08.1976 başlangıç tarihli, 30 yıl süreli ve 05.08.2006 bitiş tarihli olduğu, davacının talep hakkının 05.08.2006 tarihinde doğduğu ve bu tarih itibari ile yürürlükte olan 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu tartışmasızdır. Bir başka anlatımla davaya konu alacağın istenebilir hale geldiği tarih itibari ile dava 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Nitekim Sigorta Murakabe Kanununu tümüyle yürürlükten kaldıran 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun yürürlüğe giriş tarihi de 14.06.2007 olup, sonradan yapılan bu değişikliğin alacaklının talep hakkına menfi yönde etki etmesi düşünülemez. Bu durumda, davanın, süresi içinde 23.12.2008 tarihinde açıldığı değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13122 E. 2011/14830 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Can sigortası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3971 E. 2011/15644 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1852 E. 2010/8120 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14354 E. 2011/7190 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6242 E. 2013/5079 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6850 E. 2012/13671 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/12487 E.  ,  2011/5612 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Vezirköprü 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2008/239 - 2009/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin 30 yıl boyunca primleri düzenli olarak ödediğini ancak bu sürenin sonunda davalı tarafça davacıya 16,50 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, 8.500 TL’nın sigorta sözleşmesinin bitim tarihi olan 05.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan tüm talep haklarının iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımı başlangıcının sigorta alacağının muaccel hale gelmesi gereken gün olduğu ve bu sürenin 05.08.2008 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hayat sigortası sözleşmelerinden doğan tüm talep haklarının iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, taraflar arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesinin 05.08.1976 başlangıç tarihli, 30 yıl süreli ve 05.08.2006 bitiş tarihli olduğu, davacının talep hakkının 05.08.2006 tarihinde doğduğu ve bu tarih itibari ile yürürlükte olan 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu tartışmasızdır. Bir başka anlatımla davaya konu alacağın istenebilir hale geldiği tarih itibari ile dava 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Nitekim Sigorta Murakabe Kanununu tümüyle yürürlükten kaldıran 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun yürürlüğe giriş tarihi de 14.06.2007 olup, sonradan yapılan bu değişikliğin alacaklının talep hakkına menfi yönde etki etmesi düşünülemez. Bu durumda, davanın, süresi içinde 23.12.2008 tarihinde açıldığı değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023423700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.