6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14354 E. 2011/7190 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
can sigortası hayat sigortası zamanaşımı defi ek prim ek tasfiye iflas sigorta poliçesi zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · Sigortacılık K. — Sigortacılık K. 45 · TTK — TTK 1268

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği primi geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle TTK'nun 1268. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı can sigortalarında ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, tasfiye ve iflas işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, son bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı emrine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tevdi olunacağı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına yatırılan bu paraların iki sene içinde sahipleri tarafından aranmadığı takdirde Devlete intikal edeceği düzenlenmiştir.

7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu 14.06.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin düzenlendiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hayat sigortasından kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Can sigortası 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3971 E. 2011/15644 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1852 E. 2010/8120 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1886 E. 2010/8196 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13222 E. 2011/15826 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13122 E. 2011/14830 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12487 E. 2011/5612 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6727 E. 2011/295 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14354 E.  ,  2011/7190 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/02/2009 tarih ve 2008/331-2009/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde hayat sigortası poliçesi yaptırdığını, son ödemesini 24.06.2004 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra maddi olarak zor duruma düştüğünden ödemeleri yapamadığını ve sigorta poliçesini iptal ettiğini, ödenen paranın iadesinin istenilmesine rağmen davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 9.000 USD karşılığı Türk parasının ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hayat sigortası genel şartlarına tabi olarak hayat sigortasının bir çeşidi olan karma nitelikteki sigorta sözleşmesi akdedildiğini, davacının 24.06.2004 tarihinden sonra ödeme yapmadığını ve müvekkiline başvurarak sigorta ilişkisini sona erdirdiğini bildirdiğini, davanın TTK'nun 1268. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, davacının tazminat talep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği primi geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle TTK'nun 1268. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı can sigortalarında ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, tasfiye ve iflas işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, son bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı emrine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tevdi olunacağı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına yatırılan bu paraların iki sene içinde sahipleri tarafından aranmadığı takdirde Devlete intikal edeceği düzenlenmiştir.

7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu 14.06.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin düzenlendiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hayat sigortasından kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028296500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.