6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8481 E. 2013/11688 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası yargı yolu iflas idaresi malvarlığına ilişkin dava pasif husumet yokluğu derdestlik dolandırıcılık tmsf pasif husumet husumet yokluğu limited şirket iflas dahili dava husumet i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53 · TTK — TTK 32TTK 336 · İİK — İİK 237

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalılardan TMSF ve ... aleyhine açılan davada idari yargının görevli olduğu, davalılardan ... Bankası İflas İdaresi ve ...'a husumet yöneltilemeyeceği, davacının kendi imzasını kapsayan talimatı ile hesabın ... aktarılmasını istediği ve ... Limitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle, davalı ... ve ... ... Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ... Bankası ... Limited'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve TMSF ve ...'na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar dahil ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... Bankası A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ... Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... Bankası yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği kuşkusuzdur.

Bu durum karşısında, mahkemece, davalı ... ile davalı Müflis ... Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı BK'nın 53'üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 41. ve TTK'nın 32l/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Aynı vekilin, davalı Müflis ... Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ... Bankası ... Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12485 E. 2014/2537 K.

    Ortak: · dava şartı · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2027 E. 2013/174 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1446 E. 2012/17031 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hizmet kusuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11866 E. 2016/8383 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15970 E. 2012/14711 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6507 E. 2013/5951 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8481 E.  ,  2013/11688 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2009 tarih ve 2005/308-2009/808 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan TMSF vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ... Bankası ... Şubesi'nde döviz hesabı açtırdığını, tasarruflarını ... ... Bankası bünyesinde değerlendirmek istediğini ve hesap karşılığında kendisine hesap cüzdanı verildiğini, hesap cüzdanı üzerinde davalı ... Limited ibaresi bulunsada davacının parasını ...Bankasına yatırdığını, daha sonra ... Bankası ... mevduatları ödemede sıkıntıya düştüğünü ve bankanın yönetiminin davalı TMSF'ye intikal ettiğini, işlem sırasında ... Bankası ... çalışanlarının müvekkilini hiçbir şekilde bilgilendirmediğini, davalı ...'ın ... Bankası'nın yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalıların dava konusu meblağdan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 400.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Müflis ... Bankası İflas İdaresi vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.

Davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve TMSF vekilleri, davanın yargı yolu, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalılardan TMSF ve ... aleyhine açılan davada idari yargının görevli olduğu, davalılardan ... Bankası İflas İdaresi ve ...'a husumet yöneltilemeyeceği, davacının kendi imzasını kapsayan talimatı ile hesabın ... aktarılmasını istediği ve ... Limitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle, davalı ... ve ... ... Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ... Bankası ... Limited'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve TMSF ve ...'na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar dahil ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... Bankası A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ... Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.

Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... Bankası yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği kuşkusuzdur.

Bu durum karşısında, mahkemece, davalı ... ile davalı Müflis ... Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı BK'nın 53'üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 41. ve TTK'nın 32l/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Aynı vekilin, davalı Müflis ... Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ... Bankası ... Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin TMSF ve ...'na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı TMSF'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453180900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.