Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8481 E. 2013/11688 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ yargı yolu↗ iflas idaresi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ pasif husumet yokluğu↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ limited şirket↗ iflas↗ dahili dava↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalılardan TMSF ve ... aleyhine açılan davada idari yargının görevli olduğu, davalılardan ... Bankası İflas İdaresi ve ...'a husumet yöneltilemeyeceği, davacının kendi imzasını kapsayan talimatı ile hesabın ... aktarılmasını istediği ve ... Limitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle, davalı ... ve ... ... Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ... Bankası ... Limited'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve TMSF ve ...'na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar dahil ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... Bankası A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ... Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... Bankası yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, mahkemece, davalı ... ile davalı Müflis ... Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı BK'nın 53'üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 41. ve TTK'nın 32l/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Aynı vekilin, davalı Müflis ... Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ... Bankası ... Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12485 E. 2014/2537 K.
Ortak:iflas idaresi · derdestlik · dolandırıcılık · husumet yokluğu · iflas · dahili dava · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · Tahsil
İncelediğiniz karardaBankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ...
Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ...
Bankası İflas İdaresi ve ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının kendi imzasını kapsayan talimatı ile hesabın ... aktarılmasını istediği ve ...
Benzer bu karardaBankası «iflas idaresi» aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davalılar K..
U.. müflis banka yönetiminde yer almadığından bu kişiler hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davacının Türkiye İ.
Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı K..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaK.. hakkında açılmış bulunan «davadan feragat» edildiği gerekçesiyle, S..
Bank T.A.Ş. ve «yönetim kurulu» başkanlığı yapmış olmaları sebebiyle bu kişiler hakkında açılan davanın subut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2027 E. 2013/174 K.
Ortak:kayıt kabul davası · yargı yolu · malvarlığına ilişkin dava · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Limitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın «yargı yolu» nedeniyle, davalı ... ve ... ...
Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar «dahil» ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle …
Benzer bu karardaBankası' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bankası , ... ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeniyle, davalı ... ve ... hakkındaki davasının «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, 203.015.89 TL'nın davalı ... .'den tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ...ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında ... bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin mey …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · tüzel kişilik
Benzer bu karardaBank ... . hesabında ve ...'ta olup, söz konusu bu «tüzel kişiliğin» doğrudan davacının parasal taleplerinden sorumlu olduğu ve yaşanan gelişmeler ve mevduatın ödenmemesinden dolayı borçlu sıfatına haiz bulunduğu, davacının davalı ... ve ... hakkındaki talepleri yönünden ise yasa ve idare kararına dayanılarak tesis edilen idari eylem ve işlemlerin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının ve bu nedenle idarenin sorumlu olup olmadığının tartışılıp tespit edileceği makamın adli yargı değil idare hukukuna göre idari yargı olduğu, sorumlu tutulan bu şirket hakkında verilen kararın «infazının» mümkün olup olmayacağının bu aşamada belli olmayacağı, infazının mümkün olmadığı takdirde davacı bu şirket adına işlem yapan banka ve şirket aleyhine dava açabilec …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1446 E. 2012/17031 K.
Ortak:kayıt kabul davası · malvarlığına ilişkin dava · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar «dahil» ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle …
Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · temsil
Benzer bu karardaŞ.'e yönünden açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun «sorumluluk davası» bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
4-Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; mahkemece, her bir davalı hakkındaki dava farklı gerekçelerle ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille «temsil» ettirmiş olan davalılar yararına tek vekâlet ücretine takdir edilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.
Ortak:kayıt kabul davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar «dahil» ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle …
Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu karardaİmar Bankası A.Ş’nin «iflasına» karar verildiği, davacının alacak kayıt isteminin kabul edilmediği, hakkındaki bu davanın «kayıt kabul davası» olarak görüleceği de dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… , müvekkilinin parasını gerçekte davalı T.İmar Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, dava …
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ...-shore bankası nezdinde açıldığı, bu davalının aczi halinde diğer davalı banka ve sorumlularına karşı başvurulabileceği, anılan davalılara karşı davanın zamansız açıldığı, diğer davalılara karşı açılan davanın alınan idari kararlara dayandığı, bu kararların mahkemece tartışılamayacağı, uyuşmazlığın idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu, off-shore şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 100.000 YTL’nin bu davalıdan tahsiline, davalı BDDK ve ... hakkındaki davanın «görevsizlik» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, zamansız açıldığından reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11866 E. 2016/8383 K.
Ortak:iflas idaresi · derdestlik · dolandırıcılık · pasif husumet · iflas · dahili dava · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ...
Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ...
Bankası İflas İdaresi ve ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının kendi imzasını kapsayan talimatı ile hesabın ... aktarılmasını istediği ve ...
Benzer bu karardaBankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ... hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla «görevsizlik» nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların «pasif husumet ehliyetleri» bulunmaması sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu n …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · sıra cetveli · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaBankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ... hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla «görevsizlik» nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların «pasif husumet ehliyetleri» bulunmaması sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş Yönetim Kurulunda «görevli» oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15970 E. 2012/14711 K.
Ortak:kayıt kabul davası · yargı yolu · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalılardan TMSF ve ... aleyhine açılan davada idari yargının «görevli» olduğu, davalılardan ...
Limitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın «yargı yolu» nedeniyle, davalı ... ve ... ...
Benzer bu karardaYönünden davacının ilk önce paranın «havale» edildiği İmar Bankası Off Shore Limited'e başvurmadan, o banka adına işlem yaptığı savunan bu davalı aleyhine dava açılmasının ve böyle bir davanın bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... yönünden, davalının 4389 sayılı Kanun'un 24/6-3 maddesi gereğince atanmış olmasından dolayı bu kişilerin idari işlemlere dayalı olarak «görevlendirildiği» ve kendisine de bu nedenle talep yöneltildiğinden bu davalı yönünden idari yargının görevli olacağı, davalı ... yönünden İmar Bankası kurucu hissedarlarından olup, banka «tüzel kişiliğinin» de TMSF tarafından el konulması ve davalıya karşı bankadan kaynaklanan alacak taleplerinin müflis banka yönünden verilen aynı gerekçe ile zamansız açılmış dava niteliği taşıdığı, davalı TMSF ve BDDK yönünden bu kurulların idari eylem ve işlemlerinin hukuka uygun yürütülüp, yürütülmediğinin, işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının tespit edileceği makam adli yargı değil, idari yargı olacağı gerekçesiyle davalı TMSF, BDDK ve ... hakkında açtığı davasının «yargı yolu» yanlışlığı nedeni ile reddine, davalı ...A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeni ile reddine, davalı ...
2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · eda davası · tüzel kişilik · hukuki yarar · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının İmar Bankası Off Shore Limited talebi yönünden, «eda davası» açma imkanı bulunduğu hallerde tespit istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.
Yönünden davacının ilk önce paranın «havale» edildiği İmar Bankası Off Shore Limited'e başvurmadan, o banka adına işlem yaptığı savunan bu davalı aleyhine dava açılmasının ve böyle bir davanın bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... yönünden, davalının 4389 sayılı Kanun'un 24/6-3 maddesi gereğince atanmış olmasından dolayı bu kişilerin idari işlemlere dayalı olarak «görevlendirildiği» ve kendisine de bu nedenle talep yöneltildiğinden bu davalı yönünden idari yargının görevli olacağı, davalı ... yönünden İmar Bankası kurucu hissedarlarından olup, banka «tüzel kişiliğinin» de TMSF tarafından el konulması ve davalıya karşı bankadan kaynaklanan alacak taleplerinin müflis banka yönünden verilen aynı gerekçe ile zamansız açılmış dava niteliği taşıdığı, davalı TMSF ve BDDK yönünden bu kurulların idari eylem ve işlemlerinin hukuka uygun yürütülüp, yürütülmediğinin, işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının tespit edileceği makam adli yargı değil, idari yargı olacağı gerekçesiyle davalı TMSF, BDDK ve ... hakkında açtığı davasının «yargı yolu» yanlışlığı nedeni ile reddine, davalı ...A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeni ile reddine, davalı ...
2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6507 E. 2013/5951 K.
Ortak:yargı yolu · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaLimitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın «yargı yolu» nedeniyle, davalı ... ve ... ...
Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
… rarı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı BK'nın 53'üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 41. ve TTK'nın 32l/«son» maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmas …
Benzer bu karardaLtd.'ne başvurulması gerektiği, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., SPK, ... yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise erkan açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla ...
… arı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 saylı BK'nın 53. maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Kanunun 41. ve 6762 sayılı ...'nın 321/«son» maddeleri uyarınca davalıların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8481 E. , 2013/11688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2009 tarih ve 2005/308-2009/808 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan TMSF vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Bankası ... Şubesi'nde döviz hesabı açtırdığını, tasarruflarını ... ... Bankası bünyesinde değerlendirmek istediğini ve hesap karşılığında kendisine hesap cüzdanı verildiğini, hesap cüzdanı üzerinde davalı ... Limited ibaresi bulunsada davacının parasını ...Bankasına yatırdığını, daha sonra ... Bankası ... mevduatları ödemede sıkıntıya düştüğünü ve bankanın yönetiminin davalı TMSF'ye intikal ettiğini, işlem sırasında ... Bankası ... çalışanlarının müvekkilini hiçbir şekilde bilgilendirmediğini, davalı ...'ın ... Bankası'nın yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalıların dava konusu meblağdan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 400.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Müflis ... Bankası İflas İdaresi vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve TMSF vekilleri, davanın yargı yolu, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalılardan TMSF ve ... aleyhine açılan davada idari yargının görevli olduğu, davalılardan ... Bankası İflas İdaresi ve ...'a husumet yöneltilemeyeceği, davacının kendi imzasını kapsayan talimatı ile hesabın ... aktarılmasını istediği ve ... Limitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle, davalı ... ve ... ... Bankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ... Bankası ... Limited'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve TMSF ve ...'na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar dahil ... bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... Bankası A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ... Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... Bankası yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, mahkemece, davalı ... ile davalı Müflis ... Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı BK'nın 53'üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 41. ve TTK'nın 32l/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Aynı vekilin, davalı Müflis ... Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ... Bankası ... Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş'nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nın 237. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin TMSF ve ...'na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı TMSF'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453180900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz