6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1446 E. 2012/17031 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası iflas idaresi sorumluluk davası malvarlığına ilişkin dava vekâlet ücreti derdestlik dolandırıcılık tmsf limited şirket iflas dahili dava temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 336 · İİK — İİK 237

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Ltd. aleyhine açılan davanın ispatlanamdığı gerekçesiyle reddine, davalı ... T. A. Ş.'e yönünden açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun sorumluluk davası bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili, katılma yolu ile davalı ...A.Ş İflas İdaresi ve katılma yolu ile davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin TMSF, BDDK ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının ve davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.

Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Davacının davalı ... A.Ş yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Mahkemece bu davalı aleyhine açılan davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan Kıbrıs'ta mukim bulunan İmar Bankası Off-Shore Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

4-Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; mahkemece, her bir davalı hakkındaki dava farklı gerekçelerle ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına tek vekâlet ücretine takdir edilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15970 E. 2012/14711 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4829 E. 2013/14620 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15205 E. 2012/13544 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iflas idaresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5481 E. 2013/8603 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15694 E. 2012/20298 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1446 E.  ,  2012/17031 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2008/382-2010/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, katılma yolu ile davalı ...A.Ş İflas İdaresi ve katılma yolu ile davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin Almanya’da çalışarak biriktirdiği paraları İmar Bankası’nın gurbetçiler için Türk gazetelerinde verdiği Dövize Yüksek Faiz başlıklı ilana aldanarak bankaya yatırdığını ve hesap cüzdanı aldığını, daha sonra 03.07.2003 tarihli kararla bankanın TMSF’na devredildiğini, ayrıca BDDK tarafından Off Shorre’ye para yatıranlara paranın ödenmeyeceği karar altına aldığını, oysa ki müvekkillerinin parayı Off Shore hesabına değil davalı bankaya yatırdığını, davalı banka yanında bu bankanın ve İmar Bank Off Shore Ltd’nin hakim ortağı olan ...’ın da doğan zarardan sorumlu olduğunu, bunun yanında BDDK çalışanı İmar Bankası A.Ş yönetim kurulu üyesi ve daha sonra Müflis İmar Bankası A.Ş Genel Müdürü olan ...

ve temsil ettiği BDDK’nın da zarardan sorumlu olduğunu, TMSF’nun de müvekkillerinin yatırdıkları paranın İmar Bankası bünyesinde olduğunun kabulü sonucu müvekkillerinin yatırdıkları paranın ödemesi gerektiğini ileri sürerek İmar Bank Off Shore Ltd adlı bankanın dava tarihinde bankacılık izninin ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve bu nedenle bu bankadan paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının ve paranın İmar Bankası A.Ş bünyesinde bulunduğunun ve Off Shore’ye aktarılmadığının tespitine, 156.466,53 TL'nın faziyle birlikte davalılar […] İmar […]A.Ş İflas İdaresi, TMSF, BDDK, ... ve ...'dan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı BDDK vekili, kurum aleyhine açılacak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, kendisinin el konulmadan önce bankaya BDDK tarafından yasa gereği yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, Bankalar Yasası’nın değişik 24/6 md gereğince BDDK tarafından atanan görevlilere dava açılamayacağını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı TMSF vekili, müvekkilinin Bankalar Yasası’ndan kaynaklanan yetkileri gereğince İmar Bankası’na el koyduğunu, ayrıca idari işlem olması nedeniyle husumetin idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ...A.Ş vekili, davacıların İmar Bank Off Shore nezdinde hesap açtırdığından ve müflis T. İmar […]A.Ş ile İmar Bank Off Shore Ltd. Hukuken ve fiilen ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğundan kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Ltd. aleyhine açılan davanın ispatlanamdığı gerekçesiyle reddine, davalı ... T. A. Ş.'e yönünden açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun sorumluluk davası bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili, katılma yolu ile davalı ...A.Ş İflas İdaresi ve katılma yolu ile davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin TMSF, BDDK ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının ve davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.

Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.

Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Davacının davalı ... A.Ş yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Mahkemece bu davalı aleyhine açılan davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan Kıbrıs'ta mukim bulunan İmar Bankası Off-Shore Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

4-Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; mahkemece, her bir davalı hakkındaki dava farklı gerekçelerle ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına tek vekâlet ücretine takdir edilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının ve davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan TMSF yararına BOZULMASINA, davalı ... ile TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064399700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.