Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1446 E. 2012/17031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ sorumluluk davası↗ malvarlığına ilişkin dava↗ vekâlet ücreti↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ limited şirket↗ iflas↗ dahili dava↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Ltd. aleyhine açılan davanın ispatlanamdığı gerekçesiyle reddine, davalı ... T. A. Ş.'e yönünden açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun sorumluluk davası bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, katılma yolu ile davalı ...A.Ş İflas İdaresi ve katılma yolu ile davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin TMSF, BDDK ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının ve davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.
Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davacının davalı ... A.Ş yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Mahkemece bu davalı aleyhine açılan davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan Kıbrıs'ta mukim bulunan İmar Bankası Off-Shore Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; mahkemece, her bir davalı hakkındaki dava farklı gerekçelerle ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına tek vekâlet ücretine takdir edilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.
Ortak:kayıt kabul davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu karardaİmar Bankası A.Ş’nin «iflasına» karar verildiği, davacının alacak kayıt isteminin kabul edilmediği, hakkındaki bu davanın «kayıt kabul davası» olarak görüleceği de dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… , müvekkilinin parasını gerçekte davalı T.İmar Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, dava …
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ...-shore bankası nezdinde açıldığı, bu davalının aczi halinde diğer davalı banka ve sorumlularına karşı başvurulabileceği, anılan davalılara karşı davanın zamansız açıldığı, diğer davalılara karşı açılan davanın alınan idari kararlara dayandığı, bu kararların mahkemece tartışılamayacağı, uyuşmazlığın idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu, off-shore şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 100.000 YTL’nin bu davalıdan tahsiline, davalı BDDK ve ... hakkındaki davanın «görevsizlik» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, zamansız açıldığından reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15970 E. 2012/14711 K.
Ortak:kayıt kabul davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu kararda2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · yargı yolu · i̇i̇k 194 · eda davası · tüzel kişilik · hukuki yarar · havale · görevli mahkeme
Benzer bu karardaYönünden davacının ilk önce paranın «havale» edildiği İmar Bankası Off Shore Limited'e başvurmadan, o banka adına işlem yaptığı savunan bu davalı aleyhine dava açılmasının ve böyle bir davanın bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... yönünden, davalının 4389 sayılı Kanun'un 24/6-3 maddesi gereğince atanmış olmasından dolayı bu kişilerin idari işlemlere dayalı olarak «görevlendirildiği» ve kendisine de bu nedenle talep yöneltildiğinden bu davalı yönünden idari yargının görevli olacağı, davalı ... yönünden İmar Bankası kurucu hissedarlarından olup, banka «tüzel kişiliğinin» de TMSF tarafından el konulması ve davalıya karşı bankadan kaynaklanan alacak taleplerinin müflis banka yönünden verilen aynı gerekçe ile zamansız açılmış dava niteliği taşıdığı, davalı TMSF ve BDDK yönünden bu kurulların idari eylem ve işlemlerinin hukuka uygun yürütülüp, yürütülmediğinin, işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının tespit edileceği makam adli yargı değil, idari yargı olacağı gerekçesiyle davalı TMSF, BDDK ve ... hakkında açtığı davasının «yargı yolu» yanlışlığı nedeni ile reddine, davalı ...A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeni ile reddine, davalı ...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının İmar Bankası Off Shore Limited talebi yönünden, «eda davası» açma imkanı bulunduğu hallerde tespit istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.
2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği ve «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4829 E. 2013/14620 K.
Ortak:iflas idaresi · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. «iflas idaresi» vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalılar Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ...
Bankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalı ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15205 E. 2012/13544 K.
Ortak:kayıt kabul davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu kararda2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · idari işlem · yargı yolu · i̇i̇k 194 · eda davası · hukuki yarar · havale · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası yönünden yanlızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, Müflis İmar Bankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ve davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Davalılardan ..., Müflis İmar Bankası A.Ş.’ne BDDK tarafından el konulmasından sonra «yönetim kurulu» üyesi olarak, daha sonra bankanın 03.07.2003 tarihinde TMSF’ye devri üzerine TMSF tarafından yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak atanan bir kamu «görevlisidir».
… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5481 E. 2013/8603 K.
Ortak:sorumluluk davası · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaŞ.'e yönünden açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun «sorumluluk davası» bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… i yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun «sorumluluk davası» bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekili, davalılar TMSF vekili ve Müflis T.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15694 E. 2012/20298 K.
Ortak:kayıt kabul davası · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · dahili dava · temsil · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin «iflas» etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Benzer bu kararda2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · ikinci alacaklılar toplantısı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yargı yolu · i̇i̇k 194 · eda davası · sınırlı sorumluluk · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ... bankası nezdinde açıldığı, davacının davalı ... bankası yönünden «eda davası» açması gerekirken tespit isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı, davalı banka aleyhine açılan davada ise öncelikle alacağın Off Shore’dan tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya «husumet» yöneltilmesi gerektiği, davalı ... hakkındaki açılan davada banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle Off Shore şirketine husumetin yöneltilmesi gerektiği, davalılar BDDK ve TMSF’nin işlemlerinin idari kararlara dayandığı, davalı ...’ın ise bu kurumlarca idari işlemlere dayanılarak «görevlendirildiği», bu davalılar yönünden uyuşmazlığa idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ... açılan tespit …
2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
5)Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince, mahkemece, davalılar BDDK, ... ve TMSF’ye yönelik davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1446 E. , 2012/17031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2008/382-2010/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, katılma yolu ile davalı ...A.Ş İflas İdaresi ve katılma yolu ile davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin Almanya’da çalışarak biriktirdiği paraları İmar Bankası’nın gurbetçiler için Türk gazetelerinde verdiği Dövize Yüksek Faiz başlıklı ilana aldanarak bankaya yatırdığını ve hesap cüzdanı aldığını, daha sonra 03.07.2003 tarihli kararla bankanın TMSF’na devredildiğini, ayrıca BDDK tarafından Off Shorre’ye para yatıranlara paranın ödenmeyeceği karar altına aldığını, oysa ki müvekkillerinin parayı Off Shore hesabına değil davalı bankaya yatırdığını, davalı banka yanında bu bankanın ve İmar Bank Off Shore Ltd’nin hakim ortağı olan ...’ın da doğan zarardan sorumlu olduğunu, bunun yanında BDDK çalışanı İmar Bankası A.Ş yönetim kurulu üyesi ve daha sonra Müflis İmar Bankası A.Ş Genel Müdürü olan ...
ve temsil ettiği BDDK’nın da zarardan sorumlu olduğunu, TMSF’nun de müvekkillerinin yatırdıkları paranın İmar Bankası bünyesinde olduğunun kabulü sonucu müvekkillerinin yatırdıkları paranın ödemesi gerektiğini ileri sürerek İmar Bank Off Shore Ltd adlı bankanın dava tarihinde bankacılık izninin ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve bu nedenle bu bankadan paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının ve paranın İmar Bankası A.Ş bünyesinde bulunduğunun ve Off Shore’ye aktarılmadığının tespitine, 156.466,53 TL'nın faziyle birlikte davalılar […] İmar […]A.Ş İflas İdaresi, TMSF, BDDK, ... ve ...'dan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı BDDK vekili, kurum aleyhine açılacak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kendisinin el konulmadan önce bankaya BDDK tarafından yasa gereği yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, Bankalar Yasası’nın değişik 24/6 md gereğince BDDK tarafından atanan görevlilere dava açılamayacağını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı TMSF vekili, müvekkilinin Bankalar Yasası’ndan kaynaklanan yetkileri gereğince İmar Bankası’na el koyduğunu, ayrıca idari işlem olması nedeniyle husumetin idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...A.Ş vekili, davacıların İmar Bank Off Shore nezdinde hesap açtırdığından ve müflis T. İmar […]A.Ş ile İmar Bank Off Shore Ltd. Hukuken ve fiilen ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğundan kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Ltd. aleyhine açılan davanın ispatlanamdığı gerekçesiyle reddine, davalı ... T. A. Ş.'e yönünden açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun sorumluluk davası bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, katılma yolu ile davalı ...A.Ş İflas İdaresi ve katılma yolu ile davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin TMSF, BDDK ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının ve davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.
Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davacının davalı ... A.Ş yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Mahkemece bu davalı aleyhine açılan davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan Kıbrıs'ta mukim bulunan İmar Bankası Off-Shore Limited şirketinin, herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İmar Bankası A.Ş' nin iflas etmiş olduğu nazara alınarak, İİK'nun 237. maddesi gereğince 2.alacaklılar toplantısı yapıldığı anlaşıldığından, bu davalı aleyhine açılan davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; mahkemece, her bir davalı hakkındaki dava farklı gerekçelerle ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına tek vekâlet ücretine takdir edilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının ve davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan TMSF yararına BOZULMASINA, davalı ... ile TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064399700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz