Hizmet kusuru
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11866 E. 2016/8383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet kusuru↗ sıra cetveli↗ iflas idaresi↗ pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗ dahili dava↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının dava dışı ... […]A.Ş'nin .... Şubesi'nde bulunan mevduatından bankanın ... temsilciliği kanalı ile yatırdığı paranın ... Bank off-shore Ltd'e havale talimatı verdiği, 1999-2003 tarihleri arasında davacı tarafından ... Bank off-shore Ltd. hesabına aktarılan toplam mevduat tutarının 07.03.2003 tarihi itibari ile 156.412,54 EUR tutarına ulaştığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis ... […]A.Ş'nin iflas idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın iflas idaresi hakkında reddedilen alacağın sıra cetveline yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle görevlendirildikleri kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde hizmet kusuru işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ... […]A.Ş Yönetim Kurulunda görevli oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka tüzel kişiliğine yöneltmeksizin doğrudan yönetim kurulu üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı havale işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların .... […]A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ... hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla görevsizlik nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların pasif husumet ehliyetleri bulunmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili...emine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı Türkiye ... Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ... ile ...'ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ... ile ...'ın da bulunduğu davalı T. ... Bankası A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ... Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ... davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile ... ve diğer davalı Türkiye ... Bankası yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, mahkemece, davalı ... ile ... ve davalı Müflis Türkiye ... Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı BK'nın 53'ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 41. ve TTK'nın 32l/son maddeleri uyarınca anılan davalıların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8481 E. 2013/11688 K.
Ortak:iflas idaresi · derdestlik · dolandırıcılık · pasif husumet · iflas · dahili dava · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ... hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla «görevsizlik» nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların «pasif husumet ehliyetleri» bulunmaması sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu n …
Benzer bu karardaBankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ...
Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ...
Bankası İflas İdaresi ve ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının kendi imzasını kapsayan talimatı ile hesabın ... aktarılmasını istediği ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · yargı yolu · malvarlığına ilişkin dava · pasif husumet yokluğu · husumet yokluğu
Benzer bu karardaBankası İflas İdaresi aleyhine açılan davanın ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, 400.000,00 TL'nin 05/09/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı ...
Bankası A.Ş. yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmişse de, Dairemize temyiz incelemesine gelen emsal dosyalardan ...'ta mukim bulunan ...
Limitede aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan ... ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu hakkındaki davanın «yargı yolu» nedeniyle, davalı ... ve ... ...
Limited şirketinin, herhangi bir «malvarlığının» olmadığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12485 E. 2014/2537 K.
Ortak:iflas idaresi · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · yönetim kurulu kararı · dahili dava · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaBankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş Yönetim Kurulunda «görevli» oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların ....
Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ... hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla «görevsizlik» nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların «pasif husumet ehliyetleri» bulunmaması sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankası «iflas idaresi» aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davalılar K..
U.. müflis banka yönetiminde yer almadığından bu kişiler hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davacının Türkiye İ.
Bank T.A.Ş. ve «yönetim kurulu» başkanlığı yapmış olmaları sebebiyle bu kişiler hakkında açılan davanın subut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · husumet yokluğu · feragat
Benzer bu karardaK.. hakkında açılmış bulunan «davadan feragat» edildiği gerekçesiyle, S..
U.. müflis banka yönetiminde yer almadığından bu kişiler hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davacının Türkiye İ.
Bankası «iflas idaresi» aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davalılar K..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7634 E. 2013/23497 K.
Ortak:sıra cetveli · iflas idaresi · dolandırıcılık · pasif husumet · tüzel kişilik · havale · iflas · yönetim kurulu kararı · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş Yönetim Kurulunda «görevli» oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların ....
Bank off-shore Ltd'e «havale» talimatı verdiği, 1999-2003 tarihleri arasında davacı tarafından ...
Benzer bu kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı gerçek kişilere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece yazılı gerekçe ile bu davalılar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiş ise de mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir.
İmar Bankası T.A.Ş’nin yöneticileri hakkında, İmar Bank Off Shore Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · pasif husumet yokluğu · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı gerçek kişilere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece yazılı gerekçe ile bu davalılar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiş ise de mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.
Ortak:derdestlik · dolandırıcılık · görevsizlik kararı · iflas · dahili dava · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ... hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla «görevsizlik» nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların «pasif husumet ehliyetleri» bulunmaması sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu n …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ...-shore bankası nezdinde açıldığı, bu davalının aczi halinde diğer davalı banka ve sorumlularına karşı başvurulabileceği, anılan davalılara karşı davanın zamansız açıldığı, diğer davalılara karşı açılan davanın alınan idari kararlara dayandığı, bu kararların mahkemece tartışılamayacağı, uyuşmazlığın idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu, off-shore şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 100.000 YTL’nin bu davalıdan tahsiline, davalı BDDK ve ... hakkındaki davanın «görevsizlik» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, zamansız açıldığından reddine karar verilmiştir.
… , müvekkilinin parasını gerçekte davalı T.İmar Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, dava …
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ...-shore bankası nezdinde açıldığı, bu davalının aczi halinde diğer davalı banka ve sorumlularına karşı başvurulabileceği, anılan davalılara karşı davanın zamansız açıldığı, diğer davalılara karşı açılan davanın alınan idari kararlara dayandığı, bu kararların mahkemece tartışılamayacağı, uyuşmazlığın idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu, off-shore şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 100.000 YTL’nin bu davalıdan tahsiline, davalı BDDK ve ... hakkındaki davanın «görevsizlik» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, zamansız açıldığından reddine karar verilmiştir.
İmar Bankası A.Ş’nin «iflasına» karar verildiği, davacının alacak kayıt isteminin kabul edilmediği, hakkındaki bu davanın «kayıt kabul davası» olarak görüleceği de dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/799 E. 2015/9435 K.
Ortak:sıra cetveli · derdestlik · dolandırıcılık · iflas · husumet · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş Yönetim Kurulunda «görevli» oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların ....
Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ... hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla «görevsizlik» nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların «pasif husumet ehliyetleri» bulunmaması sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİmar Bankası A.Ş'deki mevduatın tahsili istenmiş olduğundan idari değil adli yargının «görevli» olduğu sonucuna varıldığı, davacının müflis bankaya yatırdığı parasını artık «iflas» idaresinden «kayıt kabul davası» şeklinde talep etme hakkı bulunduğundan davalı TMSF ile banka yöneticileri durumundaki davalı şahıslara dava yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2005 tarih, 2004/132 Esas 2005/361 K sayılı kararı ile «iflasına» karar verildiği, davacının alacağının iflas masasına kayıt talebinin iflas idaresince 06/05/2013 tarihli "Alacaklılar 3.ek «sıra cetveli»" düzenlenmek suretiyle 2546 numaralı karara bağlı sıra cetvelinde 96.136,70 TL olarak 4. sırada kabul edildiği, davalı TMSF vekili «görev itirazında» bulunmuş ise de davacı tarafından «idari işlemin» iptaline yönelik dava açılmayıp T.
Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» iddiasıyla İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · kayıt kabul davası · idari işlem
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2005 tarih, 2004/132 Esas 2005/361 K sayılı kararı ile «iflasına» karar verildiği, davacının alacağının iflas masasına kayıt talebinin iflas idaresince 06/05/2013 tarihli "Alacaklılar 3.ek «sıra cetveli»" düzenlenmek suretiyle 2546 numaralı karara bağlı sıra cetvelinde 96.136,70 TL olarak 4. sırada kabul edildiği, davalı TMSF vekili «görev itirazında» bulunmuş ise de davacı tarafından «idari işlemin» iptaline yönelik dava açılmayıp T.
İmar Bankası A.Ş'deki mevduatın tahsili istenmiş olduğundan idari değil adli yargının «görevli» olduğu sonucuna varıldığı, davacının müflis bankaya yatırdığı parasını artık «iflas» idaresinden «kayıt kabul davası» şeklinde talep etme hakkı bulunduğundan davalı TMSF ile banka yöneticileri durumundaki davalı şahıslara dava yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15205 E. 2012/13544 K.
Ortak:derdestlik · dolandırıcılık · havale · iflas · yönetim kurulu kararı · dahili dava · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBankası T.A.Ş Yönetim Kurulunda «görevli» oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların ....
Bank off-shore Ltd'e «havale» talimatı verdiği, 1999-2003 tarihleri arasında davacı tarafından ...
Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Benzer bu kararda… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası yönünden yanlızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, Müflis İmar Bankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ve davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · idari işlem · yargı yolu · i̇i̇k 194 · eda davası · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası yönünden yanlızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, Müflis İmar Bankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ve davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının …
2- Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15694 E. 2012/20298 K.
Ortak:derdestlik · dolandırıcılık · iflas · yönetim kurulu kararı · dahili dava · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaŞubesi'nde bulunan mevduatından bankanın ... «temsilciliği» kanalı ile yatırdığı paranın ...
Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K. ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle «görevlendirildikleri» kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde «hizmet kusuru» işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ...
Bankası T.A.Ş Yönetim Kurulunda «görevli» oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların ....
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ... bankası nezdinde açıldığı, davacının davalı ... bankası yönünden «eda davası» açması gerekirken tespit isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı, davalı banka aleyhine açılan davada ise öncelikle alacağın Off Shore’dan tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya «husumet» yöneltilmesi gerektiği, davalı ... hakkındaki açılan davada banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle Off Shore şirketine husumetin yöneltilmesi gerektiği, davalılar BDDK ve TMSF’nin işlemlerinin idari kararlara dayandığı, davalı ...’ın ise bu kurumlarca idari işlemlere dayanılarak «görevlendirildiği», bu davalılar yönünden uyuşmazlığa idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ... açılan tespit …
… ürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da «husumet» ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir.
2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yargı yolu · i̇i̇k 194 · eda davası · sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ... bankası nezdinde açıldığı, davacının davalı ... bankası yönünden «eda davası» açması gerekirken tespit isteminde bulunmasında «hukuki yararı» bulunmadığı, davalı banka aleyhine açılan davada ise öncelikle alacağın Off Shore’dan tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya «husumet» yöneltilmesi gerektiği, davalı ... hakkındaki açılan davada banka ortaklarının ve «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile «sınırlı sorumluluk ilkesi» olduğunu ve öncelikle Off Shore şirketine husumetin yöneltilmesi gerektiği, davalılar BDDK ve TMSF’nin işlemlerinin idari kararlara dayandığı, davalı ...’ın ise bu kurumlarca idari işlemlere dayanılarak «görevlendirildiği», bu davalılar yönünden uyuşmazlığa idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ... açılan tespit …
2) Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... hakkındaki davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılarak bu davalı aleyhine açılan davanın esası ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu ne …
5)Davalılardan TMSF vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince, mahkemece, davalılar BDDK, ... ve TMSF’ye yönelik davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11866 E. , 2016/8383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2008/392-2012/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından...enmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevduatını dava dışı ... […]A.Ş'ne yatırdığı halde bilgisi dışında Off-shore hesabı açıldığını,....
8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/10 E. sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gibi ... […]A.Ş ile... Bank off-shore Ltd. arasında organik bağ bulunduğunu, yatırılan paranın ilgili bankaya gönderilmeyerek ...Bankası Merkez Şubesi nezdinde açılmış bulunan ... Bank Off-shore Ltd. hesabında toplandığını, müvekkilinin banka çalışanlarının inandırması ve yönlendirmesi sonucu işlem yaptığını ve verilen hesap cüzdanı ile her iki bankanın aynı olduğu izlenimi bırakıldığını, bu durumdan ....[…]A.Ş ile birlikte banka sahibi ve iştiraki olan yöneticilerinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek 306.645,72 TL (156.412,00 EUR)'nin muacceliyet tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini...emiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava dışı ... […]A.Ş'nin .... Şubesi'nde bulunan mevduatından bankanın ... temsilciliği kanalı ile yatırdığı paranın ... Bank off-shore Ltd'e havale talimatı verdiği, 1999-2003 tarihleri arasında davacı tarafından ... Bank off-shore Ltd. hesabına aktarılan toplam mevduat tutarının 07.03.2003 tarihi itibari ile 156.412,54 EUR tutarına ulaştığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis ... […]A.Ş'nin iflas idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresinin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın iflas idaresi hakkında reddedilen alacağın sıra cetveline yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini...ediği, davalılar BDDK, TMSF, SPK ve ...’nın T.T.K.
ve B.K kapsamında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yerine getirmekle görevlendirildikleri kamu hizmetlerini gereği gibi veya hiç yapmadıkları takdirde hizmet kusuru işlemiş sayılacakları ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ın 21.11.1984 -26.06.2003 tarihleri arasında ... […]A.Ş Yönetim Kurulunda görevli oldukları, davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka tüzel kişiliğine yöneltmeksizin doğrudan yönetim kurulu üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı havale işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının da kanıtlanamadığı, diğer davalıların .... […]A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalılar ..., TMSF, ..., ...
hakkındaki davanın İdari Yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla görevsizlik nedeni ile H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca, diğer davalılar yönünden ise davanın H.M.K'nın 114/1-b ve 115/2 . maddeleri uyarınca adı geçen davalıların pasif husumet ehliyetleri bulunmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili...emine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı Türkiye ... Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ... ile ...'ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ... ile ...'ın da bulunduğu davalı T. ... Bankası A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...
Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla ...
8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ... davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile ... ve diğer davalı Türkiye ... Bankası yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, mahkemece, davalı ... ile ... ve davalı Müflis Türkiye ... Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 sayılı BK'nın 53'ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, yine aynı Kanun'un 41. ve TTK'nın 32l/son maddeleri uyarınca anılan davalıların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın...eği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/329581000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz