6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15970 E. 2012/14711 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikinci alacaklılar toplantısı kayıt kabul davası yargı yolu i̇i̇k 194 eda davası derdestlik dolandırıcılık tmsf tüzel kişilik hukuki yarar havale iflas dahili dava i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK · TTK — TTK 336 · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının İmar Bankası Off Shore Limited talebi yönünden, eda davası açma imkanı bulunduğu hallerde tespit istemekte hukuki yararının bulunmadığı, Müflis Türkiye İmar […]A.Ş. Yönünden davacının ilk önce paranın havale edildiği İmar Bankası Off Shore Limited'e başvurmadan, o banka adına işlem yaptığı savunan bu davalı aleyhine dava açılmasının ve böyle bir davanın bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... yönünden, davalının 4389 sayılı Kanun'un 24/6-3 maddesi gereğince atanmış olmasından dolayı bu kişilerin idari işlemlere dayalı olarak görevlendirildiği ve kendisine de bu nedenle talep yöneltildiğinden bu davalı yönünden idari yargının görevli olacağı, davalı ... yönünden İmar Bankası kurucu hissedarlarından olup, banka tüzel kişiliğinin de TMSF tarafından el konulması ve davalıya karşı bankadan kaynaklanan alacak taleplerinin müflis banka yönünden verilen aynı gerekçe ile zamansız açılmış dava niteliği taşıdığı, davalı TMSF ve BDDK yönünden bu kurulların idari eylem ve işlemlerinin hukuka uygun yürütülüp, yürütülmediğinin, işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının tespit edileceği makam adli yargı değil, idari yargı olacağı gerekçesiyle davalı TMSF, BDDK ve ... hakkında açtığı davasının yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine, davalı ...A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeni ile reddine, davalı ... Bankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, Müflis İmar Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin TMSF, BDDK davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazları ile, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın iflasına karar verildiği ve ikinci alacaklar toplantısının yapıldığı (İİK.194) ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya kayıt kabul davası olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği açıktır.

Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4829 E. 2013/14620 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15205 E. 2012/13544 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Iflas idaresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5481 E. 2013/8603 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15694 E. 2012/20298 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1446 E. 2012/17031 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15970 E.  ,  2012/14711 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2008/378-2009/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve ...vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da çalışarak biriktirdiği paraları gurbetçiler için Türk gazetelerinde verdiği Dövize Yüksek Faiz başlıklı ilanına aldanarak İmar Bankası'na yatırdığını ve hesap cüzdanı aldığını, bankanın 03.07.2003 tarihli kararla TMSF’ye devredildiğini, ayrıca BDDK tarafından Off Shorre’ye para yatıranlara paranın ödenmeyeceğinin belirtildiğini, oysa ki müvekkilinin parayı Off Shore’ye değil bankaya yatırdığını, cüzdan üzerine Off Shore yazılmasının müvekkilinin talimatı dışında olduğunu, davalı banka yanında bu bankanın ve İmar Bank Off Shore Ltd’nin hakim ortağı olan ...’ın da doğan zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca BDDK çalışanı İmar Bankası A.Ş yönetim kurulu üyesi ve daha sonra Müflis İmar Bankası A.Ş Genel Müdürü olan ...

ve temsil ettiği BDDK’nın da zarardan sorumlu olduğunu, TMSF’nin de el koyarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek İmar Bank Off Shore Ltd adlı bankanın dava tarihinde bankacılık izninin ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve bu nedenle bu bankadan paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının ve paranın İmar Bankası A.Ş. bünyesinde bulunduğunun ve Off Shore’ye aktarılmadığının tespitine, 35.790.43 Euro karşılığı olan 69.862.92 TL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı BDDK vekili, öncelikle kurum aleyhine açılacak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine talep etmiştir.

Davalı ... vekili, kendisinin el konulmadan önce bankaya BDDK tarafından yasa gereği yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, daha sonra genel müdürlük ve yönetim kurulu üyeliğine getirildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini zira, 4389 sayılı Bankalar Yasası’nın değişik 24/6 md gereğince BDDK tarafından atanan görevlilere dava açılamayacağını, yine 5411 sayılı yasanın 127/5 maddesi uyarınca müvekkili hakkında soruşturma izninin verilmesinin ilgili bakana ait olduğunu ve haklarında dava açılamayacağının belirtildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı TMSF vekili, müvekkilinin Bankalar Yasası’ndan kaynaklanan yetkileri gereğince İmar Bankası’na el koyduğunu, ayrıca idari işlem olması nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Türk İmar […]A.Ş iflas idaresi vekili, davacının iflas masasına alacağı için başvurduğunu, İİK 235. md belirtilen 15 günlük sürenin geçtiğini, İmar Bankası Off Shorre’nin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu ve husumetin ona yöneltilmesi gerektiğini, davacının talimatı ile işlemlerin yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının İmar Bankası Off Shore Limited talebi yönünden, eda davası açma imkanı bulunduğu hallerde tespit istemekte hukuki yararının bulunmadığı, Müflis Türkiye İmar […]A.Ş. Yönünden davacının ilk önce paranın havale edildiği İmar Bankası Off Shore Limited'e başvurmadan, o banka adına işlem yaptığı savunan bu davalı aleyhine dava açılmasının ve böyle bir davanın bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... yönünden, davalının 4389 sayılı Kanun'un 24/6-3 maddesi gereğince atanmış olmasından dolayı bu kişilerin idari işlemlere dayalı olarak görevlendirildiği ve kendisine de bu nedenle talep yöneltildiğinden bu davalı yönünden idari yargının görevli olacağı, davalı ...

yönünden İmar Bankası kurucu hissedarlarından olup, banka tüzel kişiliğinin de TMSF tarafından el konulması ve davalıya karşı bankadan kaynaklanan alacak taleplerinin müflis banka yönünden verilen aynı gerekçe ile zamansız açılmış dava niteliği taşıdığı, davalı TMSF ve BDDK yönünden bu kurulların idari eylem ve işlemlerinin hukuka uygun yürütülüp, yürütülmediğinin, işlemlerin uygulanmasında zarar doğup doğmadığının tespit edileceği makam adli yargı değil, idari yargı olacağı gerekçesiyle davalı TMSF, BDDK ve ... hakkında açtığı davasının yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine, davalı ...A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeni ile reddine, davalı ... Bankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, Müflis İmar Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin TMSF, BDDK davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazları ile, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, davanın açılmasından sonra Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan davalı Bankanın iflasına karar verildiği ve ikinci alacaklar toplantısının yapıldığı (İİK.194) ve Off Shore bankasından tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davaya kayıt kabul davası olarak bakılmak gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ne yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.

Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği açıktır.

Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar TMSF, BDDK ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Müflis İmar Bankası A.Ş. yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı ...harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021669800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.