6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müdürün azli

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7735 E. 2018/2606 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli genel kurulu toplantıya çağırma şirketin feshi ve tasfiyesi haklı nedenle fesih güven ilişkisi kayyım atanması şirketin feshi kayyım şirket müdürü fesih tüzel kişilik usulden reddi limited şirket kâr payı temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1TTK 549TTK 573

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca şirketin üç yıllık performansına göre 2011 yılında kâr ederken, 2012 ile 2013 yıllarında büyük zarara uğradığı, esas sermayesini kaybettiği, müdürlerin genel kurulu toplantıya çağırmadığı, böylece görevlerini yapmadıkları, kayyım atandıktan sonra 2015 yılı dönem net kârının 309.242,16 TL'ye ulaştığı, tarafların şirket ortaklığından beklediği amacın gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiği, davalı şirket müdürlerinin müdürlük görevlerini kanun ve

ana sözleşmeye uygun olarak yerine getirmedikleri gerekçesiyle ana davanın kabulüne, bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusunda şirket genel kurulunun özel nisapla yani temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu görüşüyle alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerektiği ancak bulunmadığı, böylece dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, esas davada davalılar vekili-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davaya yönelik olarak birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde esas davaya yönelik olarak asıl davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3- Ancak, asıl davada uyuşmazlık davalı şirket müdürün azli ve kayyım atanması ile şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... Mobilya İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de, şirketin kar elde ederek faaliyetlerine devam ettiği dosya kapsamında sabittir. Mahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle 6762 sayılı TTK 549/4 maddesi uygulanması suretiyle çözüme gidilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.

6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Bu durum karşısında mahkemece öngörülen şirketin feshi ve tasfiyesi yerine 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınıp, tartışılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/73 E. 2014/11930 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8544 E. 2014/16374 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18373 E. 2014/2351 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim yetkisinin kaldırılması | Kayyum tayini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18493 E. 2014/2350 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3214 E. 2013/20243 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13132 E. 2014/3665 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/7735 E.  ,  2018/2606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada....5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.02.2016 tarih ve 2014/554-2016/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalılar vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete %50 oranında ortak olduğunu, şirketin diğer ortakları olan gerçek kişi davalıların aynı zamanda müdürlük görevini de yürüttüklerini ancak özen borcuna aykırı davrandıklarını, sadakat ve rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandıklarını, bu nedenle müdürlükten azillerinin gerektiğini, ortaklar arasında güven bunalımı ortaya çıktığını ileri sürerek öncelikle tedbir olarak şirkete kayyım atanmasına, davalıların müdürlük görevlerinden azline ve davalı şirketin haklı sebeplerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş. birleşen davanın reddini savunmuştur.

Davlılar vekili, müvekkili gerçek kişilerin 1998 yılından bu mobilya sektöründe çalıştıklarını, ... Mobilyacılar Sitesinde bir işyeri açmak istediklerini, bu nedenle davacıyla bağlantıya geçilerek 01.02.2012 tarihinden başlamak üzere davacıya ait taşınmazın on yıl süreyle ... Mobilya ... Limited Şirketi tarafından kiralanması konusunda anlaştıklarını, müvekkillerinin mağazayı düzenlemeye başladıktan 25 gün kadar sonra davacının gelerek, bu taşınmazı daha önceki kiracısından ihtiyaç sebebiyle tahliye ettirdiğini, bu nedenle üç yıl süreyle kiraya vermesinin yasak olduğunu belirterek ortaklık teklif ettiğini, müvekkillerinin bunu kabul ettiklerini, böylece davalı şirketin kurulduğunu, şirket kuruluşu tamamlandıktan sonra tadilat için yapılan masraflar ve açılış masrafları için davacının hesabına kira bedeli gönderilmediğini, davacının bu nedenle niza çıkardığını savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca şirketin üç yıllık performansına göre 2011 yılında kâr ederken, 2012 ile 2013 yıllarında büyük zarara uğradığı, esas sermayesini kaybettiği, müdürlerin genel kurulu toplantıya çağırmadığı, böylece görevlerini yapmadıkları, kayyım atandıktan sonra 2015 yılı dönem net kârının 309.242,16 TL'ye ulaştığı, tarafların şirket ortaklığından beklediği amacın gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiği, davalı şirket müdürlerinin müdürlük görevlerini kanun ve

ana sözleşmeye uygun olarak yerine getirmedikleri gerekçesiyle ana davanın kabulüne, bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusunda şirket genel kurulunun özel nisapla yani temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu görüşüyle alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerektiği ancak bulunmadığı, böylece dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, esas davada davalılar vekili-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davaya yönelik olarak birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde esas davaya yönelik olarak asıl davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3- Ancak, asıl davada uyuşmazlık davalı şirket müdürün azli ve kayyım atanması ile şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... Mobilya İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de, şirketin kar elde ederek faaliyetlerine devam ettiği dosya kapsamında sabittir. Mahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle 6762 sayılı TTK 549/4 maddesi uygulanması suretiyle çözüme gidilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3.

maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.

6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Bu durum karşısında mahkemece öngörülen şirketin feshi ve tasfiyesi yerine 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınıp, tartışılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davaya yönelik olarak birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik olarak esas davada davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, esas davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davacıdan (birleşen davaya yönelik) alınmasına, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419607600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.