Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/73 E. 2014/11930 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin feshi↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ şirketin feshi↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca iki ortaklı olan şirkette ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğu, bu geçimsizliğin ceza davasına yol açar nitelikte bulunduğu, ortakların bir araya gelip karar almalarının fiilen ve hukuken mümkün bulunmadığı, bu şekilde ortaklığın sürdürülmesinin ortaklardan beklenmesinin de hukuken mümkün olmadığı, şirketin ekonomik durumunun kötü olduğu, bu durumda şirketin fesh ve tasfiyesinin hem ortaklar hem de alacaklılar yönünden daha uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava limited şirketin feshi talebine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı Y.. C..'in davalı limited şirkette yarı oranında pay sahibi olduğu, bu gerçek kişiler dışında başka pay sahibi bulunmadığı, ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, davada yazılı şekilde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.
Ortak:şirketin feshi · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda3- Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8544 E. 2014/16374 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAnılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi, yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedilebileceğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri …
Ancak, dava tarihinden önce yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere göre, davalı şirketin 2 ortaklı olduğu, davacının da bunlardan birisi olduğu, yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca 2 ortaklı limited ortaklıklarda ortaklardan birisinin ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davası açamayacağı ancak haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı
Benzer bu karardaDava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ayrılma akçesinin ödenmesi talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… desine aykırı davrandıklarını ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkartılmalarına karar verilmesini, ancak bu durumda şirket tek ortaklı hale geleceğinden şirketin «fesih» ve tasfiyesini talep etmiş, mahkemece «şirketin feshi» için muhik sebeplerin bulunduğu gerekçesiyle, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Oysa, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · ek tasfiye · haksız rekabet
Benzer bu kararda… davalıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürdüğü, anılan davada mahkemece «haksız rekabetin» tespitine karar verildiği, 551/2. maddesine göre her ortağın haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği, davacının muhik sebeplere binaen davayı açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketin feshine, «tasfiye memuru atanmasına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yönetim yetkisinin kaldırılması | Kayyum tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18493 E. 2014/2350 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, asıl davada davacı ... vekili 2003 yılında davalının 10 yıl süre ile müdür olarak atandığına dair kararda «sahte imza» kullanıldığı iddiasının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı tarafça davacı hissesinin 1997 yılında kendisine devredildiği iddia edilmiş ise de; şirket «hisse devrinin» ancak «resmi şekilde» yapılması halinde mümkün olacağından, davalının bu savunmasına itibar edilmediği; davalının yönetim görevini gereği gibi yapamadığı ve şirketi iyi yönetemediği, ancak birleşen dava ile «şirketin feshi» talep edilmiş olması «sebebi» ile asıl davanın konusunun kalmadığı; ancak davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, davacı lehine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği; birleşen davada ise, şirket ortakları arasında huzursuzluk bulunduğu, şirketin ortak gayeye ulaşmasının zorlaştığı «fesih» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, asıl «davanın konusu» kalmadığından «kayyum atanması» konusunda karar «verilmesine yer olmadığına»; birleşen davanın kabulü ile ...
2- Asıl dava, «şirket müdürün azli» ve «kayyım atanması», birleşen dava ise, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · kayyum atanması · resmi şekil · sahte imza · kayyım atanması · kayyım · davanın konusu · şirket müdürü
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, asıl davada davacı ... vekili 2003 yılında davalının 10 yıl süre ile müdür olarak atandığına dair kararda «sahte imza» kullanıldığı iddiasının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı tarafça davacı hissesinin 1997 yılında kendisine devredildiği iddia edilmiş ise de; şirket «hisse devrinin» ancak «resmi şekilde» yapılması halinde mümkün olacağından, davalının bu savunmasına itibar edilmediği; davalının yönetim görevini gereği gibi yapamadığı ve şirketi iyi yönetemediği, ancak birleşen dava ile «şirketin feshi» talep edilmiş olması «sebebi» ile asıl davanın konusunun kalmadığı; ancak davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, davacı lehine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği; birleşen davada ise, şirket ortakları arasında huzursuzluk bulunduğu, şirketin ortak gayeye ulaşmasının zorlaştığı «fesih» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, asıl «davanın konusu» kalmadığından «kayyum atanması» konusunda karar «verilmesine yer olmadığına»; birleşen davanın kabulü ile ...
2- Asıl dava, «şirket müdürün azli» ve «kayyım atanması», birleşen dava ise, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18373 E. 2014/2351 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… edeleyici hareketlerde bulundukları, ortak menfaate aykırı davrandıkları ve bu olaylarda her ikisinin eşit kusurlu olduğu, TTK 549 ve devamı maddelerinde belirtilen «fesih» «sebebinin» oluştuğu ancak tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 500 TL ücret takdirine, diğer taleplerin reddine davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
2-Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «şirket müdürü» davalının verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
Şirket müdürü aleyhine açılan tazminat davasının reddine yönelik önceden tesis edilen karar kesinleşmiş, iki ortaklı «limited şirketin», ortaklarının eşit kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · şirket müdürü · tasfiye memuru · ek tasfiye · dava sebebi
Benzer bu kararda… edeleyici hareketlerde bulundukları, ortak menfaate aykırı davrandıkları ve bu olaylarda her ikisinin eşit kusurlu olduğu, TTK 549 ve devamı maddelerinde belirtilen «fesih» «sebebinin» oluştuğu ancak tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 500 TL ücret takdirine, diğer taleplerin reddine davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
2-Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «şirket müdürü» davalının verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7735 E. 2018/2606 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle 6762 sayılı TTK 549/4 maddesi uygulanması suretiyle çözüme gidilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
3- Ancak, asıl davada uyuşmazlık davalı «şirket müdürün azli» ve «kayyım atanması» ile şirketin «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · genel kurulu toplantıya çağırma · haklı nedenle fesih · güven ilişkisi · kayyım atanması · kayyım · şirket müdürü · usulden reddi
Benzer bu kararda… amı uyarınca şirketin üç yıllık performansına göre 2011 yılında kâr ederken, 2012 ile 2013 yıllarında büyük zarara uğradığı, esas sermayesini kaybettiği, müdürlerin «genel kurulu toplantıya çağırmadığı», böylece görevlerini yapmadıkları, «kayyım» atandıktan sonra 2015 yılı dönem net kârının 309.242,16 TL'ye ulaştığı, tarafların şirket ortaklığından beklediği amacın gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği, ortaklar arasında «güven ilişkisinin» sona erdiği, davalı «şirket müdürlerinin» müdürlük görevlerini kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak yerine getirmedikleri gerekçesiyle ana davanın kabulüne, bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusunda şirket genel kurulunun özel nisapla yani «temsil» edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu görüşüyle alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerektiği ancak bulunmadığı, böylece dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
3- Ancak, asıl davada uyuşmazlık davalı «şirket müdürün azli» ve «kayyım atanması» ile şirketin «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3214 E. 2013/20243 K.
Ortak:fesih · tüzel kişilik · limited şirket
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
C..'in davalı «limited şirkette» yarı oranında pay sahibi olduğu, bu gerçek kişiler dışında başka pay sahibi bulunmadığı, ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davalı şirketten çıkma şartlarının oluştuğu, dört ortaklı «limited şirkette» aynı zamanda üç ortağın çıkmasına izin verilemeyeceği, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
2- Dava, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dört ortaklı «limited şirkette» üç ortağın çıkarılamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · tasfiye memuru atanması · ortaklar kurulu kararı · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davalı şirketten çıkma şartlarının oluştuğu, dört ortaklı «limited şirkette» aynı zamanda üç ortağın çıkmasına izin verilemeyeceği, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacıların imzalarının kullanılarak «ortaklar kurulu» kararı alındığı, «limited şirket ortakları» arasında bulunması gereken «güven ilişkisinin» zedelendiği anlaşılmaktadır.
2- Dava, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanunun 3. ve 6102 sayılı Kanunun 573/1. maddeleri hükümleri dikkate alınarak, davacıların haklı nedenle davalı ... şirket «ortaklığından çıkma» istemlerinin değerlendirilmesi için kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/73 E. , 2014/11930 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/07/2013
NUMARASI 2011/551-2013/397
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2011/551-2013/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %40 ortağı olduğunu, diğer ortak ile şirketi temsil etme konusunda aralarında anlaşmaya varamadıklarını, bu durum nedeni ile şirketin ödemesi gereken vergi borçlarını, piyasa olan ödemelerini ve banka kredilerin ödenmediğini ileri sürerek Y.. Nakliyat ve Turz. Kargo Taşımacılık Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin fesh edilerek faaliyetine son verilmesine, şirkete ait olan ve bilgileri verilen malların hisse oranında pay edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca iki ortaklı olan şirkette ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğu, bu geçimsizliğin ceza davasına yol açar nitelikte bulunduğu, ortakların bir araya gelip karar almalarının fiilen ve hukuken mümkün bulunmadığı, bu şekilde ortaklığın sürdürülmesinin ortaklardan beklenmesinin de hukuken mümkün olmadığı, şirketin ekonomik durumunun kötü olduğu, bu durumda şirketin fesh ve tasfiyesinin hem ortaklar hem de alacaklılar yönünden daha uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava limited şirketin feshi talebine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı Y.. C..'in davalı limited şirkette yarı oranında pay sahibi olduğu, bu gerçek kişiler dışında başka pay sahibi bulunmadığı, ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, davada yazılı şekilde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102067800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz