6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13132 E. 2014/3665 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi tasfiye memuru fesih tüzel kişilik ortaklık ilişkisi limited şirket kâr payı ticaret sicili ek tasfiye temsil husumet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1TTK 549TTK 573

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin temsili, şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir Ö.. Y..'ın görevlendirilmesine, tasfiye memuruna 2.000 TL ücret takdirine, tasfiye memuruna takdir olunan ücretin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı A.. Ş..'nin haklı nedenlerle feshine ilişkin olup davalı ortağa husumet düşmeyeceğinden davalı İ.. S.. yönünden davanın husumetten reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı A.. Ş.. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Mahkemece mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. Maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.

6103 sayılı Türk Ticaret Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanunu'nun 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davalı A.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 636/3

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3505 E. 2014/8907 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18373 E. 2014/2351 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8544 E. 2014/16374 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/73 E. 2014/11930 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Müdürün azli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7735 E. 2018/2606 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/13132 E.  ,  2014/3665 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 08/05/2012

NUMARASI 2011/94-2012/331

Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2011/94-2012/331 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. H. T. ile davalılar vekili Av. S. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır maden üretim ve işletmeciliği işi ile iştigal ettiğini, iştigal sahası aynı olan madencilik faaliyetini gerçekleştirmek amacıyla davalılardan İ.. S.. ile bir ön sözleşme yaptıklarını ve karşılıklı edim ve taahhütlerini belirledikten sonra her biri %50 hisseye sahip olmak üzere A.. Ş..'ni 07/01/2010 tarihinde kurarak Ç. Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, ayrıca müvekkili ile davalının söz konusu şirketin üretimini pazarlamak amacıyla A. Hafriyat Nak. Ltd. Şti.'ni 19/01/2010 tarihinde kurarak Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, müvekkilinin gerek ön sözleşme ve gerekse ana sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kendi adına kazandırıcı, şirket adına ve dolayısıyla müvekkilinin zararına olan işlem ve eylemlerde bulunduğunu, tüm uyarı ve ihtarlara rağmen buna devam ettiğini ileri sürerek, şirket ortaklarının birbirlerine karşı güveni kalmadığından ve bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmaması nedeniyle haklı nedenlerin varlığının kabulü ile A..

Ş..'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, şirket kurmaya dair ön sözleşmeye dayanarak, şirketin feshine ilişkin taleplerde bulunulamayacağını, esasen davacının ön sözleşmede taahhüt ettiği hiçbir edimini yerine getirmediğini, şirketin kuruluşundan bu yana ortaklarca atanmış tam yetkili idari müdürler tarafından yönetildiğini, harcamaların da bu müdürler eliyle yapıldığını, müvekkilinin ortak sıfatıyla şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını, davacının ön sözleşmede belirtilen taahhütlerinden kurtulmak için haksız ve kötü niyetli olarak muaraza çıkarmakta olduğunu, davacının belirttiğinin aksine TTK madde 549/4 şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin temsili, şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir Ö..

Y..'ın görevlendirilmesine, tasfiye memuruna 2.000 TL ücret takdirine, tasfiye memuruna takdir olunan ücretin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı A.. Ş..'nin haklı nedenlerle feshine ilişkin olup davalı ortağa husumet düşmeyeceğinden davalı İ.. S.. yönünden davanın husumetten reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı A.. Ş.. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Mahkemece mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. Maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.

6103 sayılı Türk Ticaret Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanunu'nun 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davalı A.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101827800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.