Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13132 E. 2014/3665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ ortaklık ilişkisi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ temsil↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin temsili, şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir Ö.. Y..'ın görevlendirilmesine, tasfiye memuruna 2.000 TL ücret takdirine, tasfiye memuruna takdir olunan ücretin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı A.. Ş..'nin haklı nedenlerle feshine ilişkin olup davalı ortağa husumet düşmeyeceğinden davalı İ.. S.. yönünden davanın husumetten reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı A.. Ş.. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. Maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanunu'nun 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davalı A.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3505 E. 2014/8907 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · ortaklık ilişkisi · kâr payı · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Ş..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Benzer bu kararda… devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte «temerrüdü» gibi sebeplerin TTK'nın 549. maddesinde yer alan haklı nedenlere örnek olarak sayılabileceğinin belirtildiği, davalı şirket ortakları arasında, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, mali durum itibarı ile ortaklık amacının gerçekleşmesi imkanının kalmadığı, bu sebeplerin, TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11063 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Şti.'nin haklı nedenlerle feshine ilişkin olup davalı ortaklara «husumet» düşmeyeceğinden davalılar İ..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım · temerrüt · ibraz · teslim
Benzer bu karardaLtd Şti'ni kurarak, 11367 sicil no ile tarihinde Çorlu Ticaret Sicil Memurluğuna tescil ettirdikleri, mahkememizce atanan «kayyım» heyeti tarafından «ibraz» edilen raporda; kasa hesabının bakiyesinin 641.119,19 TL olmasına rağmen, müdürlerin kendilerine herhangi bir «teslimat» yapmadıklarını, kasa bakiyesinin (0) olarak teslim alındığını belirtikleri, alınan bilirkişi raporunda şirketin, 704.712,22 TL ödenmemiş sermayesi olduğunun, esas …
… devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte «temerrüdü» gibi sebeplerin TTK'nın 549. maddesinde yer alan haklı nedenlere örnek olarak sayılabileceğinin belirtildiği, davalı şirket ortakları arasında, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, mali durum itibarı ile ortaklık amacının gerçekleşmesi imkanının kalmadığı, bu sebeplerin, TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11063 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18373 E. 2014/2351 K.
Ortak:şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞ..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… edeleyici hareketlerde bulundukları, ortak menfaate aykırı davrandıkları ve bu olaylarda her ikisinin eşit kusurlu olduğu, TTK 549 ve devamı maddelerinde belirtilen «fesih» «sebebinin» oluştuğu ancak tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 500 TL ücret takdirine, diğer taleplerin reddine davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
2-Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «şirket müdürü» davalının verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
Şirket müdürü aleyhine açılan tazminat davasının reddine yönelik önceden tesis edilen karar kesinleşmiş, iki ortaklı «limited şirketin», ortaklarının eşit kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · şirket müdürü · dava sebebi
Benzer bu kararda… edeleyici hareketlerde bulundukları, ortak menfaate aykırı davrandıkları ve bu olaylarda her ikisinin eşit kusurlu olduğu, TTK 549 ve devamı maddelerinde belirtilen «fesih» «sebebinin» oluştuğu ancak tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 500 TL ücret takdirine, diğer taleplerin reddine davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
2-Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «şirket müdürü» davalının verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.
Ortak:şirketin feshi · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaAncak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda3- Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8544 E. 2014/16374 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaAncak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Ş..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Benzer bu karardaAnılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi, yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedilebileceğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri …
Ancak, dava tarihinden önce yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere göre, davalı şirketin 2 ortaklı olduğu, davacının da bunlardan birisi olduğu, yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca 2 ortaklı limited ortaklıklarda ortaklardan birisinin ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davası açamayacağı ancak haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı
Benzer bu karardaDava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ayrılma akçesinin ödenmesi talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.
Ortak:şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞ..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… davalıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürdüğü, anılan davada mahkemece «haksız rekabetin» tespitine karar verildiği, 551/2. maddesine göre her ortağın haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği, davacının muhik sebeplere binaen davayı açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketin feshine, «tasfiye memuru atanmasına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
… desine aykırı davrandıklarını ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkartılmalarına karar verilmesini, ancak bu durumda şirket tek ortaklı hale geleceğinden şirketin «fesih» ve tasfiyesini talep etmiş, mahkemece «şirketin feshi» için muhik sebeplerin bulunduğu gerekçesiyle, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Oysa, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · haksız rekabet
Benzer bu kararda… davalıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürdüğü, anılan davada mahkemece «haksız rekabetin» tespitine karar verildiği, 551/2. maddesine göre her ortağın haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği, davacının muhik sebeplere binaen davayı açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketin feshine, «tasfiye memuru atanmasına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞ..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Y..'ın «görevlendirilmesine», «tasfiye» memuruna 2.000 TL ücret takdirine, tasfiye memuruna takdir olunan ücretin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/73 E. 2014/11930 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaAncak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Ş..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Benzer bu kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi
Benzer bu kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7735 E. 2018/2606 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
Benzer bu karardaMahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle 6762 sayılı TTK 549/4 maddesi uygulanması suretiyle çözüme gidilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
… amı uyarınca şirketin üç yıllık performansına göre 2011 yılında kâr ederken, 2012 ile 2013 yıllarında büyük zarara uğradığı, esas sermayesini kaybettiği, müdürlerin «genel kurulu toplantıya çağırmadığı», böylece görevlerini yapmadıkları, «kayyım» atandıktan sonra 2015 yılı dönem net kârının 309.242,16 TL'ye ulaştığı, tarafların şirket ortaklığından beklediği amacın gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği, ortaklar arasında «güven ilişkisinin» sona erdiği, davalı «şirket müdürlerinin» müdürlük görevlerini kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak yerine getirmedikleri gerekçesiyle ana davanın kabulüne, bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusunda şirket genel kurulunun özel nisapla yani «temsil» edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu görüşüyle alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerektiği ancak bulunmadığı, böylece dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · genel kurulu toplantıya çağırma · haklı nedenle fesih · güven ilişkisi · kayyım atanması · kayyım · şirket müdürü · usulden reddi
Benzer bu kararda… amı uyarınca şirketin üç yıllık performansına göre 2011 yılında kâr ederken, 2012 ile 2013 yıllarında büyük zarara uğradığı, esas sermayesini kaybettiği, müdürlerin «genel kurulu toplantıya çağırmadığı», böylece görevlerini yapmadıkları, «kayyım» atandıktan sonra 2015 yılı dönem net kârının 309.242,16 TL'ye ulaştığı, tarafların şirket ortaklığından beklediği amacın gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği, ortaklar arasında «güven ilişkisinin» sona erdiği, davalı «şirket müdürlerinin» müdürlük görevlerini kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak yerine getirmedikleri gerekçesiyle ana davanın kabulüne, bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusunda şirket genel kurulunun özel nisapla yani «temsil» edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu görüşüyle alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerektiği ancak bulunmadığı, böylece dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
3- Ancak, asıl davada uyuşmazlık davalı «şirket müdürün azli» ve «kayyım atanması» ile şirketin «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13132 E. , 2014/3665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/05/2012
NUMARASI 2011/94-2012/331
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2011/94-2012/331 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. H. T. ile davalılar vekili Av. S. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır maden üretim ve işletmeciliği işi ile iştigal ettiğini, iştigal sahası aynı olan madencilik faaliyetini gerçekleştirmek amacıyla davalılardan İ.. S.. ile bir ön sözleşme yaptıklarını ve karşılıklı edim ve taahhütlerini belirledikten sonra her biri %50 hisseye sahip olmak üzere A.. Ş..'ni 07/01/2010 tarihinde kurarak Ç. Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, ayrıca müvekkili ile davalının söz konusu şirketin üretimini pazarlamak amacıyla A. Hafriyat Nak. Ltd. Şti.'ni 19/01/2010 tarihinde kurarak Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, müvekkilinin gerek ön sözleşme ve gerekse ana sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kendi adına kazandırıcı, şirket adına ve dolayısıyla müvekkilinin zararına olan işlem ve eylemlerde bulunduğunu, tüm uyarı ve ihtarlara rağmen buna devam ettiğini ileri sürerek, şirket ortaklarının birbirlerine karşı güveni kalmadığından ve bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmaması nedeniyle haklı nedenlerin varlığının kabulü ile A..
Ş..'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket kurmaya dair ön sözleşmeye dayanarak, şirketin feshine ilişkin taleplerde bulunulamayacağını, esasen davacının ön sözleşmede taahhüt ettiği hiçbir edimini yerine getirmediğini, şirketin kuruluşundan bu yana ortaklarca atanmış tam yetkili idari müdürler tarafından yönetildiğini, harcamaların da bu müdürler eliyle yapıldığını, müvekkilinin ortak sıfatıyla şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını, davacının ön sözleşmede belirtilen taahhütlerinden kurtulmak için haksız ve kötü niyetli olarak muaraza çıkarmakta olduğunu, davacının belirttiğinin aksine TTK madde 549/4 şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin temsili, şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir Ö..
Y..'ın görevlendirilmesine, tasfiye memuruna 2.000 TL ücret takdirine, tasfiye memuruna takdir olunan ücretin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı A.. Ş..'nin haklı nedenlerle feshine ilişkin olup davalı ortağa husumet düşmeyeceğinden davalı İ.. S.. yönünden davanın husumetten reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı A.. Ş.. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. Maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, ortaklık ilişkisinin devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında kayıtlı bulunan A.. Ş..'nin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanunu'nun 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davalı A.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101827800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz