6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim yetkisinin kaldırılması | Kayyum tayini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18493 E. 2014/2350 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli kayyum atanması resmi şekil sahte imza kayyım atanması şirketin feshi kayyım davanın konusu şirket müdürü hisse devri tasfiye memuru fesih tüzel kişilik limited şirket kâr payı yargılama gideri ticaret sicili ek tasfiye dava sebebi vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1TTK 573 · HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, asıl davada davacı ... vekili 2003 yılında davalının 10 yıl süre ile müdür olarak atandığına dair kararda sahte imza kullanıldığı iddiasının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı tarafça davacı hissesinin 1997 yılında kendisine devredildiği iddia edilmiş ise de; şirket hisse devrinin ancak resmi şekilde yapılması halinde mümkün olacağından, davalının bu savunmasına itibar edilmediği; davalının yönetim görevini gereği gibi yapamadığı ve şirketi iyi yönetemediği, ancak birleşen dava ile şirketin feshi talep edilmiş olması sebebi ile asıl davanın konusunun kalmadığı; ancak davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği; birleşen davada ise, şirket ortakları arasında huzursuzluk bulunduğu, şirketin ortak gayeye ulaşmasının zorlaştığı fesih koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, asıl davanın konusu kalmadığından kayyum atanması konusunda karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davanın kabulü ile ... Ticaret Sicili'nin 155940-103332 sicilde kayıtlı...Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Yeminli Mali Müşavir Muammer Kocatepeli’nin tayinine, kararın kesinleşmesinden itibaren tasfiye memuruna aylık 1.000,00 TL ücretin tasfiyesine dair tesis edilen karar, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, şirket müdürün azli ve kayyım atanması, birleşen dava ise, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

Asıl davanın davacısı ile davalı-birleşen davanın davacısının, birleşen davanın davalısı limited şirkette yarı oranda pay sahibi oldukları, bu gerçek kişiler dışında başka pay sahibi bulunmadığı, taraflar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, birleşen davada yazılı şekilde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.

6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davacı- birleşen davanın davalısı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.09.2013 Tarih, 2012/17039 Esas-2013/15574 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/73 E. 2014/11930 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8544 E. 2014/16374 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Müdürün azli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7735 E. 2018/2606 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18373 E. 2014/2351 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3214 E. 2013/20243 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/18493 E.  ,  2014/2350 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2011 gün ve 2005/309-2011/291 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/09/2013 gün ve 2012/17039-2013/15574 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı tarafın dava dışı...Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %50’şer hissedarı olduklarını, davalının anılan şirket ilk kurulduğunda üç yıl süre ile şirket müdürü yapıldığını, ancak sonrasında yetkilendirilmediği halde, davalının müvekkili adına sahte imzalar atarak 10 yıl süre ile tekrar kendisini müdür olarak yetkilendirdiğini, ayrıca bahsi geçen şirkete sanki 700.000.00 TL borç vermiş gibi göstererek şirketi kendisine borçlu bıraktığını, genel kurul ve tüm idari işlerin düzenli şekilde yapılmadığını, müvekkiline şirket defterlerinde inceleme imkanı vermediğini ileri sürerek, şirket yönetim ve temsil yetkisini kötüye kullanan davalının bu yetkisinin kaldırılmasını ve şirkete kayyum tayinini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tarafların kardeş olduklarını, 1997 yılında aralarındaki ortaklığı sona erdirme kararı almaları üzerine, müvekkilince davacı hissesinin 100.000,00 USD ve bazı gayrimenkuller karşılığı devralındığını, ancak müvekkilinin o yıllarda eşinden boşanmış olması nedeni ile hisse devrinin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle 2003 yılında davacının da katılımı ve imzası ile müvekkilinin 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında çıkan hukuki ihtilaflar nedeni ile davalı şirketin varlığını sürdürmekte zorlandığını ileri sürerek, TTK’nın 549/4. maddesi hükmüne göre davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, asıl davada davacı ... vekili 2003 yılında davalının 10 yıl süre ile müdür olarak atandığına dair kararda sahte imza kullanıldığı iddiasının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı tarafça davacı hissesinin 1997 yılında kendisine devredildiği iddia edilmiş ise de; şirket hisse devrinin ancak resmi şekilde yapılması halinde mümkün olacağından, davalının bu savunmasına itibar edilmediği; davalının yönetim görevini gereği gibi yapamadığı ve şirketi iyi yönetemediği, ancak birleşen dava ile şirketin feshi talep edilmiş olması sebebi ile asıl davanın konusunun kalmadığı; ancak davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği;

birleşen davada ise, şirket ortakları arasında huzursuzluk bulunduğu, şirketin ortak gayeye ulaşmasının zorlaştığı fesih koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, asıl davanın konusu kalmadığından kayyum atanması konusunda karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davanın kabulü ile ... Ticaret Sicili'nin 155940-103332 sicilde kayıtlı...Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Yeminli Mali Müşavir Muammer Kocatepeli’nin tayinine, kararın kesinleşmesinden itibaren tasfiye memuruna aylık 1.000,00 TL ücretin tasfiyesine dair tesis edilen karar, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, şirket müdürün azli ve kayyım atanması, birleşen dava ise, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

Asıl davanın davacısı ile davalı-birleşen davanın davacısının, birleşen davanın davalısı limited şirkette yarı oranda pay sahibi oldukları, bu gerçek kişiler dışında başka pay sahibi bulunmadığı, taraflar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, birleşen davada yazılı şekilde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.

6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davacı- birleşen davanın davalısı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.09.2013 Tarih, 2012/17039 Esas-2013/15574 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 13.09.2013 Tarih, 2012/17039 Esas-2013/15574 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen asıl davada davacı-birleşen davada davalıya iadesine, 11/02/2014 tarihinde oybiliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347011500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.