İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12185 E. 2017/6141 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul yetkisi↗ yönetici sorumluluğu davası↗ temerrüt ihtarı↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ şirket müdürlüğü↗ icazet↗ sorumluluk davası↗ internet bankacılığı↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ icra takibine itiraz↗ muvafakat↗ işlemiş faiz↗ anonim şirket↗ ihtar↗ limited şirket↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 12/01/2007 - 23/11/2009 tarihleri arasında internet bankacılığı yoluyla şirket hesabından kendi kişisel hesabına para aktardığı, 23/11/2009 tarihinden 25/02/2014 takip tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı kredi kartından şirket için harcamalar yaptığını ve bu harcamalara karşılık şirket hesabından kişisel hesabına para aktardığını ileri sürmüş ise de; bu ödemeler karşılığında şirket için yapılan harcama belgeleri dosyaya sunulmadığından davalı tarafın savunması kanıtlayamadığı, davalının şirket müdürlüğü yaptığı dönemde şirket hesabından dayanağı olmadan kendi hesabına para aktardığı ve böylece şirketi zarara uğrattığı, takipten önce temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 40.099,00 TL asıl alacak ile takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yıllık %9 oranını geçmemek üzere yasal faizi, icra gideri ve vekalet ücretiyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si üzerinden hesaplanan 8.019,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı limited şirketin eski müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.
Bununla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nin m. 539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 sayılı BK'nin 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TKK'nin 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nin 618/3-c maddesi ve 644. maddesi yollamasıyla 553. madde ve 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenlemeler karşısında limited şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir.
Somut olayda, limited şirketin ortak sayısı 20’den azdır. Buna göre davanın yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Dava, şirket müdürleri tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların muvafakatlerinin alınması veya vekaletnamelerinin ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7237 E. 2013/12254 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · muvafakat · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 12/01/2007 - 23/11/2009 tarihleri arasında «internet bankacılığı» yoluyla şirket hesabından kendi kişisel hesabına para aktardığı, 23/11/2009 tarihinden 25/02/2014 takip tarihine kadar 5 yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı kredi kartından şirket için harcamalar yaptığını ve bu harcamalara karşılık şirket hesabından kişisel hesabına para aktardığını ileri sürmüş ise de; bu ödemeler karşılığında şirket için yapılan harcama belgeleri dosyaya sunulmadığından davalı tarafın savunması kanıtlayamadığı, davalının «şirket müdürlüğü» yaptığı dönemde şirket hesabından dayanağı olmadan kendi hesabına para aktardığı ve böylece «şirketi zarara» uğrattığı, takipten önce «temerrüt ihtarı» bulunmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 40.099,00 TL «asıl alacak» ile takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yıllık %9 oranını geçmemek üzere «yasal faizi», icra gideri ve vekalet ücretiyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si üzerinden hesaplanan 8.019,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, «limited şirketin» eski müdürü aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.6762 s.
Bu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla karşı davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı ş …
… davalı şirkete ait olduğu, davacının anılan taşınmazları satın aldığını ve bedelini ödediğini ispat edemediği, karşı dava bakımından ise karşı davacı şirketin ortak «cari hesaplarının» çok fazla işlem gördüğü, bu işlemlerin bir kısmında düzeltme kayıtlarının bulunduğu, banka kredileri ile ilgili işlemlerde düzeltmeler yapıldığı, şirket nezninde tutulan cari hesapların sağlıklı bir sonuç vermediği, karşı davalının azledildiği 18/08/2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararına kadar «şirketi zarara» uğrattığı hususunun şirket «defterlerinden» tesbit edilemediği, karşı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · şirket müdürü · e-defter
Benzer bu kararda… davalı şirkete ait olduğu, davacının anılan taşınmazları satın aldığını ve bedelini ödediğini ispat edemediği, karşı dava bakımından ise karşı davacı şirketin ortak «cari hesaplarının» çok fazla işlem gördüğü, bu işlemlerin bir kısmında düzeltme kayıtlarının bulunduğu, banka kredileri ile ilgili işlemlerde düzeltmeler yapıldığı, şirket nezninde tutulan cari hesapların sağlıklı bir sonuç vermediği, karşı davalının azledildiği 18/08/2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararına kadar «şirketi zarara» uğrattığı hususunun şirket «defterlerinden» tesbit edilemediği, karşı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «şirket müdürü» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3538 E. 2013/20536 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · şirket müdürlüğü · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 12/01/2007 - 23/11/2009 tarihleri arasında «internet bankacılığı» yoluyla şirket hesabından kendi kişisel hesabına para aktardığı, 23/11/2009 tarihinden 25/02/2014 takip tarihine kadar 5 yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı kredi kartından şirket için harcamalar yaptığını ve bu harcamalara karşılık şirket hesabından kişisel hesabına para aktardığını ileri sürmüş ise de; bu ödemeler karşılığında şirket için yapılan harcama belgeleri dosyaya sunulmadığından davalı tarafın savunması kanıtlayamadığı, davalının «şirket müdürlüğü» yaptığı dönemde şirket hesabından dayanağı olmadan kendi hesabına para aktardığı ve böylece «şirketi zarara» uğrattığı, takipten önce «temerrüt ihtarı» bulunmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 40.099,00 TL «asıl alacak» ile takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yıllık %9 oranını geçmemek üzere «yasal faizi», icra gideri ve vekalet ücretiyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si üzerinden hesaplanan 8.019,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bu durumda mahkemece, HMK’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde …
Bununla birlikte «limitet şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1367 E. 2013/18288 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nin m.
Benzer bu karardaTTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa TTK'nın 341. maddesinin uygulanması gerekecektir.
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nın 539. maddesinin 7. fıkrası hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» bulunduğu öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 13.05.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının «şirket müdürü» olarak görev yaptığı tarihlerde davacı şirketin 1999 yılına ilişkin hesaplarının vergi incelemesine tabi tutulması sonucu, davacı şirketin vergi cezası ödemek zorunda kaldığı ve davalının yönetim ve «temsili» nedeniyle bu durumdan sorumlu olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 7.842,70 TL'nin 28/05/2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6345 E. 2011/6524 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nin m.
539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan «limited şirketlerde» bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz ol …
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · şirket müdürü · ibra · dahili dava · temsil
Benzer bu kararda… e ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 28.03.2002 tarihinde davacı şirketin ortağı olan ...ile birlikte beş yıl süreyle münferit imza ile şirketi «temsile» yetkili müdür olarak seçildiği, «ibranın» sadece bilançodan ve şirketin diğer hesaplarından anlaşılan hususları kapsayacağı, bilançoya «dahil» edilen ancak gerçeğe aykırı, niteliği ve niceliği itibarıyla ortaklardan saklanan hususlardan dolayı «limited şirket müdürlerinin» şirkete karşı sorumluluğunun devam edeceği, davalının şirketin şubesi olmayan dava dışı işletmeyi ilgilendiren ve kendi şahsına ait toplam 11.523,24 TL tutarında h …
Dava, davalı ile aynı anda müdürlük yapan «şirket müdürü» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4458 E. 2013/21049 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · şirket müdürlüğü · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 12/01/2007 - 23/11/2009 tarihleri arasında «internet bankacılığı» yoluyla şirket hesabından kendi kişisel hesabına para aktardığı, 23/11/2009 tarihinden 25/02/2014 takip tarihine kadar 5 yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı kredi kartından şirket için harcamalar yaptığını ve bu harcamalara karşılık şirket hesabından kişisel hesabına para aktardığını ileri sürmüş ise de; bu ödemeler karşılığında şirket için yapılan harcama belgeleri dosyaya sunulmadığından davalı tarafın savunması kanıtlayamadığı, davalının «şirket müdürlüğü» yaptığı dönemde şirket hesabından dayanağı olmadan kendi hesabına para aktardığı ve böylece «şirketi zarara» uğrattığı, takipten önce «temerrüt ihtarı» bulunmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 40.099,00 TL «asıl alacak» ile takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yıllık %9 oranını geçmemek üzere «yasal faizi», icra gideri ve vekalet ücretiyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si üzerinden hesaplanan 8.019,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6348 E. 2011/16054 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · limited şirket · asıl alacak
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nin m.
Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu çerçevede uygulanması gereken TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bununla birlikte, «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetci bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hususunda «ortaklar kurulu» kararı ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların davaya icazetlerinin alınması, denetçilerin davayı bizzat takibi veya vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · temsil
Benzer bu kararda1- Davacı, davalı borçlunun «limited şirket» yetkili «temsilcisi» iken şirket adına para tahsili yapıp kendisine mal ettiğini iddia ettiğine göre dava «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4627 E. 2013/6115 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · muvafakat · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 12/01/2007 - 23/11/2009 tarihleri arasında «internet bankacılığı» yoluyla şirket hesabından kendi kişisel hesabına para aktardığı, 23/11/2009 tarihinden 25/02/2014 takip tarihine kadar 5 yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı kredi kartından şirket için harcamalar yaptığını ve bu harcamalara karşılık şirket hesabından kişisel hesabına para aktardığını ileri sürmüş ise de; bu ödemeler karşılığında şirket için yapılan harcama belgeleri dosyaya sunulmadığından davalı tarafın savunması kanıtlayamadığı, davalının «şirket müdürlüğü» yaptığı dönemde şirket hesabından dayanağı olmadan kendi hesabına para aktardığı ve böylece «şirketi zarara» uğrattığı, takipten önce «temerrüt ihtarı» bulunmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 40.099,00 TL «asıl alacak» ile takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yıllık %9 oranını geçmemek üzere «yasal faizi», icra gideri ve vekalet ücretiyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si üzerinden hesaplanan 8.019,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. adına açıldığı belirtilmiş, mahkemece buna rağmen karar başlığında davacı olarak ... ismi gösterilmiştir. ....'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa ....'nun 341. maddesinin uygulanması gerekecektir. ....'nun 341. m …
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Kabul şekli bakımından da mahkemece davalı ...'in yapılan sözleşme ile geçmiş ve gelecek borçlardan «ibra» edildiği kabul edilmişse de bu şekilde bir ibra belgesinin düzenlenmesinde tek yetkili makam ortaklar kuruludur.
1- Davacı vekili, davalının yönetici olduğu dönemde, şirket borcunu ödemeyip «şirketi zarara» uğrattığını, bu amaçla kendisine verilen parayı da mal edindiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · ibraname · hakkın kötüye kullanılması · ibra · dürüstlük kuralı · temsil
Benzer bu karardaŞti. ile ilgili olan davadan haberdar oldukları ve buna göre «pay devrinin» gerçekleştiği ve ...'in ile yapılan sözleşme gereğince şirketin geçmiş ve gelecek borçlarından «ibra» edildiği, daha sonra görülen dava neticesinde belli bir miktarın ödenmiş olması sebebiyle bu miktarın davalıdan istenilmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, bu durumun «hakkın kötüye kullanımı» mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, şirketi «temsilen» hareket eden ...’in, davalı ...'in şirketteki paylarını devretmesi amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, davalının şirketin geçmiş ve gelecek borçlarından sorumlu olmayacağını kararlaştırıp bu sözleşme gereğince şirket ortaklarının kararı ile ...'in şirketteki payını dava dışı ....kişilere devrettiği, ... ve diğer ortakların dava dışı ...
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Kabul şekli bakımından da mahkemece davalı ...'in yapılan sözleşme ile geçmiş ve gelecek borçlardan «ibra» edildiği kabul edilmişse de bu şekilde bir ibra belgesinin düzenlenmesinde tek yetkili makam ortaklar kuruludur.
Dolayısıyla mahkemece anılan «ibranamenin» geçerli olup olmadığının bu kapsamda incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Yukarıda açıklanan bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11643 E. 2014/2027 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · şirket müdürlüğü · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · işlemiş faiz
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 12/01/2007 - 23/11/2009 tarihleri arasında «internet bankacılığı» yoluyla şirket hesabından kendi kişisel hesabına para aktardığı, 23/11/2009 tarihinden 25/02/2014 takip tarihine kadar 5 yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı kredi kartından şirket için harcamalar yaptığını ve bu harcamalara karşılık şirket hesabından kişisel hesabına para aktardığını ileri sürmüş ise de; bu ödemeler karşılığında şirket için yapılan harcama belgeleri dosyaya sunulmadığından davalı tarafın savunması kanıtlayamadığı, davalının «şirket müdürlüğü» yaptığı dönemde şirket hesabından dayanağı olmadan kendi hesabına para aktardığı ve böylece «şirketi zarara» uğrattığı, takipten önce «temerrüt ihtarı» bulunmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 40.099,00 TL «asıl alacak» ile takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yıllık %9 oranını geçmemek üzere «yasal faizi», icra gideri ve vekalet ücretiyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si üzerinden hesaplanan 8.019,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Mülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
İcra Müdürlüğünün 2012/254 sayılı takibi ile ilgili olarak 14.681,82 TL miktarındaki «asıl alacak» üzerindeki itirazının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın miktarı ve istenebilirliği, yapılan yargılama sonucu belirlendiğinden, ayrıca red edilen miktar «işlemiş faiz» talebine ilişkin olup, faiz alacağı likit olmadığından tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» yürütülmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · ticari defter · fatura · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun şekilde tutulduğu, şirket kayıtlarına göre davalının şirketten 59.765,90-TL çıkış yaptığı, buna karşın 48.624,08-TL şirket için ödeme yapmış olduğu, buna göre şirketin 11.141,82-TL alacaklı hale geldiği, 3.540,00-TL bedelli «fatura» bedelinin şirket adına kullanıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, davalının davacı şirkete avans borcuna bu meblağ da eklendiğinde borcun toplam 14.681,82-TL …
1- Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12185 E. , 2017/6141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2014/862-2016/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin eski ortağı ve şirket müdürü davalının şirket hesaplarında bulunan paraları kendi hesaplarına aktardığını, davalının tespit edilebilen haksız ve usulsüz aldığı paraların bir kısmının tahsil edilebilmesi için icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, şirket adına yapılan bazı harcamaların ödemelerini müvekkilinin kendi kredi kartıyla ve nakit olarak yaptıktan sonra belge ve faturalar ile şirkete teslim edilip muhasebeleştirildiğini, 2010 yılı içerisinde ortaklar arasında yapılan ortaklıktan çıkmaya ilişkin protokol gereğince müvekkilinin ibra edildiğini savunarak, davanın reddini ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 12/01/2007 - 23/11/2009 tarihleri arasında internet bankacılığı yoluyla şirket hesabından kendi kişisel hesabına para aktardığı, 23/11/2009 tarihinden 25/02/2014 takip tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı kredi kartından şirket için harcamalar yaptığını ve bu harcamalara karşılık şirket hesabından kişisel hesabına para aktardığını ileri sürmüş ise de; bu ödemeler karşılığında şirket için yapılan harcama belgeleri dosyaya sunulmadığından davalı tarafın savunması kanıtlayamadığı, davalının şirket müdürlüğü yaptığı dönemde şirket hesabından dayanağı olmadan kendi hesabına para aktardığı ve böylece şirketi zarara uğrattığı, takipten önce temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 40.099,00 TL asıl alacak ile takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yıllık %9 oranını geçmemek üzere yasal faizi, icra gideri ve vekalet ücretiyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si üzerinden hesaplanan 8.019,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı limited şirketin eski müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mülga 6762 Sayılı TTK'nin 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.
Bununla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nin m. 539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 sayılı BK'nin 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TKK'nin 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nin 618/3-c maddesi ve 644. maddesi yollamasıyla 553. madde ve 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenlemeler karşısında limited şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir.
Somut olayda, limited şirketin ortak sayısı 20’den azdır. Buna göre davanın yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Dava, şirket müdürleri tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, HMK’nin 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların muvafakatlerinin alınması veya vekaletnamelerinin ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/385864000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz