6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul yetkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7237 E. 2013/12254 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul yetkisi şirket yöneticisinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu icazet cari hesap şirket müdürü ortaklar kurulu kararı şirket zararı muvafakat anonim şirket limited şirket yetkisizlik kararı ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 531 · HUMK — HUMK 39 · TTK — TTK 341TTK 539TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 28/05/2010 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada bedeli talep edilen taşınmazların başlangıçtan itibaren davalı şirkete ait olduğu, davacının anılan taşınmazları satın aldığını ve bedelini ödediğini ispat edemediği, karşı dava bakımından ise karşı davacı şirketin ortak cari hesaplarının çok fazla işlem gördüğü, bu işlemlerin bir kısmında düzeltme kayıtlarının bulunduğu, banka kredileri ile ilgili işlemlerde düzeltmeler yapıldığı, şirket nezninde tutulan cari hesapların sağlıklı bir sonuç vermediği, karşı davalının azledildiği 18/08/2004 tarihli ortaklar kurulu kararına kadar şirketi zarara uğrattığı hususunun şirket defterlerinden tesbit edilemediği, karşı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı/karşı davalı ile davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının asıl davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, limited şirketin eski müdürü aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.6762 s. TTK'nın 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Bununla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 s. TTK'nın 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 s. BK'nın 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.

Somut olayda, limited şirketin ortak sayısı 20’den azdır. Buna göre davanın yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Dava, şirket müdürü tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.

Bu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların muvafakatlerinin alınması veya vekaletnamelerinin ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla karşı davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre karşı davacı vekilinin karşı davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3538 E. 2013/20536 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1367 E. 2013/18288 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4458 E. 2013/21049 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6348 E. 2011/16054 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6345 E. 2011/6524 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11422 E. 2011/3892 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4173 E. 2013/5575 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4627 E. 2013/6115 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7237 E.  ,  2013/12254 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 tarih ve 2011/432-2012/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kullandığı, kendisi ve diğer hissedarların kefili olduğu krediler nedeniyle bankalar tarafından şirket ve kefiller hakkında icra takipleri yapıldığını, alacaklı bankalarla yapılan protokelle kefillerin taşınmazlarının bankalara satışı suretiyle bir kısım borçların tasfiyesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda kendisinin de bir çok taşınmazının alacaklı bankalara satılarak bedelinin şirketin borcundan mahsup edildiğini, taşınmazların satış bedelinin 1.299.669.999.997 TL olup, satış tarihi itibariyle davalıdan bu tutar kadar alacaklı olduğunu, 2.917.795,20 TL'ye ulaşan asıl alacak ve faiz alacağının tahsili için başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının, şirketin kuruluşundan bankalara olan borçlarının tasfiyesine kadar şirketin müdürlüğünü yaptığını, bu dönem içerisinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, ancak aşırı kredi kullanılması ve hesapsız boçlanma nedeni ile şirketin ekonomik krize girdiğini, bu dönemi hacizsiz atlatmak için şirket gayrimenkullerinin ortakların üzerine yapıldığını, davacının da şirkete ait bir takım gayrimenkullerin tapularını kendi adına aldığını, alacaklı bankalara devredilen taşınmazların şirkete ait olduğunu, bu taşınmazların vefa hakkı şirkette kalmak kaydıyla protokolle alacaklı bankalara verildiğini, daha sonra bankaların onayı ile davacı ve dava dışı ortak tarafından 3. kişilere 10.000.000 USD bedelle satıldığını, satış bedelinden bir kısmı ile banka kredilerinin ödendiğini, bakiyesinin ise davacı ve diğer ortağın uhtesinde kaldığını, taşınmazlar davacının şahsına ait olmayıp, şirketin öz kaynakları ve bankalardan kredi kullanılmak suretiyle edinildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise davacının mali ve finansman konularında şirket müdürü iken şirket zararına kendi lehine yapmış olduğu tasarruflarla kendi uhdesinde bulunan şirket kaynakları ve alacaklarından şimdilik 100.000 TL'nin faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Karşı davalı, zamanaşımı ve esastan karşı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, 28/05/2010 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada bedeli talep edilen taşınmazların başlangıçtan itibaren davalı şirkete ait olduğu, davacının anılan taşınmazları satın aldığını ve bedelini ödediğini ispat edemediği, karşı dava bakımından ise karşı davacı şirketin ortak cari hesaplarının çok fazla işlem gördüğü, bu işlemlerin bir kısmında düzeltme kayıtlarının bulunduğu, banka kredileri ile ilgili işlemlerde düzeltmeler yapıldığı, şirket nezninde tutulan cari hesapların sağlıklı bir sonuç vermediği, karşı davalının azledildiği 18/08/2004 tarihli ortaklar kurulu kararına kadar şirketi zarara uğrattığı hususunun şirket defterlerinden tesbit edilemediği, karşı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı/karşı davalı ile davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının asıl davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, limited şirketin eski müdürü aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.6762 s. TTK'nın 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Bununla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 s. TTK'nın 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 s. BK'nın 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.

Somut olayda, limited şirketin ortak sayısı 20’den azdır. Buna göre davanın yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Dava, şirket müdürü tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.

Bu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların muvafakatlerinin alınması veya vekaletnamelerinin ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla karşı davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre karşı davacı vekilinin karşı davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ...'nun tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle karşı davaya ilişkin hükmün resen BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453744300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.