6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul yetkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6348 E. 2011/16054 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul yetkisi limited şirket müdürünün sorumluluğu şirket müdürünün sorumluluğu şirket yöneticisinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu icazet ortaklar kurulu kararı anonim şirket limited şirket asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yetkisizlik kararı ibraz temsil

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 531 · TTK — TTK 341TTK 539TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma , bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile; İtirazın iptaline , takibin asıl alacak miktarı olan 20.250,00 TL üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı , davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı, davalı borçlunun limited şirket yetkili temsilcisi iken şirket adına para tahsili yapıp kendisine mal ettiğini iddia ettiğine göre dava limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir.

TTK'nun 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu çerçevede uygulanması gereken TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bununla birlikte, limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetci bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların BK'nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir. Bu nitelikte bir davanın ortak sayısı 20'den fazla ise denetçiler tarafından, aksi halde yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Somut olayda, yukarıda belirtilen TTK hükümleri uyarınca, usulüne uygun alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gibi, davanın yöneticilerce açıldığı anlaşılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hususunda ortaklar kurulu kararı ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların davaya icazetlerinin alınması, denetçilerin davayı bizzat takibi veya vekaletnamelerinin ibrazı amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11422 E. 2011/3892 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1367 E. 2013/18288 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4458 E. 2013/21049 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7237 E. 2013/12254 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3538 E. 2013/20536 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4627 E. 2013/6115 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3281 E. 2012/2350 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4173 E. 2013/5575 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6348 E.  ,  2011/16054 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2006/58-2009/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı borçlunun alacaklı şirketin yetkili temsilcisi iken müşterilerinden ... .'in Maki otelde yeme içme ve konaklama bedeli olarak ödediği 20.250,00 TL. 'ni şirket adına tahsil edip kendisine mal ettiğini, alacağın tahsili için Bodrum 2.İcra Müdürlüğünün 2005/2423 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptıklarını, davalının yetkiye ve borca itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu , itirazın iptali ile haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, icra takibinden önce davacı tarafından keşide edilen ihtarnameye verilen cevapta ...isimli müşteriden 20.250,00 TL , ... isimli müşteriden 41.189,89 TL tahsil ettiğini, cari hesaptan dolayı davacı şirketten 146,928.58 TL alacaklı olduğunu, takas talebinde bulunarak bakiye 85.488,69 TL nın ödenmesi gerektiğini belirtmesine rağmen hakkında icra takibi yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiş, yargılama sırasında tarafları ve dava sebebi aynı olan Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/ 57 esas sayılı dosyasında karşı dava ve takas beyanı söz konusu olduğundan birleştirme talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma , bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile; İtirazın iptaline , takibin asıl alacak miktarı olan 20.250,00 TL üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı , davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı, davalı borçlunun limited şirket yetkili temsilcisi iken şirket adına para tahsili yapıp kendisine mal ettiğini iddia ettiğine göre dava limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir.

TTK'nun 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu çerçevede uygulanması gereken TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bununla birlikte, limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetci bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların BK'nun 531.

maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir. Bu nitelikte bir davanın ortak sayısı 20'den fazla ise denetçiler tarafından, aksi halde yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Somut olayda, yukarıda belirtilen TTK hükümleri uyarınca, usulüne uygun alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gibi, davanın yöneticilerce açıldığı anlaşılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hususunda ortaklar kurulu kararı ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların davaya icazetlerinin alınması, denetçilerin davayı bizzat takibi veya vekaletnamelerinin ibrazı amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bente açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bente açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034588800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.