Sıra cetveli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7634 E. 2013/23497 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sıra cetveli↗ yargı yolu↗ iflas idaresi↗ pasif husumet yokluğu↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ havale↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar […]A.Ş'nin iflas idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın iflas idaresi hakkında reddedilen alacağın sıra cetveline yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka tüzel kişiliğine yöneltmeksizin doğrudan yönetim kurulu üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı havale işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar […]A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden yargı yolu bakımından, diğer davalılar bakımından ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılar BDDK, SPK, TMSF ve Hazine Müsteşarlığı’na yönelik diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı gerçek kişilere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece yazılı gerekçe ile bu davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir. Şöyle ki; aralarında ...’ın da bulunduğu […] İmar […]A.Ş’nin yöneticileri hakkında, İmar Bank Off Shore Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında
kamu davası açılmış olup, davacılar ve davacılar durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığı veya benzer bir eylemin tespiti durumunda, ... ile […] İmar […]A.Ş. yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.
Bu itibarla, ... ile […] İmar […]A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 saylı BK'nın 53. maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Kanun'un 41. ve 6762 sayılı TTK'nın 321/son maddeleri uyarınca davalı gerçek kişilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10950 E. 2012/17495 K.
Ortak:yargı yolu · dolandırıcılık · yönetim kurulu kararı · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
İmar Bankası T.A.Ş’nin yöneticileri hakkında, İmar Bank Off Shore Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
… rı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 saylı BK'nın 53. maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Kanun'un 41. ve 6762 sayılı TTK'nın 321/«son» maddeleri uyarınca davalı gerçek kişilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Benzer bu kararda… er ve alınan kararların idari nitelikte bulunduğu ve bunun değerlendirmesinin idari yargı tarafından yapılması gerektiği gerekçesi ile bu davalılar yönünden davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden de, davalıların el konulan bankanın «yönetim kurulu» üyeleri olmaları nedeniyle bu davalılardan talepte bulunabilmek için TTK'nın 336, 341 ve 309. maddeleri uyarınca «sorumluluk davası» açılması gerektiği ve usulüne göre açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İmar Bankası A.Ş.’nin yöneticileri hakkında davalı İmar Bank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
… mesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/«son» maddeleri uyarınca davalıların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · haksız fiil · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu durumda ret «sebebi» aynı bulunmadığı için davalılar BDDK, ..., SPK ve Hazine Müsteşarlığı vekilleri yararına tek, diğer davalılar vekilleri yararına da tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm davalılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle mümeyyiz ... vekili yararına bozulması gerekmiştir.
… er ve alınan kararların idari nitelikte bulunduğu ve bunun değerlendirmesinin idari yargı tarafından yapılması gerektiği gerekçesi ile bu davalılar yönünden davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden de, davalıların el konulan bankanın «yönetim kurulu» üyeleri olmaları nedeniyle bu davalılardan talepte bulunabilmek için TTK'nın 336, 341 ve 309. maddeleri uyarınca «sorumluluk davası» açılması gerektiği ve usulüne göre açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, anılan davalılara karşı usulüne göre açılmış bir «sorumluluk davası» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı, davalıların eylemi ile doğrudan doğruya zarara uğradığını bildirerek verdiği paranın iadesini talep ettiğine göre mahkemenin davalı ... ve arkadaşları hakkındaki davayı ret gerekçesi de yerinde değildir.
Bu durum karşısında, davanın davalıların «haksız fiiline» dayalı olarak açıldığı gözönüne alınarak davalı ... ile davalı Müflis T.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10861 E. 2012/2353 K.
Ortak:dolandırıcılık · iflas · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
İmar Bankası T.A.Ş’nin yöneticileri hakkında, İmar Bank Off Shore Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
… rı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 saylı BK'nın 53. maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Kanun'un 41. ve 6762 sayılı TTK'nın 321/«son» maddeleri uyarınca davalı gerçek kişilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Benzer bu karardaBank Off Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
İmar Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasa'nın 41 ve TTK.nun 321/«son» maddeleri uyarınca davalılar Müflis T.İmar Bankası A.Ş ile ...’ın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken ve ayrıca T.
İmar Bankası A.Ş’nin «iflasına» karar verildiği, davacının alacak kayıt isteminin kabul edilmediği, hakkındaki bu davanın «kayıt kabul davası» olarak görüleceği de dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · derdestlik · uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın davacının iradesiyle davalı ...-shore bankası nezdinde açıldığı, bu davalının aczi halinde diğer davalı banka ve sorumlularına karşı başvurulabileceği, anılan davalılara karşı davanın zamansız açıldığı, diğer davalılara karşı açılan davanın alınan idari kararlara dayandığı, bu kararların mahkemece tartışılamayacağı, uyuşmazlığın idari yargıda bakılmasının zorunlu olduğu, off-shore şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 100.000 YTL’nin bu davalıdan tahsiline, davalı BDDK ve ... hakkındaki davanın «görevsizlik» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise, zamansız açıldığından reddine karar verilmiştir.
… , müvekkilinin parasını gerçekte davalı T.İmar Bankası A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, dava …
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın «derdest» olduğunu bildirmiştir.
İmar Bankası A.Ş’nin «iflasına» karar verildiği, davacının alacak kayıt isteminin kabul edilmediği, hakkındaki bu davanın «kayıt kabul davası» olarak görüleceği de dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5481 E. 2013/8603 K.
Ortak:iflas idaresi · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası
Benzer bu kararda… i yargı'da çözümlenmesi gerektiği nedeniyle bu davalılar yönünden açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın ise usulüne uygun «sorumluluk davası» bulunmadığından zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekili, davalılar TMSF vekili ve Müflis T.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6507 E. 2013/5951 K.
Ortak:yargı yolu · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
İmar Bankası T.A.Ş’nin yöneticileri hakkında, İmar Bank Off Shore Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8.
… rı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 saylı BK'nın 53. maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Kanun'un 41. ve 6762 sayılı TTK'nın 321/«son» maddeleri uyarınca davalı gerçek kişilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Benzer bu karardaLtd.'ne başvurulması gerektiği, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., SPK, ... yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise erkan açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla ...
… arı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 saylı BK'nın 53. maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Kanunun 41. ve 6762 sayılı ...'nın 321/«son» maddeleri uyarınca davalıların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4829 E. 2013/14620 K.
Ortak:yargı yolu · iflas idaresi · iflas · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin «iflas» idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın «iflas idaresi» hakkında reddedilen alacağın «sıra cetveline» yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka «tüzel kişiliğine» yöneltmeksizin doğrudan «yönetim kurulu» üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı «havale» işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden «yargı yolu» bakımından, diğer davalılar bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. «iflas idaresi» vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalılar Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaBankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7634 E. , 2013/23497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2008/392-2012/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İmar Bankası'na hesap açtırmak için müracaat ettiğini, banka görevlilerinin telkin ve aldatması ile hesabın Off Shore Ltd'de açıldığını, İmar Bankası A.Ş.'ne TMSF tarafından el konulduğunu, davalı gerçek kişilerin Off Shore Ltd. bankasının ortakları, yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalı kurumların ise gerekli denetim ve tedbirleri yerine getirmediklerini, zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 306.645,72 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF, BDDK, SPK, Hazine Müsteşarlığı vekilleri, haklarındaki davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalılardan ... ve Bahattin Uzan vekili; müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili; müvekkillerinin T. İmar Bankası A.Ş'nin hissedarı veya yönetici olmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin İmar Bank off-shore Ltd'de 1993-2003 yılları arasında sekreter olarak görev yaptığını, açılan dava bakımından taraf sıfatının bulunmadığını, davacının kandırıldığı iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talimatı ile Off Shore Ltd’de hesap açıldığı, davacının bu parayı off-shore bankasından tahsil edemediği iddiasıyla Müflis Türkiye İmar […]A.Ş'nin iflas idaresine 02.08.2005 tarihinde başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın banka nezdinde bulunmadığı belirtilerek İflas İdaresi’nin 04.10.2006 tarihi itibari ile davacının alacak başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından bankanın iflas idaresi hakkında reddedilen alacağın sıra cetveline yazılması konusunda herhangi bir dava ikame etmediği ve bu alacağını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediği ;ancak davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı hakkındaki davanın idari yargıda görüleceği, yine davacının iddia ettiği zararı öncelikle banka tüzel kişiliğine yöneltmeksizin doğrudan yönetim kurulu üyesi olan davalılardan talepte bulunması yerinde görülmediği gibi zararlandırıcı havale işleminin adı geçen davalıların yönlendirmesi sonucu yapıldığının kanıtlanamadığı,diğer davalıların Türkiye İmar […]A.Ş'nin yönetiminde bulunmadıkları, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı BDDK, TMSF, SPK, Hazine Müsteşarlığı yönünden yargı yolu bakımından, diğer davalılar bakımından ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılar BDDK, SPK, TMSF ve Hazine Müsteşarlığı’na yönelik diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı gerçek kişilere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece yazılı gerekçe ile bu davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir. Şöyle ki; aralarında ...’ın da bulunduğu […] İmar […]A.Ş’nin yöneticileri hakkında, İmar Bank Off Shore Ltd.’ye aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında
kamu davası açılmış olup, davacılar ve davacılar durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığı veya benzer bir eylemin tespiti durumunda, ... ile […] İmar […]A.Ş. yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.
Bu itibarla, ... ile […] İmar […]A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının 818 saylı BK'nın 53. maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Kanun'un 41. ve 6762 sayılı TTK'nın 321/son maddeleri uyarınca davalı gerçek kişilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/566684200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz