Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14687 E. 2016/6153 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
protesto↗ ön inceleme aşaması↗ izafeten dava↗ acente↗ navlun↗ acentelik↗ taşıma sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ ihtar↗ geçersizlik↗ fatura↗ iflas↗ tacir↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının dava dışı İspanya şirketi ile ticaret unvanındaki ayırt edilemeyecek benzerlik ve faaliyet konularının aynı olması sebepleriyle ... Uluslararası Nak. San. ve Tic. A.Ş. ile ... Int. S.L'nin bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte hareket ettikleri, bu suretle taşıma işini beraber üstlendiklerinin kabul edildiği, davalı taşıyıcının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek malları ... Gümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının iflas ettiği, emtiaların teslim alınmamasının davalı taşıyıcının kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava,... Int. S.L'ye izafeten ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılmıştır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir. Bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiş olup benzer bir düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.” şeklinde ifade edilmiştir. Böylece, dosya içerisindeki fatura, navlun ödemesi ve diğer kayıtlar ile dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle taşımayı üstlendiği bildirilen davalı ... Int. S.L'ye izafeten Türkiye'deki acentesine dava açılabilecektir. Ancak davada ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş'nin davalı ... Int. S.L'nin acentesi olup olmadığı araştırılıp belirlenmemiştir. ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. vekili de taşımayı üstlenen ... Int. S.L.'ye izafeten müvekkili aleyhine dava açılamayacağını savunduğuna göre bu hususta inceleme yapılması, ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş'nin davalının acentesi olmadığının anlaşılması halinde taraf teşkilinin doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.nin davalının acentesi olup olmadığı araştırılmadan taraf olarak kabulü ile yazılı şekilde dava dışı İspanya şirketi ile ticaret unvanındaki ayırt edilemeyecek benzerlik ve faaliyet konularının aynı olması sebepleriyle ... Nak. San. ve Tic. A.Ş. ile .... Int. S.L. nin bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte hareket ettikleri, bu suretle taşıma işini beraber üstlendikleri kabul edilerek karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6763 E. 2010/12723 K.
Ortak:izafeten dava · acente · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaS.L'nin bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte hareket ettikleri, bu suretle taşıma işini beraber üstlendiklerinin kabul edildiği, davalı «taşıyıcının» üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek malları ...
Gümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının «iflas» ettiği, emtiaların «teslim» alınmamasının davalı «taşıyıcının» kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
S.L'ye «izafeten» ...
Benzer bu karardaŞti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin Davaya konu taşımada «acente» olmayıp, «alt taşıyan» olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi «temsil» ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya «tüzel kişilik» olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a «izafeten»” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada «alt taşıyıcı» olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedinde davalının «taşıyıcı» olarak adının geçmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi sonucu Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımada Hamann Hellman Int.Nak.Ltd.
Şti.'nin «alt taşıyan» olup, «acente» sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, davanın anılan şirkete acente sıfatıyla yöneltilmiş olduğu, davada «ıslah» yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceği, taşıyan sıfatıyla davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · alt taşıyıcı · tüzel kişilik · husumet yokluğu · ıslah · taşıyan · sigorta poliçesi · temsil
Benzer bu karardaŞti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin Davaya konu taşımada «acente» olmayıp, «alt taşıyan» olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi «temsil» ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya «tüzel kişilik» olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a «izafeten»” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada «alt taşıyıcı» olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Şti.'nin «alt taşıyan» olup, «acente» sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, davanın anılan şirkete acente sıfatıyla yöneltilmiş olduğu, davada «ıslah» yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceği, taşıyan sıfatıyla davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı olarak sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsiline ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7887 E. 2014/14246 K.
Ortak:protesto · izafeten dava · acente · acentelik · ihbar · ihtar · geçersizlik
İncelediğiniz karardaBu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı «acente» müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiş olup benzer bir düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir.
Yabancı «tacirler» adına «acentelik» yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar «geçersizdir».
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davada «izafeten husumet» yöneltilen davalının geminin tahliye limanı «acentesi» olduğu, «acente» ya da acente olmayıp arizi olarak işlemlerde bulunanların ancak yaptıkları işlemlere ilişkin davanın muhattabı olacağı, acentenin aracılık yapmadığı ya da akdetmediği sözleşmeler nedeniyle genel bir vekillik «yetkisinin» bulunmadığı, davalının taşımaya aracılık etmeyip sadece tahliye limanında tahliye işlemlerine aracılık etmesi karşısında geminin işleteni ve «donatanına» izafeten davalı aleyhine dava açılamayacağı ve takip yapılamayacağı, bu nedenle yapılan icra takibinin «geçersiz» olduğu, takibin geçersiz olması nedeniyle «itirazın iptali davası» yönünden dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
6762 Sayılı TTK'nın 119. maddesinde «acentenin», aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetli olduğu, bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acentenin müvekkili …
Somut olayda davacı, gemi işleteni ve «donatanına» «izafeten» D.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten husumet · bilirkişi raporları arasında çelişki · nakliyat sigortası · ba beyannamesi · donatan · itirazın iptali davası · dava şartı yokluğu · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davada «izafeten husumet» yöneltilen davalının geminin tahliye limanı «acentesi» olduğu, «acente» ya da acente olmayıp arizi olarak işlemlerde bulunanların ancak yaptıkları işlemlere ilişkin davanın muhattabı olacağı, acentenin aracılık yapmadığı ya da akdetmediği sözleşmeler nedeniyle genel bir vekillik «yetkisinin» bulunmadığı, davalının taşımaya aracılık etmeyip sadece tahliye limanında tahliye işlemlerine aracılık etmesi karşısında geminin işleteni ve «donatanına» izafeten davalı aleyhine dava açılamayacağı ve takip yapılamayacağı, bu nedenle yapılan icra takibinin «geçersiz» olduğu, takibin geçersiz olması nedeniyle «itirazın iptali davası» yönünden dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; dosya içerisinde yer alan 15.4.2009 tarihli tutanak ve 27.4.2009 tarihli ekspertiz raporunda davalının davaya konu «hasarın» gerçekleştiği taşıma sırasında gemi işleteni ve «donatanının» «acentesi» olduğuna ilişkin beyanlar bulunduğu gibi, 9.4.2009 tarihli Ambarlı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'ne hitaben verilen «beyannamenin» de (soru kağıdı) davalının çalışanı olan C.
Dava; «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalan emtialarda meydana gelen «hasar» nedeniyle rucuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı, gemi işleteni ve «donatanına» «izafeten» D.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13604 E. 2010/4805 K.
Ortak:izafeten dava · acente · acentelik · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaS.L'ye «izafeten» Türkiye'deki «acentesine» dava açılabilecektir.
S.L'nin bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte hareket ettikleri, bu suretle taşıma işini beraber üstlendiklerinin kabul edildiği, davalı «taşıyıcının» üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek malları ...
Gümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının «iflas» ettiği, emtiaların «teslim» alınmamasının davalı «taşıyıcının» kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda da, asıl «taşıyana izafeten» «acente» hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır.
Zira, taşıma işlemi «taşıyıcı» şirketin İstanbul’da bulunduğunu ileri sürdüğü şubesinin bir işlemi olmayıp, davalı «acente» aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcı» şirketin Türkiye şubesinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyana izafeten dava · rücuen alacak · sigorta sözleşmesi · taşıyan · yetkisizlik kararı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca emtia «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Somut olayda da, asıl «taşıyana izafeten» «acente» hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcı» şirketin Türkiye şubesinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, «sigorta sözleşmelerinden» kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı «acenta», müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5330 E. 2015/13046 K.
Ortak:protesto · izafeten dava · acente · acentelik · taşıyıcı · ihbar · ihtar
İncelediğiniz karardaBu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı «acente» müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiş olup benzer bir düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir.
S.L'ye «izafeten» Türkiye'deki «acentesine» dava açılabilecektir.
Benzer bu kararda6762 Sayılı TTK'nın "Acentenin Selahiyetleri" başlıklı 119. maddesinde, «acentenin» aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule selahiyetli olduğu, bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acentenin müvekkili …
Transport SRL'ye «izafeten» «acentesi» olduğu iddiası ile K...
Buna göre, «acenteye» müvekkili namına «husumet» yöneltilmesi ancak aracılık ettiği işlerle sınırlı olup, somut olayda davalının dava konusu taşıma işinde «acente» sıfatıyla aracılık yapmadığına yönelik savunmasının üzerinde durulmadan sonuca varılması doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyıcı · üst taşıyıcı · alt taşıyıcı · nakliyat sigortası · delillerin toplanmaması · rücuen tahsil · rücuen tazminat · tebligat
Benzer bu kararda1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalanan emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle «alt taşıyıcıdan» «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, R...
Transport SRL'nin «fiili taşıyıcı» olduğu uluslar arası taşımada emtianın «hasar» gördüğü, dava dışı alıcı zararının sigorta şirketi tarafından tazmin edilerek «rücuen tahsili» için açılan dava sonunda tahsiline karar verilen 58.681,71TL'nin davacı tarafından ... ..
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin «üst taşıyıcı» ve davalı R...
İcra Müdürlüğü'nün 2009/10384 sayılı dosyası ile sigorta şirketine ödendiği, davacının icra dosyasında ödediği bu bedelin rücuen «alt taşıyıcıdan» tahsilini talep ettiği, alt taşıyıcının CMR madde 37 ve devamı hükümleri uyarınca «hasarın» kusuruyla meydana gelmiş olması nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve alacak likit olduğu ve yasal şartları bulunduğu belirtilerek davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/682 E. 2018/8066 K.
Ortak:protesto · izafeten dava · acente · acentelik · taşıyıcı · ihbar · ihtar · teslim
İncelediğiniz karardaBu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı «acente» müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiş olup benzer bir düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir.
Gümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının «iflas» ettiği, emtiaların «teslim» alınmamasının davalı «taşıyıcının» kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6762 Sayılı ...'nın 119. maddesinde «acentenin», aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetli olduğu, bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acentenin müvekkili …
Bu hüküm uyarınca «acenteye» asıl borçluya «izafeten» dava açılabilir ise de «acente» aleyhine değil asıl borçlu aleyhine hüküm tesis edilmek zorundadır.
A.Ş'ye «husumet» yöneltilmesi doğru olmadığı gibi mahkemece hükmedilen tazminatın «asıl taşıyıcı» yerine ona «izafeten» hasım gösterilen «acente» sıfatına haiz ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · asıl taşıyıcı · nakliyat emtia sigortası · rücuen alacak · sorumluluk sigortası · satış sözleşmesi · rücu · alacak davası
Benzer bu karardaİhraç edilen malın bedelinin tahsil edilmemiş olması halinde ise sigortalının malın «teslimine» ilişkin yükümlülüğü çerçevesinde alıcıya teslime kadar «sigortalanabilir menfaati» bulunduğundan yapılan ödeme geçerli bir ödeme kabul edilecek bu doğrultuda «taşıyıcıya» ve / veya onun «sorumluluk sigortacısına» «rücu» edilebilecektir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Varma yerinde yapılan kontrollerde malların taşındığı konteyner içerisinden çalındığı, gümrük yetkilileri tarafından tespit edilip buna ilişkin tutanak tutulmuş, davacı tarafından yapılan ekspertiz çalışmaları neticesinde sigortalıya «hasar» bedeli ödenerek taşımayı yaptığı belirtilen davalı şirketler aleyhine «rücuen alacak davası» açılmıştır.
Şti. tarafından Rusya'ya ihraç edilen mallar için davacı tarafından «nakliyat emtia sigorta poliçesi» yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7329 E. 2010/2979 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu kararda… devrediliğinden bahisle, davacının kendisine at olmayan bir başvuru nedeniyle gerçekleşen ret kararına karşı itiraz etmesi ve bu itirazın reddi üzerine dava açmakta «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de;davaya konu markanın 23.05.2006 tarihinde New Vıacom Int.Corp.’a devir sonrasında devralan şirketin …
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre,davaya konu marka başvurusunun esasen davanın açıldığı tarihten önce 23.05.2006'da NEW VIACOM INT.CORPORATION'a devredildiği, davacının kendisine ait olmayan bir başvuru ile ilgili olarak gerçekleşen ret kararına karşı itirazda bulunmuş olması ve bu itirazın reddi üzerine dava açmış olmasında «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/357 E. 2013/512 K.
Ortak:protesto · acente · navlun · acentelik · ihbar · ihtar · teslim
İncelediğiniz karardaBu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı «acente» müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiş olup benzer bir düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir.
Gümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının «iflas» ettiği, emtiaların «teslim» alınmamasının davalı «taşıyıcının» kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nun 116. maddesi hükmüne göre «acente», bağlı yardımcılar gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir şekilde ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir ve aynı kanunun 119/1 ve 2. maddesine göre de, faaliyet alanı içinde bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar», «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları müvekkili namına kabul etmeye yetkili olup aracılıkta bulunduğu veya akdettiği «sözleşmelerden doğan» ihtilaflarda müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılması mümkündür.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile «taşıyan» arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının emtiayı CIF «teslim» koşulları ile satın aldığı, «navlun sözleşmesini» dava dışı satıcı ... ...-...'nin yapması gerekeceği, davalının davacıya gönderdiği kaptan «protestosunda» asıl borçlunun «taşıtan» /kiracı olduğunun belirtildiği, faturanın da dava dışı anılan şirkete kesildiği, «konşimentoda» «gönderilenin sorumluluğuna» dair böyle bir «kaydın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ...
Somut olayda, davalı vekilince davada müvekkilinin «acentesi» olarak gösterilen davalı ...'un «acente» olmadığının iddia edilmesi karşısında, mahkemece yapılacak iş anılan davalının, davalı M/V Irmak gemisi ve onun «donatanı» ....in acentesi olup olmadığının araştırılması, yapılan incelemeler sırasında ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:brokerlik · gönderici sorumluluğu · tedbirin kaldırılması · navlun sözleşmesi · taşıtan · konşimento · donatan · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile «taşıyan» arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının emtiayı CIF «teslim» koşulları ile satın aldığı, «navlun sözleşmesini» dava dışı satıcı ... ...-...'nin yapması gerekeceği, davalının davacıya gönderdiği kaptan «protestosunda» asıl borçlunun «taşıtan» /kiracı olduğunun belirtildiği, faturanın da dava dışı anılan şirkete kesildiği, «konşimentoda» «gönderilenin sorumluluğuna» dair böyle bir «kaydın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ...
İş sayılı dosyası ile verilen «tedbirin kaldırılarak» davacı tarafından yatırılan «teminatın» iadesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak temyiz dilekçesi ile dava dilekçesinde müvekkilinin «acentesi» olarak gösterilen davalı ...'un, müvekkilinin acentesi olmayıp «brokerı» olduğu, müvekkilinin acentesinin dava dışı ... olduğu ileri sürülmüştür.
6762 sayılı TTK'nun 116. maddesi hükmüne göre «acente», bağlı yardımcılar gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir şekilde ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir ve aynı kanunun 119/1 ve 2. maddesine göre de, faaliyet alanı içinde bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar», «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları müvekkili namına kabul etmeye yetkili olup aracılıkta bulunduğu veya akdettiği «sözleşmelerden doğan» ihtilaflarda müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılması mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14687 E. , 2016/6153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2014 tarih ve 2013/213-2014/203 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/05/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “tencere, tava ve sapları” niteliğindeki 57 koli emtiayı İspanya'da mukim .... S.L. firmasına 9.120 Euro bedelle mal mukabili ödeme koşulu ile sattığını, teslim şeklinin FOB olarak belirtilen emtianın alıcısına teslim işinin 400,00 Euro navlun ücreti karşılığında davalı firma tarafından üstlenildiğini, emtianın taşımacı firma tarafından alıcısına teslim edilmediğini ileri sürerek, alıcısına teslim edilmeyen mal bedeli olan 9.120,00 Euro karşılığı 21.185,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımayı üstlenen ... Int. S.L'ye izafeten müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, fiili taşımayı yapan müvekkilinin uğranılan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının dava dışı İspanya şirketi ile ticaret unvanındaki ayırt edilemeyecek benzerlik ve faaliyet konularının aynı olması sebepleriyle ... Uluslararası Nak. San. ve Tic. A.Ş. ile ... Int. S.L'nin bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte hareket ettikleri, bu suretle taşıma işini beraber üstlendiklerinin kabul edildiği, davalı taşıyıcının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek malları ... Gümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının iflas ettiği, emtiaların teslim alınmamasının davalı taşıyıcının kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava,... Int. S.L'ye izafeten ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılmıştır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir. Bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiş olup benzer bir düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.
Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.” şeklinde ifade edilmiştir. Böylece, dosya içerisindeki fatura, navlun ödemesi ve diğer kayıtlar ile dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle taşımayı üstlendiği bildirilen davalı ... Int. S.L'ye izafeten Türkiye'deki acentesine dava açılabilecektir. Ancak davada ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş'nin davalı ... Int. S.L'nin acentesi olup olmadığı araştırılıp belirlenmemiştir. ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. vekili de taşımayı üstlenen ...
Int. S.L.'ye izafeten müvekkili aleyhine dava açılamayacağını savunduğuna göre bu hususta inceleme yapılması, ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş'nin davalının acentesi olmadığının anlaşılması halinde taraf teşkilinin doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.nin davalının acentesi olup olmadığı araştırılmadan taraf olarak kabulü ile yazılı şekilde dava dışı İspanya şirketi ile ticaret unvanındaki ayırt edilemeyecek benzerlik ve faaliyet konularının aynı olması sebepleriyle ... Nak. San. ve Tic. A.Ş. ile .... Int. S.L. nin bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte hareket ettikleri, bu suretle taşıma işini beraber üstlendikleri kabul edilerek karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223783800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz