Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/357 E. 2013/512 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ gönderici sorumluluğu↗ tedbirin kaldırılması↗ navlun sözleşmesi↗ protesto↗ taşıtan↗ konşimento↗ donatan↗ ticari işletme↗ acente↗ navlun↗ sözleşmeden doğan dava↗ acentelik↗ ihtiyati tedbir↗ ihbar↗ ihtar↗ taşıyan↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile taşıyan arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının emtiayı CIF teslim koşulları ile satın aldığı, navlun sözleşmesini dava dışı satıcı ... ...-...'nin yapması gerekeceği, davalının davacıya gönderdiği kaptan protestosunda asıl borçlunun taşıtan /kiracı olduğunun belirtildiği, faturanın da dava dışı anılan şirkete kesildiği, konşimentoda gönderilenin sorumluluğuna dair böyle bir kaydın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96 D. İş sayılı dosyası ile verilen tedbirin kaldırılarak davacı tarafından yatırılan teminatın iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak temyiz dilekçesi ile dava dilekçesinde müvekkilinin acentesi olarak gösterilen davalı ...'un, müvekkilinin acentesi olmayıp brokerı olduğu, müvekkilinin acentesinin dava dışı ... olduğu ileri sürülmüştür.
6762 sayılı TTK'nun 116. maddesi hükmüne göre acente, bağlı yardımcılar gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir şekilde ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir ve aynı kanunun 119/1 ve 2. maddesine göre de, faaliyet alanı içinde bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar, protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları müvekkili namına kabul etmeye yetkili olup aracılıkta bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerden doğan ihtilaflarda müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılması mümkündür.
Somut olayda, davalı vekilince davada müvekkilinin acentesi olarak gösterilen davalı ...'un acente olmadığının iddia edilmesi karşısında, mahkemece yapılacak iş anılan davalının, davalı M/V Irmak gemisi ve onun donatanı ....in acentesi olup olmadığının araştırılması, yapılan incelemeler sırasında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96-96 D.İş Esas ve Karar sayılı dosyası ile verilen 20.10.2010 tarihli ihtiyati tedbir kararında, ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilince, aleyhine tedbir istenilenin acentesi olarak dava dışı ...nin gösterildiğinin gözden kaçırılmaması, davalı gemi ve donatanının acentesinin anılan şirket olduğunun tespit edilmesi durumunda taraf teşkilinin usulünce sağlanması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesinden ibarettir. Açıklanan hususlara dikkat edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7887 E. 2014/14246 K.
Ortak:protesto · donatan · acente · acentelik · ihbar · ihtar
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nun 116. maddesi hükmüne göre «acente», bağlı yardımcılar gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir şekilde ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir ve aynı kanunun 119/1 ve 2. maddesine göre de, faaliyet alanı içinde bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar», «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları müvekkili namına kabul etmeye yetkili olup aracılıkta bulunduğu veya akdettiği «sözleşmelerden doğan» ihtilaflarda müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılması mümkündür.
Somut olayda, davalı vekilince davada müvekkilinin «acentesi» olarak gösterilen davalı ...'un «acente» olmadığının iddia edilmesi karşısında, mahkemece yapılacak iş anılan davalının, davalı M/V Irmak gemisi ve onun «donatanı» ....in acentesi olup olmadığının araştırılması, yapılan incelemeler sırasında ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96-96 D.İş Esas ve Karar sayılı dosyası ile verilen 20.10.2010 tarihli «ihtiyati tedbir» kararında, ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilince, aleyhine tedbir istenilenin «acentesi» olarak dava dışı ...nin gösterildiğinin gözden kaçırılmaması, davalı gemi ve «donatanının» acentesinin anılan şirket olduğunun tespit edilmesi durumunda taraf teşkilinin usulünce sağlanması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesinden ibarettir.
Benzer bu kararda6762 Sayılı TTK'nın 119. maddesinde «acentenin», aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetli olduğu, bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acentenin müvekkili …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davada «izafeten husumet» yöneltilen davalının geminin tahliye limanı «acentesi» olduğu, «acente» ya da acente olmayıp arizi olarak işlemlerde bulunanların ancak yaptıkları işlemlere ilişkin davanın muhattabı olacağı, acentenin aracılık yapmadığı ya da akdetmediği sözleşmeler nedeniyle genel bir vekillik «yetkisinin» bulunmadığı, davalının taşımaya aracılık etmeyip sadece tahliye limanında tahliye işlemlerine aracılık etmesi karşısında geminin işleteni ve «donatanına» izafeten davalı aleyhine dava açılamayacağı ve takip yapılamayacağı, bu nedenle yapılan icra takibinin «geçersiz» olduğu, takibin geçersiz olması nedeniyle «itirazın iptali davası» yönünden dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; dosya içerisinde yer alan 15.4.2009 tarihli tutanak ve 27.4.2009 tarihli ekspertiz raporunda davalının davaya konu «hasarın» gerçekleştiği taşıma sırasında gemi işleteni ve «donatanının» «acentesi» olduğuna ilişkin beyanlar bulunduğu gibi, 9.4.2009 tarihli Ambarlı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'ne hitaben verilen «beyannamenin» de (soru kağıdı) davalının çalışanı olan C.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten husumet · bilirkişi raporları arasında çelişki · nakliyat sigortası · izafeten dava · ba beyannamesi · itirazın iptali davası · dava şartı yokluğu · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davada «izafeten husumet» yöneltilen davalının geminin tahliye limanı «acentesi» olduğu, «acente» ya da acente olmayıp arizi olarak işlemlerde bulunanların ancak yaptıkları işlemlere ilişkin davanın muhattabı olacağı, acentenin aracılık yapmadığı ya da akdetmediği sözleşmeler nedeniyle genel bir vekillik «yetkisinin» bulunmadığı, davalının taşımaya aracılık etmeyip sadece tahliye limanında tahliye işlemlerine aracılık etmesi karşısında geminin işleteni ve «donatanına» izafeten davalı aleyhine dava açılamayacağı ve takip yapılamayacağı, bu nedenle yapılan icra takibinin «geçersiz» olduğu, takibin geçersiz olması nedeniyle «itirazın iptali davası» yönünden dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava; «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalan emtialarda meydana gelen «hasar» nedeniyle rucuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı, gemi işleteni ve «donatanına» «izafeten» D.
Ancak; dosya içerisinde yer alan 15.4.2009 tarihli tutanak ve 27.4.2009 tarihli ekspertiz raporunda davalının davaya konu «hasarın» gerçekleştiği taşıma sırasında gemi işleteni ve «donatanının» «acentesi» olduğuna ilişkin beyanlar bulunduğu gibi, 9.4.2009 tarihli Ambarlı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'ne hitaben verilen «beyannamenin» de (soru kağıdı) davalının çalışanı olan C.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14687 E. 2016/6153 K.
Ortak:protesto · acente · navlun · acentelik · ihbar · ihtar · teslim
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nun 116. maddesi hükmüne göre «acente», bağlı yardımcılar gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir şekilde ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir ve aynı kanunun 119/1 ve 2. maddesine göre de, faaliyet alanı içinde bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar», «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları müvekkili namına kabul etmeye yetkili olup aracılıkta bulunduğu veya akdettiği «sözleşmelerden doğan» ihtilaflarda müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılması mümkündür.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile «taşıyan» arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının emtiayı CIF «teslim» koşulları ile satın aldığı, «navlun sözleşmesini» dava dışı satıcı ... ...-...'nin yapması gerekeceği, davalının davacıya gönderdiği kaptan «protestosunda» asıl borçlunun «taşıtan» /kiracı olduğunun belirtildiği, faturanın da dava dışı anılan şirkete kesildiği, «konşimentoda» «gönderilenin sorumluluğuna» dair böyle bir «kaydın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ...
Somut olayda, davalı vekilince davada müvekkilinin «acentesi» olarak gösterilen davalı ...'un «acente» olmadığının iddia edilmesi karşısında, mahkemece yapılacak iş anılan davalının, davalı M/V Irmak gemisi ve onun «donatanı» ....in acentesi olup olmadığının araştırılması, yapılan incelemeler sırasında ...
Benzer bu karardaBu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı «acente» müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiş olup benzer bir düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 119. maddesinde “Acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetlidir.
Gümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının «iflas» ettiği, emtiaların «teslim» alınmamasının davalı «taşıyıcının» kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · taşıma sözleşmesi · olumsuz oy · taşıyıcı · geçersizlik · fatura · iflas · tacir
Benzer bu karardaGümrüğü'nde antrepoya indirdiği, gümrükleme işlemlerinin alıcı tarafından yapılması gerektiği, alıcının «iflas» ettiği, emtiaların «teslim» alınmamasının davalı «taşıyıcının» kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı «tacirler» adına «acentelik» yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar «geçersizdir».
S.L'nin bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte hareket ettikleri, bu suretle taşıma işini beraber üstlendiklerinin kabul edildiği, davalı «taşıyıcının» üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek malları ...
1- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7974 E. 2016/2470 K.
Ortak:navlun sözleşmesi · taşıtan · donatan · acente · navlun · acentelik · taşıyan · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile «taşıyan» arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının emtiayı CIF «teslim» koşulları ile satın aldığı, «navlun sözleşmesini» dava dışı satıcı ... ...-...'nin yapması gerekeceği, davalının davacıya gönderdiği kaptan «protestosunda» asıl borçlunun «taşıtan» /kiracı olduğunun belirtildiği, faturanın da dava dışı anılan şirkete kesildiği, «konşimentoda» «gönderilenin sorumluluğuna» dair böyle bir «kaydın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ...
Somut olayda, davalı vekilince davada müvekkilinin «acentesi» olarak gösterilen davalı ...'un «acente» olmadığının iddia edilmesi karşısında, mahkemece yapılacak iş anılan davalının, davalı M/V Irmak gemisi ve onun «donatanı» ....in acentesi olup olmadığının araştırılması, yapılan incelemeler sırasında ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96-96 D.İş Esas ve Karar sayılı dosyası ile verilen 20.10.2010 tarihli «ihtiyati tedbir» kararında, ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilince, aleyhine tedbir istenilenin «acentesi» olarak dava dışı ...nin gösterildiğinin gözden kaçırılmaması, davalı gemi ve «donatanının» acentesinin anılan şirket olduğunun tespit edilmesi durumunda taraf teşkilinin usulünce sağlanması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesinden ibarettir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 28.09.2013 tarihli bozma ilamına uyularak, davalı «taşıyanın» yabancı, geminin yabancı bayraklı, yükleme limanının Türkiye dışında (....) olması karşısında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, davacının sigortalısının, kurulan «navlun sözleşmesinin» «taşıtan» tarafı olduğu, taşıyanın ise «konişmentoda» adı belirtilen davalı ....olduğu, dava konusu taşımada ayrı bir navlun sözleşmesi düzenlenmemiş, taşıma navlun sözleşmesini belgeleyen konişmento tahtında yapıldığı, taşımaya esas konişmentonun Özel Şartlar ikinci maddesi ile yetkili mahkemenin....Halk Cumhuriyeti'ndeki...Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı,.... madde hükmüne göre yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülme …
… ı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebileceği, dava konusu uyuşmazlığın «yabancı unsur» taşıması, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın akdi borç ilişkisinden doğması,...«ciro» ile alıp yükü «teslim» almada kullanan gönderilenin «konişmentonun» şartlarıyla bağlanmış olması (Y.H.G.K.'nın 01/02/1995 tarih 1994/11-765 esas 1995/39 sayılı kararı) ve aynı zamanda «halefiyet» hükümlerine göre dava açan davacının sigortalısının «navlun sözleşmesinin» «taşıtan» tarafı olması karşısında tarafları bağlayıcı ve geçerli «yetki şartı» gereğince yetkili mahkemenin.......
Dairemizin bozma ilamı sonrası dosyaya sunulan belgeye göre, ....'nin davalı «donatanın» genel «acentesi» ve «temsilcisi» olduğu anlaşılmakta ise de, dava konusu taşıma akdine aracılık ettiği bu belgeden anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · cevap süresi · konişmento · izafeten dava · halefiyet · rücuen tahsil
Benzer bu kararda… ı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebileceği, dava konusu uyuşmazlığın «yabancı unsur» taşıması, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın akdi borç ilişkisinden doğması,...«ciro» ile alıp yükü «teslim» almada kullanan gönderilenin «konişmentonun» şartlarıyla bağlanmış olması (Y.H.G.K.'nın 01/02/1995 tarih 1994/11-765 esas 1995/39 sayılı kararı) ve aynı zamanda «halefiyet» hükümlerine göre dava açan davacının sigortalısının «navlun sözleşmesinin» «taşıtan» tarafı olması karşısında tarafları bağlayıcı ve geçerli «yetki şartı» gereğince yetkili mahkemenin.......
Mahkemece, Dairemizin 28.09.2013 tarihli bozma ilamına uyularak, davalı «taşıyanın» yabancı, geminin yabancı bayraklı, yükleme limanının Türkiye dışında (....) olması karşısında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, davacının sigortalısının, kurulan «navlun sözleşmesinin» «taşıtan» tarafı olduğu, taşıyanın ise «konişmentoda» adı belirtilen davalı ....olduğu, dava konusu taşımada ayrı bir navlun sözleşmesi düzenlenmemiş, taşıma navlun sözleşmesini belgeleyen konişmento tahtında yapıldığı, taşımaya esas konişmentonun Özel Şartlar ikinci maddesi ile yetkili mahkemenin....Halk Cumhuriyeti'ndeki...Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı,.... madde hükmüne göre yer itibariyle «yetkinin» «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülme …
Dava, davalının gerçekleştirdiği taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeniyle davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Davalı «donatanın» acentası sıfatıyla...«cevap süresi» içinde «yetki itirazında» bulunmuş ve bu yetki itirazı nedeniyle mahkemece «yetkisizlik» kararı verilmiş olup; verilen bu karar Dairemizce...'nin «uyuşmazlık konusu» taşıma akdi ile ilgili aracılıkta bulunup bulunmadığının, bu işte acentası olup olmadığının tespiti gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13604 E. 2010/4805 K.
Ortak:acente · acentelik · taşıyan
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davalı vekilince davada müvekkilinin «acentesi» olarak gösterilen davalı ...'un «acente» olmadığının iddia edilmesi karşısında, mahkemece yapılacak iş anılan davalının, davalı M/V Irmak gemisi ve onun «donatanı» ....in acentesi olup olmadığının araştırılması, yapılan incelemeler sırasında ...
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile «taşıyan» arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının emtiayı CIF «teslim» koşulları ile satın aldığı, «navlun sözleşmesini» dava dışı satıcı ... ...-...'nin yapması gerekeceği, davalının davacıya gönderdiği kaptan «protestosunda» asıl borçlunun «taşıtan» /kiracı olduğunun belirtildiği, faturanın da dava dışı anılan şirkete kesildiği, «konşimentoda» «gönderilenin sorumluluğuna» dair böyle bir «kaydın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ...
Davalı vekili tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak temyiz dilekçesi ile dava dilekçesinde müvekkilinin «acentesi» olarak gösterilen davalı ...'un, müvekkilinin acentesi olmayıp «brokerı» olduğu, müvekkilinin acentesinin dava dışı ... olduğu ileri sürülmüştür.
Benzer bu karardaSomut olayda da, asıl «taşıyana izafeten» «acente» hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, «sigorta sözleşmelerinden» kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı «acenta», müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
Zira, taşıma işlemi «taşıyıcı» şirketin İstanbul’da bulunduğunu ileri sürdüğü şubesinin bir işlemi olmayıp, davalı «acente» aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyana izafeten dava · izafeten dava · rücuen alacak · sigorta sözleşmesi · taşıyıcı · yetkisizlik kararı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcı» şirketin Türkiye şubesinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca emtia «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Somut olayda da, asıl «taşıyana izafeten» «acente» hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, «sigorta sözleşmelerinden» kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı «acenta», müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/357 E. , 2013/512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2011 tarih ve 2010/570-2011/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından ...'nın ... Limanı'ndan ... Limanı'na taşınan 966.77 m.ton buğday kepeği yükünün alıcısı olduğunu, geminin 18.10.2010 tarihinde ... Limanına geldiğini ve yükü tahliyeye hazır olduğunu bildirdiğini, taşımaya konu yüke ilişkin tüm giderlerin müvekkilince karşılanarak yükün millileştirildiğini, ancak müvekkiline gönderilen 19.10.2010 tarihli yazı ile geminin yükleme limanında 12 gün beklediği gerekçesiyle kiracıdan tahsil edilmesi gereken 18.000.00 USD'nin tahsil edilemediği, bu nedenle yük üzerinde hapis hakkının kullanıldığı, oluşmuş ve oluşacak zarardan kiracının sorumlu tutulduğu, bu miktar ödenmeden yükün teslim olunmayacağının bildirildiğini, müvekkilince yükün derhal kendisine teslimi ihtar edilmiş ise de buna uyulmaması üzerine müvekkilince ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96 D. İş sayılı dosyası ile açılan hesaba belirtilen miktarın tedbirli olarak depo edildiğini, davalının uğradığı zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, müvekkilinin 18.000.00 USD borçlu olmadığının tespitine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96 D. İş sayılı dosyası kapsamında yatırılan 18.000.00 USD'nin müvekkiline iadesine, TTK'nun 1078/2. maddesine göre davalı tarafından yatırılacak teminat karşılığında mahkeme veznesine depo edilen 18.000.00 USD'nin davalı tarafından tahsili durumunda, müvekkilince yatırılan 18.000.00 USD'nin, davalı tarafından yatırılacak teminattan karşılanarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile taşıyan arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının emtiayı CIF teslim koşulları ile satın aldığı, navlun sözleşmesini dava dışı satıcı ... ...-...'nin yapması gerekeceği, davalının davacıya gönderdiği kaptan protestosunda asıl borçlunun taşıtan /kiracı olduğunun belirtildiği, faturanın da dava dışı anılan şirkete kesildiği, konşimentoda gönderilenin sorumluluğuna dair böyle bir kaydın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96 D. İş sayılı dosyası ile verilen tedbirin kaldırılarak davacı tarafından yatırılan teminatın iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak temyiz dilekçesi ile dava dilekçesinde müvekkilinin acentesi olarak gösterilen davalı ...'un, müvekkilinin acentesi olmayıp brokerı olduğu, müvekkilinin acentesinin dava dışı ... olduğu ileri sürülmüştür.
6762 sayılı TTK'nun 116. maddesi hükmüne göre acente, bağlı yardımcılar gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir şekilde ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir ve aynı kanunun 119/1 ve 2. maddesine göre de, faaliyet alanı içinde bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar, protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları müvekkili namına kabul etmeye yetkili olup aracılıkta bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerden doğan ihtilaflarda müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılması mümkündür.
Somut olayda, davalı vekilince davada müvekkilinin acentesi olarak gösterilen davalı ...'un acente olmadığının iddia edilmesi karşısında, mahkemece yapılacak iş anılan davalının, davalı M/V Irmak gemisi ve onun donatanı ....in acentesi olup olmadığının araştırılması, yapılan incelemeler sırasında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/96-96 D.İş Esas ve Karar sayılı dosyası ile verilen 20.10.2010 tarihli ihtiyati tedbir kararında, ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilince, aleyhine tedbir istenilenin acentesi olarak dava dışı ...nin gösterildiğinin gözden kaçırılmaması, davalı gemi ve donatanının acentesinin anılan şirket olduğunun tespit edilmesi durumunda taraf teşkilinin usulünce sağlanması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesinden ibarettir.
Açıklanan hususlara dikkat edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245489800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz