Taşıyana izafeten dava
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13604 E. 2010/4805 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyana izafeten dava↗ izafeten dava↗ rücuen alacak↗ acente↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcı şirketin Türkiye şubesinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı acenta, müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
Somut olayda da, asıl taşıyana izafeten acente hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır. Zira, taşıma işlemi taşıyıcı şirketin İstanbul’da bulunduğunu ileri sürdüğü şubesinin bir işlemi olmayıp, davalı acente aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı acentenin merkezinin bulunduğu yerde açılan davaya bakılmak gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca emtia «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, «sigorta sözleşmelerinden» kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı «acenta», müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
Somut olayda da, asıl «taşıyana izafeten» «acente» hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13604 E. , 2010/4805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2008 tarih ve 2007/111-2008/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın havayoluyla taşındığını, emtianın taşıma esnasında kaybolduğunu, zayi bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, asıl taşıyana izafeten acenteye karşı açtığı davada 73.276 USD’nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil vekili, müvekkilinin asıl taşıyan olduğunu, kendisine izafeten acentenin bulunduğu yerde dava açıldığını ancak müvekkilinin Türkiye Şubesi’nin Şişli İlçesi sınırlarında bulunduğundan mahkemenin yetkisiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcı şirketin Türkiye şubesinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı acenta, müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
Somut olayda da, asıl taşıyana izafeten acente hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır. Zira, taşıma işlemi taşıyıcı şirketin İstanbul’da bulunduğunu ileri sürdüğü şubesinin bir işlemi olmayıp, davalı acente aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı acentenin merkezinin bulunduğu yerde açılan davaya bakılmak gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018725200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz