6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Miktarın faiziyle birlikte

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6763 E. 2010/12723 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt taşıyan alt taşıyıcı izafeten dava acente cmr maddi hata tüzel kişilik husumet yokluğu taşıyıcı limited şirket ıslah taşıyan sigorta poliçesi temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: ETTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedinde davalının taşıyıcı olarak adının geçmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi sonucu Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımada Hamann Hellman Int.Nak.Ltd. Şti.'nin alt taşıyan olup, acente sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, davanın anılan şirkete acente sıfatıyla yöneltilmiş olduğu, davada ıslah yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceği, taşıyan sıfatıyla davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsiline ilişkindir. Davanın Hamann&Hellmann’a izafeten Hamann& Hellmann Int.Nak.Ltd. Şti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin

Davaya konu taşımada acente olmayıp, alt taşıyan olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi temsil ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya tüzel kişilik olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a izafeten” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada alt taşıyıcı olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14687 E. 2016/6153 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Aktif husumet ehliyeti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7329 E. 2010/2979 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2006 E. 2018/7657 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6763 E.  ,  2010/12723 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2007/192-2008/712 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı plastik hammadde emtiasının Almanya’dan Türkiye’ye taşınmak üzere davalılar tarafından temiz, sağlam ve tam olarak teslim alınmasına rağmen alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, müvekkili tarafından sigortalıya 2.479.349.664 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taşıma ile ilgilerinin bulunmadığını, taşıyıcının acentesi olduklarının kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedinde davalının taşıyıcı olarak adının geçmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi sonucu Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımada Hamann Hellman Int.Nak.Ltd. Şti.'nin alt taşıyan olup, acente sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, davanın anılan şirkete acente sıfatıyla yöneltilmiş olduğu, davada ıslah yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceği, taşıyan sıfatıyla davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsiline ilişkindir. Davanın Hamann&Hellmann’a izafeten Hamann& Hellmann Int.Nak.Ltd. Şti.’ye açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin

Davaya konu taşımada acente olmayıp, alt taşıyan olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamından “Hamann&Hellmann” unvanını taşıyan ayrı bir gerçek veya tüzel kişinin mevcut olmadığı, davaya konu taşımaya ilişkin faturanın “Hamann&Hellmann” başlığı altında “Hamann&Hellmann International Nakliyat Limited Şirketi” tarafından düzenlendiği anlaşılmış olup, “Hamann&Hellmann” ibaresinin tamamen anılan şirketi temsil ettiği, bu unvanda başka bir gerçek veya tüzel kişilik olmadığı, bu durumda “Hamann&Hellmann’a izafeten” ibaresinin sadece faturadaki yazılıma verilen yanlış anlamdan kaynaklanan maddi bir hataya dayalı olduğu, Hamann&Hellmann Int.Nak.Ltd.Şti.’nin uyuşmazlığa ilişkin taşımada alt taşıyıcı olmasına göre de davanın doğrudan bu şirkete karşı açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047006100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.