Müddeabih
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17214 E. 2015/2361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih↗ mükerrer tahsilat↗ mükerrerlik↗ tmsf↗ işlemiş faiz↗ vade↗ fer'i müdahil↗ havale↗ asıl alacak↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili havale işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL asıl alacak yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... .... vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dosyaya ibraz edilen hesap cüzdanı ve hesap dökümanları ile bilirkişi raporundan; davacının 27.03.1999 tarihinde 6.000,00 TL tutarındaki mevduatını ... aracılığıyla off shore bankasına havale ettiği, 6.000,00 TL tutarlı hesabın 35 günlük vade sonunda 542,78 TL işlemiş faiziyle birlikte 35 gün vadeyle yeniden temdit edildiği, vade sonu işlemiş 506,30 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 7.049,08 TL'ye ulaştığı, hesaptan 49,08 TL çekilerek bakiye bedel üzerinden 35 gün vadeyle hesabın tekrar temdit edildiği, vade sonu işlemiş 557,12 TL işlemiş faiziyle birlikte 7.557,13 TL tutarındaki mevduatın 35 gün vadeyle bir kez daha temdit edildiği, vade sonunda işlemiş 591,31 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 8.148,44 TL'ye ulaştığı, bu tarite hesaptan 148,00 TL çekildiği ve böylece hesap bakiyesinin 8.000,44 TL'ye düştüğü, bakiye miktarın 10.12.1999 tarihinden başlamak üzere 35 gün süreyle temdit edildiği, bu sırada bankaya davalı TMSF tarafından el konulduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla mahkemece, davacının yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağ gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, davacı ana para olarak belirttiği 8.148,44 TL'nin dava tarihine kadar işleyecek avans faizi tutarını hesaplayıp müddeabih haline getirmek suretiyle toplamda 48.762,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda üzerine faiz işletilmesi gereken ana para miktarının 8.000,44 TL olduğu belirtilerek ana para da dahil olmak üzere bu miktarın dava tarihine kadar işlemiş faizinin 48.697,69 TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmesine ve bilirkişi raporunda ana para dahil toplam alacak miktarını 48.697,69 TL olduğu belirtilmesine karşın, bu miktara ek olarak 8.000,44 TL ana paranın da mükerrer tahsilat oluşturacak biçimde davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2333 E. 2018/7874 K.
Ortak:işlemiş faiz · havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili «havale» işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
2-Ancak, dosyaya «ibraz» edilen hesap cüzdanı ve hesap dökümanları ile bilirkişi raporundan; davacının 27.03.1999 tarihinde 6.000,00 TL tutarındaki mevduatını ... aracılığıyla off shore bankasına «havale» ettiği, 6.000,00 TL tutarlı hesabın 35 günlük «vade» sonunda 542,78 TL işlemiş faiziyle birlikte 35 gün vadeyle yeniden temdit edildiği, vade sonu işlemiş 506,30 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 7.049,08 TL'ye …
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçeleriyle ana para ve dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere 48.697,69 TL'nin davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
A.Ş. nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili «havale» işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın ...
Bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile tahsilini talep edebileceği, davacının bankaya yatırdığı meblağ ve davacıya banka tarafından ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerekirken davacının yatırdığı ana paraya işletilen faizlerin de hesaba katılarak davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBozma kararı gereğince mahkemece davacının yatırdığı ana para ve banka tarafından davacıya ödenen meblağlar dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınıp davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerekirken anılan bozma nedeni hususunda hiçbir gerekçe gösterilmeden «eksik inceleme» ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9146 E. 2016/3016 K.
Ortak:asıl alacak · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili «havale» işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
3-Kabule göre de, davacı ana para olarak belirttiği 8.148,44 TL'nin dava tarihine kadar işleyecek «avans faizi» tutarını hesaplayıp «müddeabih» haline getirmek suretiyle toplamda 48.762,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına dair kararın davalı banka vekili ve fer'i müdahil... vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7035 E. 2015/13210 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili «havale» işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
3-Kabule göre de, davacı ana para olarak belirttiği 8.148,44 TL'nin dava tarihine kadar işleyecek «avans faizi» tutarını hesaplayıp «müddeabih» haline getirmek suretiyle toplamda 48.762,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne 13.697 TL'nin 20.06.2013 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8473 E. 2016/3395 K.
Ortak:vade · havale · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili «havale» işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
2-Ancak, dosyaya «ibraz» edilen hesap cüzdanı ve hesap dökümanları ile bilirkişi raporundan; davacının 27.03.1999 tarihinde 6.000,00 TL tutarındaki mevduatını ... aracılığıyla off shore bankasına «havale» ettiği, 6.000,00 TL tutarlı hesabın 35 günlük «vade» sonunda 542,78 TL işlemiş faiziyle birlikte 35 gün vadeyle yeniden temdit edildiği, vade sonu işlemiş 506,30 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 7.049,08 TL'ye …
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görü …
Benzer bu kararda… eriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzalandığı, «vade» sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 T …
Ağır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ..... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz it …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · harç
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4113 E. 2014/10144 K.
Ortak:vade · avans faizi · zamanaşımı · ibraz · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dosyaya «ibraz» edilen hesap cüzdanı ve hesap dökümanları ile bilirkişi raporundan; davacının 27.03.1999 tarihinde 6.000,00 TL tutarındaki mevduatını ... aracılığıyla off shore bankasına «havale» ettiği, 6.000,00 TL tutarlı hesabın 35 günlük «vade» sonunda 542,78 TL işlemiş faiziyle birlikte 35 gün vadeyle yeniden temdit edildiği, vade sonu işlemiş 506,30 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 7.049,08 TL'ye …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili «havale» işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görü …
Benzer bu kararda… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davacılar tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacıların 23.08.1999 tarihinde 17.800,00 TL, 27.09.1999 tarihinde 716,00 TL ve 01.11.1999 tarihinde 4.738,52 TL yatırdıkları, hesabın bu meblağlara uygulanan «akdi faiz» ile 07.12.1999 tarihinde 28.580,42 TL’ye ulaştığı, bu meblağdan davacıların 07.12.1999 tarihinde çektiği 1.272,00 TL düşüldüğünde hesapta 27.«308»,42 TL kaldığı görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · vade tarihi · akdi faiz · ihbar olunan · ihbar · temerrüt faizi · harç · temerrüt
Benzer bu kararda2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacıların 23.08.1999 tarihinde 17.800,00 TL, 27.09.1999 tarihinde 716,00 TL ve 01.11.1999 tarihinde 4.738,52 TL yatırdıkları, hesabın bu meblağlara uygulanan «akdi faiz» ile 07.12.1999 tarihinde 28.580,42 TL’ye ulaştığı, bu meblağdan davacıların 07.12.1999 tarihinde çektiği 1.272,00 TL düşüldüğünde hesapta 27.«308»,42 TL kaldığı görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2824 E. 2019/4645 K.
Ortak:vade · avans faizi · ibraz
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dosyaya «ibraz» edilen hesap cüzdanı ve hesap dökümanları ile bilirkişi raporundan; davacının 27.03.1999 tarihinde 6.000,00 TL tutarındaki mevduatını ... aracılığıyla off shore bankasına «havale» ettiği, 6.000,00 TL tutarlı hesabın 35 günlük «vade» sonunda 542,78 TL işlemiş faiziyle birlikte 35 gün vadeyle yeniden temdit edildiği, vade sonu işlemiş 506,30 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 7.049,08 TL'ye …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili «havale» işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, müvekkillerinin murisince 26.07.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 8.147,95 TL’nin yatırıldığını ileri sürerek, işleyen faizi ile birlikte 15.387,46 TL’nin «vade» sonu olan 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.291,15 TL’nin 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar murisinin hesabı «son» olarak 14/12/1999 tarihinde temdit edildiği, davalı bankaya yeni temdit tarihi gelmeden 21/12/1999 tarihinde ... tarafından el konulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 14.291,15 TL'nin 18/01/2000 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline ve davacılara Eskişehir 2.
Davacı tarafından «ibraz» edilen 214 müşteri nolu hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacılar murisinin 26.07.1999 tarihinde 8.147,95 TL yatırdığı, akdi faiziyle birlikte paranın 14.291,15 TL’ye ulaştığı görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar murisinin hesabı «son» olarak 14/12/1999 tarihinde temdit edildiği, davalı bankaya yeni temdit tarihi gelmeden 21/12/1999 tarihinde ... tarafından el konulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 14.291,15 TL'nin 18/01/2000 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline ve davacılara Eskişehir 2.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17214 E. , 2015/2361 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2013/93-2014/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin tasarruflarını değerlendirmek için ...'ye başvurduğunu banka yetkililerinin ... Security Off Shore Ltd. Şirketi'nin ... güvencesi altında olduğundan bahisle aldatıcı beyan ve tavırları neticesinde parasını off shore hesabına yatırmasının sağlanıldığını, ... ...'ye el konulması sonrasında müvekkilinin parasının off shore hesabına yatırıldığı gerekçesiyle iade edilmediğini, davalı bankanın havale görünümü altında mevduat topladığını, off shore bankasının kağıt üzerinde kurulduğunu, bu şekilde mudilerden toplanılan paraların ... ...'nin iştiraki ve yan kuruluşlarına kredi olarak kullandırıldığını, banka yöneticilerinin bu eylemleri nedeniyle yargılanıp ceza aldığını, davalının ...
...'nin külli halefi olduğunu ileri sürerek 8.148,44 TL'nin 09.12.1999 tarihinden dava tarihine kadar değişen oranlarda işlemiş avans faiziyle birlikte ulaştığı 48.762,00 TL'nin davalıdan tahsiline, dava tarihinden itibaren ana para olan 8.148,44 TL için değişen oranlarda avans faizi uygulanılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... .... vekili, 09.08.2001 tarihi hisse devri sözleşmesi uyarınca dava konusu alacağın sorumlusunun TMSF olduğunu, müvekkiline bu davada husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden itirazlarda bulunarak davacının kendi kusur ve iradesiyle parasını devlet güvencesi altında bulunmayan off shore hesabına yatırdığını, dava konusu alacağa ilişkin vadesiz mevduat faizinin uygulanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili, müvekkilinin dava konusu alacağa ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya devrolunan ... nezdindeki hesaba yatırılan 8.000,44 TL yönünden gerçek ve fiili havale işlemi yapılmadığı, havale edilen paranın off shore bankasına gönderilmediği, dava konusu alacağın ... içine yatırılmış mevduat gibi değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle mevduat sahibinin mevduatını geri alma hakkının sınırlandırılamayacağı, ...'nin davacıyı kusurlu davranışlarıyla yönlendirdiği, davacıya ödenmeyen paralardan halefi olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL asıl alacak yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... .... vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dosyaya ibraz edilen hesap cüzdanı ve hesap dökümanları ile bilirkişi raporundan; davacının 27.03.1999 tarihinde 6.000,00 TL tutarındaki mevduatını ... aracılığıyla off shore bankasına havale ettiği, 6.000,00 TL tutarlı hesabın 35 günlük vade sonunda 542,78 TL işlemiş faiziyle birlikte 35 gün vadeyle yeniden temdit edildiği, vade sonu işlemiş 506,30 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 7.049,08 TL'ye ulaştığı, hesaptan 49,08 TL çekilerek bakiye bedel üzerinden 35 gün vadeyle hesabın tekrar temdit edildiği, vade sonu işlemiş 557,12 TL işlemiş faiziyle birlikte 7.557,13 TL tutarındaki mevduatın 35 gün vadeyle bir kez daha temdit edildiği, vade sonunda işlemiş 591,31 TL faiziyle birlikte hesap bakiyesinin 8.148,44 TL'ye ulaştığı, bu tarite hesaptan 148,00 TL çekildiği ve böylece hesap bakiyesinin 8.000,44 TL'ye düştüğü, bakiye miktarın 10.12.1999 tarihinden başlamak üzere 35 gün süreyle temdit edildiği, bu sırada bankaya davalı TMSF tarafından el konulduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla mahkemece, davacının yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağ gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, davacı ana para olarak belirttiği 8.148,44 TL'nin dava tarihine kadar işleyecek avans faizi tutarını hesaplayıp müddeabih haline getirmek suretiyle toplamda 48.762,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda üzerine faiz işletilmesi gereken ana para miktarının 8.000,44 TL olduğu belirtilerek ana para da dahil olmak üzere bu miktarın dava tarihine kadar işlemiş faizinin 48.697,69 TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmesine ve bilirkişi raporunda ana para dahil toplam alacak miktarını 48.697,69 TL olduğu belirtilmesine karşın, bu miktara ek olarak 8.000,44 TL ana paranın da mükerrer tahsilat oluşturacak biçimde davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... .... ve fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... .... ve fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... .... ve fer'i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167994500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz