Dolandırıcılık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8473 E. 2016/3395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolandırıcılık↗ vade↗ fer'i müdahil↗ havale↗ harç↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ..... yöneticilerinin .... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan avans faizi uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı vekili, fer'i müdahil ..... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ..... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu ve bu rapor içeriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzalandığı, vade sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 TL'nin 19.10.1999 vadeli olarak temdit edildiği, vade sonu faiziyle birlikte 3.880,00 TL'ye ulaşan hesap bakiyesinden aynı tarihte 280,00 TL çekilerek bakiye miktardan temdit işlemi yapıldığı, vade sonu olan 23.11.1999 tarihinde tahakkuk eden faizin anaparaya eklenilerek vadenin 27.12.1999 tarihine uzatılmasına karşın 21.12.1999 tarihinde .....'ye .... tarafından el konulduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradesi sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla mahkemece, davacının yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafından 280,00 TL yanında 14.09.1999 tarihinde 296,00 TL'nin de çekildiği, alacak miktarının belirlenmesinde davacıya ödenen bu meblağın da dikkate alınması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4113 E. 2014/10144 K.
Ortak:vade · harç · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ..... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz it …
… eriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzalandığı, «vade» sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 T …
Benzer bu kararda… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · vade tarihi · akdi faiz · ihbar olunan · ihbar · temerrüt faizi · temerrüt · ibraz
Benzer bu kararda2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davacılar tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacıların 23.08.1999 tarihinde 17.800,00 TL, 27.09.1999 tarihinde 716,00 TL ve 01.11.1999 tarihinde 4.738,52 TL yatırdıkları, hesabın bu meblağlara uygulanan «akdi faiz» ile 07.12.1999 tarihinde 28.580,42 TL’ye ulaştığı, bu meblağdan davacıların 07.12.1999 tarihinde çektiği 1.272,00 TL düşüldüğünde hesapta 27.«308»,42 TL kaldığı görülmüştür.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5430 E. 2015/3280 K.
Ortak:harç
İncelediğiniz kararda3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya yatırılan paranın ... hesabına aktarıldığı, gerçekte fiilen bir aktarmanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.434,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «feri müdahil» .. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14283 E. 2018/5079 K.
Ortak:vade · havale · avans faizi
İncelediğiniz kararda… eriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzalandığı, «vade» sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 T …
Ağır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
Davalı bankanın davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · mevduat hesabı
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
… davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şek …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6417 E. 2015/4072 K.
Ortak:harç · avans faizi
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
Davalı bankanın davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi tarafından davalı bankaya yatırılan paranın ... hesabına aktarıldığı, gerçekte fiilen bir aktarmanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 27.500,00 TL'nin paranın bankaya yatırıldığı «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı Banka ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «feri müdahil» ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15477 E. 2014/5074 K.
Ortak:harç
İncelediğiniz kararda3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın sorumlu olacağı gerekçesiyle 4.000 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı tahsiline, davalılar..., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalıla aleyhinde açılan davaların geri alındığı gerekçesiyle esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalıvefat ettiği gerekçesiyle bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11735 E. 2015/8460 K.
Ortak:harç · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ..... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz it …
3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. ve «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı Banka ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. ve «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8473 E. , 2016/3395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2015 tarih ve 2014/151-2015/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili, fer'i müdahil ..... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ....'ye el konulması öncesinde ... Şubesi'ne 10.08.1999 tarihinde 3.600,00 TL para yatırdığını, paranın vadesi gelmeden önce bankaya .... tarafından el konularak yönetiminin .....'ye devredildiğini, davalı bankanın ....'nin külli halefi olduğunu, ..... çalışanları tarafından müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak havale talimatı imzalatıldığını, bu talimat uyarınca parasını ..... adlı paravan banka hesabına yönlendirildiğini, ancak gerçekte havale talimatı uyarınca kağıt üzerinde kurulu olan off shore bankasına paranın gönderilmeyip banka bünyesinde tutulduğunu, bu suretle havale görünümlü mevduat toplanarak usulsüz kredilerle bağlı şirketlere aktarıldığını, .....
yöneticilerinin bu eylemler nedeniyle bankayı aracı kılıp dolandırıcılık suçundan ceza aldıklarını, el koyma sonrasında müvekkilinin parasının devlet güvencesi altında bulunmayan off shore hesabına yatırıldığı gerekçesiyle ödenmediğini ileri sürerek 3.600,00 TL'nin yatırıldığı tarih olan 10.08.1999'dan 19.10.1999 tarihine kadar avans faizi işletilip aynı tarihte hesaptan çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.320,00 TL'nin 19.09.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili, yetki, zamanaşımı, husumet itirazları yanında ..... ile yapılan hisse devrine dair 09.08.2001 tarihli protokol uyarınca borcun asıl sorumlusunun ..... olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ..... vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumete dair itirazları yanında, davacının kendi iradesiyle off shore hesabına para yatırdığını, bu nedenle oluşan zarara katlanması gerektiğini, dava konusu olayda ancak vadesiz mevduat faizine hükmedilebileceğini, davacıya 280,00 TL haricinde 14.09.1999 tarihinde 296,00 TL daha ödeme yapıldığını bu ödemelerin alacak tutarından düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil .... vekili, dava konusu alacağa ilişkin müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ..... yöneticilerinin ....
8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan avans faizi uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı vekili, fer'i müdahil ..... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ..... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu ve bu rapor içeriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve havale talimatı imzalandığı, vade sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 TL'nin 19.10.1999 vadeli olarak temdit edildiği, vade sonu faiziyle birlikte 3.880,00 TL'ye ulaşan hesap bakiyesinden aynı tarihte 280,00 TL çekilerek bakiye miktardan temdit işlemi yapıldığı, vade sonu olan 23.11.1999 tarihinde tahakkuk eden faizin anaparaya eklenilerek vadenin 27.12.1999 tarihine uzatılmasına karşın 21.12.1999 tarihinde .....'ye ....
tarafından el konulduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradesi sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla mahkemece, davacının yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir.
Bu nedenle mahkemece, davacı tarafından 280,00 TL yanında 14.09.1999 tarihinde 296,00 TL'nin de çekildiği, alacak miktarının belirlenmesinde davacıya ödenen bu meblağın da dikkate alınması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de; 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan ....’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ..... ve fer'i müdahil ..... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ..... ve fer'i müdahil ..... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ..... ve fer'i müdahil ..... yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217752400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz