Tmsf
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2824 E. 2019/4645 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf↗ sulh hukuk mahkemesi↗ vade↗ fer'i müdahil↗ sulh↗ avans faizi↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar murisinin hesabı son olarak 14/12/1999 tarihinde temdit edildiği, davalı bankaya yeni temdit tarihi gelmeden 21/12/1999 tarihinde ... tarafından el konulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 14.291,15 TL'nin 18/01/2000 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline ve davacılara Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1243 Esas 2013/1254 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, müvekkillerinin murisince 26.07.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 8.147,95 TL’nin yatırıldığını ileri sürerek, işleyen faizi ile birlikte 15.387,46 TL’nin vade sonu olan 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.291,15 TL’nin 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı tarafından ibraz edilen 214 müşteri nolu hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacılar murisinin 26.07.1999 tarihinde 8.147,95 TL yatırdığı, akdi faiziyle birlikte paranın 14.291,15 TL’ye ulaştığı görülmüştür.
Ancak, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir. Bu itibarla mahkemece, davacının davalı bankaya yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip faiz başlangıcına ilişkin talebe de dikkat edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4054 E. 2011/5511 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3846 E. 2011/5517 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2826 E. 2019/4552 K.
Ortak:vade · avans faizi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar murisinin hesabı «son» olarak 14/12/1999 tarihinde temdit edildiği, davalı bankaya yeni temdit tarihi gelmeden 21/12/1999 tarihinde ... tarafından el konulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 14.291,15 TL'nin 18/01/2000 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline ve davacılara Eskişehir 2.
2-Davacı vekili, müvekkillerinin murisince 26.07.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 8.147,95 TL’nin yatırıldığını ileri sürerek, işleyen faizi ile birlikte 15.387,46 TL’nin «vade» sonu olan 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.291,15 TL’nin 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan «vade» sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · mahsup · haksız fiil · temsil
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8226 E. 2016/2581 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar murisinin hesabı «son» olarak 14/12/1999 tarihinde temdit edildiği, davalı bankaya yeni temdit tarihi gelmeden 21/12/1999 tarihinde ... tarafından el konulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 14.291,15 TL'nin 18/01/2000 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline ve davacılara Eskişehir 2.
2-Davacı vekili, müvekkillerinin murisince 26.07.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 8.147,95 TL’nin yatırıldığını ileri sürerek, işleyen faizi ile birlikte 15.387,46 TL’nin «vade» sonu olan 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.291,15 TL’nin 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile, hesaba davacılar murisince yatırılan 14.291,15 TL'nin 18.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek suretiyle davalı bankadan tahsili ile veraset ilamındaki paylar oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · feri müdahil · istirdat · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» ...ve... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, ...hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2824 E. , 2019/4645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/09/2017 tarih ve 2017/190-2017/1668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 23.279 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin yatırımlarını Yurt Ticaret ve Kredi Bankasında değerlendirdiğini, banka personelinin de yönlendirmesi ile parasını off-shore hesabına yatırdığını, ilk kez 26.07.1999 tarihinde 8.147,95 TL yatırdığının, son temdit tarihinin 14.12.1999 tarihli olduğunu ve bu tarihte hesapta bulunan paranın 14.291,15 TL olduğunu, davalı bankanın işlemleri nedeniyle TMSF tarafından bankaya el konulması nedeniyle de mevduatlarının kendilerine ödenmediğini ileri sürerek işleyen faiziyle birlikte 15.387,46 TL'nin vade sonu olan 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın TMSF'ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil OYAK vekili, davada asıl muhatabın TMSF olması gerektiği, kendilerinin husumeti ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacılar murisinin müterafık kusuru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar murisinin hesabı son olarak 14/12/1999 tarihinde temdit edildiği, davalı bankaya yeni temdit tarihi gelmeden 21/12/1999 tarihinde ... tarafından el konulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 14.291,15 TL'nin 18/01/2000 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline ve davacılara Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1243 Esas 2013/1254 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, müvekkillerinin murisince 26.07.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 8.147,95 TL’nin yatırıldığını ileri sürerek, işleyen faizi ile birlikte 15.387,46 TL’nin vade sonu olan 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.291,15 TL’nin 18.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı tarafından ibraz edilen 214 müşteri nolu hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacılar murisinin 26.07.1999 tarihinde 8.147,95 TL yatırdığı, akdi faiziyle birlikte paranın 14.291,15 TL’ye ulaştığı görülmüştür.
Ancak, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir. Bu itibarla mahkemece, davacının davalı bankaya yatırdığı meblağlar ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip faiz başlangıcına ilişkin talebe de dikkat edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin ve fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. ve fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka ve fer'i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA,ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/518116600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz