İi̇k 308/b
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4113 E. 2014/10144 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b↗ vade tarihi↗ akdi faiz↗ ihbar olunan↗ tmsf↗ vade↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ harç↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 27.308,42 TL'nin 07/12/1999 temdit tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında vade tarihi olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.308,42 TL olup akdi faizi ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 27.308,42 TL'nin 07/12/1999 temdit tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacılar tarafından ibraz edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacıların 23.08.1999 tarihinde 17.800,00 TL, 27.09.1999 tarihinde 716,00 TL ve 01.11.1999 tarihinde 4.738,52 TL yatırdıkları, hesabın bu meblağlara uygulanan akdi faiz ile 07.12.1999 tarihinde 28.580,42 TL’ye ulaştığı, bu meblağdan davacıların 07.12.1999 tarihinde çektiği 1.272,00 TL düşüldüğünde hesapta 27.308,42 TL kaldığı görülmüştür. Ancak, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacılar, mevduatlarının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir. Bu itibarla mahkemece, davacıların yatırdığı meblağlar ile davacılara ödenen meblağ gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5430 E. 2015/3280 K.
Ortak:temerrüt faizi · harç · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya yatırılan paranın ... hesabına aktarıldığı, gerçekte fiilen bir aktarmanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.434,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «feri müdahil» .. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11735 E. 2015/8460 K.
Ortak:harç · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. ve «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı Banka ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. ve «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6417 E. 2015/4072 K.
Ortak:harç · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir.
3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi tarafından davalı bankaya yatırılan paranın ... hesabına aktarıldığı, gerçekte fiilen bir aktarmanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 27.500,00 TL'nin paranın bankaya yatırıldığı «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı Banka ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «feri müdahil» ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15477 E. 2014/5074 K.
Ortak:harç
İncelediğiniz kararda3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın sorumlu olacağı gerekçesiyle 4.000 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı tahsiline, davalılar..., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalıla aleyhinde açılan davaların geri alındığı gerekçesiyle esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalıvefat ettiği gerekçesiyle bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12579 E. 2015/9625 K.
Ortak:harç · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir.
3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBank o. hesabına «havale» edilmiş gibi gösterilerek TMSF'nin devralıp «borçlarını üstlendiği» banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutulduğu, bünyesinde kalan 30.000 TL miktarlı mevduatı davacıya geri ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 30.000 TL'nin 14.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ve %80 oranı aşılmamak suretiyle «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve Yasa'ya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde «temerrüt tarihinin» 14/02/2000 olarak belirtilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankaların her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olmasına ve davalı Banka'nın da Fon'a devrolunan E.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · temerrüt tarihi · havale
Benzer bu karardaBank o. hesabına «havale» edilmiş gibi gösterilerek TMSF'nin devralıp «borçlarını üstlendiği» banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutulduğu, bünyesinde kalan 30.000 TL miktarlı mevduatı davacıya geri ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 30.000 TL'nin 14.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ve %80 oranı aşılmamak suretiyle «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 14/12/1999 tarihli açtırdığı mevduat hesabındaki parasının aynı tarihli «havale» işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu E.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve Yasa'ya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde «temerrüt tarihinin» 14/02/2000 olarak belirtilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8473 E. 2016/3395 K.
Ortak:vade · harç · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ..... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz it …
… eriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzalandığı, «vade» sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 T …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · havale
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nde bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza aldıkları, kesinleşen ceza kararı uyarınca banka yöneticilerinin off shore hesabı açan kişilerden topladıkları paraları bağlı şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının dolandırıcılık için paravan şirket olarak kurulduğu, mudilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore hesaplarına yönlendirildiği, bu suretle off shore hesabına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz kaldıkları, davacının da bu suretle iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına para yatırması sağlanıldığı, davalı bankanın ....'nin külli halefi olması nedeniyle yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 3.600,00 TL'ye 10.08.1999 tarihinden itibaren 19.10.1999 tarihine kadar değişen oranlardan «avans faizi» uygulanılmasına, 19.10.1999 tarihinden ana para olarak çekilen 280,00 TL'nin mahsubuyla kalan 3.320,00 TL'nin bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi iş …
… eriğiyle örtüşen belgelerden davacı tarfından 10.08.1999 tarihinde, 3.600,00 TL'nin 14.09.1999 vadeli olarak off shore hesabına yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzalandığı, «vade» sonu olan 14.9.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen 296,00 TL tutarındaki faizin aynı tarihli para çekme talimatı uyarınca davacıya ödendiği, hesapta kalan 3.600,00 T …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4113 E. , 2014/10144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 31/10/2012
NUMARASI 2011/442-2012/229
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2012 tarih ve 2011/442-2012/229 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/05/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. M. Ç. ile davalı I.Bank A.Ş. vekili Av. E.I. ve TMSF vekili Av. G.A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Y.A.Ş. Antalya Şubesi’ne 29.689,10 TL yatırdığını, paralarını çekmek istediklerinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendilerinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, paranın bankaya yattığı tarihten itibaren vade sonuna kadar akdi faiz hesaplanarak anaparaya eklenmiş hali 29.689,00 TL’nin vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacıların talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkılmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 27.308,42 TL'nin 07/12/1999 temdit tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında vade tarihi olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.308,42 TL olup akdi faizi ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 27.308,42 TL'nin 07/12/1999 temdit tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacılar tarafından ibraz edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacıların 23.08.1999 tarihinde 17.800,00 TL, 27.09.1999 tarihinde 716,00 TL ve 01.11.1999 tarihinde 4.738,52 TL yatırdıkları, hesabın bu meblağlara uygulanan akdi faiz ile 07.12.1999 tarihinde 28.580,42 TL’ye ulaştığı, bu meblağdan davacıların 07.12.1999 tarihinde çektiği 1.272,00 TL düşüldüğünde hesapta 27.308,42 TL kaldığı görülmüştür.
Ancak, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacılar, mevduatlarının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir. Bu itibarla mahkemece, davacıların yatırdığı meblağlar ile davacılara ödenen meblağ gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. ve ihbar olunan TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. ve ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı I. Bank A.Ş. ve ihbar olunan TMSF yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 30/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102198200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz