Grafolog bilirkişi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4970 E. 2015/6703 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolog bilirkişi↗ ttk 732↗ faktoring sözleşmesi↗ faktoring↗ tahrifat↗ ön inceleme aşaması↗ icra hukuk mahkemesi↗ kambiyo senedi↗ reeskont faizi↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ çek↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi defterlerinde çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının faktoring sözleşmesine dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 6762 sayılı TTK'nın 730'uncu maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Yasa'nın 644'üncü maddesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla keşideciye karşı açılan açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada çek olarak geçerli bir kambiyo senedinin bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta isteme dayanak yapılan çekin keşide tarihinde ayı gösteren "5" rakamının sürşarj (düzeltme) yoluyla "8" rakamına dönüştürülerek tahrifat yapıldığı ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/915 Esas sayılı dosyasına ibraz edilen grafolog bilirkişi raporunda belirtilmiş, anılan mahkemece de bu rapor doğrultusunda takibin iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla ortada görünüşte tahrif edilmiş bir çek bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme davası açılması mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2646 E. 2019/7433 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir «çek» bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince «sebepsiz zenginleşme» davası açılması mümkün değildir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar mahkemenin davalı ... yönünden 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, 6762 sayılı Kanun’un 644. (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davasının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemenin bu kabulünün sonuca etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar mahkemenin davalı ... yönünden 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, 6762 sayılı Kanun’un 644. (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davasının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemenin bu kabulünün sonuca etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1139 E. 2025/1807 K.
Ortak:tahrifat · kambiyo senedi · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 730'uncu maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Yasa'nın 644'üncü maddesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla «keşideciye» karşı açılan açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada «çek» olarak geçerli bir «kambiyo senedinin» bulunması gerekir.
Dolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir «çek» bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince «sebepsiz zenginleşme» davası açılması mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı şirkete «teminat» olarak 27.12.2007 keşide tarihli «çek» verildiğini, davalı şirketin bu çeki yine teminat olarak diğer davalı bankaya verdiğini, çekin «keşide tarihi» üzerinde «tahrifat» yapılarak keşide tarihinin 27.12.2008 tarihine çevrildiğini, çekin tahrifat nedeni ile «kambiyo senedi vasfını» kaybettiğini ve «bedelsiz» olduğu için iptalinin gerektiğini, davalı bankanın başlangıçtan itibaren dava konusu «çekin bedelsiz» ve «teminat çeki» olduğunu bildiğini ve bu şekilde kabul ettiğini ileri sürerek çekin iptaline ve müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep e …
Değerlendirme ve Gerekçe İmzası inkar edilmeyen davaya konu «çekte tahrifat» yapıldığı hususu sabit olduğundan dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 730. maddesinin 14 numaralı bendi atfıyla çekler hakkında da tatbiki gereken, aynı Kanun’un 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşme» kapsamında «ispat yükünün» davacı «keşidecide» olduğu, davalı bankanın sebepsiz zenginleştiği hususunun davacı tarafından ispatlanması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hük …
CEVAP 1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin kullandığı kredilerin «teminatını» teşkil etmek üzere dava konusu çekin devir ve «temlik cirosu» ile müvekkili tarafından temlik alındığını, davacı tarafından öne sürülen çekin «tahrif» edildiğine ve bankanın da tahrif edildiğini bilerek çeki temlik aldığına dair beyanları kabul etmediklerini, zira çekteki «keşide tarihinin» açıkça 27.12.2008 olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekte tahrifat · teminat çeki · çekin bedelsizliği · temlik cirosu · kambiyo senedi vasfı · keşide tarihi · aktif husumet ehliyeti · çek iptali
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı şirkete «teminat» olarak 27.12.2007 keşide tarihli «çek» verildiğini, davalı şirketin bu çeki yine teminat olarak diğer davalı bankaya verdiğini, çekin «keşide tarihi» üzerinde «tahrifat» yapılarak keşide tarihinin 27.12.2008 tarihine çevrildiğini, çekin tahrifat nedeni ile «kambiyo senedi vasfını» kaybettiğini ve «bedelsiz» olduğu için iptalinin gerektiğini, davalı bankanın başlangıçtan itibaren dava konusu «çekin bedelsiz» ve «teminat çeki» olduğunu bildiğini ve bu şekilde kabul ettiğini ileri sürerek çekin iptaline ve müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep e …
CEVAP 1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin kullandığı kredilerin «teminatını» teşkil etmek üzere dava konusu çekin devir ve «temlik cirosu» ile müvekkili tarafından temlik alındığını, davacı tarafından öne sürülen çekin «tahrif» edildiğine ve bankanın da tahrif edildiğini bilerek çeki temlik aldığına dair beyanları kabul etmediklerini, zira çekteki «keşide tarihinin» açıkça 27.12.2008 olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu raporuna göre 7 rakamının farklı bir kalemle tamamlanması suretiyle 8 rakamına dönüştürüldüğünün ve davacının davayı açmakta «hukuki yararı» ve «aktif husumet ehliyeti» bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekin iptali ile davacının davalılara bu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «teminat» olarak verilen çekten kaynaklanan «çek iptali» ve «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11009 E. 2014/17719 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/915 Esas sayılı dosyasına «ibraz» edilen «grafolog bilirkişi» raporunda belirtilmiş, anılan mahkemece de bu rapor doğrultusunda takibin iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine uyarınca açılmış «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece davaya konu çekin icra takibi sırasında zaman aşımına uğradığı ve dava tarihine kadar da «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı davanın zaman aşımının gerçekleştiği göz önüne alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. .
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icranın geri bırakılması · çekin ibrazı · takipsizlik kararı · ispat yükü · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan ve zaman aşımını kesen «son» işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zaman aşımı sürelerinin işleyeceği somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin altı ayı aşan süreyle «takipsiz» bırakıldığı, bundan sonra dava tarihine kadar da mülga 6762 sayılı TTK’nın 644. (6102 sayılı TTK'nın 732/4.) maddesinde düzenlenen 1 yıllık zaman aşımı süresinin d …
Çeke dayalı olarak TTK'nın 644. maddesi uyarınca açılacak davanın çekin «zamanaşımına» uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zaman aşımı içinde süresi içinde açılması gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2145 E. 2013/19176 K.
Ortak:kambiyo senedi · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 730'uncu maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Yasa'nın 644'üncü maddesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla «keşideciye» karşı açılan açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada «çek» olarak geçerli bir «kambiyo senedinin» bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir «çek» bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince «sebepsiz zenginleşme» davası açılması mümkün değildir.
Benzer bu karardaDava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» «sebepsiz zenginleştiği» iddiasına dayalı olarak açılan «alacak davası» olup; davalı, çekin bankaya «ibraz» edildiği 31/08/2009 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü halde, mahkemece takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirsede, yapılan yanlışlı …
Mahkemece iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tarafınca «imzası inkar» edilmeyen çekle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi hükmü gereğince «sebepsiz zenginleşmediğini» ispatlayamadığı,her ne kadar davacı taraf keşide tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de çekin «kambiyo senedi vasfını» kaybederek «yazılı delil başlangıcına» dönüştüğü, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereği, davacının davalıyı takip tarihinden önce «temerrüde» düşürdüğünü kanıtlayamadığı, bu itibarla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği ve asıl alacağa ilişkin «ticari temerrüt faizi» uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · ticari temerrüt faizi · yazılı delil başlangıcı · imza inkarı · delil başlangıcı · yazılı delil · alacak davası · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tarafınca «imzası inkar» edilmeyen çekle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi hükmü gereğince «sebepsiz zenginleşmediğini» ispatlayamadığı,her ne kadar davacı taraf keşide tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de çekin «kambiyo senedi vasfını» kaybederek «yazılı delil başlangıcına» dönüştüğü, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereği, davacının davalıyı takip tarihinden önce «temerrüde» düşürdüğünü kanıtlayamadığı, bu itibarla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği ve asıl alacağa ilişkin «ticari temerrüt faizi» uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» «sebepsiz zenginleştiği» iddiasına dayalı olarak açılan «alacak davası» olup; davalı, çekin bankaya «ibraz» edildiği 31/08/2009 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü halde, mahkemece takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirsede, yapılan yanlışlı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4970 E. , 2015/6703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2012/232-2014/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Enerji Petr. Ürün. Tic. Ltd. Şti. ile imzaladığı faktoring sözleşmesi uyarınca davalının keşide ettiği 08.08.2011 tarihli, 35.000 TL bedelli çekin çek giriş bordrosu, alacak bildirimi ve temlik sözleşmesi ile birlikte faktoring işleminden kaynaklanan borca mahsup edilmek üzere müvekkiline ciro ve teslim edildiğini, çekin ibrazında karşılığının çıkmadığını, icra takibinin akabinde davalının İcra Hukuk Mahkemesine başvurması üzerine mahkemece çekteki keşide tarihinde tahrifat yapıldığı gerekçesiyle takibin davalı yönünden iptal edildiğini, tespit edilen keşide tarihine göre ibraz süresi geçtiğinden müvekkilinin kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybettiğini, bu itibarla davalının çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 35.000 TL'nin icra takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekteki imza müvekkili yetkilisine aitse de dayanak teşkil eden faturanan müvekkili defterlerinde kayıtlı olmadığını, çeke dayalı bir alışverişin yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi defterlerinde çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının faktoring sözleşmesine dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 6762 sayılı TTK'nın 730'uncu maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Yasa'nın 644'üncü maddesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla keşideciye karşı açılan açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada çek olarak geçerli bir kambiyo senedinin bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta isteme dayanak yapılan çekin keşide tarihinde ayı gösteren "5" rakamının sürşarj (düzeltme) yoluyla "8" rakamına dönüştürülerek tahrifat yapıldığı ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/915 Esas sayılı dosyasına ibraz edilen grafolog bilirkişi raporunda belirtilmiş, anılan mahkemece de bu rapor doğrultusunda takibin iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla ortada görünüşte tahrif edilmiş bir çek bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme davası açılması mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/05/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu çekteki keşide tarihinin 08.05.2011 iken, ay hanesindeki 5 rakamının 8 olarak tahrif edilmek suretiyle 08.08.2011 olarak değiştirildiği dosyası kapsamı ile sabittir. Bu konuda taraflar arasında ihtilaf da yoktur.
Mülga 1086 sayılı HUMK'nın 298. maddesi ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 207. maddesinin açık hükmü uyarınca, keşideci tarafından onaylanmaması nedeniyle, çekin keşide tarihindeki söz konusu tahrifat suretiyle yapılan değişiklik yok hükmünde olup, keşide tarihindeki mevcut değişikliğin yapılmamış sayılması gerekir.
Somut olayda dava konusu çekin 08.05.2011 tarihinde düzenlendiği konusunda ihtilaf yoktur. Dolayısıyla, mahkemece bu hususun çekin geçerliliğine etkili bulunmamasında bir taktir hatası bulunmamaktadır. Bu nedenle, Dairemiz çoğunluğunun bu çeke istinaden sebepsiz zenginleşme davası açılamayacağına ilişkin bozma gerekçesine katılmıyoruz.11.05.2015
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137033900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz