Tbk 117
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2145 E. 2013/19176 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 117↗ ttk 732↗ kambiyo senedi vasfı↗ ticari temerrüt faizi↗ yazılı delil başlangıcı↗ imza inkarı↗ delil başlangıcı↗ yazılı delil↗ kambiyo senedi↗ tbk 99↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ alacak davası↗ temerrüt faizi↗ çek↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tarafınca imzası inkar edilmeyen çekle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi hükmü gereğince sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı,her ne kadar davacı taraf keşide tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de çekin kambiyo senedi vasfını kaybederek yazılı delil başlangıcına dönüştüğü, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereği, davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü kanıtlayamadığı, bu itibarla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği ve asıl alacağa ilişkin ticari temerrüt faizi uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca çek keşidecisinin sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayalı olarak açılan alacak davası olup; davalı, çekin bankaya ibraz edildiği 31/08/2009 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü halde, mahkemece takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirsede, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2646 E. 2019/7433 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tarafınca «imzası inkar» edilmeyen çekle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi hükmü gereğince «sebepsiz zenginleşmediğini» ispatlayamadığı,her ne kadar davacı taraf keşide tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de çekin «kambiyo senedi vasfını» kaybederek «yazılı delil başlangıcına» dönüştüğü, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereği, davacının davalıyı takip tarihinden önce «temerrüde» düşürdüğünü kanıtlayamadığı, bu itibarla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği ve asıl alacağa ilişkin «ticari temerrüt faizi» uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» «sebepsiz zenginleştiği» iddiasına dayalı olarak açılan «alacak davası» olup; davalı, çekin bankaya «ibraz» edildiği 31/08/2009 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü halde, mahkemece takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirsede, yapılan yanlışlı …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar mahkemenin davalı ... yönünden 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, 6762 sayılı Kanun’un 644. (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davasının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemenin bu kabulünün sonuca etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar mahkemenin davalı ... yönünden 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, 6762 sayılı Kanun’un 644. (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davasının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemenin bu kabulünün sonuca etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4970 E. 2015/6703 K.
Ortak:kambiyo senedi · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» «sebepsiz zenginleştiği» iddiasına dayalı olarak açılan «alacak davası» olup; davalı, çekin bankaya «ibraz» edildiği 31/08/2009 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü halde, mahkemece takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirsede, yapılan yanlışlı …
Mahkemece iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tarafınca «imzası inkar» edilmeyen çekle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi hükmü gereğince «sebepsiz zenginleşmediğini» ispatlayamadığı,her ne kadar davacı taraf keşide tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de çekin «kambiyo senedi vasfını» kaybederek «yazılı delil başlangıcına» dönüştüğü, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereği, davacının davalıyı takip tarihinden önce «temerrüde» düşürdüğünü kanıtlayamadığı, bu itibarla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği ve asıl alacağa ilişkin «ticari temerrüt faizi» uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 730'uncu maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Yasa'nın 644'üncü maddesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla «keşideciye» karşı açılan açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada «çek» olarak geçerli bir «kambiyo senedinin» bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir «çek» bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince «sebepsiz zenginleşme» davası açılması mümkün değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:grafolog bilirkişi · faktoring sözleşmesi · faktoring · tahrifat · reeskont faizi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta isteme dayanak yapılan çekin keşide tarihinde ayı gösteren "5" rakamının sürşarj (düzeltme) yoluyla "8" rakamına dönüştürülerek «tahrifat» yapıldığı ...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/915 Esas sayılı dosyasına «ibraz» edilen «grafolog bilirkişi» raporunda belirtilmiş, anılan mahkemece de bu rapor doğrultusunda takibin iptaline karar verilmiştir.
Dolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir «çek» bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince «sebepsiz zenginleşme» davası açılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16700 E. 2014/18724 K.
Ortak:kambiyo senedi · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaDava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» «sebepsiz zenginleştiği» iddiasına dayalı olarak açılan «alacak davası» olup; davalı, çekin bankaya «ibraz» edildiği 31/08/2009 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü halde, mahkemece takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirsede, yapılan yanlışlı …
Mahkemece iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tarafınca «imzası inkar» edilmeyen çekle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi hükmü gereğince «sebepsiz zenginleşmediğini» ispatlayamadığı,her ne kadar davacı taraf keşide tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de çekin «kambiyo senedi vasfını» kaybederek «yazılı delil başlangıcına» dönüştüğü, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereği, davacının davalıyı takip tarihinden önce «temerrüde» düşürdüğünü kanıtlayamadığı, bu itibarla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği ve asıl alacağa ilişkin «ticari temerrüt faizi» uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «müracaat hakkını» kaybeden ya da hakkı zaman aşımına uğrayan «hamilin», uğradığı zararın tazmini için TTK'da düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davası açabileceği gibi «kambiyo senedi» düzenlenmesine yol açan temel ilişkiye de dayanabileceği, ancak hamilin sadece «keşideciye» başvurabileceği, keşideciye başvurabilmek için de «çek» keşidesine neden olan temel ilişkiye taraf olması gerektiği, somut olayda davacının «lehtar» olmadığı, senedi lehtardan devraldığı, bu bağlamda davacının temel ilişkiye dayanarak alacağı talep edemeyeceği, bir an için davacının temel ilişkiye dayanarak dava açabileceği değerlendirilse dahi «temel ilişkinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «lehdar» olmayan davacının temel ilişkiye dayalı olarak «keşideciye» başvuramayacağı, aksi düşünülse dahi davacının akdi ilişkiyi ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava dilekçesi incelendiğinde davacı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · temel ilişki · lehdar · lehtar · hamil · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «müracaat hakkını» kaybeden ya da hakkı zaman aşımına uğrayan «hamilin», uğradığı zararın tazmini için TTK'da düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davası açabileceği gibi «kambiyo senedi» düzenlenmesine yol açan temel ilişkiye de dayanabileceği, ancak hamilin sadece «keşideciye» başvurabileceği, keşideciye başvurabilmek için de «çek» keşidesine neden olan temel ilişkiye taraf olması gerektiği, somut olayda davacının «lehtar» olmadığı, senedi lehtardan devraldığı, bu bağlamda davacının temel ilişkiye dayanarak alacağı talep edemeyeceği, bir an için davacının temel ilişkiye dayanarak dava açabileceği değerlendirilse dahi «temel ilişkinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «lehdar» olmayan davacının temel ilişkiye dayalı olarak «keşideciye» başvuramayacağı, aksi düşünülse dahi davacının akdi ilişkiyi ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava dilekçesi incelendiğinde davacı …
Bu durumda, mahkemece davacının dava dilekçesindeki dayandığı hukuki sebep dikkate alınmaksızın ve gerektiği takdirde davanın hukuki «sebebi» davacıya açıklattırılmaksızın davanın akdi ilişkiye dayalı olarak açıldığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2145 E. , 2013/19176 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.10.2012 tarih ve 2011/363-2012/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili banka ile akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullanan dava dışı ... Deri Teks. Mad. Orm. Ürn. Paz. İhr. İth. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bankaya borçlarına karşılık keşidecisi davalı olan 1 adet çek verdiğini, müvekkili bankaca söz konusu çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edildiğini,ancak dava dışı borçlu şirket ile müvekkili arasındaki borcun yapılandırılmasına ilişkin görüşmeler nedeniyle çekin süresi içerisinde müvekkili tarafından takibe konulamadığını, bu nedenle çek hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yapma hakkının kaybolduğunu, dava dışı borçlu şirketin müvekkiline karşı olan edimlerini yerine getirmemesi üzerine hesaplarının kat edildiğini ve hakkında takibe geçildiğini, ayrıca müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, TTK'nın 644.
maddesi gereğince iyiniyetli hamil olan müvekkilinin sebepsiz zenginleşen keşideciye müracaat hakkının olduğunu ileri sürerek, 315.000,00 TL alacağın davaya konu çekin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tarafınca imzası inkar edilmeyen çekle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi hükmü gereğince sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı,her ne kadar davacı taraf keşide tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş ise de çekin kambiyo senedi vasfını kaybederek yazılı delil başlangıcına dönüştüğü, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereği, davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü kanıtlayamadığı, bu itibarla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği ve asıl alacağa ilişkin ticari temerrüt faizi uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca çek keşidecisinin sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayalı olarak açılan alacak davası olup; davalı, çekin bankaya ibraz edildiği 31/08/2009 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü halde, mahkemece takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirsede, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “...alacağın takip tarihi olan 06/04/2010 tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” ifadesinin kaldırılarak, hüküm fıkrasının 1.bendine”...alacağın çekin bankaya ibraz tarihi olan 31/08/2009 tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” ifadesinin eklenmek sureti ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043978700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz