6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muhalefet şerhi bulunmayan kararlar yönünden dava şartı yokluğundan ret

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6269 E. 2024/2677 K. · · İlk derece: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Kararlara usulüne uygun muhalefet şerhi koymayan pay sahibinin o kararlar yönünden iptal davası dava şartı yokluğundan reddedilir. Yönetim kurulu ibrasında her üye için ayrı ayrı oylama yapılır; üye kendi hakkında oy kullanamasa da diğer üyeler için oy kullanabilir ve karar geçerli olur (TTK 436). Şirketin sürekli gelişimi ve kararlı kâr payı dağıtımı için haklı görülüyorsa, dönem kârının olağanüstü yedek akçeye ayrılmasına karar verilebilir (TTK 523/2-b).

Ele alınan sorunlar

Muhalefet şerhi bulunmayan kararlar (4, 5, 7) yönünden dava şartı → ret

Gerekçe: İptali istenen 4, 5 ve 7 numaralı kararlara davacı usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadığından, bu maddeler hakkındaki davanın anılan (muhalefet şerhi yokluğu) gerekçesiyle reddi gerekir; ilk derece mahkemesinin bu maddeleri esasa girerek reddetmesi doğru olmayıp karar bu yönüyle düzeltilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Yönetim kurulu ibrasında oydan yoksunluk ve ayrı ayrı oylama (TTK 436) → ret

İddia: Davacılar, oydan yoksun kardeşlerin oy kullanarak birbirlerini ibra ettiklerini, TTK 436'ya aykırı oy kullanıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 436/1 uyarınca pay sahibi, kendisi veya hâkimiyeti altındaki şirketlerle şirket arasındaki kişisel nitelikteki işlere ilişkin müzakerelerde oy kullanamaz. İbra oylamasında her bir yönetim kurulu üyesi için ayrı ayrı oylama yapılır; her üyenin kendi hakkındaki oylamaya katılmaması halinde dahi karar hesabının altına düşülmez ve alınan karar geçerli olur. Üye kendi ibrası/izni hakkında oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilir; bu şekilde alınan karar geçerlidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Kâr dağıtmama ve olağanüstü yedek akçe ayrılması (TTK 523/2-b) → ret

İddia: Davacılar, şirketin son iki yılda kâr etmesine rağmen kâr payı dağıtmadığını, karın olağanüstü yedek akçeye ayrılmasının hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 523 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre, bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verilebilir. Şirketin geçmiş yıl zararları bulunması ve finansal ihtiyaçları dikkate alındığında dönem kârının dağıtılmayıp olağanüstü yedeklere aktarılması kararında usulsüzlük yoktur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi — bu madde Bölge Adliye Mahkemesince muhalefet şerhi yokluğundan reddedilmiştir)

Emsal değeri

Muhalefet şerhi bulunmayan kararlarda dava şartı yokluğu, ibra oylamasında oydan yoksunluğun uygulanışı ve kârın olağanüstü yedek akçeye ayrılabilmesi koşulları yönünden emsaldir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Genel kurul kararının iptali davasında usulüne uygun muhalefet şerhi bulunması; muhalefet şerhi bulunmayan kararlar yönünden dava şartı yokluğundan ret

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhalefet şerhi dava şartı oydan yoksunluk (TTK 436) olağanüstü yedek akçe (TTK 523/2-b) yönetim kuruluna izin (TTK 395-396)

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6269 E. 2024/2677 K.

    Ortak: · dava şartı · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kanuni sınırlar içinde icracı olmayan üyelere kazanç payı dağıtımı eşitliği ihlal etmez

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1837 E. 2024/4188 K.

    Ortak:Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Finansal tabloların onaylanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2936 E. 2025/3217 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Rekabet etmeme yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kâr dağıtımı gündeme alınmamasının bilanço, ibra ve rapor onayı kararlarının iptalini gerektirmemesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9401 E. 2018/2169 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4663 E. 2019/4105 K.

    Ortak:Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Geçmiş yıl zararı kârla karşılanabiliyorsa birinci temettü zorunluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4060 E. 2024/289 K.

    Ortak:Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6269 E.  ,  2024/2677 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1222 Esas, 2022/865 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/394 E., 2020/240 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, iş bu davaya konu 16.04.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6, 7 numaralı kararların ana sözleşme, yasa ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle 3 aylık yasal süre içerisinde davanın açıldığını, %100 aile şirketi olan şirket hissedarları arasında şirketin yönetimi, şirketin envanterinde kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin kullanımı, şirketin yönetiminin şeffaflığı ve şirketin hesapları, gelir giderleri ile ilgili anlaşmazlıkların bulunduğunu, genel kurulda hissedarlara sunulan bilgilerin, mali tabloların ve bilançoların gerçeği yansıtmadığını, gündemin 3 üncü maddesi görüşmesinde genel kurulda cevaplanması için bir takım sorular yöneltildiğini ancak genel geçer ifadeler ile cevapların geçiştirildiğini, gündemin 4 üncü maddesine ilişkin, şirketin son iki senedir milyonlarca lira kar elde etmesine rağmen hissedarlarına kar dağıtımı yapmadığını, buna rağmen Savcılık soruşturması ile birlikte yönetim kurulu başkanına ödeme yapıldığını, şirketin kasasında 13.841.954,51 TL bulunmakta olup, karın ortaklara neden dağıtılmadığının belli olmadığını, şirketin üretim yapan sermayeye ihtiyaç duyan bir şirket olmadığını, kira gelirlerinin bulunduğunu, karın olağan üstü yedek akçeye ayrılmasının hukuki dayanağı ve gerekliliğinin bulunmadığını bu kararın iptalinin gerektiğini, gündemin 5 inci maddesinin faaliyet raporuna ilişkin olduğunu, raporda bilgilerin eksik olup, mali tablolar ve bilançolardaki rakamların gerçeği yansıtmadığını, şirketin mal varlığı ve kira gelirleri hakkında detaylı bilgilere yer verilmediğini, faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin maddenin de iptalinin gerektiğini, gündemin 6 ncı maddesinin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olduğunu, yönetim kurulunun gerçeği yansıtmayan bilanço gelir gider tablosunu hazırlayıp genel kurula yanlış bilgi verilmesine rağmen genel kurul tarafından ibra edildiğini, giderlerin açıklanmadığını, şirketin yönetim kurulu üyelerinden veya ortaklardan borç aldığının izah edilemediğini, ibranın da hukuka uygun olmadığını, gündemin 7 nci maddesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 inci ve 396 ıncı maddeleri kapsamında yönetim kurulu üyelerine şirket ile iş ve işlem yapma, şirket ile rekabet teşkil eden işleri yapabilmeye yönelik izinlerin verildiğini, izinlerin oylanmasına yönetim kurulunun da katıldığı, kendisi hakkında oy kullanarak oydan yoksunluk yasağını ihlal ettiğini, izinlerin iptalinin gerektiğini ileri sürerek davaya konu genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6, 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptali istenilen kararların kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olmayıp iptallerini gerektirir bir sebep bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 16.04.2019 tarihli 2018 yılı genel kurul toplantısının 3 üncü maddesinin iptali ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; bu madde de 01.01.2018-31.12.2018 faaliyet dönemine ait ayrıntılı bilanço ve ayrıntılı gelir tablosunun görüşüldüğü, davacılar vekili tarafından genel kurul toplantısı sırasında bir kısım sorular sorulduğu, bu sorulara cevapların verildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda bu maddeye ilişkin olarak şirket ticari defter kayıtlarının incelenip belirlemelerin yapıldığı, 340 alınan sipariş hesapların incelendiği, bu hesapla ilgili 12.142.686,00 TL nin mahiyeti ile ilgili olarak defterde belirtilen gerçek kişi ve şirketlerden avans alındığı, şirketin ...

Mağazacılık .. A.Ş.'den aldığı avansın çek olarak alındığı, çeklerin ileri vadeli olduğu 2018 yıl sonu itibariyle tahsil edilmeyen çeklerin 101 alınan çekler hesabında kaydı bulunduğu, 331 ortaklara borçlar hesabının incelendiği, ortaklara borçlar hesabında bulunan 20.625.507,00 TL nin ortaklar borçlu hesap bakiyesinde 2017 yılına devrettiği ve şirketin ...'a olan bu borcunun 02.03.2018, 26.04.2018, 31.07.2018, 20.12.2018 ve 28.12.2018 tarihli banka aracılığıyla ödenmiş olduğunun görüldüğü, kamuya ertelenmiş borçlar hesabının incelendiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) irtifak hakkına ilişkin olarak toplam 21.651.319,25 TL borç tahahkuk ettirildiği, 5.413,00,00 TL kısmının ödendiği, bakiyenin 16.238.319,25 TL olup bilançoda yer aldığı ve borçlanılan tutarın şirket faaliyetlerinin arasında yer alan oto işletmeciliğine ilişkin bulunduğu, usulsüz bir durumun olmadığı, bu maddeye ilişkin iptal sebeplerinin mevcut olmadığı, 4 üncü maddenin iptali ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede;

bu madde şirketin 01.01.2018-31.12.2018 dönemi karının görüşülmesine ilişkin olup, davacı tarafça şirketin gerek kira geliri, gerekse diğer kaynaklardan yıllarca gelir sağlayıp kar elde ettiği halde kar dağıtımının yapılmadığı, karın yedek akçeye ayrılmasının hukuki dayanağı bulunmadığı iddiasıyla iptalini talep ettiği, şirketin 2018 yılı mali verileri incelendiğinde sermayesinin 225.000.000,00 TL, öz kaynağının 174.442.155,31 TL, 92.092.489,23 TL geçmiş yıllar zararının bulunduğu, 2018 yılı kurumlar vergi beyannamesinde 13.899.880,06 TL kar ve ilaveler bulunmasına karşın, 13.209.185,55 TL geçmiş yıllar zararı bulunduğu ve tutarın kardan mahsup edilmesi sebebiyle 690.694,51 TL safi kurum kazancı kaldığı, şirketin 2018 yılında kar elde etmesine karşın geçmiş yıllardaki zararın olumsuz etkilerinin karşılandığı, 6102 sayılı Kanun'un 523 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğinde kararlı kar payı dağıtımı yönünden haklı görülüyor ise, kanunda ve esas sözleşmede ön görülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verilebileceği, şirketin finansal ihtiyaçlarını karşılamak için dönem karını dağıtmayıp olağanüstü yedeklere aktarılması kararında bir usulsüzlük bulunmadığı bu haliyle bu maddenin iptal talebinin yerinde olmadığı, 5 inci maddenin iptali ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede;

bu madde yönetim kurulunun faaliyet raporunun okunmasına ilişkin olup faaliyet raporundaki bilgilerin eksik olduğu, mali tablolardaki rakamların gerçeği yansıtmadığı şeklinde itirazda bulunulmuş ise de şirketin 2018 yılı faaliyet raporunda şirketlerin yıllık faaliyet raporunun asgari içeriğinin belirlenmesi hakkında yönetmelikte belirlenen tüm konulara yer verildiği, faaliyet raporunda eksik bilgi bulunmadığı yönetmelik hükümlerine herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, mali tablolar ve bilançodaki rakamların gerçeği yansıtmadığı, şirketi kara geçirecek faaliyetlere yer verilmediği hususlarına ilişkin olarak gündemin 3. maddesinde mali tablolara ilişkin yapılan değerlendirmede açıklandığı, gündemin 5.

maddesinin iptalini gerektirecek bir hususa rastlanmadığı, 6. maddenin iptali ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; bu madde yönetim kurulu ibrasına ilişkin olup, davacı tarafça yönetim kurulunun ibrasına, yönetim kurulu üyelerinden ve ortaklardan neden borç alındığının açıklanmadığı, borca ilişkin harcamaların nereye gittiğinin ortaya konmadığı şeklinde itirazda bulunmuş ise de gündemin 3 üncü maddesinde ortaklara borçlar hesabına ilişkin incelemede belirtildiği, şirketin ortaklarından 2018 yılında borç almadığı, 331 hesapta yer alan borcun 2018 yılı öncesinde alınmış olduğu, 2018 yılında tekrar ortağa ödendiğinin tespit edildiği, yönetim kurulunun gerçeği yansıtmayan bilgilerinin genel kurula sunulması gibi bir durumun tespit edilemediği, yönetim kurulunun ibra edilemeyeceğine ilişkin ve ibra edilememeyi gerektirecek somut bir verinin bulunmadığı, iptali gerektirecek bir durumun olmadığı, 7 nci maddenin iptali ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede;

gündemin bu maddesinin 6102 sayılı Kanun'un 395 inci maddesi uyarınca şirket işlem yapabilmeleri ve 396 ıncı maddesi uyarınca şirketle rekabet teşkil eden faaliyetlerde bulunabilmeleri hususlarında yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin olup; 395 inci maddesi yönetim kurulu üyesinin genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamayacağı, aksi halde şirketin yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebileceği, 396 ıncı maddesi ...yönetim kurulu üyelerinden birinin genel kurulun iznini almaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremeyeceğine dair hükümlerin düzenlendiği, şirket yöneticileri için bu alanda getirilen yasağın genel kurul kararıyla geçerli olacağı, 6102 sayılı Kanun'un 436 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, bu maddede her bir yönetim kurulu üyesi için ayrı ayrı oylama yapıldığı, her bir üyenin kendi hakkındaki oylamaya katılmaması halinde dahi karar hesabının altına düşülmeyeceği, alınan kararın geçerli olacağı, yönetim kurulu üyesinin aynı Kanun'un 395-396 maddesi gereğince izin verilmesi hususunda kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabileceği, kararın geçerli olduğu, iptal talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; gündemin 3 üncü maddesine ilişkin mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğunu, tüm yazılı ve sözlü beyanlarına karşılık bilançolar ve gelir tablosuna yapmış oldukları itirazların değerlendirilmeksizin, hatalı ve eksik inceleme ile oluşturulmuş bulunan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın davalı şirkete vermiş olduğunu iddia ettiği borçların gerçekliğine ilişkin hakkında devam eden ceza soruşturma süreci ve hem şirket ve hem de ... hakkındaki MASAK incelemesi beklenilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin son 2 yılda kar elde ettiği hususunun İlk Derece Mahkemesince de tespit edilmiş olmasına rağmen gündemin 4.

maddesine ilişkin kar dağıtılmamasına yönelik kararın hiçbir hukuki dayanağının bulunmamasına rağmen ret kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, Gündemin 5 inci maddesine ilişkin itirazlarının gerekçe sunulmaksızın genel geçer ifadeler kullanılmak suretiyle reddedildiğini, bu nedenle maddenin iptali yerine talebin reddinin hatalı olduğunu, Gündemin 6 ncı maddesindeki yönetim kurulunun ibrasındaki oylamanın yerinde olmadığını, oydan yoksun olan kardeşlerin oy kullanmak suretiyle birbirlerini ibra ettiklerini, 6102 sayılı Kanun'un 436 ıncı maddesine aykırı bir şekilde oy kullanıldığını, bu nedenle gündem maddesinin iptalinin gerektiğini, Yönetim kurulu üyelerinin kardeş olduğunu, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ıncı maddeleri kapsamında yönetim kurulu üyelerine verilen izinlerin aynı Kanun'un 436 ıncı maddesi kapsamında oy kullanılması da gözetildiğinde iptali gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davaya konu genel kurulda alınan 3 ve 6 numaralı kararlar hakkında verdiği kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ancak Mahkemece, davacının iptalini talep ettiği 4, 5 ve 7 numaralı kararlara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadığı gözetilerek bu maddeler hakkındaki davanın anılan gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 436 ıncı, 439 uncu, 445 inci ve 523 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132308900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.