6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kâr dağıtımı gündeme alınmamasının bilanço, ibra ve rapor onayı kararlarının iptalini gerektirmemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9401 E. 2018/2169 K. · · İlk derece: 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Şirket kâr elde etse dahi kâr payı dağıtımının gündeme alınmamış ve bu yönde karar alınmamış olması; faaliyet/denetçi raporu, bilanço onayı ve ibra kararlarının iptalini gerektirmez. Yönetim kuruluna TTK 395/396 yetkisi verilmesine ilişkin oylamada, oydan yoksunluk hükümleri uygulanmayan (örn. çoğunluk payı elinde bulunduran) ortak nedeniyle nisap sorunu doğmuyorsa, pay sahibi üyelerin oy kullanması kararın iptalini gerektirmez.

Ele alınan sorunlar

Kâr dağıtımının gündeme alınmaması nedeniyle faaliyet/denetçi raporu, bilanço ve ibra kararlarının iptali → ret

İddia: Davacı, şirketin kâr elde etmesine rağmen kâr dağıtımı gündeme alınmadığını, yönetim kurulunun genel kurulun münhasır yetkisini kullanarak kanunu ihlal ettiğini, bu nedenle rapor onayı, bilanço ve ibra kararlarının iptali gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirketin kâr elde etmesine karşın kâr payı dağıtılmasına ilişkin gündemde madde bulunmaması ve bu yönde genel kurulda bir karar alınmamış olması; yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun onaylanması, bilanço ve gelir tablosunun onaylanması ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin ibrasına ilişkin kararların iptalini gerektirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yönetim kuruluna TTK 395-396 uyarınca yetki verilmesi kararının iptali → ret

İddia: Davacı, TTK 395 ve 396 gereği yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın, şirkette pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin de oy kullanması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 395 ve 396 gereği yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar, pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanması gerekçesiyle iptal edilemez. Hazirun cetveline göre şirketin %90 oranında pay sahibi dava dışı holding olup, bu şirket yönünden oydan yoksunluk hükümleri uygulanmayacağından, anılan kararın alınmasında toplantı nisabı bakımından bir sorun bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kâr dağıtımının gündemde bulunmamasının bilanço/rapor/ibra kararlarının iptalini gerektirmediği ve oydan yoksunluk uygulanmayan çoğunluk payı hâlinde TTK 395/396 yetki kararında nisap sorunu doğmadığı yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtımının gündeme alınması genel kurul kararının iptali bilanço ve rapor onayı ibra yönetim kuruluna TTK 395/396 yetkisi oydan yoksunluk toplantı nisabı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 395TTK 396TTK 436TTK 519

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • HUMK 440'ta sayılan sebepleri içermeyen karar düzeltme istemi reddedilir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3473 E. 2019/8149 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kısmen reddedilen davada davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11136 E. 2014/3252 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13292 E. 2013/23256 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Aile şirketi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11287 E. 2013/12541 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/9401 E.  ,  2018/2169 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../06/2015 tarih ve 2014/385-2015/544 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olmasına rağmen şirketin iş ve işlemlerinden hiçbir zaman haberdar edilmediğini, davalı şirketin .../07/2012 tarihinde 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, toplantıya çağrıların ...'nin 414. maddesine uygun olarak yapılmadığını, toplantının yoklukla malul olduğunu, genel kurulda alınan kararların yasaya şirket ana sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu, genel kurulda kâr dağıtımı konusunda bir karar alınmadığını, müvekkilinin ortak olduğu tarihten bu yana hiçbir zaman kâr dağıtımı yapılmadığını, müvekkilinin toplantıya çağrılmayıp toplantıdan haberdar olmadığı için bilanço ve denetim raporlarının da incelenemediğini, azlık haklarının kısıtlandığını, gündemin 7.

maddesi ile yönetim kurulu başkan ve üyeleri için toplantı başına öngörülen huzur hakkının da fahiş olduğunu, .... madde ile yönetim kurulu üyelerine ...'nin 395-396. maddeleri uyarınca yetki verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin .../07/2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, bu talep kabul edilmediği takdirde ...,4,5,6,7,8,9 ve ... numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ...’in kız kardeşi olduğunu, davacının kardeşler arasında meydana gelen husumetten dolayı genel kurul kararlarının iptali davası açtığını, genel kurulun ...'nin 414 ve diğer mevzuat hükümlerine riayet edilmek suretiyle usul ve yasaya uygun bir şekilde gerçekleştiğini toplantıya çağrının da mevzuata uygun olduğun savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ana sözleşmesinin 22. maddesinde kârın tespiti ve dağıtılmasına yer verildiği, şirketin kurulduğu günden bu yana ortaklara herhangi bir kâr payının dağıtılmadığı, şirketin bilançosunda kâr gözükmesine rağmen yönetim kurulunun yasa ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevi yerine getirmeyerek genel kurulun münhasır yetkisi içinde bulunan kâr dağıtımı konusunda .../07/2012 tarihli genel kurul gündemine madde koymadığı, ...’nin 519. ve ana sözleşmenin 22. maddesi gereğince elde edilen şirket kârından ayrılması gereken kanuni yedek akçe ile pay sahiplerine ödenmesi gereken kâr payı belirlenmeden ve kâr dağıtımı konusunda teklif hazırlanıp genel kurula sunulmadan faaliyet raporu düzenlendiği, bu hususların denetçi raporunda da yer almadığı, davalı şirketin .../07/2012 tarihli genel kurul toplantısının ...

nolu gündem maddesindeki

yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporu onaylanması, 4 nolu gündem maddesindeki bilanço ve gelir tablosunun onaylanması, 5 ve 6. gündem maddelerindeki yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrasına ilişkin kararların iptali gerektiği, yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkının yasaya, ana sözleşmeye uygun olduğu, yönetim kurulu üyelerini seçimi ile denetçi seçimine ilişkin 8 ve 9 nolu gündem maddeleri ile yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan ücret konusundaki kararların yasa ve ana sözleşmeye aykırı olmadığı gündemin .... maddesi ile ortakların şirketle iş yapma ve rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiği, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin de söz konusu kararın alınmasında oylamaya katılıp oy kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin .../07/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ...-4-5-6 ve ...

nolu genel kurul kararlarının iptaline, diğer kararlarla ilgili iptal talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

...-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda davalı şirketin bilançosunda kâr olmasına rağmen, yönetim kurulunun kendisine yüklenen görevi ihlal ederek kâr dağıtımı konusunda gündeme madde eklemediği, kâr dağıtımı konusunda genel kurulun tekelsel yetkisini kendisi kullanarak kanunu ihlal ettiği, bu hususun denetçilerin de dikkatini çekmediği, bu nedenle genel kurulun ... nolu gündem maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun onaylanması, 4 nolu gündem maddesinde bilanço ve gelir tablosunun onaylanması, 5. ve 6. maddede alınan yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrasına yönelik kararların iptalinin gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda ..., 4, 5 ve 6. maddelerin iptaline karar verilmişse de şirket kâr elde etmesine karşın kâr payı dağıtılmasına ilişkin gündemde madde olmaması ve bu yönde genel kurulda bir karar alınmamış olması anılan maddelerin iptal edilmesini gerektirmez. Ayrıca 6102 sayılı ...’nin 395. ve 396. maddeleri gereği yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin ....maddenin, şirkette pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin de kararın alınmasında oy kullandığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi de doğru olmamıştır. Dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetveli incelendiğinde şirketin %90 oranında pay sahibinin ... Holding A.Ş. olduğu ve şirket yönünden oydan yoksunluk hükümlerinin uygulanmayacağı göz önüne alındığında anılan kararın alınmasında toplantı nisabına dair bir sorunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Buna göre mahkemece genel kurul toplantısında alınan ..., 4, 5, 6 ve .... maddelerin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, .../03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/468761200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.