Kanuni sınırlar içinde icracı olmayan üyelere kazanç payı dağıtımı eşitliği ihlal etmez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1837 E. 2024/4188 K. · · İlk derece: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kanuni yedek akçe ve birinci temettü ayrıldıktan sonra kanun ve esas sözleşmenin izin verdiği sınırlar içinde kalan kazanç payının, icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılması eşitlik ilkesini ihlal etmez ve örtülü kâr aktarımı sayılmaz. TTK 395/396 izninde oydan yoksunluk yalnızca pay sahibi yönetim kurulu üyesinin kendi paylarına ilişkindir; karar bu üyelerin temsil ettiği tüzel kişilerin kişisel işine ilişkin olmadığından temsil edilen tüzel kişi ortaklar oydan yoksun değildir.
Ele alınan sorunlar
İcra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının eşitliğe ve örtülü kâr aktarımına aykırılığı iddiası → ret
İddia: Davacılar, sadece hissedar olan icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğunu ve pay sahiplerine imtiyaz yarattığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kanuni yedek akçeler ayrılıp birinci temettü dağıtıldıktan sonra kalanın %10'unun kazanç payı olarak ayrılmasında kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık yoktur. Ayrılan kazanç payı kanun ve esas sözleşmeyle izin verilen miktarda olduğundan, dürüstlük kuralına aykırı kazanç payı ayrıldığı veya örtülü kazanç aktarımı yapıldığı kabul edilemez; kazanç payının icracı olmayan üyelere dağıtılmasına karar verilmesi de eşitlik ilkesini ihlal etmez. Bu nedenle bu karar yönünden iptal sebebi yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
TTK 395/396 izin kararında pay sahibi olmayan tüzel kişi ortakların oydan yoksunluğu → ret
İddia: Davacılar, izinlerin verilmesinde oy kullanan holdinglerin, yönetim kurulu üyelerinin hakimiyetinde olması nedeniyle TTK 436 uyarınca oydan yoksun olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 395 ve 396 uyarınca izin ve yetki verilmesinde oydan yoksunluk, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait paylarından doğan oy bakımından geçerlidir; temsil edilen tüzel kişi ortaklar bakımından oy yoksunluğu yoktur. Zira izin ve yetkiler, bu tüzel kişilerin ya da hakimiyetleri altındaki şirketlerin şirketle olan kişisel nitelikte bir işine ilişkin değildir. Oy yoksunluğu bulunmayan tüzel kişi ortağın, genel kurulda kendisini oydan yoksun üyelerle temsil ettirmesinde de engel bulunmadığından, karar yönünden iptal sebebi yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kanuni sınırlar içindeki kazanç payı dağıtımının eşitliği ihlal etmediği ve TTK 395/396 izninde temsil edilen tüzel kişi ortağın oydan yoksun olmadığı yönünde emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç payı dağıtımı↗ eşit işlem ilkesi↗ örtülü kâr aktarımı↗ oydan yoksunluk↗ şirketle işlem yapma izni↗ rekabet yasağının kaldırılması↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İcracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımı örtülü kazanç değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4601 E. 2022/8760 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:örtülü kazanç dağıtımı · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaŞirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın «dağıtılmasının» düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olduğu, kazanç «payının» bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, TTK'nın 394. madde hükmüne göre «esas sözleşmeye» konacak hükümle veya genel kurul kararı ile «yönetim kurulu» üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın TTK'nın 394. maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr «payı dağıtımı» yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, «örtülü kazanç dağıtımı» sayılamayacağı ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve …
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç «payının» şirketin «esas sözleşmesinin» 25. maddesi uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri üyelerine TTK’nın 395, 396 madde hükümlerine göre izin ve «yetki» verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 436. maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11. maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri «temsilen» kullandıkları oyun TTK’nın 436. maddesindeki yasak kapsamına girmeyeceği, TTK'nın 436. maddesinde hakim şirketin «oydan yoksunluğuna» dair bir hüküm bulunmadığı, TTK’da oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenleme, «anonim şirketin» pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli «nisabın» sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11. maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25. maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç «payı dağıtımına» ilişkin «münhasır» yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken «dürüstlük kuralına» ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bi …
-
İcracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının örtülü kazanç sayılmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4075 E. 2024/6055 K.
Ortak:oydan yoksunluk
İncelediğiniz kararda… erece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile yönetim kurulunun icracı olmayan «yönetim kurulu» üyelerine kazanç «payı dağıtılmasına» ilişkin kararın ortaklık arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmekle iptaline, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda yönetim kurulu üyesi ... yönünden söz konusu kararlarda «oydan yoksunluk» kuralına riayet edilmediği ve bu itibarla alınan kararın gerekli «nisaba» ulaşılmadığından alındığı anlaşıldığından söz konusu 10. maddenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, yine yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi bakımınd …
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un «oydan yoksunluğa» ilişkin 436 ncı maddesi uyarınca ... ile...'nin hâkimiyetine sahip oldukları ...
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «yönetim kurulu» üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişki kararda «oydan yoksunluk» halinin bulunmadığını, 2016 yılına ait kazanç paylarının icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine dair alınan kararın Kanun'a, şirket «esas sözleşmesine» ve «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, davalı Şirket'in esas sözleşmesinde de yasada da kazanç «payının» tüm yönetim kurulu üyelerine ödenmesi yönünde bir zorunluluk olmadığını, yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenip ödenmemesi veya bir kısım yönetim kurulu üyesine kazanç payı ödenmesinin genel kurulun «münhasır» takdir «yetkisinde» olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ....'nin davalı Şirketten veya ...Grubu şirketlerinden maaş almayan, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, sö …
Benzer bu kararda… sinin 02.04.2021 tarihli ve 2019/802 E., 2021/374 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç «payının» şirketin «esas sözleşmesinin» 25 inci maddesi uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ... ... ...’e 2/4, ... ...’e 1/4, İzer Lodrik’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395 ve 396 ncı madde hükümlerine göre izin ve «yetki» verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin aynı Kanun'un 436 ncı maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11 inci maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri «temsilen» kullandıkları oyun 436 ncı maddedeki yasak kapsamına girmeyeceği, yine 436 ncı maddede hakim şirketin «oydan yoksunluğuna» dair bir hüküm bulunmadığı, Kanun'daki oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenlemenin, «anonim şirketin» pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434 ve 435 inci maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olduğu, istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli «nisabın» sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu, bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11 inci maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25 inci maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç «payı dağıtımına» ilişkin «münhasır» yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken «dürüstlük kuralına» ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:örtülü kazanç dağıtımı
Benzer bu karardaDairemizin 07.12.2022 tarih, 2021/4601 E., 2022/8760 K. sayılı kararıyla davacının 6 numaralı karar ile icra görevi olmayan «yönetim kurulu» üyelerine kazanç «payı dağıtılmasına» karar verilmesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiği, şirket ana sözleşmesinin 25 inci maddesinde kârın dağıtılmasının düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 511 inci madde hükmüne uygun olduğu, kazanç payının bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın bu madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, Kanun'un 394 üncü madde hükmüne göre «esas sözleşmeye» konacak hükümle veya genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın Kanun'un 394 üncü maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtımı yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, «örtülü kazanç dağıtımı» sayılamayacağı ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ge …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · objektif iyi niyet kuralı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · oy yasağı · olumsuz oy · anonim şirket · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Genel kurul karar tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395. maddesiyle «yönetim kurulu» üyelerine «anonim şirketle» ticari işlem yapma, şirkete borçlanma «yasağı», 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir.
Dava konusu genel kurulun 4. maddesiyle yönetim kuruluna TTK’nın 395. ve 396. maddelerine istinaden «yetki» verilmesi davacının 160.000 «olumsuz» oyuna karşılık 400.000 adet olumlu oya istinaden oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1327 E. 2019/8307 K.
Ortak:oydan yoksunluk · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… erece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile yönetim kurulunun icracı olmayan «yönetim kurulu» üyelerine kazanç «payı dağıtılmasına» ilişkin kararın ortaklık arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmekle iptaline, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda yönetim kurulu üyesi ... yönünden söz konusu kararlarda «oydan yoksunluk» kuralına riayet edilmediği ve bu itibarla alınan kararın gerekli «nisaba» ulaşılmadığından alındığı anlaşıldığından söz konusu 10. maddenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, yine yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi bakımınd …
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un «oydan yoksunluğa» ilişkin 436 ncı maddesi uyarınca ... ile...'nin hâkimiyetine sahip oldukları ...
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «yönetim kurulu» üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişki kararda «oydan yoksunluk» halinin bulunmadığını, 2016 yılına ait kazanç paylarının icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine dair alınan kararın Kanun'a, şirket «esas sözleşmesine» ve «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, davalı Şirket'in esas sözleşmesinde de yasada da kazanç «payının» tüm yönetim kurulu üyelerine ödenmesi yönünde bir zorunluluk olmadığını, yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenip ödenmemesi veya bir kısım yönetim kurulu üyesine kazanç payı ödenmesinin genel kurulun «münhasır» takdir «yetkisinde» olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ....'nin davalı Şirketten veya ...Grubu şirketlerinden maaş almayan, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, sö …
Benzer bu kararda436/1 «oydan yoksunluk» gerektiren paylarla alındığından 03/04/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 no’lu kararın iptali gerektiği, diğer 2 ve 8 no’lu kararlar ile 04/05/2015 tarhli genel kurul toplantısında alınan 4.
TTK’da «oydan yoksunluk» haline ilişkin mevcut düzenleme, «anonim şirketin» pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilmesi kaçınılması gereken bir yöntemdir.
Bu nedenlerle, TTK'nın 436. maddesinde hükme bağlanan «oydan yoksunluk» halinin «uyuşmazlık konusu» 10 nolu karar yönünden oluşmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · rekabet yasağı · ibra · oy yasağı · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyelerinin şirketle «rekabet yasağının» kaldırılması ve işlem yapmasına izin verilmesi, şahsi bir iş kabul edildiğinden, buna ilişkin karar da TTK m.
Şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. '' hükmü yer almaktadır.
Dava konusu 03.04.2015 tarihli genel kurul toplantısının 10 nolu gündem maddesi ile davalı şirket «yönetim kurulu» üyelerine TTK’nın 395 ve 396. madde hükümlerinde belirtilen izin ve yetkilerin verilmesine, toplam 20.436.584.444 adet «olumsuz» oya karşılık, A.R.D Holding A.Ş. «temsilcisinin» 20.436.583.976 adet olumlu oyu, NDÇ Holding A.Ş. temsilcisinin 20.436.476.966 olumlu oyu olmak üzere toplam 40.873.060.942 olumlu oy ile oyçokluğuyla karar verildi …
Uyuşmazlık, yukarıda unvanları belirtilen «anonim şirketlerin», pay sahibi bulundukları davalı anonim şirketin genel kurulunda, aynı zamanda kendilerinin hakim ortağı ve yöneticisi olan A.Raif Dinçkök ve...’yi de kapsayacak şekilde, davalı şirketin «yönetim kurulu» üyelerine, TTK’nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde izin verilmesi oylamasında oydan yoksun olup olmadıklarına ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7190 E. 2018/1960 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · toplantı tutanağı · iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · genel kurul kararının iptali · ibra · iyiniyet · tasfiye memuru
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «toplantı tutanağının» 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında, sahibi olduğu paylardan ... oy haklarını kullanmadıkları belirtilmiş ise de, üç kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları toplam oy sayısının 98.340 adet olduğu, ayrı ayrı oylama yapılmış olsa bile yönetim kurulu üyelerinin tamamının ...'nun 436/.... maddesine göre «ibrada» oydan yoksun olduğu, toplam oy sayısı olan 132.000 adetten yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu oy sayısı çıkarıldığında geriye 33.000 adet oy muhalif olduğuna göre kalan 660 oy ile «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmeleri mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da «geçersiz» olduğu ve alınan kararın iptalinin gerektiği; toplantı tutanağının 16. maddesinde; yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395. ve 396. maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi konusunun oylanmış olduğu, 33.000 ret oyuna karşılık 99.000 kabul oyu verildiği, ancak yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan ...'nın 436/1. maddedeki oy yoksunluğu halinin uygulanmasının gerektiği, kardeş oldukları anlaşılan yönetim kurulu üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan 33.000 adet oyun karara muhalif olduğu, 660 adet oyun da yetki ve izin verilmesi için yeterli olmadığı, 16. maddede alınan kararın iptali gerektiği, diğer maddelerin iptalini gerektirir bir hal bulunmadığı, «tasfiye memuru» olan davalıların, bu görevinden azline gerekçe olacak herhangi bir haklı nedenin de tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....04.2013 tarihli g …
445. maddesinde «genel kurul kararlarının iptalinin» şartları ve usulü düzenlenmiş olup, ilgili yasal düzenlemeye göre, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki «iyiniyet» esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla «iptal davası» açılabilir.
395-396 maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi hususunun oyçokluğuyla kabul edildiğini ancak kanuna, ahlaka ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık nedeniyle kararın iptali gerektiğini ileri sürmüş, mahkemece söz konusu genel kurul maddesinin 33.000 red oyuna karşılık 99.000 kabul oyu ile kabul edildiği ancak ...
436/1. maddesinde yer alan oy yoksunluğu halleri gözetildiğinde kardeş oldukları anlaşılan «yönetim kurulu» üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan ortakların oylarının ise yeterli olmadığı gerekçesiyle «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir. ...
-
Oydan yoksunluk (TTK 436/2) yönetim kurulu üyesinin kendi paylarıyla sınırlıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1055 E. 2021/197 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12403 E. 2018/4469 K.
Ortak:oydan yoksunluk · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… erece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile yönetim kurulunun icracı olmayan «yönetim kurulu» üyelerine kazanç «payı dağıtılmasına» ilişkin kararın ortaklık arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmekle iptaline, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda yönetim kurulu üyesi ... yönünden söz konusu kararlarda «oydan yoksunluk» kuralına riayet edilmediği ve bu itibarla alınan kararın gerekli «nisaba» ulaşılmadığından alındığı anlaşıldığından söz konusu 10. maddenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, yine yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi bakımınd …
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un «oydan yoksunluğa» ilişkin 436 ncı maddesi uyarınca ... ile...'nin hâkimiyetine sahip oldukları ...
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «yönetim kurulu» üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişki kararda «oydan yoksunluk» halinin bulunmadığını, 2016 yılına ait kazanç paylarının icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine dair alınan kararın Kanun'a, şirket «esas sözleşmesine» ve «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, davalı Şirket'in esas sözleşmesinde de yasada da kazanç «payının» tüm yönetim kurulu üyelerine ödenmesi yönünde bir zorunluluk olmadığını, yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenip ödenmemesi veya bir kısım yönetim kurulu üyesine kazanç payı ödenmesinin genel kurulun «münhasır» takdir «yetkisinde» olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ....'nin davalı Şirketten veya ...Grubu şirketlerinden maaş almayan, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, sö …
Benzer bu kararda… esinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK’nın 407/2 maddesi gereğince murahhas üyelerin ve denetçinin genel kurula katılmamasının başlı başına iptal «sebebi» sayılamayacak olmasına ve ayrıca TTK’nın 436/1 maddesi gereğince «oydan yoksunluk» halinin bulunabilmesi için Kanunda sayılan kişilerle şirket arasındaki ilişkinin kişisel nitelikte olmasının gerekmesine, bu nedenle iptali istenen genel kurul top …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «yönetim kurulu» üyeleri ve şirketi zararlandırıcı işlem yapan yöneticiler aleyhine «sorumluluk davası» açılmaması için alınan genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerinin «oydan yoksunluk» hallerinin bulunmadığı gerekçesiyle genel kurul kararının (6) numaralı maddesinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa, «yönetim kurulu» üyeleri için TTK’nın 436/2 maddesinde öngörülen «oydan yoksunluk» halinin, sorumluluğa ilişkin davanın açılması hakkındaki kararın oylanması halinde de uygulanması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · kayyım · genel kurul kararının iptali · ibra · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · dava sebebi
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «yönetim kurulu» üyeleri ve şirketi zararlandırıcı işlem yapan yöneticiler aleyhine «sorumluluk davası» açılmaması için alınan genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerinin «oydan yoksunluk» hallerinin bulunmadığı gerekçesiyle genel kurul kararının (6) numaralı maddesinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyelerinin azli ve yönetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açılması yönünden, yönetim kurulu üyelerinin oy kullanabileceği ve bu taleplerin usulüne uygun oylama yapılarak gündemin 5. ve 6. maddelerinde reddine karar verildiği, davalı şirketin 13/01/2015 tarihinde mahkemece atanan «kayyım» tarafından gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulunda alınan kararların, yargı kararına, kanun ve ana sözleşmeye aykırı bir yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın …
Şöyle ki, TTK’nın 436/2 maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacaklarına göre, «ibra» edilmemenin tamamlayıcısı niteliğinde olan ve ibraya oranla daha ağır bir durumu ifade eden sorumluluk davasının oylamasında da bu hakka sahip olamazlar.
Somut olayda, genel kurul gündeminin (6). maddesinde yer alan, «yönetim kurulu» üyeleri ve şirketi zararlandırıcı işlem yapan yöneticiler aleyhine «sorumluluk davası» açılması hususu görüşülerek yönetim kurulu üyelerinin kullandıkları oylar neticesinde sorumluluk davası açılması talebi reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1837 E. , 2024/4188 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1440 Esas, 2023/83 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/635 E., 2019/918 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ..... Elden dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette azlık pay sahibi olduklarını, davalı Şirketin 17.04.2017 tarihli olağan genel kurul toplansının 6 numaralı gündem maddesinde alınan sadece hissedar olan bazı yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımına ilişkin karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin verilen izinlere dair 10 numaralı gündem maddesinde alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına ilişkin 6 numaralı kararın aslında örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğunu, dolaylı yoldan davalı şirkette pay sahibi olan şahıslara imtiyaz yaratılmış olduğunu, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı madde kapsamında verilen izinlere ilişkin kararın oy hakkından yoksunluk hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle iptali gerektiğini ileri sürerek 17.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında 6 ve 10 sayılı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu genel kurulda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olup dava konusu edilen hususların genel kurulun takdirinde olduğunu, alınan kararlarda nisap ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile yönetim kurulunun icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına ilişkin kararın ortaklık arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmekle iptaline, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda yönetim kurulu üyesi ... yönünden söz konusu kararlarda oydan yoksunluk kuralına riayet edilmediği ve bu itibarla alınan kararın gerekli nisaba ulaşılmadığından alındığı anlaşıldığından söz konusu 10. maddenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, yine yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi bakımından yönetim kurulu üyesi...
yönünden alınan kararda gerekli nisaplara ulaşıldığı ve söz konusu kararın iptaline ilişkin kanuna, anasözleşmeye ve eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunmadığından buna yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un oydan yoksunluğa ilişkin 436 ncı maddesi uyarınca ... ile...'nin hâkimiyetine sahip oldukları ... Holding ve ... Holding'in de oydan yoksun olmasına rağmen, davalı şirketin genel kurulunda oy kullanmış olmalarının kanuna aykırılık oluşturduğunu, davalı şirketin fiilen hakim ortağı konumunda olan ... Holding ile ... Holding adına dava konusu genel kurulda 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen izin ve yetkilerin anılan yönetim kurulu üyelerine verilmesi yönünde oy kullanıldığını, ... ve...'nin doğrudan şirketin hissedarı ve davalı şirketin hakim durumundaki pay sahibi olan ... Holding ile ... Holding'in de hakim ortakları olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin %66,66 oranla en büyük hissedarı olan ...
Grubu ve ... Grubu'nun hakim ortakları konumunda olduklarını, bu hususların göz önünde bulundurulmadığını, bu iki şahsın aynı zamanda kardeş olduklarını ve davalı şirketin yönetiminde birlikte hareket ettiklerini, ... yönünden yalnızca ... Holding'in değil, ... ile ... Holding'in de bu izinlerin...'ye verilmesinde aynı doğrultuda hareket ederek oy kullandıkları ve izin verilmesine ilişkin kararın alınmasında rol oynadıklarını, izinlerin verilmesine ilişkin kararın... yönünden de iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın anılan yönden kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişki kararda oydan yoksunluk halinin bulunmadığını, 2016 yılına ait kazanç paylarının icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine dair alınan kararın Kanun'a, şirket esas sözleşmesine ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu, davalı Şirket'in esas sözleşmesinde de yasada da kazanç payının tüm yönetim kurulu üyelerine ödenmesi yönünde bir zorunluluk olmadığını, yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenip ödenmemesi veya bir kısım yönetim kurulu üyesine kazanç payı ödenmesinin genel kurulun münhasır takdir yetkisinde olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ...
ve ....'nin davalı Şirketten veya ...Grubu şirketlerinden maaş almayan, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, söz konusu ödemelerin eşit işlem ilkesine uygun olduğunu, söz konusu ödeme Şirkete sağladıkları katkı dolayısıyla yapılan bir ödeme olup, ... ve...'nin pay sahibi olması nedeniyle kendilerine yapılan bir ödeme, paya tanınan bir hak, imtiyaz olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile şirketin 2016 yılı net karı tespit edilip kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra 1. temettü dağıtılması, kalan karın %10'u tutarındaki 2.361.424,00 TL'nin icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılması, kalan 21.252.818,00 TL'nin olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına karar verildiği, davalı şirketin sermayesi 1.003.450.000,00 TL olup ödenmiş sermayesinin 968.432.059,85 TL olduğu, buna göre kazanç payı dağıtılabilmesi için kanuni yedek akçeler ayrıldıktan sonra pay sahiplerine dağıtılması gereken kar payı tutarının 48.421.602,99 TL olduğu, genel kurul tarafından 48.421.603,00 TL'nin 1.
temettü olarak dağıtılmasına karar verilmiş olup kanuni yedek akçe ve 1. temettüden sonra kalanın %10'unun kazanç payı olarak ayrılmasında Kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığı, ayrılan kazanç payı Kanun ve esas sözleşmeyle izin verilen miktarda olması nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı olarak kazanç payı ayrıldığının veya örtülü kazanç aktarımı bulunduğunun kabul edilemeyeceği, kazanç payının icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına karar verilmesinin eşitlik ilkesini ihlal etmediği, bu nedenle genel kurulun kazanç payı dağıtımına ilişkin 6 no.lu kararı yönünden iptal sebebi bulunmadığı nazara alınarak iptal isteminin reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece genel kurulun kazanç payı dağıtılmasına ilişkin 6 no.lu kararın iptaline karar verilmesinin isabetli olmadığı, 10.
madde yönünden yapılan oylamada davacı tarafın toplam 33.448.333.997 adet olumsuz oyuna karşılık pay sahipleri ... ve ... Holding'in toplam 66.896.491.324 olumlu oyu ile 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerindeki izin ve yetkilerin verilmesine karar verildiği, diğer pay sahiplerinin bu oylamada oy kullanmadığı, davalı şirkete 33.448.333.231 adet pay ile ortak olan ... Holding A.Ş.'yi genel kurulda yönetim kurulu üyesi..., 33.448.158.093 adet pay ile ortak olan ... Holding A.Ş.'yi genel kurulda yönetim kurulu üyesi ...'nin temsil ettiği, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca gerekli izin ve yetkilerin verilmesinde pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait paylardan doğan oy hakkından yoksun olup temsil edilen şirketler bakımından herhangi bir oy yoksunluğu bulunmadığı, yapılan oylamanın yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahipleri ...
Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin kişisel nitelikte bir işine ilişkin olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca verilen izin ve yetkiler yönünden bu kararın ... Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin ve ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe ilişkin olmaması nedeniyle bu şirketlerin herhangi bir oy yoksunluğunun bulunmadığı, iptal istemine konu genel kurul kararı yönünden oy yoksunluğu bulunmayan dava dışı ... Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin genel kurulda kendisini oy yoksunluğu bulunan ...ve ... ile temsil ettirmesine de herhangi bir engel bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine;
davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve aşamalardaki iddialarını tekrar ederek dava konusu kararların Kanun'a, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu genel kurul kararlarının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 394, 395, 396, 436, 445, 446, 511 inci ve diğer ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056522600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz