6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5138 E. 2013/21573 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
on yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis borcun ifası munzam zarar gerçek zarar haksız eylem hakkaniyet muacceliyet iş bölümü temerrüt faizi yargılama gideri ıslah avans faizi temerrüt zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 105BK 125

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ana para zamanında ödenmiş olsa idi, davacının toplam elde edebileceği miktarın 93.918,99 TL olacağının bilirkişi raporu ile tesbit edildiği, bundan tahsil edilen miktar düşüldüğünde kalan 68.501,04 TL'nin munzam zararı oluşturduğu, ancak bu zararın oluşmasına neden olan ekonomik değişiklikler, çalkantılar, davacının zararına sebebiyet olduğu gibi aynı ekonomik düzensizlikten davalının da etkileneceği gözetilerek bu miktar üzerinden bir indirim yapılması uygun görülerek taktiren % 20 oranında davalı lehine tenkis yapılmasının, hakkaniyete uygun olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile takdiren 54.800 TL'nin 30.000 TL'ye dava tarihinden 24.800 TL’ye ıslah tarihi olan 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, BK'nın 105'inci maddesine dayanan munzam zarar istemine ilişkindir. BK'nın 105'inci maddesinde sözü edilen munzam zararın tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi ödeme yükümlülüğünden farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan ve asıl borcun ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız, yeni bir borçtur. Asıl borcun hukuki nedeni kural olarak haksız eylem, nedensiz zenginleşme veya sözleşme olduğu halde, bu borcun hukuki nedeni asıl alacağın temerrüde uğraması, diğer anlatımla borcun ödenmemesi veya zamanında ödenmemesi gibi bir hukuka aykırılıktır. Munzam zarara dayanan talep hakkı, esas itibariyle bir alacak hakkıdır ve BK'nın 105'inci maddesinde zamanaşımı yönünden de ayrık özel bir hüküm getirilmemiş olup, bu alacağa da BK'nın 125'inci maddesindeki, on yıllık zamanaşımı uygulanacaktır. Sürenin başlangıcı da, munzam zararın hukuki yapısından hareketle genel hüküm uyarınca alacağın muaccel olduğu zamandan başlatılacaktır.

Somut olayda, kesinleşen mahkeme kararıyla (4.253) TL asıl alacağın 30.10.1997 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Asıl davanın açılması, iş bu davadaki munzam zarar talebi yönünden zamanaşımını kesmeyeceğine göre, munzam zarar davasının açıldığı tarihten geriye doğru on yıllık süre içerisinde gerçekleşen zarar bölümünün talep edilmesi mümkün olup, bu süre dışında kalan zarar bölümü ise zamanaşımına uğramıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ücreti vekalet ve yargılama gideri yönünden yaptığı diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5508 E. 2011/10442 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zarar tahsili | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14866 E. 2014/4388 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zarar tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5039 E. 2014/8908 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Munzam zarar tahsili | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5511 E. 2014/11998 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14514 E. 2018/6671 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zararın tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9183 E. 2023/188 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3490 E. 2017/2140 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1927 E. 2019/1658 K.

    Ortak: · zamanaşımı on yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/5138 E.  ,  2013/21573 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2010/609-2012/271 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve kili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirkette müdür yardımcısı olarak görevli Ali Oktay Uçaker isimli kişinin birçok kişiyi mevcut paralarını değerlendirmek amacıyla kandırdığını ve aldığı paralar karşılığında müvekkiline ve diğer şahıslara logolu ve imzalı hazine bonoları verdiğini, ancak bu belgelerin sahte olduklarının anlaşılması üzerine müvekkili ve diğer şahıslarca Ali Oktay Uçaker ve çalıştıran sıfatıyla Yaşar Menkul Değerler A.Ş.’ye karşı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2003/188 esas sayılı dosya ile dava açtıklarını, davalı şirketin olayda % 75 kusuru olduğuna hükmedilerek tazminata mahkûm edildiğini, alacağın faiz ve masrafları ile birlikte 19.08.2010 tarihinde tahsil edildiğini, BK 105'inci madde koşulları oluştuğundan munzam zarar alacaklarının hüküm altına alınması için işbu davanın açılma gereğinin doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 30.000 TL.

munzam zarar alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

23. 10.2012 tarihli dilekçesi ile toplam 68.501,04 TL munzam zararının faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 30.000 TL munzam zararı hangi oranları dikkate alarak belirlediğinin açıklanmadığını, davanın 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 10 yıllık süre dışında kalan bölümün talep edilmesinin mümkün olmadığını, munzam zararın varlığı ve miktarının somut vakıalarla ispatının gerektiğini, paranın geç tahsil edilmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ana para zamanında ödenmiş olsa idi, davacının toplam elde edebileceği miktarın 93.918,99 TL olacağının bilirkişi raporu ile tesbit edildiği, bundan tahsil edilen miktar düşüldüğünde kalan 68.501,04 TL'nin munzam zararı oluşturduğu, ancak bu zararın oluşmasına neden olan ekonomik değişiklikler, çalkantılar, davacının zararına sebebiyet olduğu gibi aynı ekonomik düzensizlikten davalının da etkileneceği gözetilerek bu miktar üzerinden bir indirim yapılması uygun görülerek taktiren % 20 oranında davalı lehine tenkis yapılmasının, hakkaniyete uygun olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile takdiren 54.800 TL'nin 30.000 TL'ye dava tarihinden 24.800 TL’ye ıslah tarihi olan 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, BK'nın 105'inci maddesine dayanan munzam zarar istemine ilişkindir. BK'nın 105'inci maddesinde sözü edilen munzam zararın tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi ödeme yükümlülüğünden farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan ve asıl borcun ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız, yeni bir borçtur. Asıl borcun hukuki nedeni kural olarak haksız eylem, nedensiz zenginleşme veya sözleşme olduğu halde, bu borcun hukuki nedeni asıl alacağın temerrüde uğraması, diğer anlatımla borcun ödenmemesi veya zamanında ödenmemesi gibi bir hukuka aykırılıktır. Munzam zarara dayanan talep hakkı, esas itibariyle bir alacak hakkıdır ve BK'nın 105'inci maddesinde zamanaşımı yönünden de ayrık özel bir hüküm getirilmemiş olup, bu alacağa da BK'nın 125'inci maddesindeki, on yıllık zamanaşımı uygulanacaktır.

Sürenin başlangıcı da, munzam zararın hukuki yapısından hareketle genel hüküm uyarınca alacağın muaccel olduğu zamandan başlatılacaktır.

Somut olayda, kesinleşen mahkeme kararıyla (4.253) TL asıl alacağın 30.10.1997 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Asıl davanın açılması, iş bu davadaki munzam zarar talebi yönünden zamanaşımını kesmeyeceğine göre, munzam zarar davasının açıldığı tarihten geriye doğru on yıllık süre içerisinde gerçekleşen zarar bölümünün talep edilmesi mümkün olup, bu süre dışında kalan zarar bölümü ise zamanaşımına uğramıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ücreti vekalet ve yargılama gideri yönünden yaptığı diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ücreti vekalet ve yargılama gideri yönünden yaptığı diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045916800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.