6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5508 E. 2011/10442 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası munzam zarar gerçek zarar haksız eylem muacceliyet iş bölümü temerrüt faizi asıl alacak maddi tazminat temerrüt zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 10.11.1992 tarihinde ihfisahı kesinleşen şirket için diğer ortaklara karşı 1976 yılındaki eylemleri nedeniyle açılan davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, BK.nun 105 nci maddesine dayanan munzam zarar ve maddi tazminat istemine ilişkindir.

BK.nun 105 nci maddesinde sözü edilen munzam zararın tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi ödeme yükümlülüğünden farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan ve asıl borcun ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız, yeni bir borçtur. Asıl borcun hukuki nedeni kural olarak haksız eylem, nedensiz zenginleşme veya sözleşme olduğu halde, bu borcun hukuki nedeni asıl alacağın temerrüde uğraması, diğer anlatımla borcun ödenmemesi veya zamanında ödenmemesi gibi bir hukuka aykırılıktır. O nedenle, bu hukuki niteliği ve karakteri itibariyle asıl alacak ve faizleri yönüyle icra takibinde bulunulması veya dava açılmasıyla sona ermez. Dolayısıyla, munzam zarara dayanan talep hakkı, esas itibariyle bir alacak hakkıdır ve BK.nun 105 nci maddesinde zamanaşımı yönünden de ayrık özel bir hüküm getirilmemiş olup, bu durumda, bu alacağa da BK.nun 125 nci maddesindeki, on yıllık zamanaşımı uygulanacaktır. Sürenin başlangıcı da, munzam zararın hukuki yapısından hareketle genel hüküm uyarınca alacağın muaccel olduğu zamandan başlatılacaktır.

Somut olayda, kesinleşen mahkeme kararıyla (14,00)TL asıl alacağın 24.04.1987 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Asıl davanın açılması, iş bu davadaki munzam zarar talebi yönünden zamanaşımını kesmeyeceğine göre, munzam zarar davasının açıldığı tarihden geriye doğru on yıllık süre içerisinde gerçekleşen zarar bölümü talep edilmesi mümkün olup, bu süre dışında kalan zarar bölümü ise zamanaşımına uğramıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacının munzam zarar talebi açısından uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin de zamanaşımına uğradığından bahisle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5138 E. 2013/21573 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zarar tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5039 E. 2014/8908 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zarar tahsili | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14866 E. 2014/4388 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Munzam zarar tahsili | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5511 E. 2014/11998 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14514 E. 2018/6671 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zararın tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9183 E. 2023/188 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3490 E. 2017/2140 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1927 E. 2019/1658 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5508 E.  ,  2011/10442 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2010/585-2010/726 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... ile davalıların ortağı oldukları şirketin davalıların resmi evrakta sahtekarlık suçunu işlemeleri nedeniyle faaliyetlerinin aksadığını, 1977 yılında faaliyete geçmesi planlanan otelin işletmeye açılamaması nedeniyle müvekkillerinin murisinin maddi zarara uğradığını, bu zararın işbu davadan önce açılan dava ile kısmen tazmini yönünde karar verildiğini ancak bakiye zararın bozma ilamından sonra ıslah yapıldığı için karşılanmadığını ileri sürerek, ilk dava ile hüküm altına alınılmayan bakiye 74,22 TL maddi zarar ile fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 300.000,00 TL munzam zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, zamanaşımlı savunmasında bulunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 10.11.1992 tarihinde ihfisahı kesinleşen şirket için diğer ortaklara karşı 1976 yılındaki eylemleri nedeniyle açılan davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, BK.nun 105 nci maddesine dayanan munzam zarar ve maddi tazminat istemine ilişkindir.

BK.nun 105 nci maddesinde sözü edilen munzam zararın tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi ödeme yükümlülüğünden farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan ve asıl borcun ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız, yeni bir borçtur. Asıl borcun hukuki nedeni kural olarak haksız eylem, nedensiz zenginleşme veya sözleşme olduğu halde, bu borcun hukuki nedeni asıl alacağın temerrüde uğraması, diğer anlatımla borcun ödenmemesi veya zamanında ödenmemesi gibi bir hukuka aykırılıktır. O nedenle, bu hukuki niteliği ve karakteri itibariyle asıl alacak ve faizleri yönüyle icra takibinde bulunulması veya dava açılmasıyla sona ermez. Dolayısıyla, munzam zarara dayanan talep hakkı, esas itibariyle bir alacak hakkıdır ve BK.nun 105 nci maddesinde zamanaşımı yönünden de ayrık özel bir hüküm getirilmemiş olup, bu durumda, bu alacağa da BK.nun 125 nci maddesindeki, on yıllık zamanaşımı uygulanacaktır.

Sürenin başlangıcı da, munzam zararın hukuki yapısından hareketle genel hüküm uyarınca alacağın muaccel olduğu zamandan başlatılacaktır.

Somut olayda, kesinleşen mahkeme kararıyla (14,00)TL asıl alacağın 24.04.1987 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Asıl davanın açılması, iş bu davadaki munzam zarar talebi yönünden zamanaşımını kesmeyeceğine göre, munzam zarar davasının açıldığı tarihden geriye doğru on yıllık süre içerisinde gerçekleşen zarar bölümü talep edilmesi mümkün olup, bu süre dışında kalan zarar bölümü ise zamanaşımına uğramıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacının munzam zarar talebi açısından uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin de zamanaşımına uğradığından bahisle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031242400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.