6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İşyeri sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14537 E. 2013/16471 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep sorumluluktan kurtulma işyeri sigorta poliçesi sigorta tazminatı bilirkişi raporuna itiraz sigorta ettiren işyeri sigortası kusur oranı illiyet bağı tazminat davası üçüncü kişi ispat yükü uyuşmazlık konusu sigorta poliçesi kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 58 · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yangının elektrik tesisatından çıktığına dair net bir bulgunun mevcut olmadığı, ancak elektrik tesisatına bağlı bir elektrikli aletteki kısa devre sonucu veya bilinmeyen bir nedenle çıkma ihtimalinin bulunduğu, işyerinde ruhsatsız olarak depolanan yanıcı ve patlayıcı maddelerinin ticaretinin yapılmasının mevzuata aykırı olduğu, yangının hızla genişlemesine etkisinin bulunduğu, işyerinin bodrum katında bulunan panoda davaya konu işyerine çekilen besleme hatlarının izinli olsa dahi teknik kriterlere uygun olmadığı, yangının az bir ihtimal olsa bile, elektrik tesisatından çıkma ihtimali bulunduğundan davalı mal sahibinin BK'nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğu, kusur oranının %15 bulunduğu, dava dışı sigortalı kiracının işyerinde izinsiz şekilde yanıcı ve patlayıcı madde bulundurması ile elektrik tesisatının bakımını yaptırmaması dolayısıyla %85 oranında kusurunun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.066 TL'nin, 30.000.00 TL'nin 16.07.2008, 66.75 TL'nin 10.09.2008 tarihinden işleyen yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.

Davalıya ait işyerlerinin kozmetik alanında faaliyet gösteren dava dışı firma tarafından kiralandığı, kiracı firmanın emtia ve demirbaşları kapsar şekilde bu işyerini davacıya sigorta ettirdiği, 13.06.2008 tarihinde çıkan yangın sonucu hasara uğradığı, davacının sigorta ettiren kiracıya sigorta tazminatı ödediği, davalı malikten rucuan tahsili için işbu davayı açtığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davacının somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca açtığı davasında meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulup tutulmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Davacı, dava dilekçesinde davalının açıkça hangi hukuki nedene dayalı olarak sorumlu olduğunu açıklamamıştır. Ancak, mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesi uyarınca düzenlenen ilk bilirkişi raporuna bir itirazının olmadığını açıklamıştır. Esasen, mahkemenin BK'nın 58. maddesi uyarınca yaptığı değerlendirmeyi de gerekçe yönünden temyiz etmemiştir. O halde, davacının, işbu davasında davalı malikin mülga BK'nın 58. maddesine dayalı olarak sorumlu olduğunu ileri sürdüğünün kabulü gerekmektedir. Anılan hükme göre, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk, kusur esasına dayanmayan objektif sorumluluk niteliğinde olup, bina veya imal olunan şeydeki bozukluğun veya eksikliğin malikten kaynaklanmasına gerek yoktur. Başka bir anlatımla, malike kusur isnadı gerekli değildir. Ancak, böyle bir davada öncelikle zarar gören davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakımında eksikliğinden kaynaklandığını ispat etmesi zorunludur. İspat yükünü yerine getirdiği takdirde kural olarak bina veya imal olunan şeyin malikinin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Malik, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlar ise sorumluluktan kurtulabilecektir.

Bu durum karşısında, davacının, mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesine dayalı olarak rucuan tazminat davası açtığı, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde tarafların ispat yükü altında bulunduğu dikkate alınıp, taraf kanıtlarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtimale dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücu davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8704 E. 2016/4495 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5209 E. 2014/11693 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18185 E. 2014/6914 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3522 E. 2016/1567 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kurtuluş beyyinesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/642 E. 2013/852 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14537 E.  ,  2013/16471 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/07/2011 tarih ve 2009/202-2011/252 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/09/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıya ait iki ayrı işyerinin dava dışı firmaya kiralandığını, dava dışı kiracı firmanın bu işyerlerini müvekkili nezdinde sigortalattığını, 13.06.2008 tarihinde çıkan yangın sonucu sigortalı işyerlerinin hasara uğradığını, müvekkilinin tazminat ödediğini, yangının, yanan işyerinin üst katından bulunan başka bir işyerine ait olan ve yanan işyeri bodrum katında bulunan panodan kaynaklandığını, bu başka işyerine ait sayaç panosunun işyeri bodrum katında olmasının ve panoda korumaya yönelik kaçak akım rölevesinin bulunmamasının teknik şartlara aykırı olduğunu, sayaç panosunun ait olduğu işyerinde olması halinde sigortalı işyerinin hasar görmeyeceğini, davalı malikin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 200.445 TL'nin ödeme tarihlerinden faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yangının müvekkili kusurundan kaynaklanmadığını, davacının sigortalısının ruhsatsız şekilde işyerinde yanıcı ve patlayıcı malzeme bulundurduğunu, yangın çıktığı ileri sürülen panodan davacı sigortalısının da elektrik aldığını, ayrıca başka işyeri için panodan kaçak elektrik hattı çektiğinin saptandığını, tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yangının elektrik tesisatından çıktığına dair net bir bulgunun mevcut olmadığı, ancak elektrik tesisatına bağlı bir elektrikli aletteki kısa devre sonucu veya bilinmeyen bir nedenle çıkma ihtimalinin bulunduğu, işyerinde ruhsatsız olarak depolanan yanıcı ve patlayıcı maddelerinin ticaretinin yapılmasının mevzuata aykırı olduğu, yangının hızla genişlemesine etkisinin bulunduğu, işyerinin bodrum katında bulunan panoda davaya konu işyerine çekilen besleme hatlarının izinli olsa dahi teknik kriterlere uygun olmadığı, yangının az bir ihtimal olsa bile, elektrik tesisatından çıkma ihtimali bulunduğundan davalı mal sahibinin BK'nın 58.

maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğu, kusur oranının %15 bulunduğu, dava dışı sigortalı kiracının işyerinde izinsiz şekilde yanıcı ve patlayıcı madde bulundurması ile elektrik tesisatının bakımını yaptırmaması dolayısıyla %85 oranında kusurunun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.066 TL'nin, 30.000.00 TL'nin 16.07.2008, 66.75 TL'nin 10.09.2008 tarihinden işleyen yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.

Davalıya ait işyerlerinin kozmetik alanında faaliyet gösteren dava dışı firma tarafından kiralandığı, kiracı firmanın emtia ve demirbaşları kapsar şekilde bu işyerini davacıya sigorta ettirdiği, 13.06.2008 tarihinde çıkan yangın sonucu hasara uğradığı, davacının sigorta ettiren kiracıya sigorta tazminatı ödediği, davalı malikten rucuan tahsili için işbu davayı açtığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davacının somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca açtığı davasında meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulup tutulmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Davacı, dava dilekçesinde davalının açıkça hangi hukuki nedene dayalı olarak sorumlu olduğunu açıklamamıştır. Ancak, mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesi uyarınca düzenlenen ilk bilirkişi raporuna bir itirazının olmadığını açıklamıştır. Esasen, mahkemenin BK'nın 58. maddesi uyarınca yaptığı değerlendirmeyi de gerekçe yönünden temyiz etmemiştir. O halde, davacının, işbu davasında davalı malikin mülga BK'nın 58. maddesine dayalı olarak sorumlu olduğunu ileri sürdüğünün kabulü gerekmektedir. Anılan hükme göre, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk, kusur esasına dayanmayan objektif sorumluluk niteliğinde olup, bina veya imal olunan şeydeki bozukluğun veya eksikliğin malikten kaynaklanmasına gerek yoktur.

Başka bir anlatımla, malike kusur isnadı gerekli değildir. Ancak, böyle bir davada öncelikle zarar gören davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakımında eksikliğinden kaynaklandığını ispat etmesi zorunludur. İspat yükünü yerine getirdiği takdirde kural olarak bina veya imal olunan şeyin malikinin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Malik, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlar ise sorumluluktan kurtulabilecektir.

Bu durum karşısında, davacının, mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesine dayalı olarak rucuan tazminat davası açtığı, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde tarafların ispat yükü altında bulunduğu dikkate alınıp, taraf kanıtlarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtimale dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenle iadesine, 24/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041499600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.