Rücu davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8704 E. 2016/4495 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu davası↗ zeyilname↗ kabul beyanı↗ mücbir sebep↗ delil niteliği↗ özel dava şartı↗ sorumluluktan kurtulma↗ rücuan tazminat↗ kesin delil↗ ibraname↗ sigorta ettiren↗ mutabakat↗ sorumluluk sigortası↗ kusur oranı↗ illiyet bağı↗ depo kararı↗ ibra↗ kira sözleşmesi↗ tazminat davası↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ kâr dağıtımı↗ feragat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça sunulan ibraname başlıklı mutabakatname ve tazminat makbuzlarında "'nin ödediği bedel miktarınca ibra ve olaydan kaynaklanan tüm haklarından feragat ettiğimizi üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarımızı ödediği tazminat miktarı kadar ...'ne TTK'nın 1301.maddesi gereğince temlik ettiğimizi kabul ve beyan ederiz" hükmünün yer aldığı, buna göre davacının sigortalısına ödediği hasar miktarınca TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, ibranamede BK hükümlerinden bahsedilmediğinden BK hükümlerine göre yapılmış bir temlikten söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK'nın 1301. maddesinde "sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceği, sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı 3. şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği" hükmü düzenlendiğinden anılan hükme göre sigorta şirketinin ödediği zarar nispetince 3. şahıslara karşı rücu davası açma hakkını kazandığı, davalı ... . "sigorta ettiren" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, sigorta poliçesinde "hasarın ... 'ne rücu edilemeyeceğine" ilişkin özel şartın da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ... , sigotalı ... ile yaptığı depolama ve dağıtım sözleşmesi ile kira sözleşmesini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin sorumluluk sigortacısı olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ... yangın olayının meydana geldiği deponun maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve kusur oranına bağlı olarak doğacağı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2007/150 Esas ve 2012/163 Karar sayılı kararında yangının meydana gelmesinde kiracı ... 'nin tam kusurlu kabul edilerek tespit edilen gerçek bina zararının davalı ... 'den tahsili ile davacı malik ...'e ödenmesine karar verilmiş olup, kesinleşmiş mahkeme kararının işbu dosya açısından kesin delil niteliği taşıdığı, bu durumda .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı ile söz konusu yangın olayında davalı malik ...'in kusursuz olduğu kabul edilmiş olduğundan işbu davada da malikin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu zeyilnameler sigorta bedeli artışı ve oran değişimine ilişkin olup zeyilnamelerde dava konusu endüstriyel yangın sigorta poliçesindeki “sigorta ettirene rücu edilemeyeceğine” dair özel şartı kaldıran bir hüküm olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, endüstriyel yangın sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ...'e ait deponun davacının sigortalısı ... ile davalı ... .... arasında imzalanan depolama ve dağıtım sözleşmesi uyarınca sigortalı ...'ye ait emtiaların depolanması amacıyla davalı ... .... tarafından kiralandığı, daha sonra kira sözleşmesinin kiraya veren davalı ... Ödemir'in de muvafakatı ile davalı ...'ye devredildiği ve dava konusu depoda 05/10/2006 tarihinde çıkan yangında davacı nezdinde sigorta örtüsü altına alınan emtiaların yanarak hasara uğradığı uyuşmalık konusu değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ... yönünden bina malikinin sorumluluğuna dayanmıştır. Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 58. maddesi hükme göre, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk, kusur esasına dayanmayan objektif sorumluluk niteliğinde olup, bina veya imal olunan şeydeki bozukluğun veya eksikliğin malikten kaynaklanmasına gerek yoktur. Başka bir anlatımla, malike kusur isnadı gerekli değildir. Ancak, böyle bir davada öncelikle zarar gören davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakımında eksikliğinden kaynaklandığını ispat etmesi zorunludur. İspat yükünü yerine getirdiği takdirde kural olarak bina veya imal olunan şeyin malikinin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Malik, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlar ise sorumluluktan kurtulabilecektir.
Mahkemece, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede “bina malikinin sorumluluğunun ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve kusur oranına bağlı olarak doğacağı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2007/150 Esas ve 2012/163 Karar sayılı kararında yangının meydana gelmesinde kiracı ... . tam kusurlu kabul edilerek tespit edilen bina zararının davalı ... 'den tahsili ile davacı malik ...'e ödenmesine karar verildiği, söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararının işbu dava açısından kesin delil niteliği taşıdığı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı ile söz konusu yangın olayında davalı malik ...'in kusursuz olduğu kabul edildiğinden işbu davada da malikin sorumluluğuna gidilemeyeceği” gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen ve işbu davanın davacısı ...'nin taraf olmadığı,davacısı kiraya veren sıfatıyla ..., davalısı kiracı sıfatıyla ... . olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/150 Esas ve 2012/163 Karar sayılı ilamında ve anılan mahkemece hükme esas alınan 14.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda ... yönünden bina malikin sorumluluğu bakımından BK'nun 58. maddesi uyarınca yapılmış bir hukuki değerlendirme bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının davalı ... yönünden mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesine dayalı olarak rucuan tazminat davası açtığı gözetilerek davalı ...'in malik olarak BK’nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunup bulunmadığının tesbiti ile oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- -Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İşyeri sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14537 E. 2013/16471 K.
Ortak:mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · sigorta ettiren · kusur oranı · illiyet bağı · tazminat davası · üçüncü kişi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
"«sigorta ettiren»" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, «sigorta poliçesinde» "«hasarın» ... 'ne «rücu» edilemeyeceğine" ilişkin «özel şartın» da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ... , sigotalı ... ile yaptığı depolama ve «dağıtım» sözleşmesi ile «kira sözleşmesini» tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin «sorumluluk sigortacısı» olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ... yangın olayının meydana geldiği «deponun» maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve «kusur oranına» bağlı olarak doğacağı, ....
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça sunulan «ibraname» başlıklı «mutabakatname» ve tazminat makbuzlarında "'nin ödediği bedel miktarınca «ibra» ve olaydan kaynaklanan tüm haklarından «feragat» ettiğimizi üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarımızı ödediği tazminat miktarı kadar ...'ne TTK'nın 1301.maddesi gereğince «temlik» ettiğimizi kabul ve beyan ederiz" hükmünün yer aldığı, buna göre davacının sigortalısına ödediği «hasar» miktarınca TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, ibranamede BK hükümlerinden bahsedilmediğinden BK hükümlerine göre yapılmış bir temlikten söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK'nın 1301. maddesinde "sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken «sigorta ettiren» kimse yerine geçeceği, sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı 3. şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği" hükmü düzenlendiğinden anılan hükme göre sigorta şirketinin ödediği zarar nispetince 3. şahıslara karşı «rücu davası» açma hakkını kazandığı, davalı ... .
Benzer bu karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
Davalıya ait işyerlerinin kozmetik alanında faaliyet gösteren dava dışı firma tarafından kiralandığı, kiracı firmanın emtia ve demirbaşları kapsar şekilde bu işyerini davacıya sigorta ettirdiği, 13.06.2008 tarihinde çıkan yangın sonucu «hasara» uğradığı, davacının «sigorta ettiren» kiracıya «sigorta tazminatı» ödediği, davalı malikten rucuan tahsili için işbu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
… adığı, yangının az bir ihtimal olsa bile, elektrik tesisatından çıkma ihtimali bulunduğundan davalı mal sahibinin BK'nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğu, «kusur oranının» %15 bulunduğu, dava dışı sigortalı kiracının işyerinde izinsiz şekilde yanıcı ve patlayıcı madde bulundurması ile elektrik tesisatının bakımını yaptırmaması dolayı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · sigorta tazminatı · işyeri sigortası · ispat yükü
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalıya ait işyerlerinin kozmetik alanında faaliyet gösteren dava dışı firma tarafından kiralandığı, kiracı firmanın emtia ve demirbaşları kapsar şekilde bu işyerini davacıya sigorta ettirdiği, 13.06.2008 tarihinde çıkan yangın sonucu «hasara» uğradığı, davacının «sigorta ettiren» kiracıya «sigorta tazminatı» ödediği, davalı malikten rucuan tahsili için işbu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durum karşısında, davacının, mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesine dayalı olarak rucuan «tazminat davası» açtığı, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde tarafların «ispat yükü» altında bulunduğu dikkate alınıp, taraf kanıtlarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtimale dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5209 E. 2014/11693 K.
Ortak:rücuan tazminat · depo kararı · kusur
İncelediğiniz kararda"«sigorta ettiren»" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, «sigorta poliçesinde» "«hasarın» ... 'ne «rücu» edilemeyeceğine" ilişkin «özel şartın» da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ... , sigotalı ... ile yaptığı depolama ve «dağıtım» sözleşmesi ile «kira sözleşmesini» tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin «sorumluluk sigortacısı» olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ... yangın olayının meydana geldiği «deponun» maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve «kusur oranına» bağlı olarak doğacağı, ....
2-Dava, endüstriyel yangın «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Davalı ...'e ait «deponun» davacının sigortalısı ... ile davalı ... .... arasında imzalanan depolama ve «dağıtım» sözleşmesi uyarınca sigortalı ...'ye ait emtiaların depolanması amacıyla davalı ... .... tarafından kiralandığı, daha sonra «kira sözleşmesinin» kiraya veren davalı ...
Benzer bu karardaBuna karşılık, kiralananı yasa ve sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak yükümlülüğü altında olan kiracının ise, meydana gelen zarardan ancak «kusuru» oranında sorumluluğu sözkonusu olup, somut olayda, davacıya ait «depoda» çıkan yangının neden meydana geldiğine ilişkin gerek itfaiye tarafından düzenlenen yangın raporunda ve gerekse olay sonrası alınan tesbit bilirkişi raporunda ve ek …
2- Asıl dava, yangın «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuan tazminat», birleşen dava ise, kiracının kusuruna dayalı yangından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında davalı tarafından bir aylık süreliğine 22.06.2007 tarihinde kiralanan davacı ...Ş.’ye ait «depoda» 27.06.2007 tarihinde çıkan yangın çıktığı ve bunun sonucu olarak deponun zarar gördüğü hususunda ihtilaf yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi
Benzer bu kararda2- Asıl dava, yangın «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuan tazminat», birleşen dava ise, kiracının kusuruna dayalı yangından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18185 E. 2014/6914 K.
Ortak:mücbir sebep · delil niteliği · sorumluluktan kurtulma · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
Mahkemece, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede “bina malikinin sorumluluğunun ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve «kusur oranına» bağlı olarak doğacağı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2007/150 Esas ve 2012/163 Karar sayılı kararında yangının meydana gelmesinde kiracı ... . tam kusurlu kabul edilerek tespit edilen bina zararının davalı ... 'den tahsili ile davacı malik ...'e ödenmesine karar verildiği, söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararının işbu dava açısından «kesin delil niteliği» taşıdığı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı ile söz konusu yangın olayında davalı malik ...'in kusursuz olduğu kabul edildiğinden işbu davada da …
"«sigorta ettiren»" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, «sigorta poliçesinde» "«hasarın» ... 'ne «rücu» edilemeyeceğine" ilişkin «özel şartın» da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ... , sigotalı ... ile yaptığı depolama ve «dağıtım» sözleşmesi ile «kira sözleşmesini» tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin «sorumluluk sigortacısı» olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ... yangın olayının meydana geldiği «deponun» maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve «kusur oranına» bağlı olarak doğacağı, ....
Benzer bu karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
… vermeyecek derecede tespit edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, yangının davalı şirkete ait binadan çıktığı, bina malikinin sorumluluğunu kaldıran «mücbir sebep», zarar görenin kendi «kusuru» veya 3. kişinin kusuru davalı yanca ispatlanamadığından, oluşan zarardan davalı şirketin sorumlu olacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, «kusuru tespit» edilemediğinden davalı M.K. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, mülga 818 sayılı BK’nın 58. maddesine göre bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olup, bu sorumluluk, «kusur» esasına dayanmayan objektif sorumluluk niteliğindedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · kusursuz sorumluluk · halefiyet · işyeri sigortası · davanın açılmamış sayılması · şirket zararı · sigorta sözleşmesi · riziko
Benzer bu kararda… vermeyecek derecede tespit edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, yangının davalı şirkete ait binadan çıktığı, bina malikinin sorumluluğunu kaldıran «mücbir sebep», zarar görenin kendi «kusuru» veya 3. kişinin kusuru davalı yanca ispatlanamadığından, oluşan zarardan davalı şirketin sorumlu olacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, «kusuru tespit» edilemediğinden davalı M.K. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine», poliçesine dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak, böyle bir davada öncelikle zarar gören (dava konusu olayda «halefiyet» gereği davacı sigorta «şirketi), zarar» gördüğünü ve bu zararın davalı şirkete ait binadan kaynaklandığını ispat etmesi gerekmektedir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davalılardan «kusursuz sorumluluğu» bulunan Ö.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13303 E. 2010/4859 K.
Ortak:üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
"«sigorta ettiren»" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, «sigorta poliçesinde» "«hasarın» ... 'ne «rücu» edilemeyeceğine" ilişkin «özel şartın» da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ... , sigotalı ... ile yaptığı depolama ve «dağıtım» sözleşmesi ile «kira sözleşmesini» tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin «sorumluluk sigortacısı» olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ... yangın olayının meydana geldiği «deponun» maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve «kusur oranına» bağlı olarak doğacağı, ....
Bu sorumluluk, «kusur» esasına dayanmayan objektif sorumluluk niteliğinde olup, bina veya imal olunan şeydeki bozukluğun veya eksikliğin malikten kaynaklanmasına gerek yoktur.
Benzer bu karardaBu sorumluluk «kusur sorumluluğu» olmayıp kanundan kaynaklanan özel bir «kusursuz sorumluluktur».
Bina veya imal olunan şeyin sahibi zararın mücbir sebepten, zarar görenin veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamadığı sürece yapım ve bakım eksikliğine bağlı olarak meydana gelen hasardan sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · kusur sorumluluğu
Benzer bu karardaBu sorumluluk «kusur sorumluluğu» olmayıp kanundan kaynaklanan özel bir «kusursuz sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortacının zarar sorumluları kat maliklerine karşı BK’nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluk» esasına göre açtığı davada 29.09.2002 tarihinde meydan gelen olayda bina sakinlerinin bu durumu tespit edip önceden önlem almalarının mümkün bulunmadığı, sigortalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.
Ortak:mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
"«sigorta ettiren»" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, «sigorta poliçesinde» "«hasarın» ... 'ne «rücu» edilemeyeceğine" ilişkin «özel şartın» da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ... , sigotalı ... ile yaptığı depolama ve «dağıtım» sözleşmesi ile «kira sözleşmesini» tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin «sorumluluk sigortacısı» olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ... yangın olayının meydana geldiği «deponun» maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve «kusur oranına» bağlı olarak doğacağı, ....
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça sunulan «ibraname» başlıklı «mutabakatname» ve tazminat makbuzlarında "'nin ödediği bedel miktarınca «ibra» ve olaydan kaynaklanan tüm haklarından «feragat» ettiğimizi üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarımızı ödediği tazminat miktarı kadar ...'ne TTK'nın 1301.maddesi gereğince «temlik» ettiğimizi kabul ve beyan ederiz" hükmünün yer aldığı, buna göre davacının sigortalısına ödediği «hasar» miktarınca TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, ibranamede BK hükümlerinden bahsedilmediğinden BK hükümlerine göre yapılmış bir temlikten söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK'nın 1301. maddesinde "sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken «sigorta ettiren» kimse yerine geçeceği, sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı 3. şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği" hükmü düzenlendiğinden anılan hükme göre sigorta şirketinin ödediği zarar nispetince 3. şahıslara karşı «rücu davası» açma hakkını kazandığı, davalı ... .
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Somut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · özen yükümlülüğü · rücuen tazminat · iş bölümü · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Somut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasardan bağımsız «bölüm» maliki davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3522 E. 2016/1567 K.
Ortak:mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · illiyet bağı · depo kararı · üçüncü kişi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
"«sigorta ettiren»" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, «sigorta poliçesinde» "«hasarın» ... 'ne «rücu» edilemeyeceğine" ilişkin «özel şartın» da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ... , sigotalı ... ile yaptığı depolama ve «dağıtım» sözleşmesi ile «kira sözleşmesini» tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin «sorumluluk sigortacısı» olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ... yangın olayının meydana geldiği «deponun» maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve «kusur oranına» bağlı olarak doğacağı, ....
Ödemir'in de «muvafakatı» ile davalı ...'ye devredildiği ve dava konusu «depoda» 05/10/2006 tarihinde çıkan yangında davacı nezdinde sigorta örtüsü altına alınan emtiaların yanarak «hasara» uğradığı «uyuşmalık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMalik, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
… işbu davanın bina maliki ile birlikte onun mali mesuliyet sigortacısına karşı açıldığı ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava olduğu, dolayısıyla davalı tarafın «görev itirazının» yerinde bulunmadığı, yangının meydana geldiği yapının, tapuda bahçeli, kargir fabrika niteliğinde kayıtlı bulunduğu, davalı yapı maliki tarafından 53 bağımsız «bölüm» oluşturularak davacının «sigorta ettireni» de «dahil» dava dışı şirket ve kişilere kiralandığı, eski olan yapının bağımsız bölümlerini ayıran duvarların alçıpandan yapıldığı, bu duvarların çatıya kadar yükseltilmediği, «depo» olarak kullanılan bağımsız bölümlerde kolay yanabilen tekstil ve benzeri ürünlerin depolandığı, bir bağımsız bölümün de çakmak deposu olarak kullandırıldığı, tüm bu nedenlerle nereden ve hangi sebeple çıktığı belirlenemeyen yangının kısa sürede yayılmasında etkili olduğu, davacı tarafından yangın sigortası ile sigortalanan iş yerinde toplam 4.775.000 TL zarar meydana geldiği, davacının bu miktarı sigorta ettirenine ödediği, davalı ...nin TBK'nın 69. maddesi (eBK m.58) uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar binada kiracı olarak bulunan bir kısım şirketlerin de yangının çıkmasında kusurları bulunmakta ise de zarara birlikte neden olanların «müteselsilen sorumlu» oldukları ve zarar görenin sorumlu olanlardan herhangi birine müracaat edebileceği, davacı sigortalısının ise yangının meydana gelmesinde ve büyümesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, meydana gelen zararın aynı zamanda davalı ... şirketi tarafından düzenlenen «sorumluluk sigortasının» kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.775.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketinin «poliçe limiti» ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından yangın «sigorta poliçesi» ile sigortalanan iş yerinde, davalıların maliki ve «sorumluluk sigortacısı» oldukları binada çıkan yangın sonucu «hasar» meydana geldiği «uyuşmazlık konusu» olmayıp, uyuşmazlık yangının hangi nedenle çıktığı ve oluşan zarardan davalıların sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · poliçe limiti · müteselsil sorumluluk · sigorta sözleşmesi · riziko · rücuen tazminat · iş bölümü · dava sebebi
Benzer bu kararda… işbu davanın bina maliki ile birlikte onun mali mesuliyet sigortacısına karşı açıldığı ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava olduğu, dolayısıyla davalı tarafın «görev itirazının» yerinde bulunmadığı, yangının meydana geldiği yapının, tapuda bahçeli, kargir fabrika niteliğinde kayıtlı bulunduğu, davalı yapı maliki tarafından 53 bağımsız «bölüm» oluşturularak davacının «sigorta ettireni» de «dahil» dava dışı şirket ve kişilere kiralandığı, eski olan yapının bağımsız bölümlerini ayıran duvarların alçıpandan yapıldığı, bu duvarların çatıya kadar yükseltilmediği, «depo» olarak kullanılan bağımsız bölümlerde kolay yanabilen tekstil ve benzeri ürünlerin depolandığı, bir bağımsız bölümün de çakmak deposu olarak kullandırıldığı, tüm bu nedenlerle nereden ve hangi sebeple çıktığı belirlenemeyen yangının kısa sürede yayılmasında etkili olduğu, davacı tarafından yangın sigortası ile sigortalanan iş yerinde toplam 4.775.000 TL zarar meydana geldiği, davacının bu miktarı sigorta ettirenine ödediği, davalı ...nin TBK'nın 69. maddesi (eBK m.58) uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar binada kiracı olarak bulunan bir kısım şirketlerin de yangının çıkmasında kusurları bulunmakta ise de zarara birlikte neden olanların «müteselsilen sorumlu» oldukları ve zarar görenin sorumlu olanlardan herhangi birine müracaat edebileceği, davacı sigortalısının ise yangının meydana gelmesinde ve büyümesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, meydana gelen zararın aynı zamanda davalı ... şirketi tarafından düzenlenen «sorumluluk sigortasının» kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.775.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketinin «poliçe limiti» ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Oysa garemeten ödeme ilkesi, bir «rizikonun» gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da «sigorta sözleşmesinde» öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörmektedir.
1-Dava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… aştırılması, gerekirse aynı olaya dayalı olarak görülen diğer tazminat davalarındaki raporların değerlendirilmesi ve davalılar tarafından dava konusu yangının çıkış «sebebine» yönelik olarak bilirkişi raporuna yapılan itirazların da karşılanması suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8704 E. , 2016/4495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2015 tarih ve 2007/775-2015/394 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/04/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ..., .... vekilleri Av.... ve Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı ...'nin mallarının endüstriyel yangın sigorta poliçesi kapsamında sigorta örtüsü altına alındığını, .... ile davalı davalı .... arasında 02.12.2005 tarihli depolama ve dağıtım sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'nin 01/09/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalı ...'ın deposunu kiralayarak depolama ve dağıtım sözleşmesine konu emtiaları bu depoda muhafaza ettiğini, kira sözleşmesinin 01/04/2006 tarihinde davalı ...'ne devredildiğini, depolama ve dağıtım sözleşmesi ile davalı ...'nin üstlendiği yükümlülüklerin 01.04.2006 tarihinde ...'nin de muvafakatı ile davalı ....'ye devredildiğini, davalı ... 'nin ise 1 ve 2 nolu davalıların sorumluluk sigortacısı olduğunu, davalı ...'in dava konusu emtiaların depolandığı deponunu maliki bulunduğunu, söz konusu depoda 05/10/2006 tarihinde çıkan yangında müvekkili nezdinde sigorta örtüsü altına alınan emtiaların tamamen yanarak hasara uğradığını, hasar nedeniyle müvekkilinin sigortalısına 16/10/2006 tarihinde 2.000.000,00 Euro, 07/12/2006 tarihinde 1.000.000,00 Euro ve 27/12/2006 tarihinde 674.970,14 Euro olmak üzere toplam 3.674.971,14 Euro hasar bedeli, 13/03/2007 tarihinde 1.862.742,00 YTL KDV olmak üzere toplam 8.739.540,90 TL ödemede bulunduğunu, olaydan sonra alınan tespit raporları ve ibraz edilen belgelerle anlaşıldığı üzere yangının meydana geldiği deponun yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde inşa edilip yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri ruhsatının olmadığını, davalıların sözleşme, TTK ve BK'nun ilgili hükümleri gereğince sorumlu olduklarını ileri sürerek, 8.739.540,90 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... vekili, müvekkili ... ...'nin devir nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, davalı ..., davacının dayandığı sigorta poliçesinde sigorta ettirenin konumunda olup poliçede “... rücu edilemeyeceğine” ilişkin hüküm yer aldığını, TTK hükümlerine göre sigorta şirketinin 3. kişilere karşı rücu hakkı bulunduğunu, sigorta ettiren 3.kişi sayılamayacağından ... ...'ye husumet yöneltilemeyeceğini, meydana gelen yangında ... 'nin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı ... davalı ... 'nin sorumluluk sigortacısı olduğundan sorumluluğu ... 'nin sorumluluğunun tespit edilmesine bağlı olup davacının ... 'ye rücu hakkı bulunmadığından ...'nin de sorumluluğundan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, yangın olayında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kiracı konumundaki davalının kusurlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça sunulan ibraname başlıklı mutabakatname ve tazminat makbuzlarında "'nin ödediği bedel miktarınca ibra ve olaydan kaynaklanan tüm haklarından feragat ettiğimizi üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarımızı ödediği tazminat miktarı kadar ...'ne TTK'nın 1301.maddesi gereğince temlik ettiğimizi kabul ve beyan ederiz" hükmünün yer aldığı, buna göre davacının sigortalısına ödediği hasar miktarınca TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, ibranamede BK hükümlerinden bahsedilmediğinden BK hükümlerine göre yapılmış bir temlikten söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK'nın 1301.
maddesinde "sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceği, sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı 3. şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği" hükmü düzenlendiğinden anılan hükme göre sigorta şirketinin ödediği zarar nispetince 3. şahıslara karşı rücu davası açma hakkını kazandığı, davalı ... . "sigorta ettiren" olması sebebiyle 3. kişi sayılamayacağı, sigorta poliçesinde "hasarın ... 'ne rücu edilemeyeceğine" ilişkin özel şartın da düzenlenmiş olması sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi ve anılan sözleşme maddesine göre davacının ödediği hasar tazminatını davalı ... 'ye rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, 1 nolu davalı ...
, sigotalı ... ile yaptığı depolama ve dağıtım sözleşmesi ile kira sözleşmesini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte yangın tarihinden önce ... 'ne devretmiş olduğundan bu şirketin taraf sıfatının ortadan kalkması nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı ... sigorta ettiren-kiracı ... . ile 1 nolu davalı ... ...'nin sorumluluk sigortacısı olup bu iki şirketin sorumluluğunun doğması halinde sorumluluk sigortacısı olarak zarar göreninin zararını karşılamakla yükümlü bulunduğundan yukarıda açıklanan gerekçeklerle ... .... ve ... .... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacının ödediği hasar bedelinin her iki şirketin sorumluluk sigortacısı olan ...'ye rücu edilemeyeceği, davalı ...
yangın olayının meydana geldiği deponun maliki olup malikin sorumluluğu ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve kusur oranına bağlı olarak doğacağı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2007/150 Esas ve 2012/163 Karar sayılı kararında yangının meydana gelmesinde kiracı ... 'nin tam kusurlu kabul edilerek tespit edilen gerçek bina zararının davalı ... 'den tahsili ile davacı malik ...'e ödenmesine karar verilmiş olup, kesinleşmiş mahkeme kararının işbu dosya açısından kesin delil niteliği taşıdığı, bu durumda .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı ile söz konusu yangın olayında davalı malik ...'in kusursuz olduğu kabul edilmiş olduğundan işbu davada da malikin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu zeyilnameler sigorta bedeli artışı ve oran değişimine ilişkin olup zeyilnamelerde dava konusu endüstriyel yangın sigorta poliçesindeki “sigorta ettirene rücu edilemeyeceğine” dair özel şartı kaldıran bir hüküm olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, endüstriyel yangın sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ...'e ait deponun davacının sigortalısı ... ile davalı ... .... arasında imzalanan depolama ve dağıtım sözleşmesi uyarınca sigortalı ...'ye ait emtiaların depolanması amacıyla davalı ... .... tarafından kiralandığı, daha sonra kira sözleşmesinin kiraya veren davalı ... Ödemir'in de muvafakatı ile davalı ...'ye devredildiği ve dava konusu depoda 05/10/2006 tarihinde çıkan yangında davacı nezdinde sigorta örtüsü altına alınan emtiaların yanarak hasara uğradığı uyuşmalık konusu değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ... yönünden bina malikinin sorumluluğuna dayanmıştır. Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 58. maddesi hükme göre, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk, kusur esasına dayanmayan objektif sorumluluk niteliğinde olup, bina veya imal olunan şeydeki bozukluğun veya eksikliğin malikten kaynaklanmasına gerek yoktur. Başka bir anlatımla, malike kusur isnadı gerekli değildir. Ancak, böyle bir davada öncelikle zarar gören davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakımında eksikliğinden kaynaklandığını ispat etmesi zorunludur.
İspat yükünü yerine getirdiği takdirde kural olarak bina veya imal olunan şeyin malikinin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Malik, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlar ise sorumluluktan kurtulabilecektir.
Mahkemece, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede “bina malikinin sorumluluğunun ancak yangının meydana gelmesinde kusurlu olması ve kusur oranına bağlı olarak doğacağı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2007/150 Esas ve 2012/163 Karar sayılı kararında yangının meydana gelmesinde kiracı ... . tam kusurlu kabul edilerek tespit edilen bina zararının davalı ... 'den tahsili ile davacı malik ...'e ödenmesine karar verildiği, söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararının işbu dava açısından kesin delil niteliği taşıdığı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı ile söz konusu yangın olayında davalı malik ...'in kusursuz olduğu kabul edildiğinden işbu davada da malikin sorumluluğuna gidilemeyeceği” gerekçesiyle davalı ...
yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen ve işbu davanın davacısı ...'nin taraf olmadığı,davacısı kiraya veren sıfatıyla ..., davalısı kiracı sıfatıyla ... . olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/150 Esas ve 2012/163 Karar sayılı ilamında ve anılan mahkemece hükme esas alınan 14.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda ... yönünden bina malikin sorumluluğu bakımından BK'nun 58. maddesi uyarınca yapılmış bir hukuki değerlendirme bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının davalı ... yönünden mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesine dayalı olarak rucuan tazminat davası açtığı gözetilerek davalı ...'in malik olarak BK’nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunup bulunmadığının tesbiti ile oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- -Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan ...'den alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ... davalı ...'e iadesine, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221465300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz