Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/642 E. 2013/852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kullanım hatası↗ mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ sigorta ettiren↗ riziko↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ rücuen tazminat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, riziko tarihinde kiracı tarafından tebellüğ edilen tahliye emrinde 7 gün mühlet verildiği, dolayısıyla sigortalının riziko tarihinde sözkonusu taşınmazda bulunmasının meşru olduğu, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir kusurlarının söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak kullanım hatası olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, sigorta ettirenin aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri paket sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan sorumludur. Başka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “kusursuz” sorumluluk olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin ağır kusuru”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “mücbir sebep” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür. Bina içindeki elektrik tesisleri maddede açıklanan imal olunan şey kavramına dahildir.
Dava konusu olayda, mahkeme gerekçesinde, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir kusurlarının söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak kullanım hatası olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, sigorta ettirenin aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de BK.nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina maliklerinin bu sorumluğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez. Ayrıca; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı davacı vekilince itiraz edilmesine rağmen mahkemece mümeyyiz davacının sonuca etkili, ciddi ve esaslı itiraz noktaları üzerinde yeterince durulmamış, ek ya da yeni bir rapor alınması yoluna da gidilmemiştir. Buna göre dava konusu olayda sorumluluğun ve zararın, uzman bilirkişiler aracılığıyla belirlenmesi ve davacı tarafın bilirkişi raporuna ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · rücuen tazminat · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Dava konusu olayda, mahkeme gerekçesinde, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir «kusurlarının» söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak «kullanım hatası» olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, «sigorta ettirenin» aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de BK.nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina maliklerinin bu «sorumluğundan kurtulmasını» sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «riziko» tarihinde kiracı tarafından tebellüğ edilen tahliye emrinde 7 gün mühlet verildiği, dolayısıyla sigortalının riziko tarihinde sözkonusu taşınmazda bulunmasının meşru olduğu, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir «kusurlarının» söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak «kullanım hatası» olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, «sigorta ettirenin» aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · iş bölümü · üçüncü kişi · hasar
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Somut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasardan bağımsız «bölüm» maliki davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11592 E. 2011/4012 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk · sigorta poliçesi · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «riziko» tarihinde kiracı tarafından tebellüğ edilen tahliye emrinde 7 gün mühlet verildiği, dolayısıyla sigortalının riziko tarihinde sözkonusu taşınmazda bulunmasının meşru olduğu, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir «kusurlarının» söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak «kullanım hatası» olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, «sigorta ettirenin» aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, iş yeri paket «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBilirkişi raporunda ise, davalılara atfedilecek «kusurun» bulunmadığı belirtilmiş, bu rapora itiraz eden davacı vekili, davalının «kusursuz sorumluluğunun» bulunduğunu iddia etmiştir.
Yangının çıkışnedeni, dava dışı kiracılar veyahut «üçüncü kişiler» bakımından BK’nun 41. vd. madde hükümlerine dayalı binanın ve tesisatının kullanımına ilişkin «kusur sorumluluğunu» ya da aynı kanunun 58. madde hükmünde yazılı bina maliki olan davalıların «kusursuz sorumluluğunu» ortaya koyacağından, davada bu nedenin tesbiti önem taşımaktadır.
Dava, yangın klozunu içerir ticari paket «sigorta poliçesine» dayalı tazminat alacağının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · denetime elverişli rapor · özen yükümlülüğü · kusur sorumluluğu · denetime elverişlilik · üçüncü kişi · olumsuz oy
Benzer bu karardaYangının çıkışnedeni, dava dışı kiracılar veyahut «üçüncü kişiler» bakımından BK’nun 41. vd. madde hükümlerine dayalı binanın ve tesisatının kullanımına ilişkin «kusur sorumluluğunu» ya da aynı kanunun 58. madde hükmünde yazılı bina maliki olan davalıların «kusursuz sorumluluğunu» ortaya koyacağından, davada bu nedenin tesbiti önem taşımaktadır.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan sorumluluk halidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yeni oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacı vekilinin itirazlarnı da değerlendiren Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… sık sorun yaratmamasından fena yapımının söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılacağı, yangının meydana gelişinde davalıların doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir «olumsuz» davranışlarının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18034 E. 2014/4555 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · sigorta ettiren · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Dava konusu olayda, mahkeme gerekçesinde, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir «kusurlarının» söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak «kullanım hatası» olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, «sigorta ettirenin» aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de BK.nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina maliklerinin bu «sorumluğundan kurtulmasını» sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «riziko» tarihinde kiracı tarafından tebellüğ edilen tahliye emrinde 7 gün mühlet verildiği, dolayısıyla sigortalının riziko tarihinde sözkonusu taşınmazda bulunmasının meşru olduğu, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir «kusurlarının» söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak «kullanım hatası» olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, «sigorta ettirenin» aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Mahkemece, davacı sigorta şirketince sigortalanmış olan dava konusu «depoda» çıkan yangında davalılara atfedilecek «kusur» bulunmadığı, depo olarak kullanılan bu yeri kiralayan ve yangında zarar gören emtiayı «sigorta ettiren» dava dışı ..Oyuncak Hediyelik Gıda Teks.
1-Dava, yangın mali sorumluluk paket «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · depo kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davacı sigorta şirketince sigortalanmış olan dava konusu «depoda» çıkan yangında davalılara atfedilecek «kusur» bulunmadığı, depo olarak kullanılan bu yeri kiralayan ve yangında zarar gören emtiayı «sigorta ettiren» dava dışı ..Oyuncak Hediyelik Gıda Teks.
… eti aracılığıyla belirlenmesi ve davacı tarafın bilirkişi raporuna ciddi itirazlarının cevaplandırılması, ayrıca bilirkişi raporu ile resmi raporlar (yangın raporu, «ekspertiz raporu» vs) arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/642 E. , 2013/852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2011 tarih ve 2010/328-2011/730 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya iş yeri paket sigorta poliçesiyle sigortalı işyerinde bulunan emtianın davalıların maliki olduğu taşınmazın demirbaşı olan elektrik panosundan çıkan yangın sonucu zarar gördüğünü, 9.268,00 TL zarar miktarının davacı tarafından sigorta ettirene mevcut sigorta poliçesi gereği ödediğini ileri sürerek, 9.268,00 TL rücuen tazminatın ödeme ve halefiyet tarihi olan 26/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sigorta ettiren ...'ın aleyhine açılan davada sigortalı iş yerinden tahliyesine karar verildiğini, sigorta poliçesinin tahliye kararı tarihinden sonra düzenlendiğini, yangın olayının sigorta ettirenin kiracılık sıfatı bulunmadığı sırada meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, riziko tarihinde kiracı tarafından tebellüğ edilen tahliye emrinde 7 gün mühlet verildiği, dolayısıyla sigortalının riziko tarihinde sözkonusu taşınmazda bulunmasının meşru olduğu, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir kusurlarının söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak kullanım hatası olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, sigorta ettirenin aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri paket sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan sorumludur. Başka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “kusursuz” sorumluluk olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin ağır kusuru”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “mücbir sebep” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür. Bina içindeki elektrik tesisleri maddede açıklanan imal olunan şey kavramına dahildir.
Dava konusu olayda, mahkeme gerekçesinde, davalı mülk sahiplerinin iş yeri elektrik tesisatının imali ile ilgili bir kusurlarının söz konusu olmadığı, işyerinde meydana gelen yangının nedeninin ağırlıklı olarak kullanım hatası olduğu, yasal mevzuat dahilinde projelendirilerek tesis edilmiş elektrik tesisatının kapasitesi dışında kullanılmasından, bakım ve onarımından elektrik abonesi ile birlikte fiili kullanıcının sorumlu bulunduğu, sigorta ettirenin aynı zamanda elektrik abonesi olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de BK.nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina maliklerinin bu sorumluğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez.
Ayrıca; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı davacı vekilince itiraz edilmesine rağmen mahkemece mümeyyiz davacının sonuca etkili, ciddi ve esaslı itiraz noktaları üzerinde yeterince durulmamış, ek ya da yeni bir rapor alınması yoluna da gidilmemiştir. Buna göre dava konusu olayda sorumluluğun ve zararın, uzman bilirkişiler aracılığıyla belirlenmesi ve davacı tarafın bilirkişi raporuna ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251548700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz