Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17287 E. 2013/16098 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi davası↗ limited şirketin feshi↗ ttk 636/3↗ ortaklık sıfatı↗ şirketin feshi↗ sahtecilik↗ ortaklar kurulu kararı↗ şikayet↗ fesih↗ limited şirket↗ kâr payı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli ortaklar kurulu kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı şikayet neticesinde , davalı şahıslar hakkında sahtecilik suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da husumet halinde oldukları, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Bu davada husumetin sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez. Bu nedenle mahkemece davalı ortaklar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar ... Zor ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
2- Limited şirketin feshine ilişkin bu davada, yukarıda açıklandığı gibi Mülga TTK'nın 549/4. maddesine göre haklı sebeple ve davacı ortağın şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Yasa'nın 3. maddesine göre yeni TTK, yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır. Mahkemece, söz konusu kanun hükmü değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15568 E. 2015/1470 K.
Ortak:limited şirketin feshi · şirketin feshi · ortaklar kurulu kararı · fesih · limited şirket · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Bu davada «husumetin» sadece «fesih» ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, «tasdik» edilen bir şirketin sonradan «butlanının» ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm «malvarlığının» «mirasçılar» adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket «ortaklar kurulu» karar «defterindeki» 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi «imzalarına itiraz» etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince «şirketin feshi» için haklı neden oluşturduğu, «şirketin zararda» olduğu ve «dağıtılabilecek» bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
2- Limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada «husumetin» sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muris muvazaası · imzaya itiraz · butlan · esas sözleşme · malvarlığına ilişkin dava · tasdik kararı · muvazaa · şirket zararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, «tasdik» edilen bir şirketin sonradan «butlanının» ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm «malvarlığının» «mirasçılar» adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket «ortaklar kurulu» karar «defterindeki» 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi «imzalarına itiraz» etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince «şirketin feshi» için haklı neden oluşturduğu, «şirketin zararda» olduğu ve «dağıtılabilecek» bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «muris muvazaası» iddiasının da kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5151 E. 2015/12094 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · Şirketin feshi ve tasfiyesi
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece mülga 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
… iki ortağın şirkette eşit hisselerinin bulunması nedeniyle eşit ağırlıktaki hisseler ile karar alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar TTK 636/3. madde koşulları karar yerinde açıklanmışsa da, hangi nedenlerle anılan madde hükümlerinin somut uyuşmazlıkta uygulanmayacağı hususunda yeterli açıklama ve tartışma yapılmadan «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · husumet · dava şartı · Şirketin feshi ve tasfiyesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Bu davada «husumetin» sadece «fesih» ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · ek tasfiye
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2240 E. 2013/18945 K.
Ortak:limited şirketin feshi · şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Dava, Mülga TTK.'nun 549. maddesine dayalı «limited şirketin» «haklı nedenle fesih» davasıdır.
Dava dilekçesinde feshi istenen «limited şirket» davalı olarak gösterilmiş, davalı şirketin büyük pay çoğunluğuna sahip diğer ortağı ... davaya cevap vermiş ve davayı davalı limited şirket adına takip etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · yargılama gideri · temsil
Benzer bu karardaKararı ..., kendi adına ve şirketi «temsilen» temyiz etmiş olup, mahkemece, feshi istenen «limited şirketin» dışında davada şirketi temsilen hareket eden ...'ın da davalı olarak karar başlığında gösterilmesi ve hükümde «yargılama giderlerinin» "davalıdan" tahsiline karar verilmesi, davalı limited şirketin unvanının da karar başlığında eksik yazılmış olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, Mülga TTK.'nun 549. maddesine dayalı «limited şirketin» «haklı nedenle fesih» davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10335 E. 2013/9059 K.
Ortak:fesih · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Bu davada «husumetin» sadece «fesih» ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
Bu nedenle mahkemece davalı ortaklar aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar ...
Benzer bu karardaDava, «fesih» ve tasfiyesine karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanması» istemine ilişkin olup, bu davada «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Böyle bir davada şirket ortaklarına «husumet» düşmez.
Bu nedenle mahkemece davalı ortaklar aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış hükmün bu nedenle davalılar ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · ek tasfiye · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaDava, «fesih» ve tasfiyesine karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanması» istemine ilişkin olup, bu davada «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
3- Ayrıca, kendisini bir vekille «temsil» ettiren davalılardan ... hakkındaki davanın reddine karar verildiği halde lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi de doğru olmamış, bu yönden de kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14907 E. 2015/5115 K.
Ortak:şirketin feshi davası · ortaklık sıfatı · şirketin feshi · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı «ticaret unvanı» ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın «şirketin feshi davası» olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda «tasfiye» yerine davacının şirketteki «payının» gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1) Davalı ... vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalı yönünden mahkemece davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığından mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3) Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden «şirketin feshini» isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · ticaret unvanı · husumet yokluğu · hukuki yarar · havale · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı «ticaret unvanı» ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın «şirketin feshi davası» olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda «tasfiye» yerine davacının şirketteki «payının» gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1) Davalı ... vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalı yönünden mahkemece davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığından mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece çıkarılan ortağın «payının» gerçek değeri belirlenerek, ödenmesine karar verilmeksizin «infazı» kabil olmayacak şekilde "Davalı ...Ltd.
Şti. yönünden ise davanın kabulü ile; dosyada mevcut 26.09.2011 «havale» tarihli bilirkişi raporu yerinde görülmekle 6102 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6103 sayılı Yasa'nın 3.maddesi ile 6102 sayılı yasanın 636/3 maddesi uyarınca davacı ortak ...'in şirketteki ortaklık «payının» gerçek değerinin kendisine ödenmesi ile bu ortağın şirketten çıkarılmasına" şeklinde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6043 E. 2014/18201 K.
Ortak:limited şirketin feshi · şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Bu davada «husumetin» sadece «fesih» ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
Benzer bu kararda3-Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 549. maddesi kapsamında açılan davada şirketin «fesih» ve tasfiyesi istenmiş olmakla, 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesi uyarınca «limited şirket» aleyhine davanın açılabileceği açık olduğundan davalı T..
Ö.. hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · haklı nedenle fesih · limited şirket ortaklığı · kısıtlılık · tasfiye memuru atanması · pasif husumet yokluğu · tasfiye memuru · pasif husumet
Benzer bu karardaÖ.. hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Ö.. hakkındaki dava isabetli olarak «pasif husumet yokluğundan» reddedilmiş ise de, anılan davalının davalı şirketi «temsilen» kararı temyiz ettiğinin kabulü gerekmiştir.
Ö..'ın kamu hizmetlerinden yoksun bırakılmasına karar verildiği, ortaklardan birinin «kısıtlanmasının» iki ortaklı bir şirkette şirketin «fesih» ve tasfiyesi bakımından haklı neden oluşturacağı, dolayısıyla davalı şirketin TTK'nın 549. maddesi kapsamında fesih ve tasfiyesi bakımından yasal koşulların davada gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı T..
Ö.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «limited şirketin» «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8579 E. 2014/16935 K.
Ortak:şikayet · fesih · limited şirket · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Bu davada «husumetin» sadece «fesih» ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, fesih ve «tasfiye» davalarında şirket ortağına «husumet» fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
… rketin devamının mümkün olmadığı, davalı diğer ortağın da şirketi tek ortaklı olarak devam ettirmek istediği konusunda açık beyanı bulunmadığı gerekçesiyle şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş ise de yargılama sırasında yürürlüğe giren TTK'nın 636/3. maddesinde mahkemece tasfiyeden başka, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiş ol …
T.. ve M.T.. tarafından yürütüldüğü, taraflar arasında çok sayıda ceza davası ve soruşturmanın söz konusu olduğu, karşılıklı olarak «şikayetlerde» bulunulduğu, kimin daha kusurlu olduğu veya olayların hangi tarafın kusurlu hareketi ile başladığı hususlarının tespiti imkanının bulunmadığı, bu şekilde şirketin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · ek tasfiye
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, fesih ve «tasfiye» davalarında şirket ortağına «husumet» fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
T.. yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17287 E. , 2013/16098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2011/191-2012/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19.12.2005 tarihinden itibaren davalı şirketin 600/2000 hissesine sahip olduğunu, üç ortaklı şirketin diğer ortağı Ahmet'in 50 paya sahip ve müvekilinin babası, diğer ortak ...'in ise 1350 paya sahip, şirket müdürü ve müvekkilinin amcası olduğunu, müvekkiline kar payı ödemesi yapılmadığını, davalı ...'in şirket hesabından şahsi harcamalar yaptığını, araç satın aldığını ve kendisinin kullandığını, yine şirket sermayesinin arttırılması ile ilgili 17.10.2010 tarihli ortaklar kurulu kararında kendisi adına imza atıldığını, bu konuda yaptığı şikayet üzerine davalı şahıslar hakkında soruşturma başlatıldığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tensiple birlikte tasfiye memuru atanmasına, şirketin menkul ve gayrimenkulleri ile banka kayıtları üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli ortaklar kurulu kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı şikayet neticesinde , davalı şahıslar hakkında sahtecilik suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da husumet halinde oldukları, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Bu davada husumetin sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez. Bu nedenle mahkemece davalı ortaklar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar ... Zor ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
2- Limited şirketin feshine ilişkin bu davada, yukarıda açıklandığı gibi Mülga TTK'nın 549/4. maddesine göre haklı sebeple ve davacı ortağın şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Yasa'nın 3. maddesine göre yeni TTK, yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır.
Mahkemece, söz konusu kanun hükmü değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar ... Zor ve ... yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038808000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz