Şirketin feshi davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14907 E. 2015/5115 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi davası↗ ttk 636/3↗ ortaklık sıfatı↗ şirketin feshi↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ husumet yokluğu↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ havale↗ ek tasfiye↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı ticaret unvanı ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle husumet halinde oldukları, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın şirketin feshi davası olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda tasfiye yerine davacının şirketteki payının gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1) Davalı ... vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalı yönünden mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3) Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenlenmiş olup, bu madde uyarınca mahkemece, evvelemirde davacı ortağın payının gerçek değerinin belirlenerek madde metninde gösterildiği şekilde payın gerçek değerinin ödenmesine ve ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece çıkarılan ortağın payının gerçek değeri belirlenerek, ödenmesine karar verilmeksizin infazı kabil olmayacak şekilde "Davalı ...Ltd. Şti. yönünden ise davanın kabulü ile; dosyada mevcut 26.09.2011 havale tarihli bilirkişi raporu yerinde görülmekle 6102 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6103 sayılı Yasa'nın 3.maddesi ile 6102 sayılı yasanın 636/3 maddesi uyarınca davacı ortak ...'in şirketteki ortaklık payının gerçek değerinin kendisine ödenmesi ile bu ortağın şirketten çıkarılmasına" şeklinde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı «ticaret unvanı» ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın «şirketin feshi davası» olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda «tasfiye» yerine davacının şirketteki «payının» gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1) Davalı ... vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalı yönünden mahkemece davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığından mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18022 E. 2015/3494 K.
Ortak:şirketin feshi · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı «ticaret unvanı» ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın «şirketin feshi davası» olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda «tasfiye» yerine davacının şirketteki «payının» gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3) Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden «şirketin feshini» isteyebilir.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenlenmiş olup, bu madde uyarınca mahkemece, evvelemirde davacı ortağın payının gerçek değerinin belirlenerek madde metninde gösterildiği şekilde payın gerçek değerinin ödenmesine ve ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki şirket ortaklığının çekilmez bir hal aldığı, güven ortamının yok olduğu, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · limited şirket ortaklığı · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki şirket ortaklığının çekilmez bir hal aldığı, güven ortamının yok olduğu, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Özellikle, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi iki ortaklı «limited şirketlerde ortakların» davada taraf olması halinde, davanın şirkete karşı açıldığının ve davada şirketin de «temsil» edildiğinin kabulü gerekir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9858 E. 2018/1801 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi
Benzer bu kararda… n çıkartılmasına, davalı karşı davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz «itirazlarının süre» yönünden reddine karar verilmiş, asıl davaya yönelik karar Dairemizce davacı şirket yararına bozulmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17287 E. 2013/16098 K.
Ortak:şirketin feshi davası · ortaklık sıfatı · şirketin feshi · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı «ticaret unvanı» ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın «şirketin feshi davası» olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda «tasfiye» yerine davacının şirketteki «payının» gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1) Davalı ... vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalı yönünden mahkemece davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığından mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3) Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden «şirketin feshini» isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · sahtecilik · ortaklar kurulu kararı · şikayet · fesih · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Bu davada «husumetin» sadece «fesih» ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
Yazılı gerekçe ile şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı «ticaret unvanı» ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın «şirketin feshi davası» olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda «tasfiye» yerine davacının şirketteki «payının» gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1) Davalı ... vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalı yönünden mahkemece davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesinde «hukuki yarar» bulunmadığından mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3) Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden «şirketin feshini» isteyebilir.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · fesih · limited şirket
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.
Ortak:şirketin feshi · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı «ticaret unvanı» ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın «şirketin feshi davası» olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda «tasfiye» yerine davacının şirketteki «payının» gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3) Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden «şirketin feshini» isteyebilir.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenlenmiş olup, bu madde uyarınca mahkemece, evvelemirde davacı ortağın payının gerçek değerinin belirlenerek madde metninde gösterildiği şekilde payın gerçek değerinin ödenmesine ve ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · limited şirket
Benzer bu kararda3- Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/145 E. 2013/575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukat …
Dava, «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Bu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket «tüzel kişiliği» aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14907 E. , 2015/5115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2009/24-2014/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %40 hissesine sahip ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin diğer ortağı davalı ...'in şirketin %60 hissedarı olup müdürlük görevini ifa ettiğini, 2008 tarihine kadar şirketin sorunsuz şekilde faaliyetine devam ettiğini, ancak davalı şirketin amacına ulaşması ve ortak gayenin gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini, davalı ...'in şirket ile aynı ticaret unvanı ve faaliyet alanında şirket kurduğunu, ayrıca davalının müvekkili aleyhine birden fazla farklı dava açtığını, müvekkilinin eşine suç isnadında bulunduğunu, ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelenmiş olduğunu ve müvekkilinin şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceğini ileri sürerek, dava sonuna kadar şirkete kayyım atanmasına, şirketin fesih ve tasfiyesine, fesih kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirket müdürü olduğu dönemde şirketle ilgilenmediğini ve zarara uğrattığını, ayrıca davacının eşi ve oğlunun kurduğu şirketin faaliyetleri nedeniyle davalı şirketin kaynaklarının bu şirket için kullanılmakla yetinilmeyip ayrıca davalı şirketin bu şirkete borçluymuş gibi gösterildiğini, davacının vergi borç ve cezalarına yol açarak şirketi zarara uğrattığını, şirket karını kendisi ve ailesi için sarf ettiğini, müvekkilinin kar payının ödenmediğini ve şirket işleyişinden haberdar edilmediğini, müvekkilinin davacıya gönderdiği ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin davacı aleyhine açtığı haklı davalar bulunması ve müdürlük görevinin müvekkilince yerine getiriliyor olması nedeniyle davacının keyfi yönetimini sürdüremeyeceğini düşünerek haklı sebep olmamasına rağmen şirketin feshini istediğini, kendi fiilleri ile feshe sebep olan davacının bu davranışlarından kendi lehine sonuçlar elde etmesinin hukuken mümkün olmadığını ve şirketin sona ermesinin müvekkilinin zararına yol açacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aynı ticaret unvanı ve iştigal konulu yeni bir şirket kurduğu, davacı ... davalıların başkaca dava dosyaları nedeniyle husumet halinde oldukları, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu, ancak davanın şirketin feshi davası olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, yeni TTK hükümleri doğrultusunda tasfiye yerine davacının şirketteki payının gerçek değerinin ödenmesi ve bu şekilde şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1) Davalı ... vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalı yönünden mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3) Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenlenmiş olup, bu madde uyarınca mahkemece, evvelemirde davacı ortağın payının gerçek değerinin belirlenerek madde metninde gösterildiği şekilde payın gerçek değerinin ödenmesine ve ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece çıkarılan ortağın payının gerçek değeri belirlenerek, ödenmesine karar verilmeksizin infazı kabil olmayacak şekilde "Davalı ...Ltd.
Şti. yönünden ise davanın kabulü ile; dosyada mevcut 26.09.2011 havale tarihli bilirkişi raporu yerinde görülmekle 6102 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6103 sayılı Yasa'nın 3.maddesi ile 6102 sayılı yasanın 636/3 maddesi uyarınca davacı ortak ...'in şirketteki ortaklık payının gerçek değerinin kendisine ödenmesi ile bu ortağın şirketten çıkarılmasına" şeklinde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle,davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 27,70 TL temyiz ilam harcının davalı ...'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı... Ltd. Şti'ye iadesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396806000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz