Şirketin feshi davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15568 E. 2015/1470 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi davası↗ muris muvazaası↗ limited şirketin feshi↗ ttk 636/3↗ imzaya itiraz↗ butlan↗ esas sözleşme↗ şirketin feshi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ tasdik kararı↗ muvazaa↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ mirasçılık↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ husumet↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, tasdik edilen bir şirketin sonradan butlanının ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya esas sözleşme hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm malvarlığının mirasçılar adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket ortaklar kurulu karar defterindeki 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi imzalarına itiraz etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince şirketin feshi için haklı neden oluşturduğu, şirketin zararda olduğu ve dağıtılabilecek bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile tasfiye memuru görevlendirilmesine, tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve muris muvazaası iddiasının da kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Limited şirketin fesih ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada husumetin sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez. Bu nedenle mahkemece davalı ortaklar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalılar ..., ..., ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
3- Limited şirketin feshine ilişkin bu davada, Mülga TTK'nın 549/4. maddesine göre haklı sebeple ve davacı ortağın şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Yasa'nın 3. maddesine göre yeni TTK, yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır. Mahkemece, söz konusu kanun hükmü değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17287 E. 2013/16098 K.
Ortak:limited şirketin feshi · şirketin feshi · ortaklar kurulu kararı · fesih · limited şirket · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, «tasdik» edilen bir şirketin sonradan «butlanının» ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm «malvarlığının» «mirasçılar» adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket «ortaklar kurulu» karar «defterindeki» 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi «imzalarına itiraz» etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince «şirketin feshi» için haklı neden oluşturduğu, «şirketin zararda» olduğu ve «dağıtılabilecek» bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
2- Limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada «husumetin» sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Bu davada «husumetin» sadece «fesih» ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · sahtecilik · şikayet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı «şikayet» neticesinde , davalı şahıslar hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da «husumet» halinde oldukları, dolayısıyla «ortaklık sıfatının» kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, «tasdik» edilen bir şirketin sonradan «butlanının» ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm «malvarlığının» «mirasçılar» adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket «ortaklar kurulu» karar «defterindeki» 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi «imzalarına itiraz» etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince «şirketin feshi» için haklı neden oluşturduğu, «şirketin zararda» olduğu ve «dağıtılabilecek» bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
2- Limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada «husumetin» sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5151 E. 2015/12094 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, «tasdik» edilen bir şirketin sonradan «butlanının» ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm «malvarlığının» «mirasçılar» adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket «ortaklar kurulu» karar «defterindeki» 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi «imzalarına itiraz» etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince «şirketin feshi» için haklı neden oluşturduğu, «şirketin zararda» olduğu ve «dağıtılabilecek» bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
2- Limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada «husumetin» sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece mülga 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
… iki ortağın şirkette eşit hisselerinin bulunması nedeniyle eşit ağırlıktaki hisseler ile karar alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar TTK 636/3. madde koşulları karar yerinde açıklanmışsa da, hangi nedenlerle anılan madde hükümlerinin somut uyuşmazlıkta uygulanmayacağı hususunda yeterli açıklama ve tartışma yapılmadan «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2438 E. 2011/6455 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, «tasdik» edilen bir şirketin sonradan «butlanının» ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm «malvarlığının» «mirasçılar» adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket «ortaklar kurulu» karar «defterindeki» 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi «imzalarına itiraz» etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince «şirketin feshi» için haklı neden oluşturduğu, «şirketin zararda» olduğu ve «dağıtılabilecek» bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
2- Limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada «husumetin» sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
3- Limited «şirketin feshine» ilişkin bu davada, Mülga TTK'nın 549/4. maddesine göre haklı sebeple ve davacı ortağın şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10654 E. 2013/9374 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, «tasdik» edilen bir şirketin sonradan «butlanının» ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm «malvarlığının» «mirasçılar» adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket «ortaklar kurulu» karar «defterindeki» 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi «imzalarına itiraz» etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4. maddesi gereğince «şirketin feshi» için haklı neden oluşturduğu, «şirketin zararda» olduğu ve «dağıtılabilecek» bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
2- Limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada «husumetin» sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez.
3- Limited «şirketin feshine» ilişkin bu davada, Mülga TTK'nın 549/4. maddesine göre haklı sebeple ve davacı ortağın şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin «şirketin feshine» yönelik olduğu, ancak mal varlığı itibariyle «iflas» koşulları bulunup, şirketin iflasının istenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, «limited şirketin» «haklı nedenlerle fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, mahkemece, davalı şirketin «iflas koşullarının» bulunduğu saptanmıştır.
Tespit olunan bu husus, «fesih» ve «tasfiye» için TTK'nın 549. maddesindeki haklı «sebebi» de oluşturur.
Bu itibarla, mahkemece, «fesih» ve tasfiyeye karar verilebileceği düşünülmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas ön koşulu · haklı nedenle fesih · peşin karar harcı · iflas · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin «şirketin feshine» yönelik olduğu, ancak mal varlığı itibariyle «iflas» koşulları bulunup, şirketin iflasının istenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, «limited şirketin» «haklı nedenlerle fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, mahkemece, davalı şirketin «iflas koşullarının» bulunduğu saptanmıştır.
Tespit olunan bu husus, «fesih» ve «tasfiye» için TTK'nın 549. maddesindeki haklı «sebebi» de oluşturur.
Bu itibarla, mahkemece, «fesih» ve tasfiyeye karar verilebileceği düşünülmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15568 E. , 2015/1470 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/11/2013 tarih ve 2011/213-2013/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin tüm sermayesi ve mameleki mirasbırakan .... tarafından sağlanmasına rağmen şirket paylarının mirasbırakanın eşi ve çocukları adına tescil ettirildiğini, mirasbırakanın başka bir kadınla ilişkisi ve çocuğu olması nedeniyle şirket kurma işleminin muvazaalı olarak yapıldığını, muvazaalı işlemler batıl olup bu nedene dayanarak açılan davada verilen hükmün geçmişe etkili sonuç doğuracağını, davalı olan diğer ortakların mirasbırakanın ölümünü ticaret siciline tescil ettirmeyerek sanki sağmış gibi işlemlere devam ettiklerini, 2004 yılında sermaye artırımına ilişkin karar ile 27 Haziran 2005 tarihli şirket müdürü ....'nin görev süresinin 5 yıl uzatılmasına dair kararda mirasbırakan adına imza atıldığını, bu hususun şirket ortakları arasında olması gereken güven ilişkisinin kalmadığını gösterdiğini, bundan ayrı olarak mirasbırakanın ölümünden sonra davacıya hiçbir zaman kar payı verilmediğini ileri sürülerek, öncelikle muvazaa nedeniyle şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptaline ve şirketin tüm malvarlığının mirasçılar adına tesciline, olmadığı taktirde ortaklığın feshine ve ödenmeyen kar payları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 10.000 TL'nın avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, şirketin kuruluşu sırasında muvazaa iddialarının yerinde olmadığını, davanın haksız olarak açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 299. maddesi uyarınca, tasdik edilen bir şirketin sonradan butlanının ileri sürülme imkanı bulunmadığı, şirketin kurulmasında kanun veya esas sözleşme hükümlerine aykırılık da bulunmadığından şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirketin tüm malvarlığının mirasçılar adına tescili talebinin yerinde olmadığı, şirketin kurucu ortaklarından ...'un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket ortaklar kurulu karar defterindeki 06.01.2004 ve 27 Haziran 2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında ise bu ortak adına atılmış imzalar bulunduğu, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası olduğu, yargılama aşamasında davalı ortakların bu kararlardaki kendi imzalarına itiraz etmediği, şu halde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığının sabit olduğu, bu vakıanın davacı açısından diğer ortaklara haklı nedenle güven duymama hakkı verdiği, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamasının TTK'nun 549/4.
maddesi gereğince şirketin feshi için haklı neden oluşturduğu, şirketin zararda olduğu ve dağıtılabilecek bir karının bulunmadığı anlaşıldığından kar payına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin feshi ile tasfiye memuru görevlendirilmesine, tasfiye memuruna şirket malvarlığından karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve muris muvazaası iddiasının da kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Limited şirketin fesih ve tasfiyesi davası yönünden yapılan incelemede; bu davada husumetin sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez. Bu nedenle mahkemece davalı ortaklar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalılar ..., ..., ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
3- Limited şirketin feshine ilişkin bu davada, Mülga TTK'nın 549/4. maddesine göre haklı sebeple ve davacı ortağın şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Yasa'nın 3. maddesine göre yeni TTK, yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır. Mahkemece, söz konusu kanun hükmü değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar ... ..., ... ve ...'un, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167707500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz