6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3625 E. 2011/15229 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş kanıtı mücbir sebep kusursuz sorumluluk sorumluluktan kurtulma rücuen tahsil illiyet bağı üçüncü kişi kusur

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve kusuru oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, işyeri poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, davalının yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle % 80, dava dışı bina sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbiri almaması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varan bilirkişi raporu mahkemece,benimsenip hükme dayanak yapılmıştır.

Oysa, kot farkının az olmasına rağmen kanalizasyon atık suyunun ana şebekeye akmaya yeterli olacak kadar kot farkının bulunduğu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca saptanmış olup, sigortalı binanın projeye aykırı olarak kanalizasyon şebekesini kullandığına yönelik bir tutanağa veya cezai yaptırıma rastlanmamıştır.İşbu davanın yapı malikinin sorumluluğuna dayalı bulunması ve BK.nun 58 nci maddesinde de bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kusur koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Başka bir anlatımla, sorumluğunun söz konusu olabilmesi için, malik olmak gerekli ve yeterlidir. Anılan düzenlemede yapı malikine kurtuluş kanıtı tanınmamıştır. Ancak, genel hükümlere göre yapı malikinin, mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurunun varlığı nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabileceği kabul edilmektedir.

Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın zararın meydana gelmesinde illiyet bağını kesen bir halin varlığını kanıtlayamamış olması ve bu bağlamda dava dışı bina sahibinin kusurunun illiyet bağını kesen yoğunlukta bulunmaması karşısında davalının yapı maliki sıfatıyla meydana gelen zararın tamamından davacıya karşı sorumlu olduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılıgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/818 E. 2011/10178 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kurtuluş beyyinesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4518 E. 2019/2108 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16344 E. 2013/13883 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7568 E. 2012/15430 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız fiilden tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6992 E. 2011/130 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3625 E.  ,  2011/15229 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2008/282-2009/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıya ait ana kanalizasyonun tıkanması sonucu apartman giderinde biriken pis suyun geri teperek müvekkili şirkete sigortalı işyeri depoda bulunan emtiaların hasarlandığını, ekspertiz raporu sonucunda tespit edilen 9.091,00 TL hasar bedelininin davacı tarafından sigortalıya ödediğini ileri sürerek, şimdilik 9.019,00 TL.nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu edilen olay ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, meydana gelen hasarın tamamen davacı sigortalı işyerinin konumu sebebi ile meydana geldiğini, iş yerinin yol kotundan aşağı olması, iş yerinin pis su parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmemesi için gerekli bakım ve kontrollerin yapılmamasının bu tür zararların meydana gelmesine neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve kusuru oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, işyeri poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, davalının yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle % 80, dava dışı bina sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbiri almaması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varan bilirkişi raporu mahkemece,benimsenip hükme dayanak yapılmıştır.

Oysa, kot farkının az olmasına rağmen kanalizasyon atık suyunun ana şebekeye akmaya yeterli olacak kadar kot farkının bulunduğu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca saptanmış olup, sigortalı binanın projeye aykırı olarak kanalizasyon şebekesini kullandığına yönelik bir tutanağa veya cezai yaptırıma rastlanmamıştır.İşbu davanın yapı malikinin sorumluluğuna dayalı bulunması ve BK.nun 58 nci maddesinde de bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kusur koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.

Başka bir anlatımla, sorumluğunun söz konusu olabilmesi için, malik olmak gerekli ve yeterlidir. Anılan düzenlemede yapı malikine kurtuluş kanıtı tanınmamıştır. Ancak, genel hükümlere göre yapı malikinin, mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurunun varlığı nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabileceği kabul edilmektedir.

Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın zararın meydana gelmesinde illiyet bağını kesen bir halin varlığını kanıtlayamamış olması ve bu bağlamda dava dışı bina sahibinin kusurunun illiyet bağını kesen yoğunlukta bulunmaması karşısında davalının yapı maliki sıfatıyla meydana gelen zararın tamamından davacıya karşı sorumlu olduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılıgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 422,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034663800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.