İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3625 E. 2011/15229 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş kanıtı↗ mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ sorumluluktan kurtulma↗ rücuen tahsil↗ illiyet bağı↗ üçüncü kişi↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve kusuru oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, işyeri poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, davalının yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle % 80, dava dışı bina sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbiri almaması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varan bilirkişi raporu mahkemece,benimsenip hükme dayanak yapılmıştır.
Oysa, kot farkının az olmasına rağmen kanalizasyon atık suyunun ana şebekeye akmaya yeterli olacak kadar kot farkının bulunduğu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca saptanmış olup, sigortalı binanın projeye aykırı olarak kanalizasyon şebekesini kullandığına yönelik bir tutanağa veya cezai yaptırıma rastlanmamıştır.İşbu davanın yapı malikinin sorumluluğuna dayalı bulunması ve BK.nun 58 nci maddesinde de bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kusur koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Başka bir anlatımla, sorumluğunun söz konusu olabilmesi için, malik olmak gerekli ve yeterlidir. Anılan düzenlemede yapı malikine kurtuluş kanıtı tanınmamıştır. Ancak, genel hükümlere göre yapı malikinin, mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurunun varlığı nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabileceği kabul edilmektedir.
Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın zararın meydana gelmesinde illiyet bağını kesen bir halin varlığını kanıtlayamamış olması ve bu bağlamda dava dışı bina sahibinin kusurunun illiyet bağını kesen yoğunlukta bulunmaması karşısında davalının yapı maliki sıfatıyla meydana gelen zararın tamamından davacıya karşı sorumlu olduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılıgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/818 E. 2011/10178 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · ağır kusur · rücuen alacak · işyeri sigorta poliçesi · özen yükümlülüğü · işyeri sigortası · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
… valının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · peşin karar harcı · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… valının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · ağır kusur · özen yükümlülüğü · rücuen tazminat · iş bölümü · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasardan bağımsız «bölüm» maliki davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4518 E. 2019/2108 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · rücuen tahsil · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, işyeri poliçesine dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, davalının yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle % 80, dava dışı bina sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbiri almaması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varan bilirkişi raporu mahkemece,benimsenip hükme dayanak yapılmıştır.
Benzer bu kararda2- Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada davalı ve birleşen davanın davalılarından olan ...'e yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, konut «sigorta poliçesi» ile sigortalanan konutta meydana gelen zararın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin kurtuluş beyinnesi getirmesi de mümkün değildir.
İşbu davalılar ancak illiyet bağını kesen sebeplerin varlığı halinde «sorumluluktan kurtulabileceğinden», mahkemece illiyet bağını kesen sebeplerin varlığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan davalılar yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
Benzer bu karardaAncak, davacı tarafından «sigorta teminatı» altına alınan konutun adı geçen davalıların maliki olduğu konuttan sirayet eden yangın sonucu «hasar» gördüğü çekişmesizdir.
2- Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada davalı ve birleşen davanın davalılarından olan ...'e yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, konut «sigorta poliçesi» ile sigortalanan konutta meydana gelen zararın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16344 E. 2013/13883 K.
Ortak:mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Benzer bu kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · müterafik kusur · kusur oranı · rücuen tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaBu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Dava, iş yeri «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7568 E. 2012/15430 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · ağır kusur · özen yükümlülüğü · kusur oranı · alacak davası · kesin hüküm
Benzer bu kararda1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2010 tarihi itibariyle 1.430 TL’ye çıkarılmıştır.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6992 E. 2011/130 K.
Ortak:kurtuluş kanıtı · mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
Kusur koşulunun aranmaması dikkate alındığında bu sorumluluk, «kusursuz sorumluluk» niteliğindedir.
Anılan düzenlemede yapı malikine «kurtuluş kanıtı» tanınmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesi» uyarınca ödenen tazminat alacağının rucuan tahsiline yönelik olarak yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
… n kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı nezdinde sigortalı işyerinin davalının maliki olduğu konuttaki atık su borusunda meydana gelen sızma sonucu «hasara» uğradığı, bu zararın meydana gelmesinde atık su borusunun yetersizliği kadar dava dışı kiracı tarafından buraya atılan çöplerin etkisinin bulunduğu, davalı bina sahibinin %50 kusurlu olduğu, zararın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.706.88 YTL «asıl alacak» ve 125.85 YTL «işlemiş faiz» üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı işyerinin, davalıya ait konutun atık su borusundan sızan sular sonucu «hasara» uğradığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · hasar · dahili dava
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3625 E. , 2011/15229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2008/282-2009/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait ana kanalizasyonun tıkanması sonucu apartman giderinde biriken pis suyun geri teperek müvekkili şirkete sigortalı işyeri depoda bulunan emtiaların hasarlandığını, ekspertiz raporu sonucunda tespit edilen 9.091,00 TL hasar bedelininin davacı tarafından sigortalıya ödediğini ileri sürerek, şimdilik 9.019,00 TL.nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen olay ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, meydana gelen hasarın tamamen davacı sigortalı işyerinin konumu sebebi ile meydana geldiğini, iş yerinin yol kotundan aşağı olması, iş yerinin pis su parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmemesi için gerekli bakım ve kontrollerin yapılmamasının bu tür zararların meydana gelmesine neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve kusuru oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, işyeri poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, davalının yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle % 80, dava dışı bina sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbiri almaması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varan bilirkişi raporu mahkemece,benimsenip hükme dayanak yapılmıştır.
Oysa, kot farkının az olmasına rağmen kanalizasyon atık suyunun ana şebekeye akmaya yeterli olacak kadar kot farkının bulunduğu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca saptanmış olup, sigortalı binanın projeye aykırı olarak kanalizasyon şebekesini kullandığına yönelik bir tutanağa veya cezai yaptırıma rastlanmamıştır.İşbu davanın yapı malikinin sorumluluğuna dayalı bulunması ve BK.nun 58 nci maddesinde de bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kusur koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Başka bir anlatımla, sorumluğunun söz konusu olabilmesi için, malik olmak gerekli ve yeterlidir. Anılan düzenlemede yapı malikine kurtuluş kanıtı tanınmamıştır. Ancak, genel hükümlere göre yapı malikinin, mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurunun varlığı nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabileceği kabul edilmektedir.
Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın zararın meydana gelmesinde illiyet bağını kesen bir halin varlığını kanıtlayamamış olması ve bu bağlamda dava dışı bina sahibinin kusurunun illiyet bağını kesen yoğunlukta bulunmaması karşısında davalının yapı maliki sıfatıyla meydana gelen zararın tamamından davacıya karşı sorumlu olduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılıgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 422,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034663800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz