Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16344 E. 2013/13883 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ müterafik kusur↗ kusur oranı↗ illiyet bağı↗ rücuen tazminat↗ üçüncü kişi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
818 sayılı BK'nın 58. maddesi uyarınca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin illiyet bağının varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, su basmasının davalı ASKİ'ye ait ana gider borusunun tıkanıp geri tepmesi sonucunda meydana geldiği sabit olduğuna göre, davalı tarafın sorumluluktan kurtulabilmesi için yukarıda belirtilen üç halden en azından birinin varlığının kanıtlanması gerekir. Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının ağır kusur teşkil etmesi halinde davalının sorumluluktan kurtulması söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak müterafik kusur teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin kusur oranının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.
Ortak:illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · peşin karar harcı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… valının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13303 E. 2010/4859 K.
Ortak:üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu sorumluluk «kusur sorumluluğu» olmayıp kanundan kaynaklanan özel bir «kusursuz sorumluluktur».
Bina veya imal olunan şeyin sahibi zararın mücbir sebepten, zarar görenin veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamadığı sürece yapım ve bakım eksikliğine bağlı olarak meydana gelen hasardan sorumludur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · kusur sorumluluğu
Benzer bu karardaBu sorumluluk «kusur sorumluluğu» olmayıp kanundan kaynaklanan özel bir «kusursuz sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortacının zarar sorumluları kat maliklerine karşı BK’nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluk» esasına göre açtığı davada 29.09.2002 tarihinde meydan gelen olayda bina sakinlerinin bu durumu tespit edip önceden önlem almalarının mümkün bulunmadığı, sigortalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8387 E. 2013/21530 K.
Ortak:illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · hasar · dahili dava
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3625 E. 2011/15229 K.
Ortak:mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, genel hükümlere göre yapı malikinin, «mücbir sebep», zarar görenin «kusuru» ve «üçüncü kişinin» kusurunun varlığı nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabileceği» kabul edilmektedir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu zararın doğmasında davalının bakım görevini yeterince yapmayarak kusurlu olduğu ve «kusuru» oranında zararı tazminle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş kanıtı · kusursuz sorumluluk · rücuen tahsil
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, işyeri poliçesine dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, davalının yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle % 80, dava dışı bina sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbiri almaması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varan bilirkişi raporu mahkemece,benimsenip hükme dayanak yapılmıştır.
… ya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağının hükme bağlanmış olması karşısında, «kusur» koşulunun aranmaması dikkate alındığında davalının sorumluluğu «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Anılan düzenlemede yapı malikine «kurtuluş kanıtı» tanınmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4253 E. 2011/15512 K.
Ortak:mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · rücuen tazminat · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · denetime elverişli rapor · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · kusur sorumluluğu · riziko · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu durumda mahkemece, inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan «denetime elverişli rapor» alınması, davaya konu «hasarın» hangi nedenden kaynaklandığının tespit edilerek yukarıda açıklanan BK’nun 58. maddesi hükümlerine dayalı davalı sorumluluğunun somut olay bakımından tartışılması ve «riziko» tarihinden önce ihtarların yapıldığı ileri sürülen dava dışı şirket olan Ferah İnşaat Ltd.Şti. ile sigortalı şirket arasındaki ilişki belirlenerek sonucuna göre ka …
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Somut olayda, mahkemece davalının “«kusur” sorumluluğu» yönünden değerlendirme yapılarak kusursuz olduğu yargısına ulaşılarak hüküm kurulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/818 E. 2011/10178 K.
Ortak:mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · rücuen alacak · işyeri sigorta poliçesi · özen yükümlülüğü · işyeri sigortası · hasar
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde «hasar» oluşumuna sebep veren inşaatın davalıya ait arsa üzerine yapıldığı ancak davalı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan sözleşme uyarınca inşaatın neden olduğu tü …
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.
Ortak:mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · rücuen tazminat · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının «ağır kusur» teşkil etmesi halinde davalının «sorumluluktan kurtulması» söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak «müterafik kusur» teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · iş bölümü · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Somut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasardan bağımsız «bölüm» maliki davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1549 E. 2011/10473 K.
Ortak:illiyet bağı · rücuen tazminat · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda… nca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin «illiyet bağının» varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın «mücbir sebep», zarar görenin «ağır kusuru» veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, iş yeri «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, zararın meydana gelmesinde davalının kusurunun olmadığı, bilirkişi raporuna göre «illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · kusur sorumluluğu · tazminat davası · hasar
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle «hasarın» hangi nedenle meydana geldiği, daha doğru bir deyişle hasarın ASKİ’ye ait borulardaki hatadan mı kaynaklandığı belirlenip, şayet bu nedenle meydana gelmiş ise davalının BK’nun 58. maddesine dayalı sorumluluğu olduğundan sorumluluktan ancak yukarıda bahsedilen hallerde kurtulabileceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken davalının «kusur sorumlusu» gibi değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi gereğince açılan «rücuen tazminat davası» olup, davacıya sigortalı işyerine davalıya ait ana atık su giderinin geri tepmesi sonucu verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunan 05/07/2008 tarihli ekpertiz raporunda «hasarın» ASKİ’ye ait temiz su rögarının tıkanması nedeniyle işyerinin atık su giderinden suların geri tepmesiyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16344 E. , 2013/13883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2010/2730-2012/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigorta edilen işyerinde 20/06/2010 tarihinde meydana gelen aşırı yağışlar nedeni ile sokaktaki ana kanalizasyon gider borusunun tıkanması nedeniyle geri tepen suların işyeri içerisine dolması sonucu emtia ve demirbaş hasarının meydana geldiğini, hasar nedeniyle yaptırılan ekspertiz sonucunda sigortalıya 3.084 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.084 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, raporun davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, projeye göre kömürlük veya depo olarak görünen yerlere malların konularak işyeri olarak kullanılmış olması durumunda davalının meydana gelen hasar nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun olmayacağını, müvekkiline sorumluluk yüklemeyen bir konuda davacının rücu talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir..
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
818 sayılı BK'nın 58. maddesi uyarınca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin illiyet bağının varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, su basmasının davalı ASKİ'ye ait ana gider borusunun tıkanıp geri tepmesi sonucunda meydana geldiği sabit olduğuna göre, davalı tarafın sorumluluktan kurtulabilmesi için yukarıda belirtilen üç halden en azından birinin varlığının kanıtlanması gerekir. Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının ağır kusur teşkil etmesi halinde davalının sorumluluktan kurtulması söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak müterafik kusur teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin kusur oranının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece, dosya kapsamı ile mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen, hukukçu ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle, kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hasarın sigortalı işyerinin bulunduğu binadaki yapım hatasından kaynaklandığı anlaşıldığından, bilirkişi kurulu raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle, usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
01. 07.2013
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038631800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz