6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta rücuen tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1133 E. 2013/17301 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağının kesilmesi rücuen tazmin uygun illiyet bağı objektif özen yükümlülüğü kusursuz sorumluluk özen yükümlülüğü illiyet bağı üçüncü kişi kusur hasar dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;İSKİ'nin Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde "Birleşik sistem kanalizasyon şebekesine bağlı ve ya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atıksuları, yer çekimi ile akıtılabilse dahi taşınmaz sahibi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbir almak mecburiyetindedir. Aksi takdirde binaların uğrayabileceği zarardan İski mesul olmaz" şeklinde düzenleme nedeni ile davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı kurumun sorumlu tutulamayacağı gerekçesine dayanmak suretiyle, davanın reddine karar vermiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.

BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı dairelerin bulunduğu apartmanın projesinde İSKİ onayı bulunmadığı, bina malikinin geri tepmeyi engelleyecek tedbirleri almadığı, İSKİ'nin sorumluluğunda bulunan atık su kanallarının tıkanmasıyla geri tepen pis suyun bodrum katta bulunan sigortalı dairelerde hasara sebebiyet verdiği bu durumda bina sahibinin sorumlu bulunduğu davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ana kanalın tıkanması sonucunda geri tepen pis suyun sigortalı konuta zarar verdiği belirlenmiştir. Bu durumda zararın, davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bu itibarla mahkemece davalının ana boruda meydana gelen tıkanma nedeniyle kusurlu bulunduğu, sigortalının ise İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'ne aykırı olarak geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı için kusurlu bulunduğunun kabulü ile bilirkişiden tarafların kusur durumlarına ilişkin ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8387 E. 2013/21530 K.

    Ortak: · Sigorta rücuen tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.

    Ortak: · Sigorta rücuen tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6003 E. 2010/11909 K.

    Ortak: · Sigorta rücuen tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat | Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/690 E. 2013/1547 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/1133 E.  ,  2013/17301 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2007/1208-2011/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirkete konut sigorta poliçeleri ile sigortalı bulunan ... ... ... ve...'ın...Sitesindeki D6 girişi bodrum kat D', C girişi bodrum kat D8 C girişi bodrum kat D9 ve C girişi bodrum kattaki evlerine 07.06.2007 tarihinde yağan yağışlarda İski'ye ait bulunan kanalizasyonun tıkanması nedeniyle sugortalı konutların tuvaletlerinden ve banyo giderlerinden geri tepen lağımsularının zemine yayılarak eşyalara ve duvarlara zarar verdiğini, hasarın İski'ye ait ve İski'nin sorumluluğu altında olan logarın tıkanmasıyla meydana geldiğini ve müvekkili tarafından ödenen 4.850,00-TL tazminatın 30.07.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, usul bakımından her bir sigortalı için ayrı ayrı dava açılması gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını ve görev yönünden reddine karar verilmesini, İski Genel Müdürlüğü'ne husumet düşmeyeceğinden husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, esas yönünden ise aleyhlerine açılan haksız ve mesnetsiz usul ve esasa aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;İSKİ'nin Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde "Birleşik sistem kanalizasyon şebekesine bağlı ve ya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atıksuları, yer çekimi ile akıtılabilse dahi taşınmaz sahibi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbir almak mecburiyetindedir. Aksi takdirde binaların uğrayabileceği zarardan İski mesul olmaz" şeklinde düzenleme nedeni ile davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı kurumun sorumlu tutulamayacağı gerekçesine dayanmak suretiyle, davanın reddine karar vermiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.

BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı dairelerin bulunduğu apartmanın projesinde İSKİ onayı bulunmadığı, bina malikinin geri tepmeyi engelleyecek tedbirleri almadığı, İSKİ'nin sorumluluğunda bulunan atık su kanallarının tıkanmasıyla geri tepen pis suyun bodrum katta bulunan sigortalı dairelerde hasara sebebiyet verdiği bu durumda bina sahibinin sorumlu bulunduğu davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ana kanalın tıkanması sonucunda geri tepen pis suyun sigortalı konuta zarar verdiği belirlenmiştir. Bu durumda zararın, davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bu itibarla mahkemece davalının ana boruda meydana gelen tıkanma nedeniyle kusurlu bulunduğu, sigortalının ise İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'ne aykırı olarak geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı için kusurlu bulunduğunun kabulü ile bilirkişiden tarafların kusur durumlarına ilişkin ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028159700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.