6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/818 E. 2011/10178 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş beyyinesi objektif özen yükümlülüğü mücbir sebep kusursuz sorumluluk ağır kusur sorumluluktan kurtulma rücuen alacak işyeri sigorta poliçesi özen yükümlülüğü işyeri sigortası üçüncü kişi sigorta poliçesi kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde hasar oluşumuna sebep veren inşaatın davalıya ait arsa üzerine yapıldığı ancak davalı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan sözleşme uyarınca inşaatın neden olduğu tüm zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunun kararlaştırılmış olması nedeniyle davacının inşaatı gerçekleştiren dava dışı yükleniciye dava açmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K'nun 58 nci madde hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi, malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, sigortalıya ait olan işyerinde hasar oluşmasının nedeninin davalı idarenin maliki bulunduğu arsa üzerine yapılmakta olan inşaat olduğunun belirtilmesi karşısında yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, davalı ile dava dışı yüklenici arasındaki anlaşmanın kendi iç ilişkilerindeki sorumluluğu düzenlediği nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kurtuluş beyyinesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7568 E. 2012/15430 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4253 E. 2011/15512 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11720 E. 2010/2573 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7782 E. 2012/490 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8272 E. 2012/14956 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuan sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10960 E. 2012/2842 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İş yeri sigorta rücuan tazminatı | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7732 E. 2012/11574 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/818 E.  ,  2011/10178 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2009 tarih ve 2009/342-2009/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilince su baskını teminatı içerir işyeri sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinde meydana gelen su basması sonucu oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşumuna davalıya ait arsa üzerine yapılan inşaatın neden olduğunu, 1.734,78 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde hasar oluşumuna sebep veren inşaatın davalıya ait arsa üzerine yapıldığı ancak davalı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan sözleşme uyarınca inşaatın neden olduğu tüm zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunun kararlaştırılmış olması nedeniyle davacının inşaatı gerçekleştiren dava dışı yükleniciye dava açmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K'nun 58 nci madde hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi, malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, sigortalıya ait olan işyerinde hasar oluşmasının nedeninin davalı idarenin maliki bulunduğu arsa üzerine yapılmakta olan inşaat olduğunun belirtilmesi karşısında yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, davalı ile dava dışı yüklenici arasındaki anlaşmanın kendi iç ilişkilerindeki sorumluluğu düzenlediği nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031158800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.